ÇEVRE - 26 Şubat 2025 Çarşamba 09:39

(Özel) Çanakkale’de 120 bin dekarda üretim yapılan çeltikte su krizi kapıda

A
A
A
(Özel) Çanakkale’de 120 bin dekarda üretim yapılan çeltikte su krizi kapıda

Çanakkale’de 120 bin dekar alanda çeltik üretiminin yapıldığı Biga ilçesindeki Bakacak ve Taşoluk barajlarındaki doluluk oranı yeterli seviyeye gelmemesi sebebiyle, Nisan ayında başlayacak olan çeltik üretiminde sıkıntılar yaşanabileceğini belirten Ziraat Odası Başkanı Ufuk Ünver, "120 bin dekar çeltik dikimi yapılan Çanakkale’de eğer yeterli yağışlar olmazsa yüzde 50’nin altında çeltik dikiminde bir düşüş olacak. Su olmadığı zaman çeltik dikimine izin verilmez" dedi.


Son aylarda kuraklık tehlikesiyle karşı karşıya kalan Türkiye’de barajlardaki doluluk oranları ciddi şekilde düştü. Kuraklık, Çanakkale’deki barajları da tehdit ederken, Çanakkale merkez ve ilçeleri bu yıl yeterli miktarda yağış alamayınca barajlardaki su seviyesi düştü. Biga ilçesindeki 136 milyon metreküp su tutma kapasitesine sahip Bakacak Barajı’nda, yeterli yağışlar olmaması sebebiyle yaklaşık Şubat ayında 31 milyon metreküp su kaldı. 88 milyon metreküp su kapasitesine sahip Taşoluk Barajı’nda ise 25 milyon metreküp su kaldı.


Biga’nın tescilli ürünü olan ve 120 bin dekar alanda çeltik dikimine Nisan ayında başlanacak. Şubat ayında 31 milyon metreküp su kalan Bakacak Barajı ile 25 milyon metreküp su kalan Taşoluk Barajı’nda Mart ayında yeterli seviyede yağış olmaması durumunda Nisan ayında başlanacak olan çeltik dikiminde kısıtlamaların olması bekleniyor.


Ziraat Odası Başkanı Ufuk Ünver, geçen yıla oranla yağışların yüzde 50 oranla daha az olduğunu söyledi. Çanakkale’deki barajların yeterli yağış olmaması sebebiyle istenilen seviyeye gelemediğine dikkat çeken Başkan Ufuk Ünver, "Çanakkale’nin tarımını etkileyen en büyük barajlarımız 3 ilçeyi besleyen Bayramiç Barajı ile Biga ilçemizdeki Taşoluk ve Bakacak barajlarının su seviyesi şu anda yağış olmaması sebebiyle istenilen seviyelerin çok altında. Bakacak Barajı normalde 136 milyon metreküp su toplaması gerekirken, şu an 31 milyon metreküp su var. Baraj bu haliyle kendi havzasını dolduruyor. 127 milyon metreküp su kapasitesine ait Taşoluk Barajı’nda ise 25 milyon metreküp su var. Eğer bölge yağış almazsa bu sene Biga’nın sulu tarımı en başta tescilli ürünü olan Türkiye’de ilk 3’e giren çeltik üretiminde sıkıntı yaşanabilir. Biga’da 120 bin dekar alanda çeltik dikimi yapılıyor. Eğer böyle devam ederse çeltik dikiminde kısıtlamaya gidilebilir" dedi.


Çanakkale’de bu hafta yağış beklendiğini de kaydeden Ünver sözlerine şöyle devam etti:


"İnşallah bol yağış olur. Çünkü artık çeltik dikiminde süre kısaldı. Nisan ayında çeltik dikimine başlanacak. Önümüzde Mart ayı kaldı. Mart ayında yeterli yağışların olması lazım. Normalde Çanakkale’de kış ayı Ocak ve Şubat’ta olur. Bu aylarda bol yağış alırız. Ama bu sene barajları dolduracak kadar yağışlar olmadı. Bitkisel olarak yeterli yağmur var. Buğday ve arpa için can suyu oldu. Suyla dikimi yapılan çeltik ve mısır için ise yeterli su barajlarda yok. 120 bin dekar çeltik dikimi yapılan Çanakkale’de eğer yeterli yağışlar olmazsa yüzde 50’nin altında çeltik dikiminde bir düşüş olacak. Su olmadığı zaman çeltik dikimine izin verilmez. Bunun için biz sonuna kadar bekleyeceğiz. Toplantılar yapılıyor, ona göre değerlendirmeler yapılıyor. Eğer barajlarda doluluk oranı olursa çeltik dikimine izin verilir. Eğer su olmazsa en başta çeltik olmak üzere diğer ürünlerde de kısıtlamaya gidilecek."



(Özel) Çanakkale’de 120 bin dekarda üretim yapılan çeltikte su krizi kapıda

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Yıldırım’da tarih ayağa kalkıyor Yıldırım Belediyesi, bir yandan kentsel dönüşümden ulaşıma, yeşil alanlardan spor tesislerine, kütüphanelerden modern pazar alanlarına kadar Yıldırım’ı geleceğe taşıyacak projeleri bir bir hayata geçirirken bir yandan da ilçedeki tarihi ve kültürel yapıları ayağa kaldırıyor. Molla Yegan Medresesi, Osman Fevzi Efendi Konağı, Aşık Yunus Türbesi, İsabey Köy Camii ve birçok sivil mimari örneği yapıyı restore ederek Bursa’ya kazandıran Yıldırım Belediyesi; Müsellim Köşkü, Murad Emri Efendi Evi, Osman Fevzi Efendi Yazlık Köşkü, Hacıseyfettin Mahallesi Sivil Mimari Örneği, Osman Şevki Uludağ Kütüphanesi, Selimzade Sivil Mimari Örneği, Zeyniler Mahalle Konağı ve Hacı Resul Konağı gibi çok sayıda sivil mimari örneği yapıda ise planlama ve restorasyon çalışmalarını sürdürüyor. ’Tarihi zenginliklere sahibiz’ Bursa’nın, Türkiye’nin en önemli tarihi ve kültürel zenginliklerine ev sahipliği yaptığını hatırlatan Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, "Bursa’nın tarihi mirasının önemli bir kısmı Yıldırım’da bulunuyor. Emir Sultan’dan Cumalıkızık’a, Yeşil Türbe’den Yıldırım Külliyesi’ne ülkemizin en önemli tarihi ve kültürel yapılarına sahibiz. Yine Yıldırım, Bursa’nın çok kıymetli sivil mimari örneklerini bünyesinde barındırıyor. Geçmişten güç alarak geleceği inşa eden yönetim anlayışımız çerçevesinde zenginliklerimizi korumak ve sonraki nesillere aktarmak için projeler hazırlıyoruz" dedi. Marka değeri yükseliyor Yıldırım’ın tarihi ve kültürel değerlerini ayağa kaldırarak yeniden hizmete sunduklarını belirten Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz; "Molla Yegan Medresesi’ni aslına uygun olarak restore ederek çocuk üniversitesine dönüştürdük. Yine Osman Fevzi Efendi Konağı’nı Alev Alatlı Şehir Düşünce ve Sanat Merkezi’ne dönüştürerek Yıldırım’ın en kıymetli mekanlarından biri haline getirdik. Selimzade, Hacıseyfettin ve Yeşil mahallelerimizde bulunan onlarca sivil mimari örneği yapıyı da ayağa kaldırarak, insanlarımızın istifadesine sunuyoruz. Yine Bursa’nın en önemli tarihi akslarından olan Setbaşı- Yeşil- Emirsultan bölgesinde tarihi dokuyu yeninden gün yüzüne çıkaracak projemiz var. Yıldırım’ı, dün ile yarının birlikte yaşandığı, çevre ile insanın barışık olduğu, marka değeri yüksek bir şehir haline getiriyoruz" ifadelerini kullandı.
Bursa Bursa’nın ’Dumansız Hava’ muhafızlarına Sağlık Bakanlığı’ndan teşekkür Sağlık Bakanlığı tarafından, tütün bağımlılığıyla mücadele çalışmaları kapsamında hem tütün ürünleri kullanan bireylerin sağlıklı hayata adım atması için hem de 4207 sayılı kanun kapsamında kapalı alanlarda tütün denetimlerine yönelik yoğun faaliyet yürütülüyor. Bu kapsamda Bursa’da ve görevlendirildikleri illerde yapılan çapraz denetimlerde yüksek performans gösteren ve en fazla ihlal tespiti yapan tütün denetçileri, bakanlık tarafından teşekkür belgesiyle onurlandırıldı. Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Bursa İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Mustafa Çetin, Sağlık Bakanlığı tarafından yürütülen tütün denetimlerinde özverili çalışmalar gösteren denetçilerin, bakanlık nezdinde oluşturulan iller arası tütün denetim ekiplerinde görevlendirildiğini dile getirdi. Bu görevlerde gösterdikleri özveri ve yüksek performans sayesinde teşekkür belgesi almayı hak kazanan denetimcileri tebrik eden Çetin, "Tütün bağımlılığı, kanser başta olmak üzere birçok hastalığın ana sebeplerini oluşturuyor. Bu bağımlılık sadece kullanan bireyleri değil, etrafındaki insanların da hayatlarını riske atıyor. Bu yüzden kapalı alanlarda dumansız hava sahası denetimlerini oldukça önemsiyoruz. Yönetmeliğe aykırı durumlara taviz vermiyoruz." dedi. Bağımlılıktan Kurtulun Denetimlerin yanı sıra tütün ürünü kullanan bireylerin bırakmasına yönelik çalışmalar da yürüttüklerini dile getiren Çetin, "İl genelinde devlet hastanelerimizde ve sağlıklı hayat merkezlerimizde bulunan sigara bırakma polikliniklerinde tütün bağımlılığıyla etkisi kanıtlanmış, bilimsel yöntemlerle hizmet veriyoruz. Tütün bağımlılığından kurtulmak isteyen vatandaşlarımızı, yeni bir başlangıç yapmaları için bu polikliniklere davet ediyorum" şeklinde konuştu.
Diyarbakır Diyarbakır’da 50 kadın, otobüs şoförü olabilmek için eğitim alıyor Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi, kadınların ekonomik hayata daha güçlü katılımını sağlamak ve toplu ulaşımda cinsiyet adilliğini desteklemek amacıyla 50 kadını "Otobüs Şoförü Ehliyet Eğitimi Projesi" programına dahil etti. Kadın Politikaları Dairesi Başkanlığı ile Ulaşım Dairesi Başkanlığının ortaklaşa başlattığı "Otobüs Şoförü Ehliyet Eğitimi Projesi" sürüyor. 26 Eylül-10 Ekim 2025 tarihleri arasında çevrim içi olarak alınan kayıtlara 473 kadın başvuruda bulundu. Başvuru koşullarını sağlayan 394 kadınla yapılan mülakatların ardından Diyarbakır’da yaşayan, aktif araç kullanan ve en az B sınıfı ehliyete sahip 24-35 yaş arasındaki 50 kadın eğitim programına kabul edildi. Kadınların ekonomik hayata daha güçlü katılımını sağlamak ve toplu ulaşımda cinsiyet eşitliğini desteklemek amacıyla başlatılan program kapsamında katılımcılar teorik, teknik ve uygulamalı eğitimler alıyor. Eğitim süresince kadınlar ağır vasıta kullanımına ilişkin becerilerini geliştiriyor. Ulaşım alanında adil bir model olacak Eğitime katılan kadınlar, yıllardır erkeklerin yoğunlukla çalıştığı bir alana adım atmanın heyecanını ve gururunu yaşadıklarını ifade etti. Direksiyon başına geçmenin yalnızca bir meslek edinmek anlamına gelmediğini belirten kadınlar, kamusal alanda daha görünür olmak istediklerini söyledi. Katılımcılar ayrıca toplu ulaşımda kadın şoförlerin artmasının hem yolcular hem de kent yaşamı açısından daha güvenli ve adil bir atmosfer oluşturacağına inandıklarını dile getirdi. Üç grup halinde 9 Şubat tarihinde başlayan sürüş eğitimlerinin nisan ayında sona ermesi planlanıyor. 16 saat süren eğitimin ardından yapılan sınavı geçemeyen adaylara, sınav öncesinde ek sürüş eğitimi verilecek. Programın sonunda eğitimlerini başarıyla tamamlayan kadınlar, otobüs şoförlüğü için gerekli ehliyeti almaya hak kazanacak.