KÜLTÜR SANAT - 23 Temmuz 2025 Çarşamba 09:31

86 bin yıllık yaşam alanı bulunan İnkaya Mağarası’nda 2025 kazıları başladı

A
A
A
86 bin yıllık yaşam alanı bulunan İnkaya Mağarası’nda 2025 kazıları başladı

Çanakkale’nin Çan ilçesine bağlı Bahadırlı köyü sınırları içerisinde 2017 yılından bu yana devam eden İnkaya Mağarası kazı çalışmalarında bu yıl geçmiş yıllarda tarihlendirme yapılan 86 bin yıllık yaşam izleri bulunan bölgede 2025 yılı kazı çalışmaları başladı.


Çan ilçesine bağlı Bahadırlı köyü sınırları içerisinde bulunan İnkaya Mağarası’ndaki 2025 yılı kazı çalışmaları başladı. Kazılar, Kültür ve Turizm Bakanlığının izin ve destekleriyle Ankara Üniversitesi, Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. İsmail Özer başkanlığındaki ekip tarafından sürdürülüyor.


2016 yılında yapılan yüzey araştırması sırasında bulunan mağarada 2017 yılında Çanakkale Müze Müdürlüğü başkanlığında başlatılan kazı çalışmaları 2021 yılında Cumhurbaşkanlığı Kararlı Kazı çalışmasına dönüştürüldü. Kazılarda bu yıl 9’uncu sezona ulaşıldı. İnkaya Mağarası, 26,5 milyon yıl önce bu alanda faal olan bir volkanizma ile oluşmaya başlarken, hem kayalıkların çakmaktaşı ham madde kaynakları oluşturması, hem de yöredeki sıcak su kaynaklarının sağladığı avantajlar nedeniyle Paleolitik Çağ insanları tarafından uzun süreli ve yoğun bir şekilde kullanıldı. Mağarada şimdiye kadar yapılan tarihlendirme çalışmalarında 86 bin yıla inen bir insan kullanımının varlığı kanıtlandı.


Kazı Başkanı Prof. Dr. İsmail Özer, bu sene mağaranın farklı bölümlerindeki en az 5 alanda kazı çalışmalarının yapılacağını belirterek, geçen yıl başlatılan Geleceğe Miras Projesi kapsamında mağaranın batısındaki atölye alanında yoğunlaşılacağını belirterek, "Bu alan mağarayı yaşam alanı olarak kullandığı anlaşılan Paleolitik Çağ insanlarının gündelik her türlü aktivitelerinde kullandıkları yontmataşları ürettikleri bir alan. Bu nedenle atölye alanında daha küçük yumruların ana kayalıklarından koparılma izleri, çekiç olarak kullanılan bazalt vurgaçlar, çakmaktaşı yongalama ürünleri, atık parçalar ve nihayetinde kırılamayacak hale geldiği için terkedilen çakmaktaşı çekirdek kalıntıları yoğun bir şekilde bulunmaktadır. Atölye alanındaki kazılar proje sayesinde hızlandırılmış ve daha geniş bir alanda kazı yapılması ve mağaranın bu bölümündeki girişinin açılması mümkün hale gelmiştir. Farklı dönemlere tarihlendirilen mağaranın diğer bölümlerindeki kazı çalışmalarında da dönem insanlarının alan kullanımları ve gündelik aktiviteleri hakkında daha çok ipuçlarına ulaşılması hedeflenmektedir. Mağaradaki kazı çalışmalarının çeşitli üniversitelerden heyet üyelerinin katılımlarıyla 20 kişilik bir ekiple yıl sonuna kadar devam ettirilmesi planlanmaktadır" dedi.



86 bin yıllık yaşam alanı bulunan İnkaya Mağarası’nda 2025 kazıları başladı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa BUÜ sanat ile bilimi buluşturacak Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ) ile Bize Proje Geliştirme A.Ş. arasında bilim, eğitim, kültür ve sanat alanlarını kapsayan bir işbirliği protokolü imzalandı. Rektörlük binasında gerçekleştirilen törene; Rektör Yardımcısı Prof. Dr. İrfan Kırıştıoğlu, Güzel Sanatlar Dekanı Prof. Dr. Ali Sait Liman, Dekan Yardımcıları Doç. Dr. İbrahim İ. Öztahtalı ve Dr. Öğr. Üyesi Pelin Elcik Yorgancıoğlu ile Bize Proje Geliştirme A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Erdoğan Demir ve Grup Direktörü Nazife Uslu Mumcu katıldı. Araştırma Üniversitesi kimliğiyle sanatta da zirve hedefi Törende konuşan BUÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. İrfan Kırıştıoğlu, üniversitenin 50. yılını geride bırakmış köklü bir araştırma üniversitesi olarak Türkiye’nin en üst liginde yer aldığını vurguladı. Kırıştıoğlu, eğitim kalitesinin ancak ölçülebilir akreditasyonlarla tescillenebileceğini belirterek, sanayicilerin sanata yönelmesinin Bursa’nın sosyal yapısı için hayati önem taşıdığını ifade etti. Sanatın belediyeler veya siyasi yapılardan bağımsız, özgür bir alanda gelişmesi gerektiğini dile getiren Kırıştıoğlu, Bize Proje Geliştirme A.Ş. gibi vizyoner kurumların desteğinin Bursa’yı gerçek bir kültür şehri kimliğine kavuşturacağını ve Güzel Sanatlar Fakültesinin gelişimine büyük ivme katacağını belirtti. "Güzel sanatlar için yeni bir heyecan" Güzel Sanatlar Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ali Sait Liman, böylesine anlamlı bir projenin ortağı olmaktan duydukları memnuniyeti dile getirdi. Liman, üniversitenin sanatsal kapasitesini iş dünyasının vizyonuyla birleştirecek bu tür etkinliklerin, hem öğrenciler hem de Bursa halkı için büyük bir kazanım olacağını ifade ederek iş birliğinin hayırlı olmasını diledi. Katma değer üretecek bir işbirliği Bize Proje Geliştirme A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Erdoğan Demir, otomotivden teknolojiye, tarımdan müzeciliğe kadar geniş bir yelpazede faaliyet gösterdiklerini hatırlatarak, temel felsefelerinin "katma değersiz iş üretmemek" olduğunu söyledi. Geçmişte yaşadıkları bazı aksaklıklara rağmen sanat galerileri ve gösteri merkezleri kurma hedeflerinden vazgeçmediklerini belirten Demir, üniversite ile olan bu birlikteliği sadece bir sponsorluk ilişkisi olarak görmediklerini, bizzat eserin üretim sürecinde yer alarak sahiplenmek istediklerini kaydetti. Demir ayrıca, sanatsal projelerin yanı sıra Türkiye’de bir ilk olacak neodyum mıknatıs yatırımı ve uzay çalışmaları gibi teknik alanlarda da üniversitenin mühendislik birikimiyle istediklerini sözlerine ekledi.
Hatay Misafirliğe geldiği evin camından çıkarak kaybolan genç 13 gündür aranıyor Hatay’da penceredeki sinekliği parçalayıp camdan çıkarak ortadan kaybolan psikolojik rahatsızlığı olan genç, 13. gününde aranmaya devam ediliyor. Kardeşinin telefon kayıtlarının inceleneceğini ifade eden ağabey Tarık Çalışkan ve ailesi, gelecek umutlu haberi bekliyorlar. Van’dan çalışmak için Hatay’a gelen ve Antakya ilçesi Serinyol Mahallesi’nde yaşayan 27 yaşındaki Uğur Çalışkan’a 3 yıl önce bipolar bozukluğu tanısı konuldu. Rahatsızlığı nedeniyle ilaç kullanan Çalışkan, 13 gün önce sabah saatlerinde misafir olarak kaldığı dayısının evinde penceredeki sinekliği parçalayıp evden ayrıldı. Aile tarafından yapılan kayıp başvurusu sonrası Çalışkan’ı bulmak için AFAD liderliğinde arama çalışması başlatıldı. Ekiplerin sahadaki arama çalışmaları 13. gününde devam ederken, Çalışkan’ın terliği bulundu. Kardeşinin telefon kayıtlarının inceleneceğini ifade eden ağabey Tarık Çalışkan ve ailesi, gelecek umutlu haberi bekliyorlar. "Jandarma ekipleri arama çalışmalarında en son terliği ormanlık alanda, şehrin üst bölgesinde buldu" Kardeşine ait olduğu düşünülen terliğin ormanlık alanda bulunduğunu söyleyen ağabey Tarık Çalışkan, "Kardeşim 13 gündür kayıp ve şu ana kadar hiçbir ize rastlamadık. Aramalarda en son zaten elbisesi bulundu. AFAD ekiplerinin arama kurtarma çalışmaları devam ediyor. Jandarma ekipleri arama çalışmalarında en son terliği ormanlık alanda, şehrin üst bölgesinde buldu. En son jandarma ekipleri bizleri aradı ve ’Ormanlara girmeyin, şüpheli bölgelerde arama yapın’ dedi. Şehre inme ihtimaline karşı jandarma ekipleri kamera kayıtlarını inceliyor. Biz de çaresiz bir şekilde bekliyoruz. Babamla birlikte savcılığa gittik ve kardeşimin telefonundaki HTS kayıtları için başvuru yaptık, inceleniyor. Telefonda bazı şifreler var ve bu şifreler çözülmeyi bekliyor. Biz de gelecek umutlu haberi bekliyoruz" dedi. "Ailecek perişan durumdayız" Günlerdir kayıp olan yeğeninden gelecek umutlu haberi bekleyen amca Menduh Çalışkan, "Ben kayıp Uğur’un amcasıyım. Yeğenim için 13 gündür buradayız ve hala Uğur’dan haber alamadık. Bütün yetkililer aramaya devam ediyorlar. Herkesten ve devletten umut bekliyoruz. Ailecek perişan durumdayız. Uğur’dan gelecek umutlu haberi bekliyoruz" ifadelerini kullandı.