KÜLTÜR SANAT - 16 Nisan 2022 Cumartesi 10:42

Çanakkale Kara Savaşları’nın 107’nci yıl dönümü tören hazırlıkları başladı

A
A
A
Çanakkale Kara Savaşları’nın 107’nci yıl dönümü tören hazırlıkları başladı

Çanakkale Kara Savaşları’nın 107’nci yıl dönümü tören hazırlıkları tarihi Gelibolu Yarımadası’nda bulunan Anzak Koyu, Conk Bayırı ve Şehitler Abidesi’nde başladı.

Çanakkale Kara Savaşları’nın 107’nci yıl dönümü tören hazırlıkları tarihi Gelibolu Yarımadası’nda bulunan Anzak Koyu, Conk Bayırı ve Şehitler Abidesi’nde başladı.


İtilaf devletlerinin Çanakkale Boğazı’nı geçme çalışmalarının başarısız olmasıyla birlikte daha sonra karadan çıkarma yaparak yeniden hüsrana uğramasının ardından 107 yıl geçti. Çanakkale Kara Savaşları’nın 107’nci yıl dönümü tören hazırlıkları tarihi Gelibolu Yarımadası’nda bulunan Anzak Koyu, Conk Bayırı ve Şehitler Abidesi’nde başladı.


24 Nisan günü sabaha karşı Anzak koyunda gerçekleştirilecek olan ‘Şafak Ayini’ için platformlar ve çadırlar bölgeye getirildi. 25 Nisan günü de Conk Bayırı’nda yapılacak törenler için tribün kurulumu gerçekleştirildi. Şehitler Abidesi’nde de çalışmalar başlatıldı.


Yapılan çalışmalar hakkında bilgi veren Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanı İsmail Kaşdemir, “Pandeminin artık bitme aşamasına gelmesi, dünyanın normalleşme sürecine girmesiyle Çanakkale Tarihi Alandaki kutlamalar ve etkinlikler de kaldığı yeden devam edecektir. Çanakkale Kara Muharebelerinin 107’nci yıl dönümünü hep beraber idrak edeceğiz. Tabi Türk tarihi açısından Çanakkale Kara Muharebelerinin önemi bütün hepimizin malumu. Çanakkale’de büyük bir kahramanlık destanı yazılmış ve 18 Mart’ta Çanakkale Boğazı’nı denizden geçemeyeceğini anlayan itilaf devletleri karadan zorlayarak İstanbul’a geçme planları işte bu topraklarda hüsranla sona ermiştir. Bu savaşlar Türk milletinin zaferi ile sona ermiştir. Türk milleti tarihe Çanakkale Geçilmez destanını ilan etmiştir. Tabi Türk tarihi açısından, Türk milleti açısından bu kadar önemli olan buradaki savaşların şu anda dünyanın çok değişik ülkelerinde de bir hatırası var. Başta Anzaklar yani Avustralya ve Yeni Zelandalılar olmak üzere birçok ülke burada her yıl olduğu gibi yine törenlerini icra edecekler. Anzak Koyu’nda şafak ayini ile atalarını anıyorlar. Tabi bunula birlikte İngiliz ve Fransızların da törenleri oluyor. Çanakkale Tarihi Alanı, Gelibolu Yarımadası barışın ve esenliğin hakim olduğu bir yerdir ve herkes burada özgürce ve huzur içerisinde hem ziyaretini gerçekleştiriyor hem de törenlerini icra ediyor. Çanakkale Savaşları’ndan sonra Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Anzak annelerine seslendiği gibi bu toprak artık onların evlatlarının ebedi istirahatgahı olan yerlerdir. Artık onlar bu toprakların evlatları olmuşlardır ve huzur içinde uyusunlar. Biz de Tarihi Alan Başkanlığı olarak buraya gelen misafirlerimizi, ziyaretçilerimizi rahat ettirmek, huzur içerisinde ziyaretlerini yapmalarını sağlamak, törenlerini de huzur içerisinde yapmalarını sağlamak için bütün devletimizin kurumları ile beraber çalışıyoruz” diye konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Sumud Filosu aktivisti Hüseyin Oral, İstanbul’a geldi İsrail’in abluka düzenleyerek aktivistleri alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu’ndaki darp edilenler arasında bulunan Türk ve Alman vatandaşı Hüseyin Oral, İstanbul Havalimanı’na geldi. Gazze’ye insani yardım ulaştırmak amacıyla yola çıkan Küresel Sumud Filosu 2026 Bahar Misyonu kapsamında 12 Nisan’da İspanya’nın Barselona kentinden hareket eden filo, farklı ülkelerden katılımlarla büyüyerek 39 ülkeden 345 katılımcıya ulaşmıştı. 29 Nisan gecesi Girit Adası açıklarında uluslararası sularda İsrail ordusunun müdahalesine maruz kalmış müdahale sonrası çok sayıda aktivistin alıkonulmuştu. İsrail güçlerince alıkonulduktan sonra Yunanistan’ın Girit Adası’na çıkarılan aktivistler, geçtiğimiz Cuma günü Türk Hava Yolları tarafından düzenlenen özel uçuşla İstanbul’a getirilmişti. İsrail’in abluka düzenleyerek aktivistleri alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu’ndaki darp edilenler arasında bulunan Türk ve Alman vatandaşı Hüseyin Oral, Romanya’dan İstanbul Havalimanı VIP Terminali’ne geldi. Bükreş’ten THY’nin tarifeli uçağıyla Türkiye’ye gelen Oral, İstanbul Havalimanı VİP Terminali Girişi’nde aktivist arkadaşları ve çok sayıda vatandaş tarafından karşılandı. Hüseyin Oral, karşılama sonrası işlemleri için Adli Tıp Kurumu’na gitti. "Gemimize geldiler ve ellerimizi plastik kelepçe ile bağladılar" İstanbul Havalimanı’nda konuşan Hüseyin Oral, "Thiago Avila ile aynı gemide bulunduk. Gerçekten büyük bir kahraman. Gemide tuvalet temizliğini kendisi üstlendi. Daha sonra onu götürdüler. İnternetler gelip gitti. Arkadaşlarım ‘Bir anormallik var. Hazırlıklı olalım’ dediler. Uzaklardan çeşitli gemiler görmeye başladık. ‘Bu gemiler hayra alamet değil’ dediler. Gemiler yaklaştı ve arkadaşım ‘Herkes diz çöksün bunlar bize saldıracak’ dedi. Sonuç olarak öyle oldu. Silahları çıkardılar. Etrafımızı sardılar. Aldığımız eğitimde de zaten öyle bir durumda diz çökeceğiz. Elleri havaya kaldıracağız. Müdahale etmeyeceğiz şeklinde söylendi ve o şekilde uyguladık. Yoksa suçlu duruma düşeriz, dediler. Gemimize geldiler ve ellerimizi plastik kelepçe ile bağladılar. Kollarımda izleri duruyor. Bizleri önce ön tarafa gönderdiler. Daha sonra arkadan botlara bindirip daha önce hazırladıkları büyük bir hapishane gemisi yapmışlar. Onun içine doldurdular. Hayvan sürüsü gibi tekme tokatlarla bizi oralara götürdüler. İsrail’in ne kadar alçak olduğunu zaten biliyorduk ve orada yaşamış olduk. Orada da bizi 3 konteynere 180 kişiyi paylaştırdılar. En fazla 20 adam sığacakken 60 adam paylaştılar. Yerlerde ince bir sünger vardı. Ortası boş bir alan konteynerlere sığmayanlar gece sabaha kadar ileri geri donmamak için hareket ettiler. Çünkü hava soğuktu. Orada bize ekmek arası peynir yapmışlar. Peynirlerin kâğıtları da içinde duruyordu. O şekilde çuvallarla önümüze attılar. Ahıra hayvanlara yiyecek atar gibi. Sonunda Saif Abu Keshk kardeşimizi içimizden aldılar. Götürdüler. Başka bir odaya götürdüler. Ondan haber alamadık" dedi. "Benim kollarıma girdiler. Sürüklediler, yumruk attılar" Gemide yaşadıklarını anlatan Hüseyin Oral, "2 gece 3 gün yolculuk yaptık. Üçüncü gün de bir adaya geldiğimizi anladık. ‘Çıkarılacaksınız’ dediler. Biz de ‘Saif ve Thiago kardeşimiz gelmezse biz çıkmayacağız’ diyerek protesto yaptık. Bu defa bizi zorla çıkarmaya çalıştılar. Bazıları tekme tokat çıkarıldı. Hanımefendi doktorlar vardı. Onları sürükleyerek dışarı çıkardılar. Gözümden görüyorsunuz. Adamlar iriydi ama suratlarında bir korku vardı. Benim kollarıma girdiler. Sürüklediler. Yumruk attılar. İçerideler görmesin diye dışarıda yaptılar. Gözüm patladı ve kanlar yerlere akmaya başladı. Ama Allah sizi inandırsın ki şu kadar açım yok. Ne o yumruğu yediğim an acı hissettim ne de sonra. Sonra bizi Yunanlara teslim ettiler. Onlar da bizi karaya çıkardı. Benim ufak bir çantam vardı. İçinde bin Euro’nun üzerinde param ve ehliyetim vardı. ‘Onu Yunanlara teslim ettik’ dediler. Yunan’lar da aldıklarını söylediler. Karaya varınca Yunan’lara çantamı sorduğumda almadıklarını söylediler. Yunanların da bir iş birliği olduğunu gördük. Otobüslere bindirdiler. Bizi ayırmaya çalıştılar. Otobüsleri durdurttuk. Zorla kapıları açtık ve yollara döküldük. Bizim gibi yaralıları hastaneye götürdüler. Diğerleri havalimanına gitti. Ben de iki gün orada kaldım. Bugün gelebildik. Devletimizin mükemmel bir çalışması oldu. Orada konsolosluktan arandım. Uçak biletleri, ihtiyacım soruldu. Bu, bizim gücümüze on kat güç kattı" ifadelerini kullandı.