SAĞLIK - 29 Ocak 2024 Pazartesi 09:48

(Özel) 7 yaş altı çocuklar ve 65 yaş üzeri için ölümcül uyarı

A
A
A
(Özel) 7 yaş altı çocuklar ve 65 yaş üzeri için ölümcül uyarı

İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları Ana Bilim Dalı’nda görevli Prof. Dr. Alper Şener, Solunum yolu viral enfeksiyonun pik yaptığı dönemin dönemde olduklarını belirterek, “Solunum yolu viral hastalıkları 65 yaş üstü ve 7 yaş altındaki çocuklar için ölümcül seyretme potansiyeli yüksek” dedi.


İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları Ana Bilim Dalı’nda görevli Prof. Dr. Alper Şener, kış aylarının gelmesiyle birlikte solunum yolu viral enfeksiyonlarının arttığını belirterek, vatandaşları dikkatli olmaları konusunda uyarılarda bulundu. Prof. Dr. Alper Şener, 7-8 farklı virüsün dolaştığı ortamda, solunum yolu viral enfeksiyonun pik yaptığı dönemde olduklarını belirtti. Sağlık Bakanlığının yakın zamanda açıkladığı 7-8 farklı virüs türünün dolaşımda olduğunu belirten Prof. Dr. Alper Şener, “Ama rutin olarak her hastadan antijen taraması yada PCR yapılmadığı için oransal dağılımı ancak belli şehirlerde bilebiliyoruz. Türkiye’nin tamamında şu ilde şu kadar bu virüs baskın, bu ülkede şu virüs baskın bilmiyoruz, bu zaten rutin takip edilen takibi gerekli olan bir şey de değil. Çünkü solunum yolu viral hastalıkları aslında 65 yaş üstü ve 7 yaş altındaki çocuklar için ölümcül seyretme potansiyeli yüksek. Onun dışındaki popülasyon için ölümcül seyretmiyor. Onun için altını çizmekte fayda var. Hafif bir ateş yüksekliği, kas ağrısı, eklem ağrısıyla acil servislere koşmanın bir anlamı yok. 65 yaş üstü ve ilkokul çağın altındaki çocuklar dışındaki olan popülasyon da bu viral hastalıkların hastaneye yatış, yoğun bakıma gidiş ve ölümcül seyretme potansiyeli olmadığı için dünyada hiçbir ülke zaten rutin olarak bunların takibini yapmıyor. Sadece Satellite Surveyans dediğimiz bir kavram var. Belli şehirler belli hastaneler yoğunluk anlamında seçiliyor. Bu seçilen hastanelerde viral tarabalar yapılarak hangi virüsün baskın olduğuna yönelik taramalar, incelemeler yapılıyor. Zaten doğrusu da bu hasta bütün dünya böyle yapıyor, Türkiye’de böyle yapıyor ama Türkiye’deki genel anlamdaki Surveyans raporlarına baktığımızda tıpkı benim de aktardığım gibi RSV, domuz gribi ve normal grip, diğer koronavirüs ailesi ve Covid-19 üçünün el ele vermiş olarak yaygın bir şekilde gezdiğini görüyoruz. Aralarda bunlar içerisinde okul çağına Adenovirüsler giriyor. Aralara bazı farklı viral tipler de giriyor ama gözlemlerimize göre o üç virüs tipinin Türkiye’de yaygın olarak görüldüğünü söyleyebiliriz” dedi.


Sağlık Bakanlığı’nın yaptığı açıklamada yoğun bakımlardaki doluluk oranının yüzde 80’lerde olduğunu ifade eden Prof. Dr. Alper Şener, “Bu da şu demek aslında baktığınızda solunum yolu viral hastalıklarının geçinen kişilerin ciddi bir kesimi hala da yoğun bakım riski içeriyor demek. Hastane yatış riski ile birlikte. Dolayısıyla bu açıdan bunu hafife almamak lazım. Sahada baktığımızda kendi kişisel gözlemlerime aktarabilirim. Ben covid-19 ve diğer koronavirüsler, domuz gribi ve RSV ağırlık olarak Respiratuar Sinsityal Virüsü baskın olarak görüyoruz. Bu 3 virüs de özellikle erişkin yaş grubunda ciddi problem oluşturabiliyor. RSV ekstra çocuklarda sıkıntı oluşturabiliyor. Çocuklarda bir de ekstra adenovirüs ekleniyor. Bunlar içerisinde adenovirüs çocuklar da ishal, bulantı kusmayla birlikte solunum yolu enfeksiyonunu birlikte yöneten sebep olan hastalıklardan bir tanesi, erişkin ve çocuk yaş grubuna ayıracak olursak bir adenovirüs farkı var. Adenovirüsün yaşlılarda daha nadir görüyoruz. Ama RSV dahil olmak üzere bütün yaş gruplarında baskın olarak görüyoruz. Özellikle RSV gibi virüslerin yani akciğeri daha yaygın tutan insan Parenkim- alveolar arası doku virüs gibi bir sürü alt gruplar var. Bu virüslerdeki temel problem devam eden öksürük, yani hasta iyileşse dahi birkaç haftayı bulan, hatta 3-4 haftayı bulan devam eden iritatif öksürüklerin sık olması influenza da ve covid-19’da alt sonunda enfeksiyon tutulmazsa bunları görmüyoruz ama RSV primer olarak akciğerlerin akciğerleri Parenkim- alveolar arası doku tuttuğu için bunlarda daha fazla görüyoruz” diye konuştu.


Devam eden öksürük tablolarını panik olmadan yakın takip etmek gerektiğinin de altını çizen Şener, sözlerine şöyle devam etti: “Yine yaşlı hastalarda özellikle devam eden öksürük beraberinde balgam geldiyse ateş yüksekliği birden başladıysa bunlarda zatürre hastan dikkat etmek gerekiyor. Çünkü yaşlı hastalarda her halükarda tıpkı çocuklarda olduğu gibi viral enfeksiyondan sonra bakteriyel enfeksiyonları sık görüyoruz. Özellikle influens domuz gribe covid-19’la ilgili olan tanı yerken koymak önemli. Neden bu hastalıklara karşı antiviral ilacımız var. Yani virüsün akciğer inip hasar yapmasını engelleyici ilaçlarımız var. Bu ilaçları erken dönemde kullanmak gerekiyor. Onun dışındaki diğer virüsler de ise, bir spesifik antiviral tedavi yok. Hastalığın seyrine göre karar vermek gerekiyor. İşte buhardı, nemdi, antibiyotik eklemek gerekiyorsa bazılarına üçüncü, dördüncü gün antibiyotik eklemek gerekiyor. Bunları değerlendirmek lazım ama hala hazırda Türkiye’de şu anda solunum yolu viral enfeksiyon arasından baktığımızda pik yaptığı dönemin içerisindeyiz. Bu pik yaptığı dönem bir süre daha devam edecek gibi görülüyor. Özellikle sömestr tatil içerisinde de hem büyüklerimizin hem de çocuklarımızın tatil süreci içerisinde birlikte vakit geçirirken bu açıdan da dikkat etmeleri gerekiyor. Tatilleri zehir olmasın.”



(Özel) 7 yaş altı çocuklar ve 65 yaş üzeri için ölümcül uyarı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kastamonu Doç. Dr. Mustafa Otrar: "Çocuklarımız hayatın her alanında gördükleriyle yetişirler" Kastamonu’da, düzenlenen "Akran Nezaketi" panelinde konuşan Milli Eğitim Bakanlığı Özel Eğitim ve Rehberlik Hizmetleri Genel Müdürü Mustafa Otrar, "Çocuklarımız sadece okulda değil, hayatın her alanında gördükleriyle yetişirler. Ailedeki davranışlarımız, öğretmenlerimizin tutumu, birbirimize olan yaklaşımımız onların karakterini şekillendirir" dedi. Kastamonu İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından akran zorbalığıyla mücadelede güzel ahlak ve nezaket kültürünü merkeze alan "Akran Nezaketi" paneli düzenlendi. Panel, Kastamonu Valiliği koordinesinde gerçekleştirilen panel, Halk Eğitim Merkezi’nde gerçekleştirildi. "Yaklaşımımız onların karakterini şekillendirir" Panelde konuşan Milli Eğitim Bakanlığı Özel Eğitim ve Rehberlik Hizmetleri Genel Müdürü Doç. Dr. Mustafa Otrar, "İnsan eşref-i mahlukattır ve buna yakışır bir dil, bir hal ve bir duruş sergilemek zorundayız. Çocuklarımız sadece okulda değil, hayatın her alanında gördükleriyle yetişirler. Ailedeki davranışlarımız, öğretmenlerimizin tutumu, birbirimize olan yaklaşımımız onların karakterini şekillendirir. Biz birbirimizin haliyle halleniriz. Bu yüzden nezaket, bizim için sadece bir kavram değil, bir yaşam biçimi, bir iklimdir. Bu iklimi güçlendirmek için hep birlikte gayret etmeye devam edeceğiz" dedi. İyiliğin öneminden bahseden Otrar, "Biz, birbirimize iyi olalım, çocuklarımız birbirlerine iyi olsunlar. Zira insanlar sadece okulda değil, nerede ne yapıyorsak, nerede nasıl hal ile halleniyorsak, birbirimizden gördüklerimizden bunu yapıyoruz. Elbette okuduğumuz kitapların burada bir etkisi vardır ama annemizin babamıza hitabı, babamızın annemize nezaketi, okulda öğretmenimizin öğretmenine olan nezaketi, öğretmenimizin arkadaşlarımıza olan nezaketi, onlardan görgü üzerine edindiğimiz şeyler" diye konuştu. "Eğitim, sadece bilgi aktarımı değil" Panelde konuşan Kastamonu Milli Eğitim Müdürü Hasan Gümüş ise, "Eğitim dediğimizde sadece bilgi aktarımı değil, aynı zamanda bireylerin vicdanının geliştirilmesi, karakter inşa edilmesi ve değer kazandırılması da akademik bilgi kadar önemlidir. Türkiye Yüzyılı vizyonu hedeflerinde öğrencilerimizin hem akademik yönden gelişmeleri hem de değerlerine sahip olarak bu değerleri geleceğe taşımaları ve birbirleriyle olan iletişimlerini etkin şekilde kurabilmeleri adına kıymetli hocalarımızın görüşlerinden faydalanmak üzere bu paneli düzenlemiş bulunmaktayız. Bu panelle birlikte bakış açılarımızın değişeceğine, öğrencilerimizin akranlarına karşı yaklaşımlarının farklılaşacağına ve sürekli değişen dünyada yeni paradigmaların okullarımıza nasıl yansıtılacağının da farklı bir boyut kazanacağına inanıyoruz" dedi. Açılış konuşmalarının ardından İstanbul Aydın Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Belma Tuğrul, Üsküdar Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tayfun Doğan, İstanbul Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nilüfer Pembecioğlu ve Davranış Bilimi Uzmanı Dr. İlhamı Fındıkçı tarafından akran zorbalığı ve nezaket konuları hakkında önemli bilgiler verildi. Panele, Kastamonu Valisi Meftun Dallı, akademisyenler, kamu kurumlarının temsilcileri, STK temsilcileri, okul müdürleri ve öğretmenler ile çok sayıda davetli katıldı.
Antalya Foseptik çukuruna düşen 10 yaşındaki çocuk operasyonla kurtarıldı Antalya’da oyun oynarken apartmanın açık unutulan fosseptik çukuruna düşen 10 yaşındaki oğlunun kurtarılmasını endişeli gözlerle izleyen anne görevlilere "Çıkarın artık ne olur" diyerek gözyaşı döktü. Bacağında ve vücudunda kırıklar olduğu tespit edilen küçük çocuk, AFAD ve itfaiye ekiplerince kuyudan çıkartılarak ambulansla hastaneye kaldırıldı.Olay, saat 15.00 sıralarında Kepez İlçesi Yeni Mahallesi 2440 Sokak üzerindeki bir apartmanın bahçesinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, okuldan dönen 10 yaşındaki Ömer Yılmaz, oturdukları apartmanın bahçesinde oynamaya başladı. Bir süre sonra çocuk bahçede üzeri açık unutulan 5 metrelik foseptik çukuruna düştü. Küçük çocuğun yardım çığlıklarını duyan annesi ve komşuları 112 Acil Çağrı Merkezi’ni aradı.Ekipler seferber olduİhbarla adrese Antalya Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı kurtarma ekibinin yanı sıra Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD), sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Adrese gelen ekipler ilk olarak merdiven yardımıyla küçük çocuğun yanına inerek sağlık durumunu kontrol etti. Bacağında ve vücudunda kırıklar olduğu tespit edilen küçük çocuk ip yardımıyla sedyeye sabitlendi. Bu sırada çukura düşen oğlunun kurtarılmasını endişeli gözlerle izleyen anne Şahinet Yılmaz’ı yakınları ve komşuları sakinleştirdi."Ne olur çıkarın artık"Geçen her dakikada oğlunun sağlık durumundan daha da endişelenen anne görevlilere "Kaç saat oldu, çıkarın artık yeter. Göreyim oğlumu" diyerek gözyaşı döktü. AFAD ve itfaiye ekiplerinin yaklaşık 45 dakikalık çalışmasının ardından küçük çocuk düştüğü kuyudan çıkartılarak ambulansla hastaneye kaldırıldı. Küçük çocuğun düştüğü kuyunun üzeri ise vatandaşlarca tahta ve suntalarla kapatıldı.