KÜLTÜR SANAT - 04 Eylül 2023 Pazartesi 09:21

64 bin yıllık sır

A
A
A

Çanakkale’nin Çan ilçesine bağlı Bahadırlı köyü sınırları içerisindeki 2017 yılından bu yana devam eden İnkaya Mağarası kazı çalışmalarında mağaradaki tabakalarda 86 bin yıl öncesine kadar inen insan yaşam izlerine rastlanırken, kazı sırasında çakmak taşından üretilmiş yongalar, dilgiler, kazıyıcılar, uçlar, çentikli aletler, çekirdek ve vurgaç gibi çeşitli buluntuların üretildiği 64 bin yıllık atölyedeki kazı çalışmaları yoğunlaştırıldı. 150 santimetreye inilen atölyede 40 bin ile 64 bin yıllık yaşam izleri bulunurken, çakmak taşından üretilmiş yontma taş aletleri, kazı çalışmalarının devam ettiği 64 bin yıllık atölyede üretilmiş.

Çan’a bağlı Bahadırlı köyü sınırları içerisindeki İnkaya Mağarası, 2016 yılında Ankara Üniversitesi, Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi, Antropoloji Bölümü, Paleoantropoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. İsmail Özer başkanlığında yapılan ’Muğla ve Çanakkale İlleri Yüzey Araştırması’ sırasında bulundu.

İnkaya Mağarası’nda 2017-2020 yılları arasında Troya Müze Müdürlüğü başkanlığında, Prof. Dr. Özer’in bilimsel koordinatörlüğünde uluslararası bir ekiple kazı çalışmaları yapıldı. 2021 yılından itibaren ise kazı İsmail Özer başkanlığında Cumhurbaşkanlığı Kararlı Kazı statüsüne çevrildi. İnkaya Mağarası kazıları bu yıl Türk Tarih Kurumu destekli kazı statüsüne dönüştürüldü. Bu yılki kazı çalışmaları toplamda 20 kişilik bir ekiple sürdürülüyor. Bu yılki çalışmalarda Orta Paleolitik Dönemde bölgede yaşamış fosil insanların çakmaktaşı hammadde ve sıcak su kaynakları nedeniyle mağarada uzun süreli ve yoğun bir şekilde ikamet ettikleri anlaşıldı.

64 bin yıllık sır

İnkaya Mağarasının ana bölümünün batı kısmında devam eden kazı çalışmaları sırasında çakmak taşından üretilmiş yongalar, dilgiler, kazıyıcılar, uçlar, çentikli aletler, çekirdek ve vurgaç gibi çeşitli buluntuların yapıldığı 64 bin yıllık atölyedeki derinleştirme faaliyetlerine yoğunlaşıldı. 150 santimetreye inilen atölyede 40 bin ile 64 bin yıllık yaşam izleri bulunuyor. Atölyede, çakmak taşından üretilmiş yongalar, dilgiler, kazıyıcılar, uçlar, çentikli aletler, çekirdek ve vurgaç gibi çeşitli buluntular dönem insanlarının günlük ihtiyaçlarında kullanılıyor.

64 bin yıllık sır

Ankara Üniversitesi, Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi, Antropoloji Bölümü, Paleoantropoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. İsmail Özer, “Şu anda mağaranın ana bölümünün batı kısmındayız. 4 yıl önce batı duvarının hemen kenarında kazı çalışmalarına başladık. Kazı sırasında burada bir sürprizle karşılaştık. Normalde mağaranın diğer bölümlerinde kalınlığı fazla olmayan bir kültür katmanıyla karşılaşırken, burada şu anda 150 santimetreye ulaşan bir katmanla karşılaştık. Buluntuların yoğunluğu ve içeriği bu alanın bir atölye alanı olarak kullanılmış olabileceği yönünde. Paleolitik dönem insanları belki de çevremizdeki yaklaşık 10 kilometrelik görüş alanıyla tüm vadiyi takip ederken, bir yandan da bu bölgede ana kayalıklardan kopardıkları taşları işliyorlar ve sonrasında büyük oranda artıklarını burada bırakıyorlardı. Ürettikleri daha işlevsel aletleri yanlarında taşıyarak belki avlanmaya, belki mağaranın diğer bölgelerinde günlük işlerini yapmaya gidiyorlardı.

64 bin yıllık sır

Burada üretim artıklarından görebildiğimiz kadarıyla şimdilik 150 santimetrelik bir atölye katmanı mevcut. Bu bizim çalışmalarımızı yavaşlatıyor, ama karşılığında buradaki insanların seri üretim yaptıkları alanı keşfetmenin de mutluluğunu var. Katmanın üst seviyelerinden geçen yıl yaptığımız tarihlendirmeler bize 40 bin yıllık bir zamanı gösterdi. 40 bin yıl aslında bu dönem insanının soy tükenmelerinin başladığı bir evreyi gösteriyor. Belki de bu insanlar için mağaranın en son kullanıldığı dönemi bulmuş olabiliriz. Tabi diğer tarihlendirmeler bize zaman içinde bunun doğru olup olmadığını gösterecek. Daha aşağılara indiğimiz zamanda 64 bin yıllık bir zamana ulaştık.

64 bin yıllık sır

Şimdiki hedefimiz bizim mağaranın batı bölümündeki 64 bin yıl ile doğu yamaçlarındaki 64 ile 86 bin yıl arasındaki tarihlerin burada örtüşüp, örtüşmeyeceği, yani birbirini devam ettirip, ettirmeyeceği şeklinde, bunu hem bu sene hem de ileriki yıllarda burada devam ettireceğimiz derinleştirme çalışmaları söyleyecek. Tarihlendirmelerimizi kazı sezonu sonunda indiğimiz en derin seviyeden tekrar yapacağız. Bu alanın yine ilginç özelliklerinden bir tanesi mağara ana kayasının alt kısmının insanlar tarafından koparıldığını gösteren izler. Yani buradaki bütün buluntular aslında bu bölgedeki mağara duvarının koparılarak, yontma taş aletlerin üretilmesi ve sonrasında buraya terk edilmesi sonucunda oluşmuş bir birikimdir” dedi.

64 bin yıllık sır

Mustafa Suiçmez

 

 



 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Hepimizin yüreğine kor ateş düşüren saldırının siyasi polemiklere malzeme yapılmaması, ahlaki bir görevdir" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Milletçe hepimizin yüreğine kor bir ateş düşüren böyle bir saldırının siyasi polemiklere ve reyting kaygısına malzeme yapılmaması, vicdani olduğu kadar ahlaki bir görevdir" dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kahramanmaraş’ta bir okulda meydana gelen silahlı saldırır hakkında açıklama yaptı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Kahramanmaraş’ta gerçekleşen, tüm Türkiye’yi derinden üzen silahlı saldırıdan etkilenen tüm vatandaşlarımıza, tüm ailelerimize, özellikle sevgili yavrularımıza geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Bu elim saldırıda maalesef pırıl pırıl evlatlarımızı ve fedakar bir eğitimcimizi kaybettik. Kaybettiğimiz canlarımıza yüce Allah’tan rahmet niyaz ediyor; kederli ailelerine sabır, eğitim camiamıza başsağlığı diliyorum. Cumhuriyet savcılarımız, mülkiye ve maarif müfettişlerimiz derhal başlatılan soruşturmaları titizlikle yürütmektedir. Olay tüm boyutlarıyla mutlaka aydınlığa kavuşturulacaktır. Milli Eğitim, Aile ve Sosyal Hizmetler, İçişleri, Adalet ve Sağlık Bakanlarımız, yaralılarımızla ve hadiseden etkilenen kardeşlerimizle ilgilenmek, acıları paylaşmak ve sürece bizzat vaziyet etmek üzere Kahramanmaraş’a intikal etmişlerdir" ifadelerini kullandı. Saldırının siyasete malzeme edilmemesi gerektiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Milletçe hepimizin yüreğine kor bir ateş düşüren böyle bir saldırının siyasi polemiklere ve reyting kaygısına malzeme yapılmaması, vicdani olduğu kadar ahlaki bir görevdir. Hadisenin hassasiyetine binaen başta basın mensuplarımız olmak üzere toplumun tüm kesimlerinden gerekli özeni göstermelerini rica ediyorum. Bu süreçte milletimizden yalan ve yanlış haberlere, dezenformasyon içeren paylaşımlara itibar etmemelerini, ilgili kamu kurumlarımızın açıklamalarını dikkate almalarını istirham ediyorum. Evlatlarımıza, ailelerimize ve öğretmenlerimize tekrar geçmiş olsun diyorum" dedi.
Şanlıurfa Siverek’te okul saldırısına tepki Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde bir lisede meydana gelen ve 16 kişinin yaralandığı silahlı saldırıya tepki göstermek amacıyla yürüyüş ve basın açıklaması düzenlendi. Eğitim Bir Sen tarafından yapılan yürüyüş ve basın açıklaması, Memur-Sen ve Eğitim Bir Sen Genel Başkan Ali Yalçın’ın katılımıyla gerçekleşti. Kanlıkuyu Meydanı’ndan başlayan yürüyüş, saldırının yaşandığı Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’ne kadar sürdü. Öğretmenler, öğrenciler ve vatandaşların katıldığı yürüyüşte "Şiddete hayır", "Öğretmene dokunma" ve "Öğrenciye dokunma" sloganları atıldı. Yürüyüşün ardından basın açıklamasını Eğitim Bir Sen Genel Başkanı Ali Yalçın okudu. Yalçın, eğitim kurumlarında şiddet olaylarının arttığını belirterek, "Eğitim çalışanları açık hedef haline gelmiştir. Bu durum toplumsal değerlerdeki çözülmenin göstergesidir" dedi. Öğretmenlik mesleğinin itibar kaybına uğradığını ifade eden Yalçın, eğitimcilerin giderek daha güvensiz bir ortamda görev yaptığını vurguladı. Siverek’te yaşanan saldırının münferit olmadığını dile getiren Yalçın, okullarda yaşanan şiddetin yaygın bir toplumsal sorun haline geldiğini söyledi. Şiddetin eğitim ortamlarını tehdit ettiğini kaydeden Yalçın, eğitim çağındaki çocukların dahi şiddetin faili haline gelebildiğine dikkat çekti. Basın açıklamasında ayrıca, sosyal medya üzerinden yapılan tehditlerin önceden tespit edilmesi, okul polisi uygulamasının yaygınlaştırılması, rehberlik hizmetlerinin artırılması ve öğrenci disiplin yönetmeliğinin yeniden düzenlenmesi gerektiği ifade edildi. Yalçın, "Eğitimciye yapılan saldırı, milletin vicdanına yapılmıştır. Eğitimciler sahipsiz değildir" diyerek gerekli adımların atılmaması halinde mücadeleyi sürdüreceklerini belirtti. Açıklamada, saldırıya uğrayan öğretmen, öğrenci ve güvenlik görevlilerine geçmiş olsun dilekleri iletilirken, eyleme katılan sivil toplum kuruluşları ve vatandaşlara teşekkür edildi. Basın açıklamasına Siverek Belediye Başkanı Ali Murat Bucak, öğretmenler, öğrenciler ve çok sayıda vatandaş katıldı.