KÜLTÜR SANAT - 24 Nisan 2026 Cuma 12:00

Çanakkale Kara Savaşları’nın 111. yıl dönümü etkinlikleri Şehitler Abidesi’nde törenle başladı

A
A
A
Çanakkale Kara Savaşları’nın 111. yıl dönümü etkinlikleri Şehitler Abidesi’nde törenle başladı

Çanakkale Kara Savaşları’nın 111’inci yıl dönümü anma etkinlikleri, Şehitler Abidesi’nde düzenlenen törenle başladı. Törende konuşan Çanakkale Valisi Doç. Dr. Ömer Toraman, "Çanakkale’de ortaya çıkan bu ortak hafıza bizlere, farklılıklarımıza rağmen bir arada yaşamanın, diyalog kurmanın ve ortak değerlerde buluşmanın mümkün olduğunu açıkça göstermektedir" dedi. Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanı İsmail Kaşdemir ise, "Çanakkale; ne denizden ne karadan ne havadan ne de deniz altından geçilememiştir" diye konuştu.


Çanakkale Kara Savaşları’nın 111. yıl dönümü töreni, Türkiye Cumhuriyeti adına Çanakkale Valisi Doç. Dr. Ömer Toraman’ın Şehitler Abidesi önünde bulunan Çanakkale Savaşları kahramanları rölyefindeki Atatürk Anıtı’na çelenk koymasıyla başladı. Şehitler için saygı duruşunda bulunulup, saygı atışı yapılmasının ardından İstiklal Marşı okundu.


Şehitler Abidesi’nde düzenlenen törende konuşan Vali Ömer Toraman, "Türkiye Cumhuriyeti olarak bizler, bu tarihî mirası; barışın, iş birliğinin ve karşılıklı anlayışın güçlendirilmesi yönünde önemli bir sorumluluk olarak görmekteyiz. Geçmişin acılarından ders çıkararak, geleceği daha huzurlu ve daha güvenli kılmak ortak görevimizdir. Bugün burada, vatan savunması uğruna canlarını feda eden aziz şehitlerimizi rahmet, minnet ve şükranla anarken; aynı zamanda bu topraklarda hayatını kaybeden tüm yabancı askerleri de yad ediyoruz. Onların hatırası, bizlere barışın değerini hatırlatmaya devam etmektedir. Çanakkale’de ortaya çıkan bu ortak hafıza bizlere, farklılıklarımıza rağmen bir arada yaşamanın, diyalog kurmanın ve ortak değerlerde buluşmanın mümkün olduğunu açıkça göstermektedir. Bugün bizlere düşen en önemli sorumluluk; bu anlamlı mirası gelecek nesillere doğru şekilde aktarmak, barış kültürünü güçlendirmek ve insanlığın ortak değerlerini korumaktır. Bu duygu ve düşüncelerle; başta Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere, tüm kahramanlarımızı rahmet ve minnetle anıyor; bu anlamlı törene katılım sağlayan siz değerli misafirlerimize teşekkür ediyorum. Barışın, dostluğun ve karşılıklı anlayışın hâkim olduğu bir gelecek temennisiyle, sizleri saygıyla selamlıyorum" dedi.


Anma töreninde konuşan Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanı İsmail Kaşdemir, "Tarihin en çetin mücadelelerinden birine sahne olan Çanakkale’de, Kara Muharebeleri’nin 111. yıl dönümünde sizlerle birlikte olmaktan büyük bir onur duyuyorum. Bugün burada, yalnızca bir askeri mücadeleyi anmak için değil; insanlık tarihine derin izler bırakan bir dönemin hatırasını yaşatmak, o günlerin fedakârlıklarını ve acılarını ortak bir anlayışla yâd etmek üzere bir araya gelmiş bulunuyoruz. Çanakkale, savaşın yıkıcılığını ve insan hayatı üzerindeki ağır bedelini en açık şekilde ortaya koyarken; aynı zamanda cesaretin, fedakârlığın ve insanlık onurunun en güçlü şekilde tecelli ettiği bir tarih sahnesi olmuştur. Aradan geçen uzun yıllara rağmen, Çanakkale’nin hatırası ilk günkü anlamını ve önemini korumaktadır. Çünkü burada yaşananlar, yalnızca geçmişe ait bir hatıra değil; aynı zamanda günümüz dünyası için güçlü mesajlar barındıran evrensel bir tecrübedir" diye konuştu.


Çanakkale’nin buluşma, diyalog ve anlayışın simgesi haline geldiğini söyleyen Alan Başkanı Kaşdemir, "Bu anlamlı anma törenleri, geçmişte cephelerde karşı karşıya gelen milletleri bugün aynı değerler etrafında bir araya getirmektedir. Bu yönüyle Çanakkale; ayrışmanın değil buluşmanın, çatışmanın değil diyalogun, düşmanlığın değil karşılıklı saygı ve anlayışın simgesi haline gelmiştir. Çanakkale Kara Muharebeleri’nin başlangıcının 111. yıl dönümü törenleri vesilesiyle bir araya gelmiş bulunmaktayız. Tarihi Alan Başkanlığı olarak, davetimize icabet ettiğiniz için sizlere çok teşekkür ediyor ve sizleri saygıyla selamlıyoruz. Hoş geldiniz, sefalar getirdiniz. Sözlerimin başında, Çanakkale’yi geçilmez yapan aziz şehitlerimizi ve kahraman gazilerimizi yaptığımız bu mübarek topraklarda bir ölüm-kalım mücadelesi vererek büyük bir zafer kazanan ve rahmet ve şükranla anıyor, o büyük insanları hayırla yâd ediyorum. Ve yine, 111 yıl önce ülkeleri için buraya savaşmaya gelen İtilaf Devletleri askerlerini de saygı ile hatırlıyor, hayatlarını kaybeden askerlerin artık bu toprakların bir evladı olduğunu, barış ve huzur dolu bu topraklarda Mehmetçiklerle yan yana ve koyun koyuna yattıklarını bir kez daha ifade ediyorum" ifadelerini kullandı.


Çanakkale Kara Muharebelerinin dünya tarihinde emsali az görünen bir muharebe olduğunu vurgulayan Alan Başkanı Kaşdemir, "Türk milleti, Çanakkale’de büyük ve şanlı bir vatan müdafaası yapmış ve başarılı olmuştur. Çok açık ve haklı bir zafer kazanmıştır. Üzerinde tören yaptığımız bu topraklar, büyük acılara ve gözyaşlarına şahitlik etmiştir. İnsanlık tarihinin gördüğü en büyük ve en çetin savaşlardan birisi bu topraklarda yaşanmıştır. Türk milleti, birlik ve beraberlik içerisinde çok önemli bir mücadele vermiş ve Çanakkale’yi geçilmez yapmıştır. Genç neferler ve genç komutanlar, büyük bir sorumluluk duygusu ve büyük bir cesaretle, tarihine yakışır bir mücadele sonunda galip gelmeyi bilmişlerdir. Zaferin mimarları olan askerler 20’li yaşların başında, komutanlar ise 30’lu yaşların başındaydılar. Bu kahraman gençler, omuzlarındaki tarihi sorumluluğu çok iyi idrak eden o nesil, Çanakkale’de dünyaya meydan okumuş ve devrin süper güçlerine kafa tutmuşlardır. Yaklaşık 8,5 ay süren, şanlı ve şerefli müdafaanın sonunda galip gelen, zaferleri ve mazisi insanlık tarihi ile başlayan kahraman Türk ordusu olmuştur" diye konuştu.


Çanakkale’nin denizden, karadan ve havadan geçilemediğine dikkat çeken İsmail Kaşdemir, "Çanakkale; ne denizden ne karadan ne havadan ne de deniz altından geçilememiştir. Çanakkale’de, küllerinden yeniden doğan Türk milleti, onurluca verdiği Millî Mücadele’den sonra, Cumhuriyetini kurmuştur. Türkiye Cumhuriyeti’nin mayasında ve temellerinde Çanakkale kahramanlığı ve Çanakkale ruhu vardır ve bu ruh, hâlâ canlılığını korumakta ve ebediyen de korumaya devam edecektir. Aziz milletimizin evlatları bu ruha her zaman sahip çıkacaktır. 111 yıl önce büyük acılara sahne olan bu topraklar, simdi barışın ve huzurun diyarı olmuştur. Dünyanın en iyi korunmuş savaş alanı ve dünyanın en büyük açık hava müzesi olan Tarihi Alan, her yıl milyonlarca ziyaretçiyi ağırlamaktadır. Bizim bir hedefimiz var; bir gün gelecek, bu müstesna toprakları ziyaret etmeyen Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı kalmadığı gibi, buralar milyonlarca yabancı ziyaretçi ile dolup taşacaktır" şeklinde konuştu.


Alan Başkanı İsmail Kaşdemir sözlerine şöyle devam etti:


"Tarihi Alan Başkanlığı olarak, tüm vatandaşlarımızı bu müstesna topraklara, Çanakkale ruhunu teneffüs etmeye; yabancı misafirlerimizi de daha büyük kalabalıklarla buradaki törenlere katılmaya davet ediyoruz. Sadece törenler zamanı değil, tüm yıl boyunca, onları Tarihi Alan’da misafir etmekten büyük bir bahtiyarlık duyacağımızı ifade ediyoruz. Çünkü Çanakkale Tarihi Alan’ı, hem dünyada hem Türkiye’de bir buluşma noktası haline gelmiştir. Çanakkale’yi geçilmez yapan, başta Çanakkale kahramanı olarak tarih sahnesine çıkan ve milletimizin gönlünü kazanan, Milli Mücadelemizin başkomutanı ve Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere tüm komutanlarımızı ve aziz Mehmetçiklerimizi rahmetle ve saygıyla anıyoruz. Onların hatıralarına her daim sahip çıkacağız ve Onları unutturmayacağız. Vatan sağolsun diyerek kara toprağa girenleri, dünya durdukça hatırlayıp, hâyırla anacağız. Bu toprakların kara bağrında, sıradağlar gibi durup, can fedâ edenleri baş tâcı edeceğiz. Bir gül bahçesine girercesine, şu kara toprağa giren civanmertlerin ayak izleri olan bu mübarek toprakları gözümüz gibi koruyup, kollayacağız. Bu topraklar için toprağa düşen şehitlerimizi göremesek de onların bizi gördüklerini aklımızdan çıkarmayacağız. Bu önemli günde, Çanakkale kahramanlarını, aziz şehit ve gazilerimizi rahmetle ve minnetle bir kez daha anıyorum. Aziz ruhları şâd, mekânları cennet, makamları âli olsun. Allah onlardan razı olsun. Tüm insanlığın ortak mirası olan dünyamızda hep huzur ve barış olsun."


Fransa Temsilcisi Koramiral Yannıcık Bossu ise yaptığı konuşmada şu ifadeleri kaydetti:


"Çanakkale Savaşı’nın anıldığı bu kutsal günde, bu yarımadada hayatlarını feda eden, çoğu çok genç olan tüm cesur askerlere saygı göstermek üzere, Türk topraklarında sizlerin yanında bulunmak benim için bir onurdur. Bu boğaz, ortak tarihimizin en trajik olaylarından birinin sahnesi haline geldi. Mart 1915’ten Ocak 1916’ya kadar on binlerce asker, izleri bugün hâlâ görülebilen bir siper çıkmazında ateş ve yoksunlukla mücadele etti. Sadece savaşın şiddetine değil, aynı zamanda sıcağa, susuzluğa, açlığa ve hastalığa da göğüs geren bu askerler, tarihte kesin bir iz bıraktı. Bu çatışmaların insan kaybı çok büyüktür. Her iki taraf için de kayıplar ağırdır: İtilaf Devletleri’nde en az 60 bin ölü, buna ek olarak 125 bin yaralı ve hastalık nedeniyle 100 bin ölü. Ne kayıpların büyüklüğü ne de çatışmaların şiddeti bu adamların cesaretini azaltmadı. Onların cesareti ve fedakarlık ruhu asla unutulmayacak. Bugün, düşüncelerimiz bu şiddetli çatışmada savaşan, hayatını kaybeden veya yaralanan Türkiye ve eski Osmanlı Cihan Devleti, Birleşik Krallık ve İrlanda, Avustralya, Yeni Zelanda, İngiliz Milletler Topluluğu, Fransa ve denizaşırı topraklarından gelen askerlere yöneliyor. Bu savaşın ortak hafızamızda bıraktığı iz, ülkelerimizin bu savaşçılara duyduğu minnettarlığın bir kanıtıdır."


Koramiral Bossu konuşmasına şöyle devam etti:


"Türk milletinin kurucusu ve bu savaşta görev yapmış bir üst düzey subay olan Mustafa Kemal Atatürk, bu yarımadada ölen tüm milletlerin askerlerinin anısını onurlandırmaya önem göstermişti. Bu topraklarda, ordularımızın yaşadığı zorlukların hatırası hâlâ canlıdır. Ancak bu hatıra, barış adına halklarımızı birleştiren ve giderek güçlenen dostlukla zenginleşmiştir: Çanakkale Savaşı’nın anılması, dün savaşan tarafların uzlaşmasını, halklarımızın kardeşliğini ve ülkelerimizin barış için birlikte mücadele etme kararlılığını her zamankinden daha fazla somutlaştırmaktadır. Şiddetiyle hafızalarda yer etse de Gelibolu Seferi, Fransa’nın üç büyük dost ülkesi olan Türkiye, Avustralya ve Yeni Zelanda için kurucu bir olay haline gelmiştir. Avrupa topraklarında savaşın yeniden başlamasının üzerinden dört yıl geçti. NATO, topraklarımızı savunma konusundaki etkinliğini sürdürürken, her zamankinden daha fazla dayanışma içinde olmak bizim görevimizdir çünkü Atatürk’ün şu temel sözüne göre ’Büyük işler, önemli girişimler, ancak birlikte çalışma ile elde edilebilir.’ Barış ve istikrar gibi ortak bir hedef doğrultusunda güçlerimizi birleştirerek daha güçlüyüz. Dostlar ve müttefikler olarak bugün gösterdiğimiz teyakkuz, ortak bir anı ve duygu mekanı olmasının yanı sıra, affetme ve uluslararası dayanışmanın da sembolü haline gelen Gelibolu Yarımadası’nda savaşmış olanların torunlarına saygı göstermenin en güzel yoludur. Son olarak, bu anma törenlerini düzenleyen Türk ortaklarımıza teşekkür etmek istiyorum. Fransa ve Türkiye bir zamanlar düşman ittifakların üyeleriydi, ancak düşmanlıklarımızı aşmayı başardık ve bugün birbirimiz için, aynı zamanda ortaklarımız için de güvenilir müttefikler haline geldik. Bu Fransız-Türk ve bugün uluslararası iş birliği, dünyanın geri kalanına bir mesaj olsun. Teşekkür ederim."


Konuşmaların ardından Kur’an-ı Kerim tilaveti yapıldı ve şehitler için dua edildi. Ardından mehteran takımı gösterisi yapıldı. Daha sonra askeri bando eşliğinde askeri birlik, konuk askerler, gaziler ve izciler resmi geçit töreni gerçekleştirildi. Şehitlik Defteri imzalandıktan sonra da temsili şehit mezarlıklarına karanfil bırakıldı. Türk Yıldızları gösteri uçuşu gerçekleştirdi. Türk Yıldızları gösterisi nefesleri kesti.


Törenlere; Çanakkale Valisi Doç. Dr. Ömer Toraman, 1. Ordu Komutanı Bahtiyar Ersay, Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanı İsmail Kaşdemir, Yeni Zelanda Genel Valisi Dame Cindy Kiro, Avustralya Büyükelçisi Sally-Anne Vincent, Birleşik Krallık Türkiye Büyükelçisi Jilly Morris, daire müdürleri, askeri erken, yabancı ülkelerin temsilcileri, gaziler, öğrenciler ve çok sayıda davetli katıldı.



Çanakkale Kara Savaşları’nın 111. yıl dönümü etkinlikleri Şehitler Abidesi’nde törenle başladı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Aydın Didim’de bayram coşkusu sokaklara taştı 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı ile Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin kuruluşunun 106. yıl dönümü, Didim’de düzenlenen tören ve etkinliklerle coşku içinde kutlandı. Didim Belediyesi tarafından gün boyu gerçekleştirilen programlar, bayram sevincini kentin dört bir yanına taşıdı. Kutlamalar, Cumhuriyet Kent Meydanı’nda düzenlenen çelenk sunma töreniyle başladı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın ardından Atatürk Anıtı’na çelenk sunuldu. Tören ilçe protokolü ve çok sayıda halkın katılımıyla gerçekleştirildi. Resmi programın ardından kutlamalar, Didim Atatürk Stadyumu’nda devam etti. Törenler Didim Kaymakamı Mesut Çoban, Garnizon Komutanı Erkut Arslan, Didim Belediye Başkanı Hatice Gençay, Cumhuriyet Başsavcısı Anıl Altay, ilçe protokolü, belediye meclis üyeleri, siyasi parti temsilcileri ve halkın yoğun katılımıyla gerçekleştirildi. İlçedeki öğrencilerin hazırladığı gösteriler, izleyicilerden büyük beğeni topladı. Didim Belediyesi tarafından düzenlenen akşam programı kapsamında gerçekleştirilen fener alayı, bayram coşkusunu sokaklara taşıdı. Belediye binası önünden başlayan yürüyüş, marşlar eşliğinde Cumhuriyet Meydanı’nda sona erdi. Program kapsamında, Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve aziz şehitlerimizin yanı sıra Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’da yaşamını yitiren öğrenciler ile onları korumaya çalışırken hayatını kaybeden öğretmen anısına saygı duruşunda bulunuldu. Meydandaki konser programı öncesinde Didim Belediyesi Çocuk Korosu sahne aldı. Ardından sahneye çıkan Pera grubu, sevilen şarkılarıyla katılımcılara unutulmaz bir akşam yaşattı. Halk, konser boyunca şarkılara eşlik ederek bayram sevincini birlikte paylaştı. Konser programında konuşan Didim Belediye Başkanı Hatice Gençay, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Gençliğe Hitabesi’ni alanda bulunan çocuklar, gençler ve Didim halkıyla birlikte her satırını seslendirdi. Bu anlar, alanda duygu dolu bir atmosfer oluşturdu.
İstanbul Görevinden uzaklaştırılan Belediye Başkanı Adıgüzel’in savcılık ifadesi ortaya çıktı Ataşehir Belediyesi’nde ihale, imar ve iskan işlemlerine ilişkin rüşvet alındığı iddiasıyla yürütülen soruşturma kapsamında tutuklanan Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel’in savcılık ifadesi ortaya çıktı. İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı, Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel, Belediye Başkan Yardımcıları Birkan Birol Yıldız, Orhan Aydoğdu ve Oğuz Kaya ile ilgili birim amirleri ve personelinin ihale, imar ve iskan işlemlerine ilişkin rüşvet aldıkları yönündeki ihbarlar üzerine "rüşvet", "suç işlemek amacıyla örgüt kurma, yönetme ve üye olma" ve "ihaleye fesat karıştırma" suçlarından soruşturma başlatmış, şüphelilere ait MASAK raporları ve HTS kayıtlarından iskan ve yapı ruhsatı işlemlerinde rüşvet karşılığı işlem yapıldığı bulgusuna ulaşıldığı açıklanmıştı. Soruşturma kapsamında sonradan yakalaması yapılan 2 şüpheli ile birlikte toplam 20 şüpheliden aralarında Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel’in de bulunduğu 19 kişi, Sulh Ceza Hakimliğince tutuklanarak cezaevine gönderildi. Görevinden uzaklaştırılan Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel’in savcılık ifadesi ortaya çıktı. "Kanun ve mevzuat neyi emrediyorsa onu yapın dedim" Suçlamaları yalanlayan Adıgüzel, "Hümeyra ve Erhan’ın kendi aralarında olan konunun tarafı değilim. Hümeyra’nın anlatmış olduğu hikayedeki tek doğru kısım A Blok iskanından önce randevu alıp benimle görüştüğüdür. Bu görüşmede Birkan Bey ve birkaç arkadaş vardı. Bu görüşmede kendisine iskanla alakalı usulsüz bir işlem yapılmayacağını söyledim. Kesinlikle bana para pul lafı etmedi. Zaten böyle bir şey de etme imkanı yoktur. Resmi harçlarla alakalı olarak hesaplamayı detaylı olarak bilmem fakat fazla bir ödemesi varsa başvurur ödemesini alır. Meclis kararına göre Ataşehir’deki hesaplamalar yapılır. İlgili birimler bunu yapar. Harç konusuyla alakalı teknik bilgiye sahip değilim. Burada bir kez daha belirtmek isterim ki Hümeyra’nın ifadesi doğru değildir. Zaten görüşmeden kendisi sinirli bir şekilde ayrıldı. Ben bu görüşmede arkadaşlara da kanun ve mevzuat neyi emrediyorsa onu yapın dedim" şeklinde konuştu. "Maaş ödemelerinde zorluk yaşıyorduk" Maaş ödemelerine değinen Adıgüzel, "Teknik olarak bize herhangi bir problem çıkartmayacak şekilde işlem tesis edilmesini söyledim. Bu projeyle alakalı o dönem ben belediye başkanı olsaydım bu projeye ben kesinlikle izin vermezdim. Çünkü burada yapılan emsal transferi teminat alınarak yapılmış. Plan alt notlarına her ne kadar uygun olsa da ben vicdanen bu projeye izin vermezdim. Burada bir konuya da açıklık getirmek isterim. Ben göreve geldikten sonra kasada 4.000.000 TL civarı bir para vardı. Maaş ödemelerinde zorluk yaşıyorduk. Hümeyra Ökçün’ün emsal transferi için vermiş olduğu 52.000.000 TL’lik teminat bozdurulma amacıyla benden önceki dönemde hazırlanmıştı" ifadelerini kullandı. "Teminatı bozdurarak ve borçlanarak maaşları ödedik" Adıgüzel ifadesinin devamında, "Ben maaşları ödeyemeyince dönemin belediye başkan yardımcısı Deniz Kutlu beni aradı. Emsal transferi için verilmiş olan 52.000.000 TL’lik teminatın bozdurularak maaşların ödenebileceğini söyledi. Ben de kendisine bu konuda teknik bir problem yok değil mi diye sordum. Kendisi de bana herhangi bir problemin olmadığını söyledi. Teminatı bozdurarak ve borçlanarak maaşları ödedik. Daha sonra ben yapmış olduğum incelemede bu teminatın bir önceki dönemde bozdurulma aşamasına getirildiğini fakat seçim sürecinden dolayı bozdurulamadığını düşündüm. Teminatın bozdurulmasının sorun çıkaracağını anladıktan sonra arkadaşlara bu işin yasal bir şekilde ve kamu haklarını koruyacak bir şekilde halledilmesi talimatını verdim. Buradan sonra da bu konuya çok dikkatli yaklaştım" dedi. "Keşke konunun muhatapları burada olsa da onlarla yüzleşsek" Suçlamaları reddeden Adıgüzel, "Zaten yapılan işlemlerde resmi alınacak harçlardır. Oğuz Kaya ve Birkan Birol Yıldız ile Hümeyra’nın görüşmesinden bilgim yoktur. Bu konuyla alakalı herhangi bir bilgim yoktur. Hazırlanan tahakkuk fişleriyle alakalı bilgim yoktur. Hümeyra Ökçün’ün telefonu telefonumda kayıtlı değildir. 09.04.2026 tarihinde gece saatlerinde telefonuma bilmediğim bir numaradan tahakkuk fişi geldi. İlk başta konuyu anlayamadım. Hemen ilgili birimin başındaki başkan yardımcısı arkadaşım Birkan’ı aradım. Bu konunun ne olduğunu sordum. Ertesi gün sabah Birkan bana "böyle bir şey hazırlanamaz, sahte tahakkuk fişi olmaz başkanım" dedi. Hümeyra Ökçün’ün ifadeleri uydurmadan ibarettir. Kendisi bizim hakkımızda iftira atmaktadır. Benim iskan, yapı tadilat ruhsatlarıyla alakalı kimseden bir kuruş para isteme gibi bir durumum yoktur. Keşke konunun muhatapları burada olsa da onlarla yüzleşsek" ifadelerini kullandı. "Beraber tatil yapması beni şaşırttı" Adıgüzel, ifadesinin devamında şunları kaydetti: "Ataşehir Belediye başkanı olduktan sonra birçok kişi benimle yakınlık kurmaya çalıştı. Ben kesinlikle eskiden tanımadığım kimseyle bir yakınlık kurmadım. Herhangi bir şaibenin önüne geçmek amacıyla bu şekilde bir hayat standardımı sürdürüyorum. Arkadaşlarıma da bu konuyu hep telkin ettim. Birkan’ın Hümeyra Ökçün ile yakınlığından bilgi sahibi değildim. Birlikte tatil yapmış olduklarını bilseydim kendisine çok kızardım. Hümeyra ile Birkan’ın yakınlığı nasıl başladı, ne dereceye ulaştı bilmiyorum ama böyle bir şey olsun istemezdim. Birkan’ı uzun senelerdir tanırım. Böyle bir işe girmeyeceğini düşünürüm. Beraber tatil yapması ve yakınlık kurması beni şaşırttı. Yapılan işlemin hepsinin kanunu ve yasaya uygun olmasına dikkat ettik ve bu konuda arkadaşları da uyardım. Emniyette telefon şifremi vermek istemedim. Burada da şifremi paylaşmak istemiyorum. Telefonumda özel hayatıma ilişkin bilgiler vardır. Kamuoyuna yansıyan diğer dosyalarda özel hayatın gizliliği ihlal edildiğinden bu konuda şifremi paylaşmak istemiyorum. Ben belediye başkanı seçilmeden önce eşim arabasını satmıştı. Bu arabanın parasının bir kısmıyla kendisine yatırım amaçlı altın almıştı. Bu hususta emniyette ifade verdim fakat net öğrendiğim için burada tekrar etmek isterim. Şeffaf, kamuya yararlı belediyecilik anlayışıyla Ataşehir ilçesine hizmet ediyorum. Tüm arkadaşlarıma da kanunlar ve yasalara uygun şekilde kamu yararını gözeterek çalışmaları yönünde talimat vermiştim. Her zamanda bu konuda arkadaşlarımı uyardım. Söyleyeceklerim bunlardan ibarettir."
Giresun CHP’li Görele eski Belediye Başkanı Hasbi Dede’nin taciz davasında duruşma 30 Nisan’a ertelendi Giresun’un Görele ilçesinde "çocuğa karşı cinsel taciz" suçlamasıyla yargılanan CHP’li eski Belediye Başkanı Hasbi Dede’nin davasının ikinci duruşması görülürken, mahkeme duruşmayı 30 Nisan tarihine erteledi. Görele Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianame kapsamında, sanık Hasbi Dede hakkında 9 aydan 4 yıl 6 aya kadar hapis cezası talep ediliyor. Görele 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın ikinci duruşmasına, tutuksuz yargılanan sanık Hasbi Dede katılmazken, taraf avukatları hazır bulundu. Duruşmaya cinsel tacize uğradığını beyan eden ve şüpheli bir trafik kazası sonucu hayatını kaybeden Tuana Elif Gülüşan Torun’un avukatlarının yanı sıra Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı avukatı da müdahil olarak katıldı. Dosyada yer alan 8 tanığın tamamı duruşmada yeniden dinlendi. Mahkeme heyeti, sanık hakkında uygulanan yurt dışına çıkış yasağı ve haftada iki gün kolluk biriminde imza atma yükümlülüğünü içeren adli kontrol tedbirlerinin devamına karar vererek duruşmayı 30 Nisan’a erteledi. Ayrıca savcılığa mütalaasını hazırlaması için süre verildi. Duruşma sonrası adliye önünde açıklama yapan mağdur aile avukatı Sena Nur Sarıal, ikinci duruşmanın tamamlandığını belirterek "Dosyada bulunan 8 tanığın tamamı dinlendi. Bu aşamada duruşma 30 Nisan’a bırakıldı. Savcılığa mütalaada bulunması için süre verildi. Sanık hakkındaki adli kontrol tedbirleri de devam ediyor" dedi. Öte yandan cinsel tacize uğradığını beyan eden ve şüpheli bir trafik kazası sonucu hayatını kaybeden Tuana Elif Gülüşan Torun’un arkadaşları ve yakınları genç kızın fotoğrafı ile adliye dışında beklediği gözlendi.
Denizli Denizli Büyükşehir’de sanat dolu bir hafta Denizli Büyükşehir Belediyesi, Nisan ayının son haftasında şehri notalarla buluşturmaya hazırlanıyor. Sanat Güneşi Zeki Müren’in şarkılarıyla anılacağı konserin yanı sıra ‘Çello ve Piyano Resitali’ ile ‘Tangodan Anadolu’ya Ezgilerin Yolculuğu’ konseri, sanatseverlere unutulmaz bir hafta yaşatacak. ‘Sanat Şehri Denizli’ vizyonu doğrultusunda hazırlanan etkinlik takvimi, Türk Sanat Müziği’nin unutulmaz eserlerinden uluslararası klasik müzik performanslarına, tutkulu tangolardan kadim Anadolu ezgilerine kadar uzanan geniş bir repertuvarı sanatseverlerin beğenisine sunuyor. Denizli Büyükşehir Belediyesi Kongre ve Kültür Merkezi’nin ev sahipliği yapacağı etkinliklerde, şehrin kültürel dokusu performanslarla yeniden hayat bulacak. Sanat Güneşi Zeki Müren şarkılarıyla anılacak Sanat yolculuğu, 27 Nisan Pazartesi akşamı saat 20.30’da Özay Gönlüm Salonu’nda gerçekleştirilecek olan anlamlı bir konserle başlayacak. Denizli Büyükşehir Belediyesi Konservatuvarı Türk Sanat Müziği Korosu, Şef Ahmet Nuri Çağdaş yönetiminde "Sanat Güneşi" Zeki Müren’in dillerden düşmeyen şarkılarını seslendirerek dinleyicileri nostaljik bir yolculuğa çıkaracak. Usta sanatçı vefatının 30. yılında unutulmayan eserleriyle anılacak. Çello ve piyanonun zarif buluşması Haftanın ikinci etkinliğinde, 29 Nisan Çarşamba günü saat 20.30’da Mehmet Gazi Salonu’nda iki usta isim sahne alacak. Çelloda Burak Özkan ve piyanoda Bernardo Santos’un yer alacağı "Çello & Piyano Resitali", klasik müziğin zarif tınılarını Denizli halkıyla buluştururken sanatın evrensel dilini notalarla konuşacak. Tangodan Anadolu’ya müzikal bir yolculuk Denizli Büyükşehir Belediyesi Oda Orkestrası’nın sahne alacağı "Tangodan Anadolu’ya Ezgilerin Yolculuğu" konseri ise 30 Nisan Perşembe akşamı saat 20.30’da Özay Gönlüm Salonu’nda düzenlenecek. Farklı kültürlerin müzikal miraslarını harmanlayacak olan bu özel gecede, dünya müziğinin seçkin örnekleri ile Anadolu’nun kalbinden süzülen ezgiler aynı sahnede birleşecek. Şehrin sanat dokusuna renk katacak bu etkinliklere tüm Denizlililer davet edildi. Ücretsiz olarak gerçekleştirilecek konserlere katılmak isteyenler, e-biletlerini https://ebilet.denizli.bel.tr/ adresi üzerinden online olarak temin edebilecek.