GÜNDEM - 20 Eylül 2023 Çarşamba 09:39

2023 MED EU MODEX tatbikatında görev alan UMKE personeli: "Tatbikatta da o deprem zamanındaki anı yaşadım"

A
A
A
2023 MED EU MODEX tatbikatında görev alan UMKE personeli: "Tatbikatta da o deprem zamanındaki anı yaşadım"

Avrupa Sivil Koruma Teşkilatı yönetiminde, Sağlık Bakanlığı koordinasyonunda Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı’nca gerçekleştirilen MED EU MODEX 2023 Çanakkale Tıbbi Saha Uygulama Tatbikatında, 6 Şubat tarihinde yaşanan Kahramanmaraş merkezli depremlerde görev alan Ulusal Medikal Kurtarma Ekibi (UMKE) personelleri yaşadıklarını anlattı. Deprem anında büyük bir korku ve panikle evden dışarıya kendilerini attıklarını belirten Gaziantep İl Sağlık Müdürlüğü’nde UMKE Sorumlusu Mustafa Ümiteroğlu, “Çanakkale’deki tatbikata da baktığım zaman yurtdışından, il dışından ekip geliyor. O dönem bütün dünya bir araya geldi. İşte deprem bölgelerine yardıma koştu. Çanakkale’deki tatbikatta da o deprem zamanındaki anı yaşadım. O ana gittim” dedi.


Avrupa Sivil Koruma Teşkilatı yönetiminde, Sağlık Bakanlığı koordinasyonunda AFAD ile gerçekleştirilen MED EU MODEX 2023 Çanakkale Tıbbi Saha Uygulama Tatbikatı 3’üncü gününde devam ediyor.


Afet ve acil durumlarda uluslararası ekiplerin birbirleriyle ve ev sahibi ülkeyle birlikte çalışmasını kolaylaştırmak maksadıyla sağlık müdahaleleri, arama ve kurtarma, tahliye, güvenlik ve trafik, barınma faaliyetleri çerçevesinde koordinasyon, eğitim ve tecrübe paylaşımının arttırılması amacıyla Azerbaycan, Almanya, Portekiz, Finlandiya, Romanya, Estonya ve Polonya ülkelerinin 170 personel ve 22 araç ile katılım sağladığı toplam 2 bin 446 personel ve 202 aracın katılımı ile MED EU MODEX 2023 tatbikatı 22 Eylül tarihine kadar Çanakkale’de gerçekleştirilecek. Tatbikat çerçevesinde, kentin 3 farklı noktasına Romanya, Portekiz, Polonya, Türkiye, AFAD ve UMKE tarafından sahra hastaneleri ve çadırları kuruldu. Senaryo gereği, çeşitli patlama ve kazada yaralananların yanı sıra deprem enkazından çıkarılan afetzedelere, sahra hastanelerinde müdahaleler yapılıyor.


Kahramanmaraş merkezli deprem bölgelerinde görev yapan UMKE personelleri, yaşadıklarını anlattı


MED EU MODEX 2023 Çanakkale Tıbbi Saha Uygulama Tatbikatında 6 Şubat tarihinde meydana gelen Kahramanmaraş, Gaziantep, Şanlıurfa, Diyarbakır, Adana, Adıyaman, Osmaniye, Hatay, Kilis ve Malatya’da büyük yıkıma yol açan deprem sonucu yaşanan kurtarma çalışmalarında görev alan birçok personel de katıldı. Kahramanmaraşlı merkezli deprem bölgelerinde görev alan Hatay Acil Sağlık Hizmetleri Başkanı Dr. Mehmet Kaçıran, Adana İl Sağlık Müdürlüğü UMKE Sorumlusu Metin Yıldız, Gaziantep İl Sağlık Müdürlüğü’nde UMKE Sorumlusu Mustafa Ümiteroğlu deprem bölgesinde yaşadıklarını anlattı.


Hatay depreminde Hatay Acil Sağlık Hizmetleri Başkanı olarak görev yaptığını belirten Dr. Mehmet Kaçıran, "O gün depremin başlamasıyla her şey çok farklı bir hal aldı. Beklediğimizden çok üst seviyede bir yıkım vardı. Ambulanslarımız devreye girdi. İl dışında destek ambulanslar geldi. Hastanelerimizin durumları sıkıntılıydı. Binalarımızın bazıları sağlamdı ama o şartlarda çalışmamız zor oluyordu. O zamanlarda afet planlarımızı değerlendirdik ve daha önce yapılan bu tür tatbikatlara bağlı olarak çalışmalarımızı gerçekleştirdik. Bu tatbikatlarda öncelikli olarak biz eksiklerimizi görmemizi yada kendimizi değerlendirmemize sebep oluyor. Tatbikatın muhakkak bize bir katkısı oluyor. UMKE, 112, hastane personelleri burada hepimizi kendimizi değerlendiriyoruz. Burada ulusal olarak UMKE ve diğer ülkelerin birimleriyle birlikte organizasyonlarımızı tamamlayıp, eksiklerimizi görüyoruz. Her tatbikatta biraz daha iyisini hedefliyoruz. Depremle birlikte oradaki çalışan arkadaşlarımızın hepsinde bir soğukkanlılık vardı. Herkes ailesinin güvenliğini sağladıktan sonra inanılmaz bir şekilde canla başla çalışmak için sahaya geldiler. Hepimizi daha neler yapabiliriz onu düşünüyorduk. Ciddi bir afet yaşadık ama sonrasında belki önceden aldığımız eğitimler yada birbirimizle olan özellikle UMKE personeli hiçbir şekilde olumsuzlukları görmeden daha iyi ne yapabiliriz derdine düştüler” dedi.


Depremi ilk yaşadıkları andan itibaren hızlı bir şekilde görev alanına geçmek için çalışmalar yaptıklarını ifade eden Adana İl Sağlık Müdürlüğünde UMKE Sorumlusu Metin Yıldız, "Bu noktadan önce ailemizi güvenli bir noktaya alıp, hızlı bir şekilde görev alanımıza geçtik. Tüm komuta merkeziyle konuşarak, bize nerede ne şekilde bize ihtiyacın olduğunu öğrendikten sonra UMKE, 112 ekiplerimizle birlikte ivedi bir şekilde sahaya çıkarak, kurtarma çalışmalarımıza başladık. Çanakkale’de gerçekleştirilen MODEX Tatbikatında da alan sorumlusu olarak görev yapıyorum. Adana’daki afette de süreç boyunca tüm insan sağlığıyla ilgili ne yapmamız gerekiyorsa hızlı bir şekilde bunları gerçekleştirdik. Ayrıca il dışından gelen sağlık personellerinin diğer bölgelere transferi, lojistik malzemelerinde deprem bölgesine sevki konusunda gerekli çalışmalarımızı yaptık” diye konuştu.


Deprem anında büyük bir korku ve panikle evden dışarıya kendilerini attıklarını kaydeden Gaziantep İl Sağlık Müdürlüğü’nde UMKE Sorumlusu Mustafa Ümiteroğlu, “En büyük korkumuz ailemiz. Onların güvenliğini aldık. Hemen Acil Sağlık Hizmetleri Başkanlığına gittik. Nerede yıkım olduğunu öğrenip, oralara ekipleri intikal ettirmeye başladık. İlk evden çıktığımda depremin bu kadar büyük olduğunu düşünmüyordum. Sadece kendi ilimiz Gaziantep’te olduğunu düşünüyordum. Daha sonrasında yıkımın büyüklüğü sonrası yurtdışından, il dışından ekipler geldi. Çanakkale’deki tatbikata da baktığım zaman yurtdışından, il dışından ekip geliyor. O dönem bütün dünya bir araya geldi. İşte deprem bölgelerine yardıma koştu. Çanakkale’deki tatbikatta da o deprem zamanındaki anı yaşadım. O ana gittim. Hiç tanımadığımız dilini bilmediğimiz insanlar bizim vatandaşlarımıza, benim hemşerilerimin yardımına koşmuştu. Bu tatbikatta da o anı gördükten sonra duygusal hissiyat hissettik. Bu tatbikatta yapılan çalışmalarla, yurtdışındaki ekiplerle daha koordineli, sağlıklı medikal müdahale ve kurtarma aşamalarını yaptık. Bu tatbikat bizim için tecrübe oldu. O dönemde yapmış olduğumuz hatalara göre kendimizi düzelttik. Tatbikatta da yapmış olduğumuz eksiklikleri, hataları görüp, bundan sonrası için daha hazır hale geldiğimizi düşünüyorum” şeklinde konuştu.


Sağlık Bakanlığı olarak bu tatbikata büyük bir kapasiteyle katıldıklarını kaydeden Acil Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü’nde görevli Onur Bağcı, “680 üzerinde UMKE personelimiz, 84 acil sağlık aracımız, bunun içerisinde ambulanslarımız, UMKE araçlarımız ve diğer lojistik araçlarımız yer alıyor. Onun dışında EMT-2 ve EMT-1 seyyar Sahra Hastanesi kurduk. Yurtdışından gelen 2 tane EMT-1 seyyar sahra hastanesiyle koordinasyonumuzun simülasyonunu yapıyoruz. 6 tane Polonya’dan ambulansımız, 2 tane de Romanya’dan ve Portekiz’den gelen ambulansların muhtemel bir deprem anında ülkemizdeki çalışmalarının simülasyonunu gerçekleştirdik. Libya’da sağlık hizmeti veren 160 personelimiz olmasına rağmen buraya büyük bir kapasiteyle katıldık. Tatbikatın çok olumlu geçtiğini düşünüyorum. Tatbikatta sadece deprem senaryosu değil onun dışında büyük trafik kazası, yüksekten düşme gibi etaplarımızda var. Afetsiz günler diliyorum ama afet olursa da UMKE olarak hazırız” dedi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Erzurum Palandöken’de kayak sezonu 30 Nisan’a kadar uzatıldı Palandöken Kayak Merkezi’nde 2025-2026 kış sezonu, elverişli kar kalınlığı ve hava şartları sayesinde 30 Nisan’a kadar uzatıldı. Türkiye’nin kış turizminde öncü merkezlerinden biri olan Palandöken Kayak Merkezi, kayak severlere bahar aylarında kayak yapma ayrıcalığı sunmaya devam ediyor. Ejder3200 Kayak Merkezi tarafından yapılan son açıklamaya göre, sezonun resmi olarak 30 Nisan 2026 tarihine kadar açık kalacağı duyuruldu. Aralık ayında kapılarını açan merkezde, nisan ayı itibarıyla kar kalınlığı hala kayak yapmaya uygun seviyelerde seyrediyor. Yetkililer, hava ve pist şartlarının elvermesi durumunda 30 Mayıs 2026 tarihine kadar pistlerin kayak kulüpleri ve milli takım çalışmaları için açık tutulabileceğini belirttiler. Meteoroloji tarafından yapılan son açıklamalarda, Palandöken Kayak Merkezi’nde kar kalınlığı 211 santim civarlarında. Uluslararası organizasyonlara ev sahipliği yapıyor Türkiye’nin en önemli kış turizm destinasyonlarından biri olan Palandöken Kayak Merkezi, elverişli kar kalınlığıyla sezonu 30 Nisan’a kadar uzatırken, sahip olduğu teknik altyapı ve dünya standartlarındaki pistleriyle de dikkat çekiyor. Palandöken, sadece uzun sezonuyla değil, profesyonel kayakçılardan yeni başlayanlara kadar her seviyeye hitap eden teknik donanımıyla ön plana çıkıyor. Zirveden başlayan ve neredeyse şehrin hemen yanı başına kadar uzanan pistler, kayak severlere kesintisiz bir sürüş deneyimi sunuyor. Palandöken Kayak Merkezi, teknik kapasitesiyle uluslararası organizasyonlara ev sahipliği yapabilecek standartlarda hizmet veriyor. Dik pistleri tercih sebebi Palandöken’in en uzun kesintisiz parkuru, yaklaşık 12 kilometreye ulaşıyor. 3 bin 176 metre yükseklikteki Ejder3200, zirvesiyle Türkiye’nin en yüksek rakımlı kayak merkezlerinden biri konumunda. FIS (Uluslararası Kayak Federasyonu) onaylı slalom pistleri, diklik dereceleriyle profesyonel sporcuların ilk tercihi oluyor. Saatte binlerce kişiyi taşıyabilen son teknoloji gondol liftler, telesiyejler ve T-bar hatları sayesinde pistlerde bekleme süresi minimuma indiriliyor. Türkiye’nin en geniş aydınlatma sistemine sahip merkezinde, yaklaşık 10 kilometrelik pist alanında gece geç saatlere kadar kayak yapılabiliyor. Hava sıcaklığının uygun olduğu ancak yağışın yetersiz kaldığı dönemlerde, gelişmiş suni karlama sistemi sayesinde pistlerin kar kalitesi korunuyor.
Erzurum Tarımda önder üretici modeli vurgusu Vildan Sürbehan ve Nuray Demir tarafından "İklim değişikliği etkisi ile Erzurum ilinde bitkisel üretim desenine yönelik çiftçi yaklaşımları" üzerine yapılan araştırmada, ilginç sonuçlara ulaşıldı. Atatürk Üniversitesi tarafından yayınlanan "Journal of Animal Science and Economics" dergisinde yayınlanan araştırma, iklim değişikliğinin Erzurum ilindeki bitkisel üretim desenine etkileri karşısında çiftçilerin yaklaşımları üzerinde etkili olan faktörleri tespit etmeyi amaçladı . Bu kapsamda araştırmaya ait veriler Erzurum’un farklı ilçelerinde 281 üreticiyle yapılan yüz yüze anketlerden elde edildi; analizlerde SPSS programı ile çapraz tablolar hazırlandı. Probit modeli ile de üretim deseninde değişiklik yapma kararını etkileyen faktörler incelendi. "Değişime kapalı üreticilerin ikna edilmesi gerek" Elde edilen sonuçlara göre, üretim deseninde değişiklik yapma istekliliği üzerinde gelir-gider kaydı tutma, tarımsal yayım elemanlarıyla görüşme sıklığı, iklim değişikliğinin olumsuz etkilerini önlemeye yönelik inançlar ve geleceğe dair algılar anlamlı etkiye sahip. Özellikle gelir-gider kaydı tutan ve yayım hizmetleriyle daha sık iletişim kuran üreticilerin değişime daha açık oldukları, uzun yıllardır tarımla uğraşan üreticilerin ise daha kapalı oldukları belirlendi. Çiftçilerin iklim değişikliğine uyum sürecinde istekliliklerinin artırılabilmesi için eğitim, yayım hizmetleri ve deneyim paylaşımının güçlendirilmesi önemli olduğu vurgulanan araştırmada "Bu kapsamda özellikle değişime kapalı üreticilerin ikna edilmesinde önder üretici modeli, çiftçi eğitim programları ve gelir artışına yönelik teşvikler etkili bir yöntem olarak önerilmektedir" denildi. Üretim deseninde değişiklik yapma eğilimi var Araştırmanın sonuç kısmında, iklim değişikliği tüm dünyanın olduğu gibi Türkiye’nin de önemli bir problemi haline geldiği vurgulanarak, "Bu kapsamda bu değişiklikten doğrudan üretimi iklime bağlı olan sektörlerin başında tarımsal üretim ve özellikle de bitkisel üretim sektörü gelmektedir. İklim değişikliğine karşı sektör çalışanları çeşitli şekilde önlemler almakta ve meydana gelecek olan olumsuz etkiyi hafifletmektedirler. Alınacak önlemler arasında mevcut üretim deseninde değişiklik oluşturmak farklı çevrelerce önerilmektedir. Bu kapsamda yapılan bu çalışmada da üreticilerin iklim değişikliğinin etkisi ile üretim deseninde değişiklik yapma isteği üzerinde etkili olan faktörler belirlenmeye çalışılmıştır. Bu kapsamda çalışma da sonuç itibariyle, uzun yıllardır bitkisel üretim sektöründe çalışan kişiler üretim deseninde değişiklik yapmaya kapalıyken, gelir gider kaydı tutan, yayım elemanlarıyla sıklıkla görüşen, üretim desenindeki değişikliğin işe yaradığını düşünen ve iklim değişikliğinin üretimi her geçen gün daha fazla olumsuz olarak etkilediğini düşünen kişilerin ise iklim değişikliğinin olumsuz etkisini hafifletmek için üretim deseninde değişiklik yapma eğiliminde oldukları gözlemlenmiştir" denildi. "Elde edilen gelirinde artacağı anlatılmalı" Araştırmanın son kısmında şu ifadelere yer verildi, "İklim değişikliğinin olumsuz döngüsünü hafifletmek adına iyi bir yöntem olan üretim deseninde değişim oluşturma eğiliminin daha da artırılabilmesi için bu duruma çok ta istekli olmayan bitkisel üretimde deneyimli üreticilerin üretim deseninde değişikliği giderek üretimden elde edilen gelirinde artacağı yönünde yeni deneyimler için ikna konusunda farklı yöntemler uygulanmalıdır. Bu konuda önder üretici yaklaşımı kabul edilebilir olup, bu üreticilerin deneyimleri diğer üreticilerle farklı kanallar aracılığıyla paylaşılmalıdır. Bu yöntemin elde edilen gelire de yansıyacağı düşünüldüğünde bu durumun üreticinin gelirinde devamlılık oluşturacağı, dolayısıyla tarımdan vazgeçmemesine neden olacağı ve sonuçta da bu durumun ülkenin de menfaatine olacağı düşünülmektedir"
Kars Ardahan-Artvin karayolunda kayan tır yolu kapattı, onlarca araç mahsur kaldı Ardahan ile Artvin’in Şavşat ilçesini birbirine bağlayan ve Doğu Anadolu’yu Karadeniz’e ulaştıran D-010 karayolunda sabaha karşı yaşanan kaza, ulaşımı felç etti. Özellikle kış aylarında kar, tipi ve buzlanmanın etkili olduğu Sahara Geçidi’nde kayan bir tır, yolu tamamen kapatarak uzun araç kuyruklarının oluşmasına neden oldu. Olay, Sahara Geçidi’nin zirve noktasında meydana geldi. Alınan bilgiye göre, kaygan zemin nedeniyle kontrolden çıkan tır, kayarak yolu trafiğe kapattı. Tırın yolu kapatmasıyla birlikte her iki yönde trafik durma noktasına geldi. Bölgede mahsur kalan Adem Kaya, o anları anlatarak cep telefonuyla kaydetti. Onlarca araç mahsur kaldı Yolun kapanmasıyla birlikte bölgede bulunan çok sayıda araç ilerleyemedi. Özellikle ağır tonajlı araçlar ve yolcu taşıyan minibüslerin de aralarında bulunduğu onlarca araç uzun süre mahsur kaldı. Sürücüler araçlarında beklemek zorunda kalırken, bölgede kar yağışı da aralıklarla etkisini sürdürdü. Ekipler seferber oldu İhbar üzerine Karayolları ekipleri bölgeye sevk edildi. Yol açma ve kurtarma çalışmalarının başlatıldığı, kayan tırın bulunduğu yerden kaldırılması için iş makineleriyle müdahale edildiği öğrenildi. Ekipler, hem yolu trafiğe açmak hem de mahsur kalan araçların güvenli şekilde ilerlemesini sağlamak için yoğun çaba harcadı. Karayolları ekiplerinin çalışmalarının ardından yol kademeli olarak ulaşıma açıldı.
Erzurum İşte Erzurum’un tarım karnesi Erzurum Valisi Aydın Baruş, İl Tarım ve Orman Müdürlüğüne ziyarette bulunarak yürütülen çalışmalar hakkında brifing aldı. Erzurum İl Tarım ve Orman Müdürü Alpaslan Kenger tarafından Erzurum’un tarım ve hayvancılık alanındaki mevcut durumu ile yürütülen faaliyetlere ilişkin kapsamlı bilgi verildi. Brifingde; ilde 4 milyon 215 bin 315 dekar tarım alanında üretim yapıldığı, ÇKS kayıtlılık oranının yüzde 73 olduğu, Erzurum’un 61 coğrafi işaretli ürün ile Türkiye’de 3. sırada yer aldığı ifade edildi. Büyükbaş hayvan varlığında Türkiye’de 3. sırada bulunan Erzurum’da 2025 yılı itibarıyla 118 bin 379 büyükbaş ve 255 bin 552 küçükbaş hayvan sevk edildiği belirtildi. Su ürünleri alanında 60 işletmede yıllık 8 bin ton kapasite bulunduğu, 2025 yılında 3 bin744 ton üretim gerçekleştirildiği, ayrıca 967 bin yavru balığın doğal ortamlara bırakıldığı bilgisi paylaşıldı. Tarımsal desteklemeler kapsamında 2025 yılında üreticilere 1,6 milyar TL ödeme yapıldığı, 2026 yılında ise 2,2 milyar TL destek sağlandığı ve toplam destek miktarının 3 milyar TL’yi aşmasının beklendiği ifade edildi. Gıda denetimleri kapsamında 2025 yılında 18 bin 646 denetim gerçekleştirildiği, 238 işletmeye toplam 20 milyon 492 bin 906 TL idari yaptırım uygulandığı; veteriner yol kontrol noktasında ise 19 bin 195 araçta 704 bin 744 hayvanın kontrol edildiği bildirildi. Ayrıca hayvan sağlığı çalışmaları kapsamında yaklaşık 3,2 milyon doz aşının uygulandığı ifade edildi. Tarımsal üretimi artırmaya yönelik projeler kapsamında 2025 yılında nohut, fasulye ve sebze üretimine destek sağlandığı; 2026 yılında ise 2 milyon 500 bin TL bütçe ile nohut, 720 bin TL bütçe ile mercimek üretiminin destekleneceği, ayrıca sebze fidesi, sera naylonu ve organik tarım desteklerinin sürdürüleceği belirtildi. Hayvancılık ve kırsal kalkınma projeleri kapsamında 10 bin 268 başvuru alınan destek programında 134 asil ve 174 yedek olmak üzere toplam 308 üreticinin hak kazandığı, mera ıslahı, sıvat kurulumu ve altyapı çalışmalarının devam ettiği ifade edildi. Vali Aydın Baruş, tarım ve hayvancılık sektörünün güçlendirilmesine yönelik çalışmaların kararlılıkla sürdürüleceğini belirterek emeği geçen tüm kurum ve üreticilere teşekkür etti.