KÜLTÜR SANAT - 06 Mart 2023 Pazartesi 10:11

(Özel) ’Yaşayan İnsan Hazinesi’ İrfan usta pehlivanlar için 67 yıldır kispet dikiyor

A
A
A
(Özel) ’Yaşayan İnsan Hazinesi’ İrfan usta pehlivanlar için 67 yıldır kispet dikiyor

Çanakkale’nin Biga ilçesinde 13 yaşında çırak olarak başladığı kispet dikim mesleğini 67 yıldır sürdüren İrfan Şahin (80), yaklaşık 16 bin kispet dikti.

Çanakkale’nin Biga ilçesinde 13 yaşında çırak olarak başladığı kispet dikim mesleğini 67 yıldır sürdüren İrfan Şahin (80), yaklaşık 16 bin kispet dikti. İrfan ustanın el yapımı kispetlerini giyen pehlivanlardan 4’ü altın kemer almayı başardı. Bigalı Kispet ustası İrfan Şahin, Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü’nün (UNESCO) 2012 yılında Somut Olmayan Kültür Mirası Yaşayan İnsan Hazinesi seçildi.



Çanakkale’nin Biga ilçesine bağlı Eğridere köyünde 1942 yılında doğan İrfan Şahin, 13 yaşında Mustafa ustanın yanına kispet dikimi için çırak olarak girdi. Mustafa usta ile beraber Türk ata sporu yağlı güreşin pehlivanlarına kispet diken İrfan Şahin, 1967 yılında ustası hayatını kaybedince 25 yaşında kispet ustası oldu. Yaklaşık 16 bin kispet dikti. İrfan ustanın el yapımı kispetlerini giyen pehlivanlardan 4’ü altın kemer almayı başardı. İrfan Şahin, halen mesleği yapan Samsunlu Uğur Kesen, Bigalı Mehmet Derse ve Manisalı Murat Boncuk’u yetiştirip, mesleğin devamını sağladı. Bigalı Kispet Ustası İrfan Şahin, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü’nün (UNESCO) 2012 yılında Somut Olmayan Kültür Mirası Yaşayan İnsan Hazinesi seçildi.



Kispet sanatına 13 yaşında başladığını belirten kispet ustası İrfan Şahin, “67 yıldır bu meslek içindeyim. Çırak olarak başladığım Mustafa ustamın yanında bu kispet işi çok hoşuma gitti. Benim ustam hayvanlara yularlar, eğerler yapıyordu. O zamanların yiğit pehlivanları İbrahim Karabacak Mehmet Ali Yağcı, Kör Sezai, Ordulu Mustafa, Kara Ali kispetlerini yaptırmak için geliyorlardı. Bende kispetlerini tamir ediyordum. Ama canı gönülden bu işi yapıyordum. Askere gidip geldikten sonra ustamın yanında başladım. Bu mesleğe vakıf oldum. Ustan bütün işleri bana bıraktı. Ustam 1967 yılında vefat etti. Türkiye’de iki tane kispet ustası vardı. Bir tanesi İstanbullu Hidayet usta, diğeri ise Bigalı Mustafa Ustaydı. Hidayet usta da vefat edince, 26 yaşında Türkiye’de tek olarak kaldım. Bütün yiğit pehlivanlar ama ustam çok gençsin, bizi öksüz, yalnız bırakma dediler. Allah bana güç kuvvet verdi. Bu yiğit pehlivanları ne öksüz, ne de yalnız bıraktım. Ve yiğit pehlivanlardan çok saygı ve sevgi gördüm. Bugüne kadar yaklaşık 16 bine yakın kispet diktim. 4 tane altın kemer sahibi olan yiğit pehlivanların kispetini dikmek bana nasip oldu. UNESCO’dan geldiler. Sen bu mesleği 50-55 sene yapmışsın. Dosya hazırlandı. Sonrasında Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü’nün (UNESCO) 2012 yılında Somut Olmayan Kültür Mirası Yaşayan İnsan Hazinesi seçildim. Bu deri kokusunu almadan duramıyorum. 67 yıldır bu mesleği yapıyorum. Rahmetli Süleyman Demirel, Turgut Özal’a bedenine göre kispet yaptım. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Başbakan iken kendisine kispet yaptım. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan geçen sene Biga’ya geldiğinde de, Biga Belediye Başkanımız Bülent Erdoğan, İrfan abi Cumhurbaşkanımıza bir tane kispet hediye edelim dedi. Kendisine bedenine göre kispet hediye ettim. Tabi verilen bu kispetlerin hepsi müzede kispetlerin üzerinde Biga yazıyor. Çanakkale’yi, Biga’yı en iyi şekilde tanıtıyoruz. Birçok bölgelerde bu yiğit pehlivanları kispetsiz, öksüz bırakmadık. Allah nasip ederse de bırakmayacağız” dedi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Denizli Çameli’nin ‘Sakin Şehir’ kimliği gençlerin bilimsel çalışmasına konu oldu Denizli İbrahim Cinkaya Sosyal Bilimler Lisesi heyeti, TÜBİTAK Bilim Fuarı kapsamında hazırladıkları "Cittaslow Çameli" projesi için Belediye Başkanı Cengiz Arslan’ı ziyaret ederek ilçenin sürdürülebilir şehircilik çalışmalarını yerinde inceledi. Denizli İbrahim Cinkaya Sosyal Bilimler Lisesi öğrencileri, TÜBİTAK Bilim Fuarı kapsamında hazırladıkları "Yavaş Şehir, Sürdürülebilir Gelecek: Çameli’nin Cittaslow Yolculuğu" projesi için Çameli ilçesinde incelemelerde bulundu. Okul müdürü ve danışman öğretmenler eşliğinde ilçeye gelen heyet, Belediye Başkanı Cengiz Arslan’ı makamında ziyaret etti. Cittaslow Süreci Hakkında Görüş Alışverişi Ziyaret sırasında, Çameli’nin uluslararası Sakin Şehir (Cittaslow) ağındaki konumu, yürütülen sürdürülebilir şehircilik çalışmaları ve ilçenin gelecek vizyonu üzerine bir görüşme gerçekleştirildi. Belediye Başkanı Cengiz Arslan, öğrencilere ilçenin bu alandaki hedefleri ve projeleri hakkında ayrıntılı bilgiler aktararak gençlerin bilimsel çalışmalarına destek verdi. İlçenin Değerleri Yerinde İncelendi Makam ziyaretinin ardından proje ekibi, saha çalışmaları kapsamında ilçeyi gezdi. Cittaslow Çameli Proje Koordinatörü Emirhan Akşit’in rehberliğinde yapılan teknik gezide; ilçenin doğal güzellikleri, kültürel mirası ve yerel kalkınma modelleri yakından incelendi. Öğrenciler, projeleri için gerekli olan verileri yerinde gözlem yapma imkanı buldu. Çameli Belediye Başkanı Cengiz Arslan, öğrencilerin ilçeye gösterdikleri ilgiden duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Gençlerin yerel yönetim modellerini bilimsel bir çerçevede ele almasının önemine dikkat çeken Arslan, proje ekibine 14-15 Mayıs 2026 tarihlerinde düzenlenecek olan bilim fuarında başarılar diledi.
Balıkesir Burhaniye’de ’Atık Kumaşlara Son’ projesi hayata geçirildi Balıkesir Üniversitesi Burhaniye Uygulamalı Bilimler Fakültesi, fakülte sosyal sorumluluk çalışmaları kapsamında çevre bilincini ve sürdürülebilirliği odağına alan anlamlı bir proje hayata geçirildi. Fakülte öğrencileri tarafından yürütülen "Bubfa İle Kumaş İsrafına Son" projesi, Burhaniye Uygulamalı Bilimler Fakültesi bünyesinde gerçekleştirildi. "Atıktan tasarıma, israftan ilhama"mottosuyla hayata geçirilen proje, atık kumaşların geri dönüşümüne dikkat çekmeyi, kumaş israfını azaltmayı ve öğrencilerde çevresel farkındalık oluşturmayı hedefledi. Proje kapsamında atık kumaşlar değerlendirilerek el emeği ve terzi desteğiyle çeşitli aksesuarlar üretildi. Öğrencilerin aktif katılımıyla yürütülen çalışmada, atık malzemelerin yeniden tasarlanarak kullanılabilir ve estetik ürünlere dönüştürülmesi sağlandı. Bu süreçte sürdürülebilir üretim anlayışı ön plana çıkarılırken, geri dönüşümün ekonomik ve çevresel katkılarına da vurgu yapıldı. Gerçekleştirilen etkinliğe, Burhaniye Uygulamalı Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mehmet Oğuzhan İlban, Fakülte Dekan Yardımcıları Dr. Öğr. Üyesi Fatih Çolakoğlu ve Dr. Öğr. Üyesi Özkan Demir, Uygulamalı Bilimler Fakültesi Öğretim Elemanı Arş. Gör. Setenay Melek Yurttabir, BUBYO Otel Müdürü Nurettin Büyükbaş ve Fakülte Sekreteri Ahmet Özcan katılım sağladı.Proje, Uluslararası Ticaret bölümü 3. sınıf öğrencileri Büşra Taş, İrem Demir, Azra Ece Şahin, Melike Duran, Zhuldyz Saduyeva, İdil Bayrak ve Mina Çınar tarafından yürütüldü. Etkinlik sonunda Burhaniye Uygulamalı Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mehmet Oğuzhan İlban, sürdürülebilirlik temelli projelerin önemine dikkat çekerek, "Bu proje ile öğrencilerimizin çevre bilinci ve sosyal sorumluluk farkındalığını artırmayı amaçladık. Atık kumaşların yeniden tasarlanarak değerli ürünlere dönüştürülmesi hem çevreye hem de uygulamalı eğitime önemli katkılar sunmaktadır. Emeği geçen tüm öğrencilerimizi ve danışman akademisyenlerimizi tebrik ediyorum" diye konuştu.
Balıkesir Burhaniye’de Gastronomide zeytinyağı deneyimi gerçekleştirildi Balıkesir Üniversitesi Burhaniye Uygulamalı Bilimler Fakültesi (BUBFA) bünyesinde düzenlenen mesleki gelişim etkinlikleri kapsamında, Prof. Dr. Sabriye Çelik Uğuz’un dersi dahilinde "Sürdürülebilir Gastronominin İzinde Bir Lezzet Deneyi: Zeytinyağı ve Yemek Eşleşmesi" eğitimi gerçekleştirildi. Şef Aylin Yazıcıoğlu yürütücülüğünde düzenlenen etkinliğe, Fakülte Dekanı ve Gastronomi Kulübü Danışmanı Prof. Dr. M. Oğuzhan İlban da katılım sağladı. Uygulamalı Bilimler Fakültesi Mutfağındaki etkinlikte, gastronomide sürdürülebilirlik yaklaşımının önemli bir parçası olan yerel ve nitelikli ürün kullanımına dikkat çekilerek öğrencilerin bu bilinçle değerlendirme yapmaları hedeflendi. İlk aşamada öğrenciler, farklı coğrafyalarda yetiştirilen üç ayrı zeytinyağını tanıma ve değerlendirme fırsatı buldu. Ayvalık, Yamalak Sarısı ve Trilye zeytinlerinden elde edilen zeytinyağlarının aroma, koku ve tat özellikleri karşılaştırmalı olarak incelendi. Tadım sürecinin ardından öğrenciler üç gruba ayrılarak uygulama aşamasına geçti. Her grup, farklı zeytinyağları kullanarak enginar dolması hazırladı. Uygulama boyunca öğrenciler, kullanılan zeytinyağlarının yemeğe kattığı aroma, lezzet ve karakter farklılıklarını birebir deneyimleme fırsatı bulurken, aynı yemeğin farklı ürünlerle nasıl değişebildiğini gözlemledi. Bu süreç, uygulamalı öğrenme deneyimini zenginleştirerek mesleki becerilerinin gelişimine katkı sundu. Fakülte Dekanı Prof. Dr. M. Oğuzhan İlban, etkinliğe ilişkin yaptığı değerlendirmede, zeytinyağının gastronomide temel ve belirleyici bir unsur olduğunu vurgulayarak, farklı yörelere ait zeytinyağlarının tanınmasının öğrenciler açısından önemli bir kazanım olduğunu ifade etti. İlban, sürdürülebilir gastronomi bilincinin bu tür uygulamalarla güçlendiğini belirterek, öğrencilerin çevreye duyarlı yaklaşımı deneyimlemesinin önemine dikkat çekti. Gerçekleştirilen tadım ve uygulama sürecinin, öğrencilerin ürünler arasındaki tat ve aroma farklarını ayırt edebilme becerilerini geliştirdiğini ve mesleki yetkinliğe doğrudan katkı sağladığını dile getirdi. Etkinlik sonunda Fakülte Dekanı Prof. Dr. M. Oğuzhan İlban, değerli paylaşımları ve eğitime sunduğu katkılardan dolayı Şef Aylin Yazıcıoğlu’na teşekkür belgesi takdim etti. Gerçekleştirilen etkinlik, öğrencilerin zeytinyağına ilişkin duyusal analiz becerileri ile ürün bilgisini geliştirdiği ve uygulamalı mutfak deneyimi kazandığı verimli bir eğitim olarak tamamlandı.