ASAYİŞ - 26 Şubat 2026 Perşembe 13:25

Çanakkale’de çenesine demir saplanan, yüzü kopan öğrencinin davasının 2’nci duruşması görüldü

A
A
A
Çanakkale’de çenesine demir saplanan, yüzü kopan öğrencinin davasının 2’nci duruşması görüldü

Çanakkale’nin Biga ilçesinde 3 Kasım 2023 tarihinde özel bir kolejde 7 yaşındaki Kuzey Yiğit Kılıç’ın okul bahçesinde oynarken dik duran çit demirlerine tırmandıktan sonra ayağının kayması sonucu demirin çenesine saplanması ve dudağından çenesine kadar olan dokunun kopması sonucu ailesi tarafından okula açılan ihmal davasının 2’nci duruşması Biga 2’nci Asliye Ceza Mahkemesinde görüldü. Duruşma 4 Mayıs’a ertelenirken, Kuzey Yiğit Kılıç’ın annesi Melek Şen ve babası Sinan Kılıç, sanıklardan hala şikayetçi olduklarını ve cezalandırılmalarını talep ettiler.


Olay, Biga ilçesinde 3 Kasım 2023 tarihinde Bahçeşehir Koleji’nde meydana geldi. Olay günü saat 16.30’da okul yönetimi tarafından aranan anne Melek Şen ve baba Sinan Kılıç’a, çocuklarının küçük bir kaza geçirdiği ve hastaneye kaldırıldığı bilgisi verildi. Hastaneye gittiklerinde oğullarının yüzünün kısmen koptuğunu gören aile büyük bir şok yaşadı. Şu anda 10 yaşında olan Kuzey Yiğit, üç yıl içinde toplam 7 ameliyat geçirdi. Vücudunda 50, yüzünde ise 25 santimetrelik dikiş izi bulunan çocuk; konuşma, yemek yeme ve ağzını kapatma gibi temel işlevlerde zorluk yaşıyor.


Biga Adliyesi 2’nci Asliye Ceza Mahkemesi’nde dün ikinci duruşmaya Kuzey Yiğit Kılıç’ın ailesi, avukatları ile sanık Bahçe Nöbetçisi Atakan Değirmenci, sanık Kampüs Müdürü Musa Çetin, sanık İlkokul Müdürü Emine Girgin, sanık İSG Uzmanı Habibe Yılmaz, sanık İşyeri Hekimi Hasan Aktoprak ve müdafi avukatları katıldı.


Duruşmada celse arasında dosyanın bilirkişilerden döndüğü bilirkişi raporunun sonuç kısmında "Bilirkişi Heyetimizce dosya üzerinde yapılan inceleme ve değerlendirmeler sonucunda; "03.11.2023 tarihinde Biga Bahçeşehir Koleji bahçesinde meydana gelen olay, 7 yaşındaki Kuzey Kılıç’ın teneffüs sırasında panel tel çite tırmanıp üstteki sivri tel çıkıntılarına çen:takılması sonucu alt çene ve dudakta ağır doku kaybı ile sonuçlanan bir okul kazasıdır; mağdur öğrenci sigortalı çalışan olmadığından, olay 5510 ve 6331 anlamında teknik "iş kazası" değildir, ancak çocuk yaşı, çit yapısı ve çocukların öngörülebilir oyun davranışları birlikte değerlendirildiğinde öngörülebilir ve uygun yapısal/organizasyonel tedbirlerle önlenebilir nitelikte Musa Çetin (kampüs müdürü: Okulun fiziki yapısı, bahçe ve çit düzenine ilişkin nihai sorumluluğu üstlenmesine rağmen, panel çitin üst kısmındaki sabit ve süreklilik arz eden sivri tel çıkıntılarını uzun süre gidermemesi ve çocuk kullanıcı profiliyle bağdaşmayan bu yapısaltehlikeyi ortadan kaldırmaması nedeniyle, davranışı ile meydana gelen ağır yaralanma arasında doğrudan ve güçlü nedensellik bağı bulunduğu ve tutumunun "ağır özensiz davranış" olarak nitelendirilebileceği kanaatine varılmıştır. Emine Girgin (ilkokul müdürü): Küçük yaş grubu öğrenciler için güvenli fiziksel çevreyi sağlamakla görevli olup panel çitin üst kısmındaki sabit tehlikeyi görüp gidermede yeterince proaktif davranmadığı, risk değerlendirmesinde bahçel/çit güvenliğini somutlaştırmadığı için, bu olay bakımından nedensellik bağı bulunan "özensiz davranış ânde olduğu, ancak yetki ağırlığının kampüs müdürlüğünde olması nedeniyle bu özensizliğin orta düzeyde olduğu değerlendirilmiştir.Atakan Değirmenci (bahçe nöbetçisi): Bahçenin genişliği ve öğrenci sayısı nedeniyle tüm öğrencileri anlık gözetmenin fiilen mümkün olmaması, olay sonrası hızlı müdahalesi ve kazanın esas nedeninin çitin yapısal tehlikesi olması dikkate alındığında, bu olay özelinde hafif özensiz davrandığı değerlendirilmiştir. Habibe Yılmaz (İSG uzmanı) ve Hasan Aktoprak (işyeri hekimi): Riskleri bildirme/öneride bulunma görevleri ile çitin fiilen değiştirilmesine ilişkin işveren yetkisi ayrımı gözetildiğinde, mevcut delillerle kazanın doğrudan meydana gelmesinde belirleyici bir teknik ihmal veya özen yükümlülüğüne aykırı davranışları tespit edilememiştir. Kuzey Yiğit Kılıç: Olay tarihinde yaklaşık 7 yaşında olup ilkokul çağında, tehlikeyi öngörme ve kendini koruma kapasitesi sınırlı, korunmaya muhtaç bir yaş grubundadır. Teneffüste oyun ve merak duygusuyla çite tırmanma davranışı, bu yaş grubu çocuklarda pedagojik ve pratik olarak öngörülebilir tipik bir çocuk davranışı olup, bu olay özelinde özen yükümlülüğüne aykırı bir tutum veya kusur atfedilmesi teknik olarak uygun bulunmamıştır. Dosya kapsamındaki teknik inceleme çerçevesinde, yukarıda adı geçen sanıklar ve mağdur dışında, olayın meydana gelmesinde kusur veya özensiz davranışla ilişkili başka kişi veya kurum tespit edileme" yönünde rapor düzenlendiği görüldü.


Duruşmada sanık savunmalarına geçildi. İlk olarak sanık İSG Uzmanı Habibe Yılmaz dinlendi. Yılmaz duruşmadaki savunmasında, "Üzerime atılı suçlamayı anladım. Ben iddianameye konu suça ilişkin olarak daha önceden beyanda bulunmuştum. Bu beyanlarımı tekrar ederim. Kollukta vermiş olduğum ifadem aynen geçerlidir. Ben iş sağlığı ve güvenliği uzmanı olarak çalışmaktayım, esasında birden fazla firmada görev aldığım dönemler de oluyor. Mağdur çocuğun yaralanması hepimizi üzmüştür. Benim esasında iş tanımım iş sağlığına ve güvenliğine ilişkindir ve çalışan işçilere odaklanırız. Ben görevlendirildikten sonra da Bahçeşehir Kolejine de gittim etrafa baktım fakat belirttiğim üzere biz daha çok çalışanlarla ilgileniriz. Benim görev tanımımın içerisinde çalışanlar bulunmaktadır. Öğrenciler bizim görev ve mesleki tanımımız içerisinde yoktur. Firmalar da bizimle anlaşma yaparken çalışan sayısı üzerinden anlaşma yapar. Ben üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum. Yaralanan çocuk mağdur okul öğrencisidir. Bu bir somut olayda meydana gelen hadise bir iş kazası değildir. İş yeri kazasıdır. Bilirkişi raporu da bu beyanlarımı doğrular niteliktedir. Bilirkişi raporunu aynen kabul ediyorum. Benim görev tanımımda okul öğrencileri yoktur. Dosyaya aldırılan bilirkişi raporunda da bana kusur izafe edilmemiştir. Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum, suçsuzum, beraatimi talep ederim, mahkeme aksi kanaatte ise lehime olan hükümlerin uygulanmasını talep ederim. Şikayetten vazgeçme olursa kabul ederim, uzlaşmayı talep ederim, duruşmalardan bağışık tutulmayı talep ederim" dedi.


Sanık Bahçe Nöbetçisi Atakan Değirmenci savunmasında, "Üzerime atılı suçlamayı anladım. Ben iddianameye konu suça ilişkin olarak daha önceden beyanda bulunmuştum. Bu beyanlarımı tekrar ederim. Ben olay zamanı Bahçeşehir Kolejinde beden eğitimi öğretmeni olarak çalışmaktaydım. Aynı zamanda bahçe nöbetçisi idim. Ben bahçede nöbetçi olduğum esnada genellikle yürürüm ve etrafa bakınırım. Bu kaza ise kör noktada olmuş. Ben, bana öğrencilerin, öğretmenim bir çocuk düştü diye yanıma gelince kazayı öğrendim. Bana uzaktan seslendiler. Hemen oraya gittiğimde mağdur çocuğun kanlar içerisinde olduğunu gördüm. Dokunun düştüğünü de gördüm. Ben hemen etraftaki öğrencileri olay yerinden uzaklaştırdım ve mağdur çocuğa yardım ettim. Ben bu kazada kusurlu olduğumu düşünmüyorum. Bilirkişi raporunda hafif özensiz davrandığım belirtilmiş fakat ben üzerime düşen tüm yükümlülükleri yerine getirmiştim. Olay günü bahçede 1 tane nöbetçi öğretmen vardı o da benim. Bir okul nöbetçisi bir de bahçe nöbetçisi olarak nöbet tutarız. Her katın da ayrı ayrı nöbetçileri vardır. Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum, suçsuzum, beraatimi talep ederim, mahkeme aksi kanaatte ise lehime olan hükümlerin uygulanmasını talep ederim. Şikayetten vazgeçme olursa kabul ederim, duruşmalardan vareste tutulma talebim vardır" diye konuştu.


Sanık Kampüs Müdürü Musa Çetin, "Üzerime atılı suçlamayı anladım. Ben iddianameye konu suça ilişkin olarak daha önceden beyanda bulunmuştum. Bu beyanlarımı tekrar ederim. Ben olay zamanında Bahçeşehir Kolejinde müdür olarak çalışıyordum, halen de müdür olarak çalışmaya devam ederim. Olay günü odamda olduğum esnada seslerin olması üzerine aşağıya indiğimde mağdur çocuğun yaralanmasını gördüm ve beden eğitimi öğretmeni Atakan ve okulumuzun hemşiresi Ceylen Sütçü ile beraber kendisine müdahale ettik. 7 dk kadar bir sürede de çocuğu Biga Devlet Hastanesine götürdük. İlk müdahale sonrasında mağdur çocuğumuz Bursa Uludağ Üniversitesi Hastanesine gönderildi. Burada da operasyonlar geçirdi, biz de operasyon anında geceye kadar ailenin yanında idik. İlk operasyonun başarılı geçtiğini düşünmüştük. Bundan dolayı Biga ya geri döndüğümüz esnada doku uyuşmazlığı olduğu söylenildi. Biz ailenin elimizden geldiğince yanında olmaya çalıştık. Biz bu çitleri 2019 yılında okulun açıldığı esnada yaptırdık. Çit yüksekliğinin 1.6 metre olduğunu biliyorum. Biz Biga da bir firmaya yaptırdık. İş sağlığı ve güvenliği uzmanları tarafından tarafımıza herhangi bir çitlerin zarar verebileceği yönünde bildirimde bulunulmadı. Biz okulun açıldığı 2019 yılında MEB tarafından denetlendik. Bize uygunluk verildi. Çitlerle alakalı herhangi bir bildirimde bulunulmadı. Ben 26 yıllık devlet tecrübesine sahibim, eski okullarımda da çitler bu şekilde idi. Ben bilirkişi raporunu dün incelediğimde 2023 yılının Mart ve Mayıs aylarında çitlerle alakalı olarak 2 adet uyarı olduğunu gördüm. Ben bu uyarıların sonradan deftere yazıldığını düşünüyorum çünkü böyle bir uyarı olsaydı bu tarafıma iletilirdi ben de gerekli önlemleri alırdım. Deftere sonradan bu tip bir yazı yazıldığını düşündüğümüzden dolayı avukatım aracılığı ile gerekli başvuruları yapacağız. Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum, suçsuzum, beraatimi talep ederim, mahkeme aksi kanaatte ise lehime olan hükümlerin uygulanmasını talep ederim. Şikayetten vazgeçme olursa kabul ederim, duruşmalardan bağışık tutulmayı talep ederim" şeklinde konuştu.


Sanık İlkokul Müdürü Emine Girgin ise, "Üzerime atılı suçlamayı anladım. Ben iddianameye konu suça ilişkin olarak daha önceden beyanda bulunmuştum. Bu beyanlarımı tekrar ederim. Ben Bahçeşehir Kolejinde olay zamanı ilkokul müdürü olarak çalışmaktaydım halen de ilkokul müdürü olarak görev yapıyorum. Ben kazayı görmedim. Öğrenciler benim yanıma gelip bir öğrencinin düştüğünü söyledikleri zaman kazadan haberim oldu. Bahçeye indiğimde Atakan öğretmenin öğrencimizin yanında olduğunu gördüm. Yaralı öğrenciye müdahale edip ivedi bir şekilde hastaneye intikal ettik. Biz 2019 yılında Doğa Koleji olarak faaliyete başladık akabinde 2022 yılında ismimiz Bahçeşehir Koleji olarak değiştirildi. Biz hem Doğa Koleji tarafından hem de Bahçeşehir Okulları tarafından gerekli denetimlere tabi tutulduk. Bize herhangi bir şekilde çitlerin sivri olduğu veyahutta zarar verebileceği şeklinde bir bildirimde bulunulmadı. MEB tarafından da bu yönde bir bildirimde bulunulmadı. Ben meydana gelen kazada kusurum olduğunu düşünmüyorum. Meydana gelen kaza bakımından çok üzgünüm aileye geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Biz aile ile elimizden geldiğimizce irtibatlaşmaya çalıştık. Kendileri de bizi bilgilendirmişlerdir. Biz aileye elimizden geldiğince yardımcı olmaya çalıştık. Çitler ile alakalı olarak çitlerin boyu yüksek olduğundan dolayı öğrencilerimize zarar vereceğini düşünmüyorduk. Ben de 28 yıl boyunca devlette çalıştım, ülkedeki çoğu okulda çitlerin bu şekilde olduğunu biliyorum. Çitlerin yapısının bu şekilde olması olağandır. Bu olaydan sonra ise her ihtimale karşılık olarak çitlerin sivri ucunu düzleştirdik. Bilirkişi raporunda tarafıma kusur izafe edilmiş olsa da ben üzerime düşen tüm sorumluluğu yerine getirdiğimi düşünüyorum. Bundan dolayı bilirkişi raporundaki kusura yönelik bildirimleri kabul etmiyorum. Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum, suçsuzum, beraatimi talep ederim, mahkeme aksi kanaatte ise lehime olan hükümlerin uygulanmasını talep ederim. Şikayetten vazgeçme olursa kabul ederim, duruşmalardan bağışık tutulmayı talep ederim" dedi.


Sanık Hasan Aktoprak Müdafii Av. Ezgi Ayhan Bilgi, "Müvekkilimin talimatla ifadesi alınmıştı, bu ifadelerine aynen katılıyoruz. Dosya içerisinde bulunan bilirkişi raporunda da müvekkilime kusur izafe edilmediği gibi müvekkilimin herhangi bir nedensellik bağı bulunmadığı da belirtilmiştir. Nitekim BYU ile yapılan yargılamada müvekkilimin beraatine karar verilmiştir. Bu aşamada müvekkillin öncelikle beraatine mahkemeniz aksi kanaatte ise lehine olan hükümlerin uygulanmasını talep ederiz" diye konuştu.


Duruşmada Kuzey Yiğit Kılıç’ın babası Sinan Kılıç, "Bir önceki beyanlarımızı aynen tekrar ederiz. Bahçeşehir Kolejinin herhangi bir denetimi yoktur. MEB tarafından yeterli şekilde denetlenmemiştir. Bununla alakalı belgeyi celse arasında ibraz edeceğiz. Şu aşamada sanıklardan hala şikayetçiyiz. Cezalandırılmalarını talep ediyoruz" dedi.


Kuzey Yiğit Kılıç’ın annesi Melek Şen ise, "Bir önceki beyanlarımızı aynen tekrar ederiz. Sanıklardan halen şikayetçiyiz. Cezalandırılmalarını talep ediyorum" diye konuştu.


Sanıkların ve avukatların dinlenmesinin ardından mahkeme heyeti tarafından Sanık müdafiilerine ve katılanlar vekiline gerek bilirkişi raporuna karşı gerek alınan beyanlara karşı ve tüm dosya kapsamı ile beyanlarında bulunmaları için gelecek celseye kadar süre verilmesine, Tüm sanıklar yönünde vareste tutulma taleplerinin kabulüne, İstanbul 60 ASCM’ye müzekkere yazılarak talimat evrakının kapatılmaması, yeni duruşma gün ve saatinin bildirilmesine, bu nedenle duruşmanın 4 Mayıs’a ertelenmesine karar verildi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Samsun Başkan Kul: "Yaptığımız iş geçici değil, kalıcı ve sağlam olacak" Samsun’un Terme Belediye Başkanı Şenol Kul, Oğuzlu Mahallesi Hapantepe Sokak’ta başlatılan 5 kilometrelik yol çalışmalarını yerinde inceleyerek, "Vatandaşımızın sabrına değecek; Terme’nin yolları sadece bugünlük değil, yarınlar için de konforlu ve uzun ömürlü olacak" dedi. Terme Belediyesi, ilçe genelindeki yol ağını modernize etmek ve ulaşım konforunu artırmak amacıyla yürüttüğü çalışmalara Oğuzlu Mahallesi ile devam ediyor. Hapantepe Sokak’ta başlayan zemin hazırlık çalışmalarını Başkan Yardımcısı Cemil Şahin ve Mahalle Muhtarı Fahri Albayrak ile birlikte inceleyen Başkan Kul, mahalle sakinlerinin taleplerini dinleyerek projenin kalitesinden ödün vermeyeceklerini vurguladı. İncelemeler sırasında teknik detaylara değinen Başkan Kul, "Oğuzlu Mahallemiz Hapantepe Sokak’ta yaklaşık 5 kilometrelik bir hatta zemin hazırlıklarımıza başladık. Tek derdimiz var; yaptığımız iş yarım kalmasın, Terme’mize yakışır, kalıcı ve sağlam olsun. Bu doğrultuda rampa olan yerlerimizi beton yol, diğer kısımları ise sathi kaplama ile yenileyeceğiz" diye konuştu. Hizmetin kalıcı olması için zemin hazırlığının önemine dikkat çeken Kul, "Zemin hazırlıklarımızı tamamladık. Şu an hava şartlarını takip ediyoruz; şartlar elverdiği anda üst yapı çalışmalarımıza hızla başlayacağız. Kaliteli bir sonuç için biraz zamana ve Mahalle Muhtarımız Fahri Albayrak nezdinde tüm hemşehrilerimizin sabrına ihtiyacımız var. Ancak neticede konforlu, güvenli ve çok uzun yıllar hizmet verecek yolları Oğuzlu halkımızın hizmetine sunacağız" şeklinde konuştu.
Karabük KBÜ personeline 100 bin TL’lik promosyon Karabük Üniversitesi’nde Rektör Prof. Dr. Fatih Kırışık’ın yoğun müzakereleri sonucu maaş promosyonu 100 bin TL’ye yükseldi. Karabük Üniversitesi ile Halkbank arasında gerçekleştirilen maaş promosyon ihalesi, üniversite yönetimi ile yetkili memur sendikası EĞİTİM BİR SEN ve KOOP-İŞ temsilcilerinin katılımıyla açık artırma usulüyle yapıldı. Şeffaflık ve rekabet ilkeleri doğrultusunda gerçekleştirilen ihalede ilk teklif çalışanlar adına yeterli görülmeyince süreç yenilendi. Yenilenen ihalede Halkbank tarafından sunulan 85 bin 500 TL’lik teklif üzerine sendika temsilcileri ve ihale komisyonu tarafından rakamın yeniden değerlendirilmesi talep edildi. Sürece doğrudan müdahil olan Karabük Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fatih Kırışık, banka genel müdürü ile birebir ve kapsamlı müzakereler gerçekleştirerek promosyon tutarının artırılması yönünde yoğun bir pazarlık süreci yürüttü. Yapılan görüşmeler sonucunda başlangıçta 85 bin 500 TL seviyesinde kalan ihale, 2026 Mart ayında 90 bin TL nakit ve 10 bin TL Paraf puan olmak üzere toplam 100 bin TL’ye yükseltildi. Yapılan hesaplamalara göre promosyon anlaşmasının toplam büyüklüğünün yaklaşık 230 milyon TL’ye ulaştığı, yalnızca ihale sonrası gerçekleştirilen müzakerelerle sağlanan ek katkının ise yaklaşık 35 milyon TL olduğu belirtildi. Söz konusu artışın çalışanlar açısından önemli bir kazanım olduğu ifade edildi. Promosyon anlaşması kapsamında personele ayrıca promosyonun iade edilmesi karşılığında sıfır faizli kredi imkânı da sunulacak. Buna göre; 6 ay vadede 549 bin TL (91 bin 500 TL taksit), 8 ay vadede 438 bin TL (54 bin 750 TL taksit), 10 ay vadede 367 bin TL (36 bin 700 TL taksit) ve 12 ay vadede 247 bin TL (20 bin 583 TL taksit) ödenebilecek. Promosyon ödemesinin sözleşme gereği Mart 2026 tarihine kadar personele tek seferde yatırılacağı bildirildi.
İstanbul Balkanlar’da ilk iftar sofrası Kırcaali’de Sultangazi Belediyesi, Ramazan ayında Balkanlar’daki soydaşlarımızı gönül sofralarında bir araya getiriyor. İlk iftar sofrası Bulgaristan Kırcaali’de kuruldu. Onlarca soydaşımız kurulan gönül sofrasında bir araya geldi. Sultangazi Belediyesi, birlik ve beraberlik ayı Ramazan’da Balkanlardaki soydaşlarını unutmadı. Sınırımızın kilometrelerce ötesinde soydaşlarımızın yoğun olarak yaşadığı Bulgaristan ve Yunanistan’da kurulacak gönül sofralarının ilk adresi Kırcaali oldu. Kırcaali’de kurulan gönül sofralarında yüzlerce kişi Ramazan’ın bereketini birlikte paylaştı. İftar programına Bulgaristan Başmüftüsü Mustafa Aliş Hacı, Kırcaali Belediye Başkanı Erol Mümün, Kırcaali Müftüsü Basri Eminefendi, Filibe Başkonsolos Muavini Murat Polat, Sultangazi Belediyesi Başkan Danışmanı ve Meclis Üyesi Muhammer Varol ile çok sayıda soydaşımız katıldı. Ezanın okunmasıyla birlikte alandaki onlarca soydaş birlikte iftar yapmanın mutluluğunu yaşadı. Bulgaristan Başmüftüsü Mustafa Aliş Hacı; "10-15 sene öncesine kadar böyle bir şey yaşayacağımızı düşünemezdik. Şimdi Ramazan’ın bereketini kilometrelerce uzaktan kurulan gönül sofrasıyla kardeşlerimizle birlikte yaşıyoruz. Sultangazi Belediye Başkanımız Abdurrahman Dursun’a gönülden teşekkürlerimizi sunuyoruz" diye konuştu. Aynı gönül farklı coğrafya Sultangazi Belediye Başkanı Abdurrahman Dursun, "Aile sıcaklığında bir Ramazan sloganından yola çıkarak farklı coğrafyada yaşayan kardeşlerimizin de yanında olduğumuzu göstermek istedik. Geçen yıl iftar soflarımızı Balkanlara taşımıştık. Bu yıl da kardeşlerimizin yanında olalım, onlarla beraber iftar yapalım istedik. Kendi gönül coğrafyamızda, orada yaşayan soydaşlarımızla Ramazan’ın bereketini paylaşalım dedik. Aynı sofrada, aynı gönülde nice güzel Ramazanlara" dedi.
Tokat Tokat Belediyesi’nden üretken belediyecilikle Ramazan buluşması Tokat’ta belediye tarafından kurulan iftar sofraları, Ramazan etkinlik çadırı programları ve Mehteran takımı gösterileriyle Ramazan ayının birlik, beraberlik ve dayanışma ruhu kentin dört bir yanında yaşatılıyor. Tokat’ta Ramazan ayı dolayısıyla belediye tarafından kurulan iftar sofraları ve etkinlik programları, vatandaşları aynı masa etrafında buluşturuyor. Tokat Belediyesi tarafından kent genelinde düzenlenen organizasyonlarla Ramazan’ın birlik ve beraberlik ruhu şehrin dört bir yanında yaşatılıyor. Belediye ekiplerince kurulan gönül sofralarında yüzlerce kişi birlikte iftar yaparken, ihtiyaç sahiplerine de sıcak yemek ve iftar kumanyası ulaştırılıyor. Kentin üç farklı noktasında gerçekleştirilen iftar programlarında Tokat’a özgü lezzetler de sofralarda yer alıyor. Başkan Yazıcıoğlu: "Gönül soframızı büyütmeye devam ediyoruz" Tokat Belediye Başkanı Mehmet Kemal Yazıcıoğlu, Ramazan ayı boyunca dayanışmayı büyütmeyi hedeflediklerini belirterek, "Ramazan paylaşmaktır, kardeşliktir. Tokat’ta hiçbir hemşehrimizin kendini yalnız hissetmemesi için gönül sofralarımızı büyütmeye devam ediyoruz. Üretken belediyecilik anlayışımızla hem dayanışmayı güçlendiriyor hem de birlik ruhumuzu pekiştiriyoruz" dedi. Ramazan etkinlik çadırı yoğun ilgi görüyor Belediye tarafından kurulan Ramazan Etkinlik Çadırı ise her akşam saat 20.30’da düzenlenen programlarla 7’den 77’ye vatandaşları bir araya getiriyor. Çadırda Hacivat-Karagöz gösterileri, çocuk etkinlikleri, tasavvuf musikisi konserleri ve söyleşiler gerçekleştiriliyor. Başkan Yazıcıoğlu, etkinliklerin amacının yalnızca program düzenlemek olmadığını vurgulayarak, nesiller arasında kültür köprüsü kurmayı hedeflediklerini ifade etti. Mehteran takımı ilk kez kuruldu Tokat Belediyesi bünyesinde kurulan Mehteran Takımı da Ramazan programlarına ayrı bir renk kattı. Meydanlarda seslendirilen mehter marşları vatandaşlardan beğeni topladı. Başkan Yazıcıoğlu, mehteranın tarih ve milli ruhun önemli bir sembolü olduğunu belirterek, takımın Tokat’ın kültürel değerlerini çevre illerde de temsil edeceğini kaydetti. Camilerde temizlik ve denetimler sürüyor Öte yandan belediye ekipleri, Ramazan öncesinde kent genelindeki cami ve mescitlerde temizlik ve dezenfeksiyon çalışmaları gerçekleştirdi. Zabıta ekipleri ise fırınlar, marketler ve gıda işletmelerinde gramaj, hijyen ve fiyat etiketi denetimlerini sürdürüyor.