KÜLTÜR SANAT - 14 Ekim 2023 Cumartesi 10:25

2400 yılık antik kentte salgın araştırması

A
A
A
2400 yılık antik kentte salgın araştırması

Çanakkale’nin Ezine ilçesine bağlı Dalyan köyündeki 2 bin 400 yıllık Alexandria Troas Antik Kenti’nde salgın yaşanıp yaşanmadığı, kazı çalışmalarının devam ettiği forum alanı içerisinde çıkacak iskeletlerin antropologlar tarafından incelenmesi sonrası ortaya çıkacak.


Çanakkale’nin Ezine ilçesine bağlı Dalyan köyündeki Alexandria Troas Antik Kenti’nde kazı çalışmaları 18 Temmuz tarihinde başladı. Kazı çalışmaları 2011 yılından bu yana Ankara Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Erhan Öztepe başkanlığındaki ekiple sürdürülüyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı, Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü’nün izni ve maddi desteğinin yanı sıra Türk Tarih Kurumu, Ankara Üniversitesi, İÇDAŞ A.Ş. ve Çanakkale Valiliği’nin desteklediği Alexandria Troas Antik Kenti’ndeki kazı çalışmaları bu yıl kentin merkezi konumunda olan forum merkezi ile forum merkezinin çeşitli noktalarında devam etti.


Forum alanı ve çevresinde devam eden kazı çalışmaları çerçevesinde 13 yıl içerisinde kazı ekibi tarafından 4 tane mezar ortaya çıkarıldı. Antropologlar tarafından iskeletler üzerinde yapılan incelemelerde hububat, tahılla tek tip ve yetersiz beslenmeye dayalı hastalıklar yaşandığı tespit edildi. 2 bin 400 yıllık Alexandria Troas Antik Kenti’nde salgın yaşanıp, yaşanmadığı kazı çalışmalarının devam ettiği forum alanı içerisinde çıkacak iskeletlerin antropologlar tarafından incelenmesi sonrası ortaya çıkacak.


Ankara Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Kazı Başkanı Prof. Dr. Erhan Öztepe, iskeletlerin yaşı yaklaşık olarak “Orta Bizans dönemi dediğimiz 10’uncu, 11’inci Yüzyıl civarına tarihlendiriliyor. Yani günümüzden yaklaşık 1000-900 yıl kadar öncesi, bu süreçte aslında Bizans Dönemi dediğimiz dönem, Bizans denince insanın aklına İstanbul Konstantinopolis geliyor. Bizans’ın görkemli başkenti, bir imparatorluk merkezi, oradaki ihtişamı siz Anadolu’nun genelinde bulamazsınız. O ihtişamlı yapılar, yaşam tarzı burada yoktur. Daha çok kırsal Bizans mimarisi diyebileceğimiz yada dönemi diyebileceğimiz bir dönemle karşılaşıyoruz. Kaynaklar kısıtlı, bu mezarlarda bulduğumuz iskeletler üzerinde Antropolog arkadaşların yaptığı çalışmalar bunların beslenme yetersizliğinden ve genelde de tek tip beslenmeden kaynaklanan hastalıklardan ölmüş olduklarını ortaya koydu. Çoğunlukla da birkaç tür hububat, tahılla beslenebiliyorlar. Çünkü üretim çok düşüyor. Bundan kaynaklanan buna bağlı hastalıklar, salgınlar var mıdır, tabii ki antik dönemin çok erken evrelerinden itibaren salgınlarda belli başlı toplumları büyük ölçüde etkileyen unsurlardan birisi” dedi.


Alexandria Troas Antik Kenti’nde salgın yaşanıp, yaşanmadığı konusuna da değinen Kazı Başkanı Prof. Dr. Erhan Öztepe, “Burada salgın yaşanmış mıdır, yaşanmamış mıdır sorusuna net cevap verebilmek için çok fazla sayıda iskelet ortaya çıkarmamız lazım. Henüz bir büyük mezarlık bulmadık. Bu bulduğumuz iskeletler neden burada bu alan forum Roma’nın önemli bir yönetim merkezi, din merkezi, kent için bunu söylüyorum. Bu alan önemini yitirdikten sonra Hristiyanlık kentte yayılmaya başladıktan sonra ve üzerinden de 500-600 yıl geçtikten sonra işte 5’inci Yüzyılda yaşanan depremler var. Antik kenti kuşkusuz çok etkiledi. Kent ekonomisini, mimarisini yitirdi. Bu süreçte bu alanda önemini yitirince artık burayı mezarlık gibi kullanmaya başlamışlar. Bu gördüğünüz forum alanında 13 yıl içerisinde 4 tane mezar açığa çıkardık. Demek ki, artık o dönemde yaşayanlar için çok önemli değil dedikleri bir alan haline gelmiş. Bir tarafa yerleşmiş. Bakıyorsunuz Odeonun üzerinde yerleşim izi var. Tüm bu alandaki yapıların üstlerindeki katman Orta Bizans dönemi katmanı genelde ve mezarlık gibi kullanmış. Oradan yola çıkarak bunu söyleyebiliriz” diye konuştu.



2400 yılık antik kentte salgın araştırması

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Dönmez: (Sporda bahis soruşturması) "Sadece futbol değil diğer alanlara da sıçrayabilir" İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Fatih Dönmez tarafından basın mensupları ile toplantı düzenlendi. Başsavcı Dönmez, "Ünlüler uyuşturucu dosyası olarak bilinen dosya kapsamında yeni operasyonlar olacak. İşin içerisinde ünlülerin ve iş adamlarının olduğu yeni veriler elde ettikçe savcılığımıza davet edilecekler" dedi. Sporda bahis soruşturması hakkında konuşan Başsavcı Dönmez "Bu konu sadece futbol değil diğer alanlara da sıçrayabilir" şeklinde konuştu. İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Fatih Dönmez belediyelere yönelik soruşturmalar hakkında ise "İştiraklere yönelik incelemeler sürüyor. Büyükçekmece, Gaziosmapaşa ve Bayrampaşa soruşturmalarının sonuna geldik. Bana verilen söz doğrultusunda 2 haftada iddianamesinin yazılması bekleniyor" dedi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Fatih Dönmez tarafından adliye muhabirleriyle toplantı düzenlendi. Başsavcı Dönmez toplantıda yürütülen soruşturmalar hakkında açıklamalarda bulundu. İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Fatih Dönmez, bilgilendirme toplantısında suç örgütlerine yönelik yapılan çalışmalar hakkında da bilgi verdi. Başsavcı Dönmez ""Suç örgütü grupları, isimlerinin iyi ya da kötü şekilde reklam edilmesinden hoşlanıyor. Hedef kitlesi çocuklar. Bakanlığımız bu konuda, suça sürüklenen çocuklara yönelik yasal düzenlemeleri yapıyorlar. Ceza miktarlarını da arttıracaklar. Barış Boyun örgütüyle ilgili birleştirme talebi ile tek dava yürütülmesi sağlandı. Örgüt liderinin İtalya’da yakalanması ve iade süreci ile ilgili çalışmalar devam ediyor. Toplam 763 kişi hakkında kamu davası açıldı. Daltonlar hakkında toplam 181 kişi hakkında kamu davası açıldı" dedi. "Uyuşturucu dosyasında yeni operasyonlar olacak" Başsavcı Dönmez açıklamasının devamında, "Ünlüler uyuşturucu dosyası olarak bilinen dosya kapsamında da bugüne kadar toplam 255 şüpheli hakkında işlem yapıldı. Bu şüphelilerin 219’u hakkında Adli Tıp Kurumu’nda işlemi yapıldı. 169 şüphelide uyuşturucu maddeye rastlanılmıştır. Son 2 ayda 400 torbacı tutuklandı. Uyuşturucu dosyasında 32 şüpheli tutuklandı. Bu dosyada yeni yeni operasyonlar olacak. Tespit edilen listeler hazırlanıyor. İşin içerisinde ünlülerin ve iş adamlarının olduğu yeni veriler elde ettikçe savcılığımıza davet edilecekler. Asıl amacımız daha üstlere ulaşmak. Bizim asıl ciddiyet ile yaklaştığımız konu bu. Amacımız ifşa değil. Narkotik konusunda uyuşturucu baronu olarak adlandırabileceğimiz kişilerle ilgili Interpol ile bağlantılar kurduk. Bu bizim ülkemiz adına çok büyük bir artı. Karşılıklı uluslararası soruşturma yöntemi geliştirdik. Ünlüler örnek alınan, özenilen insanlar. Toplumda ve ailelerde farkındalığın arttığını düşünüyoruz. Narkotik operasyonlarımız devam edecek" ifadelerini kullandı. Yasadışı bahisten elde edilen gelirlere yönelik yürütülen soruşturmalar hakkında ise Başsavcı Dönmez "Yasadışı bahisten elde edilen gelirlere yönelik başlattığımız soruşturmalar kapsamında özellikle ödeme kuruluşlarına yönelik şüpheler doğdu. Ödeme kuruluşlarına yapılan soruşturmalarımız var. Perde arkasında da örneğin yazılım hizmeti veren kuruluşlara da operasyon yaptık. Son bir buçuk yılda 8 ödeme kuruluşuna operasyon düzenlendik. 255 şüpheli hakkında işlem yapıldı, 108 şüpheli tutuklandı. Pos tefeciliği suçuna iştirak eden ödeme kuruluşlarına yönelik işlemler sürüyor" dedi. "Bu konu sadece futbol değil diğer alanlara da sıçrayabilir" Başsavcı Dönmez "Sporda bahis soruşturması kapsamında 129 şüpheli hakkında çalışma yapıldı. 56 şüpheli hakkında dava açıldı. TFF’nin verdiği veriler bizim için önemli. Spor Toto’dan gelen veriler de bizim için çok önemli. Bu konu sadece futbol değil diğer alanlara da sıçrayabilir. İncelemeler konu hakkında sürüyor" dedi. Başsavcı Dönmez, "Bahis konusunda elimizdeki verilerle çok kapsamlı bir hazırlığımız var. Bahis konusunda büyük yeni soruşturmalarımız yakın zamanda meyvesini verecek. Biz elde ettiğimiz verilerden çok mutlu olduk. Bahis sisteminin tamamen çökertilmesine gidecek. Kapsamı çok geniş olacak şimdiden söyleyeyim" ifadelerini kullandı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Fatih Dönmez temel gıda ürünlerinin fiyatıyla ilgili çalışmaların da yürütüldüğünü söyleyerek "Ticari hayatı da olumsuz etkilemeden hukuka uygun şekilde olağan dışı fiyat hareketlerini incelemeye aldık. Kırmızı, beyaz et ve sebzelerde oluşan fiyat hareketliliğini incelemeye aldık. Ticaret Bakanlığı ve diğer kamu kuruluşları ile koordinasyonlu çalışmalarımızı sürdürüyoruz" dedi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Fatih Dönmez belediyelere yönelik soruşturmalar hakkında ise "İştiraklere yönelik incelemeler sürüyor. Büyükçekmece, Gaziosmapaşa ve Bayrampaşa soruşturmalarının sonuna geldik. Bana 2 hafta diye söz verildi. Bana verilen söz doğrultusunda 2 haftada iddianamesinin yazılması bekleniyor" dedi.
Kastamonu Kastamonu Üniversitesi’nde yapılardaki malzemelerin deprem dayanımı masaya yatırıldı Kastamonu Üniversitesi’nin yürüttüğü proje kapsamında depremlerde yapılardaki malzeme dayanımı ve zemin etkisi masaya yatırıldı. Kastamonu Üniversitesi Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi öğretim üyelerinden Dr. Öğretim Üyesi Mehmet Uğur Yılmazoğlu’nun yürütücülüğünü üstlendiği "Depremde Yapı Davranışı: Malzeme Dayanımı ve Zemin Etkisi" başlıklı TÜBİTAK destekli proje, açılış programıyla başladı. Kastamonu Üniversitesi Merkez Kütüphane Cemil Meriç Salonu’nda gerçekleştirilen açılışta ilk konuşmayı proje yürütücüsü Dr. Öğretim Üyesi Mehmet Uğur Yılmazoğlu yaptı. Yılmazoğlu, Türkiye’nin aktif fay hatları üzerinde yer alması nedeniyle deprem bilincinin artırılmasının önemine dikkat çekerek, depremin bir doğa olayı olduğunu;,ancak doğru mühendislik uygulamalarıyla ihtimal etkilerinin azaltılabileceğini ifade etti. Yılmazoğlu, etkinliğin içeriğine ilişkin bilgi vererek katkı sunanlara teşekkür etti. Açılışta konuşan Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ömer Küçük ise, 6 Şubat depremlerinin Türkiye’nin deprem gerçeğini bir kez daha açık şekilde ortaya koyduğunu belirtti. Afet kavramının yalnızca depremle sınırlı olmadığını, yangın, sel ve kuraklık gibi farklı afet türlerinin de toplumsal yaşamı etkilediğini ifade eden Küçük, afetlere yönelik hazırlık, planlama ve alınan tedbirlerin afet öncesi ve sonrasındaki etkilerin azaltılmasında belirleyici olduğunu vurguladı. Deprem risklerinin azaltılması, güvenli yapı tasarımı ve zemin davranışlarının bilimsel temelde ele alınmasını amaçlayan TÜBİTAK destekli program kapsamında, deprem mühendisliği, depreme dayanıklı yapı tasarımı, zemin-yapı etkileşimi ve deprem hasarlarının değerlendirilmesine yönelik teorik ve uygulamalı eğitimler yer alıyor. Dört gün sürecek etkinlik boyunca düzenlenecek dersler, seminerler ve uygulamalarla katılımcılara deprem etkisi altında yapı davranışı, zemin özelliklerinin yapı güvenliğine etkisi ve güncel yaklaşımlar hakkında kapsamlı içerikler sunulacak.