ÇEVRE - 19 Nisan 2026 Pazar 09:45

Çanakkale için yeni kuş türü: Büyük Cılıbıt

A
A
A
Çanakkale için yeni kuş türü: Büyük Cılıbıt

Çanakkale’de uzun bacaklı orta boylu bir yağmurkuşu olan Büyük Cılıbıt ilk kez görüntülendi.


Büyük Cılıbıt kuşları, kumsal ve sahil kıyılarında kısa ve kalın gagalı, büyük kafalarına eşlik eden büyük gözlere sahip ve oldukça karakteristik olan ’izle, koş, kap!’ tekniğiyle besleniyor. Asya, Avrupa ve Afrika kıtalarında görülebilen, geniş bir coğrafyaya yayılmış ince ve uzun bacaklı orta boylu bu yağmurkuşu ülke için esas olarak İç Anadolu’nun neredeyse tamamen sulak alanlarının çevresiyle sınırlı tuzlu bozkırlarına yerel ve yaygın olmayan bir yaz ziyaretçisi. Marmara Bölgesi özelinde ise, bu türün Trakya’da bulunan illerin hiçbirinde kaydı yok. Çok fazla kuş gözlemcisinin aktif olduğu İstanbul şehrinde bile geçen sene görülen 1 kuş haricinde başka kaydı olmadığı bildirildi.



Kuş gözlemcisi Murat Uyman, objektifine yakalanan Büyük Cılıbıt kuşu hakkında şunları aktardı: "13 Nisan günü kuş gözlemi amacıyla Kumkale Deltasına gittim. Türü ilk gördüğümde, Çanakkale’de hem üreyen hem de kışlayan, yerli bir türümüz olan Akça Cılıbıt sürüsü ile birlikte hareket ettiğini gözlemledim. Akça Cılıbıt, Büyük Cılıbıt’tan daha küçük bir kıyı kuşu olduğundan aralarındaki bu büyüklük farkı hemen dikkatimi çekti ve türü Büyük Cılıbıt olarak hemen tanımladım. Çanakkale için ilk kayıt olduğunu bildiğimden görsel kanıt ile kesin tanım elde edebilmek için mümkün olduğunca türe rahatsızlık vermeden ve varlığımla strese sokmadan fotoğraf almaya çalıştım. Fotoğraflarda görülen kuşa ait özellikler gözlem anındaki düşüncemi doğruladı. Böylelikle Büyük Cılıbıt ile Çanakkale’mizde görülen kuş türü sayısını 332 türe taşımış oldum. En büyük temennim, Çanakkale’de, ülkemizde ve tüm dünyada kuş gözlemci sayısının artması ve bu sayede doğa ile derin bir bağ kurma şansı bulan insanlarda doğa koruma ve diğer canlıların yaşam hakkına saygı duyma konusunda farkındalık ve ortak bir bilinç oluşması."



Çanakkale için yeni kuş türü: Büyük Cılıbıt

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Adana Adana’da "Güney Sarısı" bereketi: Yerli ırk üreticinin yüzünü güldürüyor ADANA (İHA) – Adana’nın yerli sığır ırklarından "Güney Sarısı"nın süt kalitesi ve verimi, üreticilerin yüzünü güldürürken, ırkın korunması ve geliştirilmesine yönelik çalışmalar da hız kazandı. Yerli "Güney Sarısı" sığır ırkının korunması ve yaygınlaştırılması amacıyla yürütülen farkındalık çalışmaları kapsamında üreticiler ile sektör temsilcileri bir araya geldi. Kozan İlçe Tarım ve Orman Müdürü Mutlu Karataş ile teknik personelin katılımıyla gerçekleştirilen programda, ilçede yetiştiricilik yapan Zafer Karabulut’un üretim tesisinde incelemelerde bulunuldu. Toplantıda, yerli "Güney Sarısı" ırkının süt verimi ve kalite özellikleri ele alınırken, elde edilen sütün katma değerli ürünlere dönüştürülmesine yönelik yapılabilecek çalışmalar değerlendirildi. Üreticilerin gelir seviyesini artırmaya yönelik projeler üzerine fikir alışverişinde bulunulurken, İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü koordinasyonunda yürütülen eğitim faaliyetleri kapsamında yetiştiricilere süt üretim süreçleri hakkında bilgilendirme yapıldı. İlçede yaklaşık 2 bin 500 baş yerli "Güney Sarısı" sığır varlığının bulunduğu belirtilirken, bu önemli gen kaynağının korunması, saf olarak sürdürülebilirliğinin sağlanması ve elde edilen sütün ekonomiye kazandırılması için çalışmaların sürdüğü kaydedildi. Bölgede sayılarının 10 ila 15 bin arasında olduğu ifade edilen "Güney Sarısı" ırkının, yemden yararlanma ve zorlu iklim şartlarına uyum kabiliyetiyle öne çıktığına dikkat çeken İlçe Tarım ve Orman Müdürü Mutlu Karataş, "Melez ve yüksek verimli saf ırklarda 1 kilogram yeme karşılık ortalama 4 kilogram süt elde edilirken, bu ırkta bu oran 6 kilograma kadar ulaşabilmektedir" dedi.
Gaziantep Bahar aylarında tescilli lezzet Beyran’a yoğun ilgi Gaziantep’in tescilli lezzetlerinden, padişah yemeği olarak bilinen beyran, bahar aylarında da yoğun ilgi görmeye devam ediyor. Özellikle mevsim geçişlerinin etkisiyle artan grip ve soğuk algınlığı vakaları, vatandaşları doğal ve geleneksel yöntemlere yönlendirirken, beyran bu noktada adeta şifa kaynağı olarak öne çıkıyor. Sabahın erken saatlerinden itibaren beyran salonlarının yolunu tutan vatandaşlar, hem lezzetli bir öğün tüketiyor hem de hastalıklara karşı direnç kazandıklarına inanıyor. Bağışıklık sistemini güçlendirdiği düşüncesiyle tercih ediliyor Kuzu eti, et suyu, pirinç, sarımsak ve çeşitli baharatlarla hazırlanan beyran, özellikle bağışıklık sistemini güçlendirdiği düşüncesiyle tercih ediliyor. Beyran ustaları ise yılın her döneminde yoğunluk yaşandığını ancak bahar aylarında bu ilginin daha da arttığını belirtiyor. Vatandaşların özellikle soğuk algınlığı, halsizlik ve kırgınlık şikayetleriyle geldiğini ifade eden usta Yusuf Pektaş, "Beyran hem doyurucu hem de içenleri terleterek rahatlatıyor. Bu yüzden hasta olan da sağlıklı olan da tercih ediyor" dedi. Gaziantep mutfağının en önemli değerlerinden biri olan beyran, sadece yerli halkın değil, şehre gelen turistlerin de ilgisini çekmeye devam ediyor. Geleneksel yapımı ve güçlü aromasıyla dikkat çeken bu özel yemek, dört mevsim sofralardaki yerini korurken, özellikle bahar aylarında adeta şifa niyetine tüketiliyor" dedi. "Biz beyranı doğal bir antibiyotik olarak görüyoruz" Beyran yemeğine ilginin her mevsim yoğun olduğunu söyleyen usta Yusuf Pektaş, "Beyran, haşlanmış pirinç ve kuzu etiyle yapılır. Et olarak genellikle kuzunun kürek kısmı tercih edilir. Ayrıca yaklaşık 12 saat kaynatılarak hazırlanan ilikli kemik suyu kullanılır. Biz beyranı doğal bir antibiyotik olarak görüyoruz. Yaklaşık 80 yıl önce beylere hitap eden bir yemek olduğu için ‘beyran’ adını almıştır. Misafirlerimiz bazen beyranı çorba olarak adlandırır ancak biz buna katılmıyoruz. Beyran bir çorba değil, sulu bir ana yemektir. Oldukça doyurucudur; içerisinde pirinç ve et bulunur. Sağlık açısından da önemli bir yere sahiptir. Özellikle kış aylarında hastalandığımızda hastaneye gitmeden önce bol acılı ve sarımsaklı beyran tüketiriz. Ardından dinleniriz ve ertesi güne daha enerjik uyanırız. Beyran kolajen içerir. İçerisinde sarımsak ve ilikli kemik suyu bulunduğu için doğal bir antibiyotik olarak kabul edilir. Beyranın belirli bir zamanı yoktur, günün her saatinde tüketilebilir. Sabah kahvaltısında, öğle yemeğinde, akşam ya da gece saatlerinde tercih edilebilir. Yaz aylarında ise sıcak havalar nedeniyle sabah saatlerinde çok tercih edilmez. İçeriğindeki pul biber, sarımsak ve kemik suyu sıcak havada ağır gelebilir. Ancak akşam serinliğinde yeniden yoğun ilgi görür. Beyranın fiyatı 360 TL’dir ve bizde her gün bulunur. Hazırlık sürecinde, önceden elde edilen ilikli kemik suyu ocağa alınır ve yüksek ateşte yaklaşık 4-5 dakika kadar özleşmesi sağlanarak servise hazır hale getirilir" şeklinde konuştu. "En çok tercih edeceğimiz yemek kesinlikle beyran olur" Ankara’dan geldiklerini belirten vatandaş Kubilay Yorulmaz, "Gittiğimiz birçok yerde bu tarz özgün tatları bulamıyoruz. Bu yüzden özellikle beyran yemek için buraya geldik. Gerçekten çok memnun kaldık, ustanın eline sağlık. Gaziantep gastronomi açısından çok zengin bir şehir. Sadece beyran değil, diğer yemekler de oldukça lezzetli. Ama en çok tercih edeceğimiz yemek kesinlikle beyran olur" diye konuştu.
Manisa Kadın girişimciden tarımda akılcı çözüm Manisa’nın Alaşehir ilçesinde kadın girişimci Müşerref Üründü, üzüm bağlarını dolu, don ve güneşin zararlı etkilerine karşı özel tüllerle koruyarak hem verimi artırıyor hem de organik üretimi güçlendiriyor. Manisa’nın Alaşehir ilçesine bağlı Kasaplı Mahallesi’nde kadın girişimci Müşerref Üründü, eşi Mete Üründü ile birlikte 50 dönümlük alanda organik üzüm üretimi yaparken, bağlarını dolu, don, aşırı yağış ve güneşin zararlı etkilerine karşı özel tüllerle koruma altına aldı. Kurulan sistem sayesinde ürün kaybı en aza indirilirken, kalite ve verimde önemli artış hedefleniyor. Ziraat teknikeri olan Müşerref Üründü, Alaşehir’in en önemli geçim kaynaklarından biri olan üzümde doğallığı korumak ve kaliteyi artırmak amacıyla organik üretime yöneldiklerini belirtti. Üründü, yetiştirdikleri Alphonse Lavallée (Alfonse), Red Globe ve çekirdeksiz Sultaniye üzüm çeşitlerinde iklim şartlarının üretimi doğrudan etkilediğini ifade ederek, son yıllarda yaşanan dolu, ani yağış ve don olaylarının üreticileri zor durumda bıraktığını söyledi. Artan iklim risklerine karşı önlem almak zorunda kaldıklarını vurgulayan Üründü, "Dolu, dakikalar içinde bir sezonun emeğini yok edebiliyor. Biz de bu riski azaltmak için bağlarımızın üzerini özel tüllerle kapladık" dedi. Yaklaşık 40 dönümlük alanda uygulanan koruma sistemi sayesinde üzümlerin hem fiziksel zarar görmesinin hem de güneş yanıklarının önüne geçildiğini belirten Üründü, bu yöntemin aynı zamanda ani soğukları kırarak bitkinin strese girmesini engellediğini dile getirdi. Kurulan sistemin sadece iklim şartlarına karşı değil, üretim sürecine de katkı sağladığını ifade eden Üründü, eşi Mete Üründü ile birlikte üretimi sürdürdüklerini belirterek şunları söyledi: "Ziraat teknikeri ve kadın üretici olarak bağlarımızda organik üretim yapıyorum. Son yıllarda artan iklim değişiklikleri bizi dolu filesi kurmaya yönlendirdi. Çünkü dolu, dakikalar içinde bir sezonun emeğini yok edebiliyor. Biz de bu riski azaltmak için bağlarımızı koruma altına aldık. Dolu filesi sadece doluya karşı değil; ani soğukları kırıyor, yazın ise güneşin yakıcı etkisini azaltarak bitkinin strese girmesini önlüyor. Bu da daha sağlıklı bir gelişim sağlıyor. Aynı zamanda bu sistem, ürün zararını azaltarak ilaç ihtiyacını minimuma indiriyor ve organik üretime katkı sağlıyor. Kadın üretici olarak bu işi yapmak benim için çok kıymetli. Biz sadece üretmiyoruz; doğayı koruyarak, geleceği düşünerek üretmeye devam ediyoruz."
Antalya Kavga eden sokak köpeklerine tüfekle ateş edip bir köpeği öldürdü Antalya’nın Kepez ilçesinde kavga eden sokak köpeklerine pompalı tüfekle ateş eden şahıs bir köpeği öldürdü. Güvenlik kameralarına an be an yansıyan olayın ardından jandarma ekipleri tarafından silahla birlikte kısa sürede yakalanan şahıs adliyeye sevk edildi. Kepez ilçesi Duacı Mahallesi’nde önceki gün 15.30 sıralarında meydana gelen olayda sokak üzerinde vatandaşların bakımını yaptığı sokak köpeği başka bir köpekle kavga etmeye başladı. Su sırada aracı ile yoldan geçen kimliği belirsiz bir şahıs araçta bulunan av tüfeği ile birlikte kavga eden köpeklerin yanına geldi. Bir süre sokak hayvanlarının kavgasını izleyen şahıs ardından pompalı olarak tabir edilen tüfekle köpeklerden birisine ateş etmeye başladı. Acı içinde kıvranan ve kaçmaya çalışan köpek şahsın tüfeğinden peş peşe çıkan saçmaların hedefi olurken, birkaç metre kaçtıktan sonra yere yığıldı. Silahla birlikte yakalandı Kimliği belirsiz şahıs ise geldiği otomobille olay yerinden uzaklaşırken, silah sesini duyan vatandaşlar sokağa çıktıklarında saçmaların hedefi olan köpeğin öldüğünü gördü. Olayın 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirilmesi üzerine adrese gelen Jandarma ekipleri çevrede yaptıkları güvenlik kamerası incelemesinde köpeği pompalı tüfekle öldürdükten sonrası olay yerinden ayrılan şahsın Tolga T. olduğunu belirledi. Jandarma ekipleri tarafından olayda kullandığı av tüfeği ile birlikte kısa sürede yakalanan Tolga T. ifade işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi.