GÜNDEM - 30 Ekim 2024 Çarşamba 12:43

Çanakkale Savaşlarında şehit düşen kahraman Subayların torunları Çanakkale’de

A
A
A
Çanakkale Savaşlarında şehit düşen kahraman Subayların torunları Çanakkale’de

Çanakkale’de 109 yıl önce düşmana geçit vermeyerek ‘Çanakkale Geçilmez’ destanını yazan şehit düşmüş kahraman subayların torunları, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) tarafından düzenlenen ‘Ahde Vefa Sohbetleri 2’ programında, dedelerinin Çanakkale Savaşları’nda muharebe alanlarında yaşadıklarını anlattılar.



Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) ev sahipliğinde Çanakkale Valiliği, Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı destekleriyle ‘Ahde Vefa Sohbetleri 2’ programı Troya Kültür Merkezinde düzenlendi. Programa, Çanakkale Valisi Ömer Toraman, Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanı İsmail Kaşdemir, ÇOMÜ Rektörü Vekili Prof. Dr. Hüsnü Levent Dalyancı, tarihçileri, akademisyenler, öğrenciler katıldı. Program Saygı Duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı okunmasıyla başladı.


‘Ahde Vefa Sohbetleri 2’ programına Çanakkale Savaşları’ndan savaşmış 11’inci Tümen, 33’üncü Alay Komutanı Binbaşı Ali Faik Bey’in torunu Erdal Kabatepe, 3’üncü Kolordu Kurmay Başkanı Yarbay Fahrettin Bey’in torunu Hasan İnsel, 19’uncu Tümen, 57’nci Alay Komutanı Yarbay Hüseyin Avni Bey’in torunu Hüseyin Avni Tanman, Anafartalar Grup Kurmay Başkanı Yarbay İzzetin Bey’in torunu İzzedin Çalışlar, 9’uncu Tümen, 27’inci Alay Komutanı Binbaşı Halis Bey’in torunu Serdar Halis Ataksor, 8’inci Tümen Komutanı Yarbay Mehmet Nuri Bey’in torunu Yasemin Conker konuşmacı olarak katıldı. Programın moderatörlüğünü ÇOMÜ Tarih Bölümü Öğretim Üyesi, Askeri Tarih Anabilimdalı Başkanı ve Çanakkale Savaşları Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Murat Karataş yaptı.



İki oturumda gerçekleşen programda, 11’inci Tümen, 33’üncü Alay Komutanı Binbaşı Ali Faik Bey’in torunu Erdal Kabatepe, 3’üncü Kolordu Kurmay Başkanı Yarbay Fahrettin Bey’in torunu Hasan İnsel, 19’uncu Tümen, 57’nci Alay Komutanı Yarbay Hüseyin Avni Bey’in torunu Hüseyin Avni Tanman, Anafartalar Grup Kurmay Başkanı Yarbay İzzetin Bey’in torunu İzzedin Çalışlar, 9’uncu Tümen, 27’inci Alay Komutanı Binbaşı Halis Bey’in torunu Serdar Halis Ataksor, 8’inci Tümen Komutanı Yarbay Mehmet Nuri Bey’in torunu Yasemin Conker, dedelerini tanıttılar, Çanakkale Savaşları’nda muharebe alanlarında yaşadıklarını anlattılar.



9’uncu Tümen, 27’inci Alay Komutanı Binbaşı Halis Bey’in torunu Serdar Halis Ataksor, “Çanakkale Savaşları’nda önce 27’nci Alay’ın 3’üncü Tabur Komutanı daha sonra 8 Ağustos tarihi itibariyle 27’nci Alay Komutanı Binbaşı Halis Bey’in torunuyum, Çanakkale Muharebelerinin 109 yıl dönümünü idrak ettiğimiz bu dönemde ÇOMÜ’nün ev sahipliğinde bir etkinlik düzenlendi. Burada amacım dedemi yaşatmak, onu tanıtmak. Onun muharebe alanında yaşadıklarını gelecek nesillere aktarabilmektir. Dedem vefat ettiğinde babam 7 yaşındaydı. Ben dedemi görmedim. Şuanda dedemden torununa kadar gelen muhtelif evrakları, muharebelerde kullandığı dürbün, şahsi eşyaları kaldı. Zaman zaman sergiler açarak, belgesellere yardımcı olarak, danışmanlık yaparak kendisini tanıtmak için çaba sarf ediyorum. Benden sonra da büyük dedesini tanıtmak üzere oğlum bu bayrağı devralacak” dedi.



57’nci Alay Komutanı Yarbay Hüseyin Avni Bey’in torunu Hüseyin Avni Tanman, “57’nci Alay Kumandanı şehit Yarbay Hüseyin Avni Bey’in torunuyum. Burada olmaktan çok onu duyuyorum. Ahde vefa sohbetlerinin 2’ncisini düzenliyoruz. 2021 senesinde ailemden bana kalan evraklarla şehit dedemin hatıralarını yaşatmak ve topluma tanımak için bir kitap hazırladım. O kitap sayesinde hem kendisinin ailevi yönünü hem de askeri yönünü bütün topluma anlatmak imkanı buldum. Bu şekilde yaptığımız sohbetlerle de üzerime düşen bu görevi yapmaya devam edeceğim. Hepimizin bildiği gibi şehit Yarbay Hüseyin Avni Bey, hem Çanakkale Savaşları’nın hem de tarihimizin çok önemli bir figürüdür. 13 Ağustos 1915 tarihinde kendisi şehit düştü. Edirne Sırtı Karargahı’nda. Şuanda kabri de orada. 25 Nisan sabahı Anzak çıkarmasıyla başlayan işgale karşı direnen ve Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde 19’uncu Tümen ile birlikte düşmana karşı ilk saldırıyı gerçekleştirip, düşmanı süren 27’nci Alay ile birlikte 57’nci Alay’dır” diye konuştu.



11’inci Tümen, 33’üncü Alay Komutanı Binbaşı Ali Faik Bey’in torunu Erdal Kabatepe, “Ben 33’üncü Alay Komutanı Binbaşı Ali Faik Bey’in torunuyum. Sadece Binbaşı Ali Faik Bey değil aynı zamanda kardeşi Teğmen Mehmet Fevzi Efendi de Çanakkale şehidi. 2 kardeş birden şehit veren tek aileyiz. Biz her gün aslında dedelerimize ahde vefayı gösteriyoruz. Bizim amacımız burada öğrencilere halkımıza özellikle de ilgili kurumlara daha özenli bir şekilde şehit ve gazilerimize ahde vefa nasıl gösteririz onun örneklerini verebilmek” şeklinde konuştu.



Çanakkale’de çok anlamlı bir gün yaşandıklarını belirten Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanı İsmail Kaşdemir, “Şu anda Çanakkale Destanı’nı yazan kahraman subaylarının torunlarını Çanakkale Onsekiz Mart Üniversite’mizde misafir ediyoruz. Dün o kahramanlık diyarı toprakları, Çanakkale Tarihi Alan’ı ziyaret ettiler. Dedelerinin büyük işleri başardığı, Çanakkale’yi Geçilmez yaptığı toprakları gezme, görme tekrar o ruhu hissetme imkanı sahip oldular. Bugün de tecrübelerini hissettiklerini, ailelerinin yaşamış olduğu o büyük tecrübeleri bugün burada öğrencilere anlatacaklar. Çok heyecanlıyız. Ahde vefa başlığı altında çok güzel bir program oldu. Gerek Çanakkale Tarihi Alan Başkanlığımız, gerek Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitemiz, doğru ve güzel bir işe imza attı. Biz Çanakkale’deki bütün kahramanlığı da, kahramanları da unutturmayacağız. Çünkü o topraklar Çanakkale ruhunun doğduğu topraklar. O topraklar Cumhuriyeti’mize giden yolun başladığı, milletimizin küllerinden adeta yeniden doğduğu, Türk milletinin kendine geldiği topraklar. Onun önde giden kahramanları, o büyük subayların torunları bizlerle beraber” dedi.



Çanakkale Savaşlarında şehit düşen kahraman Subayların torunları Çanakkale’de

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kayseri Gülsoy: "Bayramlar, birlik ve beraberliğimizin en güçlü mührüdür" Kayseri Ticaret Odası (KTO) Başkanı Ömer Gülsoy, Ramazan Bayramı dolayısıyla yayımladığı mesajda; "Sevgi, saygı ve dayanışma ruhuyla harmanlanan bayramlar; mesafeleri kısaltan, gönülleri birleştiren müstesna günlerdir. Paylaştıkça çoğalan mutluluklarımızın, şehrimize ve ülkemize bereket getirmesini diliyorum" dedi. KTO Başkanı Ömer Gülsoy, bir ay boyunca sabır, ibadet ve kardeşlik duygularıyla ihya edilen Ramazan-ı Şerif’in ardından bayrama kavuşmanın sevincini paylaştı. Tüm İslam aleminin ve iş dünyasının bayramını tebrik eden Gülsoy, mesajında şu ifadelere yer verdi: "Rahmet ve mağfiret ayı olan Ramazan-ı Şerif’i geride bırakırken, bayramın coşkusunu hep birlikte solumanın büyük mutluluğu içerisindeyiz. Her ne kadar zaman zaman çocukluğumuzun o eski bayramlarını özlemle ansak da bayramlar özünde; dini duyguların pekiştiği, yardımlaşma ve paylaşma kültürünün en zirve noktaya ulaştığı özel zamanlardır. Sahur ve iftarların bereketiyle taçlanan bu kutlu ayın sonunda, küslerin barıştığı, sevgi köprülerinin kurulduğu ve tüm dünyada çocukların yüzünün güldüğü bir bayram iklimi temenni ediyorum." Ekonomik ve ticari kalkınmanın temelinde birliğin yattığını vurgulayan Başkan Gülsoy, iş dünyasına yönelik mesajında şunları kaydetti: "Kayseri iş dünyası olarak; dayanışma içerisinde üretmeye, istihdam sağlamaya ve güçlü bir Türkiye vizyonu için ülkemiz ekonomisine katma değer sunmaya kararlılıkla devam edeceğiz. Ticaretin de ruhunda var olan güven, doğruluk ve adalet anlayışını; bayramın bizlere hatırlattığı ahlaki değerlerle daha da pekiştirmeliyiz. Paylaşma kültürümüzü ticari hayatımızın da merkezine koyarak, omuz omuza daha büyük hedeflere yürüyeceğiz. Bu duygu ve düşüncelerle; başta aziz milletimiz ve kıymetli hemşehrilerimiz olmak üzere tüm üyelerimizin Ramazan Bayramı’nı en içten dileklerimle kutluyorum. Bayramın tüm insanlığa sağlık, huzur ve barış getirmesini Cenab-ı Allah’tan niyaz ediyor; sevdiklerinizle birlikte nice mutlu bayramlar geçirmenizi temenni ediyorum. Bayramımız mübarek olsun."
İstanbul "Karaciğer kanseri erken tanıyla kontrol altına alınabilir" Karaciğer kanserinin büyük ölçüde önlenebilir bir hastalık olduğunu belirten Organ Nakli (Genel Cerrahi) Uzmanı Prof. Dr. Şinasi Sevmiş, "En önemli hedef siroz gelişimini engellemektir. Bunun için alkol tüketiminden kaçınılmalı, Hepatit B ve C enfeksiyonlarına karşı önlem alınmalıdır. Hepatit B aşısı bu noktada son derece etkilidir" dedi. İstinye Üniversitesi Gaziosmanpaşa Hastanesi Organ Nakli (Genel Cerrahi) Uzmanı Prof. Dr. Şinasi Sevmiş, karaciğer kanserinin çoğu zaman siroz zemininde geliştiğini belirterek, düzenli takip ve korunma yöntemleriyle hastalığın önlenebileceğine dikkat çekti. Karaciğer kanserinin önemli bir sağlık sorunu olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Şinasi Sevmiş, karaciğerde görülen tümörlerin büyük bölümünün başka organlardan yayılan kanserler olduğunu belirtti. Prof. Dr. Sevmiş, "Karaciğer tümörlerinin büyük kısmı mide, bağırsak, pankreas, meme ve akciğer gibi organlardan yayılım sonucu ortaya çıkar. Karaciğerin kendi kaynaklı tümörleri ise tüm kanserlerin yaklaşık yüzde 10’unu oluşturur" Dünya genelinde her yıl yaklaşık 1 milyon kişiye karaciğer kanseri tanısı konulduğunu vurgulayan Prof. Dr. Sevmiş, "Ne yazık ki yine yaklaşık 1 milyon kişi her yıl bu hastalık nedeniyle yaşamını yitiriyor. Bu veriler, karaciğer kanserinin ne kadar ciddi bir sorun olduğunu açıkça ortaya koyuyor" şeklinde konuştu. "Karaciğer kanserine yol açan etkenler" Karaciğer kanserinin en sık siroz zemininde geliştiğini dile getiren Prof. Dr. Sevmiş, "Vakaların yaklaşık yüzde 80’i siroz hastalarında görülmektedir. Özellikle Hepatit B ve hepatit C’ye bağlı siroz önemli risk faktörüdür. Bunun dışında bazı genetik geçişli hastalıklar, metabolik hastalıklar ve aflatoksin gibi toksik maddelere maruziyet de karaciğer kanserine yol açabilmektedir" diye konuştu. "Belirtiler sinsi ilerleyebiliyor" Karaciğer kanserinin erken dönemde belirti vermeyebileceğini söyleyen Prof. Dr. Sevmiş, "Hastalık genellikle yorgunluk, iştahsızlık ve kilo kaybı gibi genel şikâyetlerle kendini gösterebilir. Karnın sağ üst kısmında ağrı ve siroz hastalarında ani genel durum bozulması da önemli uyarı işaretleridir" dedi. "Düzenli kontroller aksatılmamalı" Risk grubundaki kişilerin düzenli kontrollerini aksatmaması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Sevmiş, "Özellikle siroz hastaları ultrasonografi ile düzenli olarak takip edilmelidir. Bilgisayarlı tomografi, MR ve bazı kan testleri de tanıda kullanılmaktadır. AFP adlı tümör belirtecinin takibi, erken evrede tümör saptanmasına yardımcı olabilir" ifadelerini kullandı. "Tedavi edilmezse sonuçları ağır olabilir" Tedavi edilmeyen karaciğer kanserinin seyrinin oldukça kötü olduğunu belirten Prof. Dr. Sevmiş, "Belirti vermeye başlayan tümörlerin büyük kısmı cerrahi olarak çıkarılabilecek evreyi geçmiş oluyor. Cerrahi uygulanabilen hastalarda ortalama yaşam süresi uzarken, tedavi edilemeyen hastalarda bu süre ne yazık ki aylarla sınırlı kalabiliyor" diye konuştu. "Karaciğer nakli en etkili yöntem" Karaciğer kanserinde en etkili tedavi yöntemlerinden birinin karaciğer nakli olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Sevmiş, "Siroz zemininde gelişen tümörlerde karaciğer nakli, hem sirozu hem de kanseri aynı anda tedavi etme şansı sunar. Nakil şansı olmayan hastalarda ise tümörün cerrahi olarak çıkarılması veya girişimsel yöntemlerle kontrol altına alınması hedeflenir" dedi. Cerrahiye uygun olmayan hastalarda farklı yöntemlerin devreye girdiğini ifade eden Prof. Dr. Sevmiş, "Kemoembolizasyon, radyoembolizasyon, radyofrekans ablasyon ve alkol enjeksiyonu gibi girişimsel yöntemlerle hastalığın ilerlemesi yavaşlatılabilir ve yaşam süresi uzatılabilir" açıklamasında bulundu. "Karaciğer kanseri önlenebilir" Karaciğer kanserinin büyük ölçüde önlenebilir bir hastalık olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Sevmiş, "En önemli hedef siroz gelişimini engellemektir. Bunun için alkol tüketiminden kaçınılmalı, hepatit B ve C enfeksiyonlarına karşı önlem alınmalıdır. Hepatit B aşısı bu noktada son derece etkilidir" dedi. Genetik geçişli bazı hastalıkların erken tanınmasının da önem taşıdığını belirten Prof. Dr. Sevmiş, "Aile bireylerinde tarama yapılması ve gerekli tedavilerin başlanması, ileride gelişebilecek karaciğer kanserinin önüne geçebilir" şeklinde konuştu. "Erken tanı haya kurtarıyor" Son olarak siroz hastalarının yakın takibinin önemine değinen Prof. Dr. Sevmiş, "Bu hastalarda düzenli kontroller sayesinde karaciğer kanseri erken evrede yakalanabilir. Erken tanı konulan hastalarda cerrahi veya karaciğer nakli ile yaşam süresi belirgin şekilde uzatılabilmektedir. Erken tanı, karaciğer kanserinde en etkili yöntemimizdir" diyerek açıklamalarını sonlandırdı.
Kayseri Başkan Büyükkılıç, Cumhurbaşkanı ile bayramlaştı, ’iftara 5 kala’ programına ve huzurevi gönül sofrasına katıldı Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile video konferans yöntemiyle gerçekleştirilen bayramlaşma programına katıldı. Ramazan’ın paylaşma ruhunu "İftara 5 Kala" etkinliğiyle sahaya taşıyan Büyükkılıç, iftarda ise huzurevinde büyüklerle aynı sofrayı paylaşarak gönüllere dokundu. Başkan Büyükkılıç, mübarek Ramazan ayının manevi atmosferinde şehrin her kesimini kucaklayan programlara imza attı. Cumhurbaşkanı İle Bayramlaşma Programı Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, AK Parti Kayseri İl Başkanlığı’nda düzenlenen programda, Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın video konferans yöntemiyle gerçekleştirdiği bayramlaşma programına katıldı. Programa milletvekilleri, il ve ilçe teşkilatları ile belediye başkanları da eşlik etti. Ramazan ayının birlik ve beraberlik ruhunun hissedildiği programda, teşkilat mensuplarıyla bir araya gelmenin mutluluğunu yaşadıklarını belirten Büyükkılıç, millete hizmet yolunda omuz omuza çalışmanın önemine vurgu yaptı. "İftara 5 Kala" ile Paylaşmanın En Güzel Örneği Başkan Büyükkılıç, Ramazan ayının manevi atmosferini sahaya yansıtan çalışmalar kapsamında AK Parti Kayseri İl Gençlik Kolları ile birlikte "İftara 5 Kala" etkinliğine katıldı. İftara yetişemeyen vatandaşlara iftariyelik ikramında bulunan Büyükkılıç, şehir genelinde dayanışma örneği sergiledi. Ramazan’ın paylaşmak, birlik olmak ve dayanışmayı artırmak anlamına geldiğini ifade eden Başkan Büyükkılıç, bu mübarek ayı Kayserililerle birlikte huzur içerisinde idrak ettiklerini belirtti. Huzurevinde Gönül Sofrası Günün son programında ise Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, Hacı Rukiye Gazioğlu Huzurevi’nde kalan yaşlılarla iftar yaptı. Büyüklerin dualarıyla manevi bir atmosferde gerçekleşen programda, samimi sohbetler ve sıcak anlar yaşandı. Huzurevi sakinlerinin ilgisi ve sevgisiyle karşılanan Büyükkılıç, büyüklerin hayır dualarının kendileri için en kıymetli destek olduğunu ifade etti. İftarda ulu çınarlara hitap eden Başkan Büyükkılıç, nice Ramazan ve bayramlara erişmek dua ve temennisinde bulunarak, "Her şeyden önce dualarınızı bekliyoruz. Hakkınızı helal edin. Gönlümüz ister ki her gün burada olalım" dedi. Büyükkılıç, Ramazan ayı boyunca her gün Kayseri’nin başka bir köşesinde vatandaşlarla bir araya geldiklerini ifade ederek, iftarda ulu çınarları yalnız bırakmayan AK Parti Kayseri İl Teşkilatı ve Gençlik Kolları Teşkilatı’na teşekkür etti. Büyükşehir Belediyesi bünyesinde hizmet veren Hacı Rukiye Gazioğlu Huzurevi’nde çalışan personele de ayrıca teşekkür eden Başkan Büyükkılıç, "Aynı zamanda burada sizlerin duasını almamıza vesile olan mesai arkadaşlarıma, emeği geçen kardeşlerime de ayrıca teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı. "Kayseri’mizin Dua Kaynağısınız, İyi ki Varsınız" Konuşmasında birlik, beraberlik mesajı veren Başkan Büyükkılıç, "Cenab-ı Allah birliğimizi, beraberliğimizi, kardeşliğimizi bozmasın, bozmak isteyenlere de fırsat vermesin. Ay yıldızlı Türk bayrağımızın altında vatanına, milletine, devletine, dinine bağlı yaşamayı lütfetsin. Tekrar her birinizin ellerinden öpüyorum. Dualarınızı bekliyorum. Huzur içerisinde daha nice Ramazanlara erişmenizi de temenni ediyorum. Kayseri’mizin dua kaynağısınız, iyi ki varsınız. Allah hepinizden razı olsun" şeklinde konuştu. Başkan Büyükkılıç’ın gün boyu programları, Ramazan ayının ruhuna uygun şekilde birlik, beraberlik ve paylaşma vurgusuyla tamamlandı.
İstanbul Yurtta hava durumu Meteoroloji Genel Müdürlüğünden alınan tahminlere göre, ülkemizin batı kesimlerinin genelinin parçalı ve yer yer çok bulutlu, Marmara (Edirne ve Çanakkale hariç), Ege, Akdeniz, İç Anadolu’nun güney ve doğusu ile Düzce, Zonguldak ve Bolu çevrelerinin yağmur ve sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Rüzgarın, Marmara’da kuzey ve kuzeydoğu yönlerden kuvvetli (40-60 km/sa) olarak esmesi bekleniyor. Sabah ve gece saatlerinde kuzey ve doğu bölgelerde buzlanma ve don olayı ile birlikte sis ve pus hadisesi tahmin ediliyor. Doğu Karadeniz’in iç kesimlerinin yüksekleri ile Doğu Karadeniz ve Doğu Anadolu’nun yüksek kar örtüsüne sahip eğimli kesimlerinde çığ tehlikesi ile kar erimesi tehlikesi bulunmaktadır. Hava sıcaklığı: Hava sıcaklıklarının yurdun kuzey ve batı kesimlerinde mevsim normalleri civarında, iç kesimlerde normallerinin üzerinde seyredeceği tahmin ediliyor. Rüzgar: Genellikle kuzeyli, yurdun doğu kesimlerinde güney ve batılı yönlerden hafif, ara sıra orta kuvvette, Marmara’da kuvvetli (40-60 km/sa) olarak esmesi bekleniyor. Bazı illerde beklenen hava durumuyla günün en yüksek sıcaklıkları ise şöyle: Ankara: Parçalı, yer yer çok bulutlu 18 İstanbul: Parçalı ve bulutlu, hafif sağanak yağışlı 8 İzmir: Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak yağışlı 18 Adana: Parçalı, yer yer çok bulutlu, gece saatlerinden itibaren yerel sağanak yağışlı 23 Antalya: Parçalı, yer yer çok bulutlu, yerel sağanak yağışlı 19 Samsun: Parçalı ve çok bulutlu 11 Trabzon: Parçalı ve çok bulutlu 12 Erzurum: Parçalı ve çok bulutlu 6 Diyarbakır: Parçalı ve çok bulutlu 16