GÜNDEM - 28 Şubat 2025 Cuma 13:06

Çanakkale’de dev yılan görüldü: Yaklaşık 8 metre

A
A
A

Çanakkale'nin Bayramiç ilçesinde tarlasına gübre attıktan sonra ilçeye dönüş yapan Günay Kılıç ve yeğeni Savaş Kılıç yol ortasında yaklaşık 8 metre boyunda, halk arasında 'Bozyörük' olarak bilinen Hazer cinsi yılanı görünce şok oldu. Meşe ağacına tırmanan yılan cep telefonu ile görüntülendi.

Bayramiç ilçesinde dün Hacıkayyum bölgesinde yaklaşık 8 metrelik dev yılanı görenler adeta şoka uğradı. İlçede tarımla uğraşan Günay Kılıç (48), yeğeni Savaş Kılıç (28) ilçe Hacıkayyum bölgesindeki tarlasına gübre atmaya gitti. Tarlasındaki iş bittikten sonra 17 TN 534 plakalı aracı ile ilçeye dönüşe geçti. Bir süre sonra yolun ağaç devrilmesi sonucu kapalı olduğunu gördü. Yol ortasında devrilmiş ağaç dalını kaldırmak isteyen Günay Kılıç ve yeğeni Savaş Kılıç, onun ağaç değil dev bir yılan olduğunu görünce çok şaşırdılar. Ardından yılan yol kenarındaki meşe ağacına tırmandı. Bu sırada Savaş Kılıç, dev yılanı cep telefonu ile görüntüledi.
Yaşanan olayı anlatan Günay Kılıç, "Dün yeğenlerimle birlikte tarlaya üre gübresi attık. Tarlaya üreyi attık, dönüşte Hacıkayyum bölgesi altında bizim arazimiz var, oradan dönerken yolda bir ağacın devrildiğini sandım. Yaklaşınca ağaç olmadığını anladım. Boylu boyunca uzanmış yılan olduğunu fark ettim. Yaklaştıktan sonra arabadan inip, baktım. Yılan hareket etmeye başladı. Sonra ağaca tırmanmaya başladı. Ben böyle büyüklükte bir yılan görmedim. Devamlı toprakla uğraşan bir insanım. Daha önce çok yılan gördüm ama böyle bir şey görmedim. Böyle dehşet bir yılan yok. Bir ağaca çıkışı vardı, nasıl bir hayvan olduğunu anlamadım. Ağaca çıktı, boylu boyunca ağaca uzandı. Çektiğim videoda da görülüyor. Çok da kalın bir yılan. Ben görünce şok oldum. Telefonla çekmek aklıma gelmedi. Yeğenim benim aracın arakasındaydı, o çekti videoyu. Ben korktum zaten şok oldum" dedi.

Halk arasında 'Bozyörük' olarak bilinen Hazer yılanı Avrupa kıtasındaki en büyük yılanlardan biridir. Bu tür zehirli değildir ve genellikle gündüzleri avlanır. Hazer yılanı habitat olarak genellikle yol kenarları, açık yamaçlar, vadi yamaçları, kayalık nehir kıyıları, bataklıklar, seyrek çalılıklı ve çimenli açık alanlar ile bahçe ve mezarlıkları tercih ederler. Dağlarda deniz seviyesinden bin 500-bin 600 metre yüksekliğe kadar görülebilmektedir. Beslenme alışkanlığı olarak küçük memeliler, kendi boyutlarına göre kuşlar, kuş yavruları, kertenkeleler ve bazen kendilerinden küçük boyutlu yılan türlerini besin kaynağı olarak tüketirler. Hazer yılanı zehirli olmasa da vahşi olarak kabul edilir; hızlı ve uyarı vermeden ısırır. Tarım zararlısı olarak bilinen kemirgenleri ve diğer türleri de tükettikleri için doğal haşere kontrolünde önemli rol oynarlar.

Fatih Daldal

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul "Kurtlar Vadisi" ile hafızalara kazınan yalı satışta İstanbul Boğazı’nda yer alan ve bir döneme damga vuran Kurtlar Vadisi dizisiyle hafızalara kazınan Abud Efendi Yalısı satışıyla gündeme geldi. Yalının yüzde 15,23’lük hissesinin 170 milyon TL bedelle satışa sunulduğu öğrenildi. Boğaz’ın mavi sularıyla çevrili konumuyla dikkat çeken tarihi yapı dron ile görüntülendi. İstanbul Boğazı’nın Üsküdar Kandilli sahilinde yer alan ve bir döneme damga vuran Kurtlar Vadisi dizisiyle hafızalara kazınan Abud Efendi Yalısı satışıyla tekrar gündem geldi. Yalının yüzde 15,23’lük hissesinin 170 milyon TL bedelle satışa sunulduğu öğrenildi. Tarihi yapı, Boğaz’ın mavi sularıyla çevrili konumuyla dikkat çekti. Boğaz yalıları arasında özgün mimarisiyle öne çıkan yapı, 1835 ile 1855 yılları arasında Osmanlı saray mimarisinin önemli isimlerinden Garabet Balyan tarafından inşa edildi. Boğaz’ın seçkin yalıları arasında gösterilen yapı, iki katlı ahşap mimarisi, beyaz cephe kaplaması ve kırmızı kiremitli çatısıyla dikkat çekiyor. Yalı, 1900 yılında Mehmet Abud Efendi tarafından satın alınarak Abud Ailesi’nin ikameti olarak 1981 yılına kadar kullanıldı. Yaklaşık 1 bin 500 metrekarelik arsa üzerinde bulunan yapı, 270 metrekare taban alanına ve toplam 540 metrekare kullanım alanına sahip. Kâgir olarak inşa edilen alt katta iki ayrı kayıkhane yer alırken, üst kat yarı dikdörtgen formda bir sofa etrafında şekilleniyor. Dronla havadan çekilen görüntülerde yalının denize sıfır konumu ve geniş rıhtımı net şekilde görüldü. Üst açıdan yapılan çekimlerde simetrik pencere düzeni, cumbalı bölümleri ve Boğaz’a açılan geniş terası dikkat çekti. Yalının hemen yanında bulunan müştemilat ve arka bahçedeki ağaçlık alan da görüntülere yansıdı. Sahil hattı boyunca uzanan iskele ve mermer rıhtım bölümü ise yapının tarihi kimliğini gözler önüne serdi. Dizilerle özdeşleşen yalı Yalı, özellikle Kurtlar Vadisi dizisinde geçen sahnelerle geniş kitleler tarafından tanındı. Dizide güç ve otoriteyi simgeleyen konsey sahnelerine ev sahipliği yapan yapı, yıllar içinde televizyon tarihinin simge mekanlarından biri haline geldi. Hisselerinin satışa çıkarılmasıyla yeniden gündeme gelen yalıda yüzde 15,23’lük payın 170 milyon TL bedelle satışa sunulduğu öğrenildi. Boğaz hattındaki tarihi yapıların yatırım değeri her geçen gün artarken, söz konusu yalının hem tarihi geçmişi hem de televizyon hafızasındaki yeri nedeniyle farklı bir konumda bulunduğu belirtiliyor. Havadan çekilen görüntülerde Boğaz’daki dalga hareketleriyle birlikte yalının suya yansıyan silueti dikkat çekerken, çevresindeki tarihi ağaç dokusu ve sahil şeridi de kadraja yansıdı.
Erzurum Azerbaycan Tıp Üniversitesi ile akademik iş birliği görüşmesi gerçekleştirildi Atatürk Üniversitesi, uluslararasılaşma vizyonu ve küresel akademik iş birliklerini güçlendirme hedefi doğrultusunda önemli bir akademik temasa daha ev sahipliği yaptı. Bu kapsamda, Azerbaycan Tıp Üniversitesi Farmakoloji Anabilim Dalı öğretim üyeleri Doç. Dr. Kamandar Yaqubov, Doç. Dr. Gülbeniz Hüseynova ve Doç. Dr. Aydın Aliyev ile Pato-Fizyoloji Anabilim Dalı öğretim üyesi Doç. Dr. Sevinç Hacıyeva, Atatürk Üniversitesini ziyaret ederek bir dizi görüşmede bulundu. Ziyaret programı çerçevesinde konuk akademisyenler, Rektör Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu ile bir araya geldi. Gerçekleştirilen görüşmede; iki üniversite arasında bilimsel iş birliğinin geliştirilmesi, ortak araştırma projelerinin hayata geçirilmesi, akademik personel ve öğrenci değişim programlarının artırılması ile disiplinler arası çalışmaların teşvik edilmesi gibi başlıklar ele alındı. Oldukça verimli bir atmosferde gerçekleşen toplantıda, özellikle farmakoloji ve patofizyoloji alanlarında yürütülebilecek ortak bilimsel çalışmaların stratejik önemi vurgulandı. Taraflar, bilgi ve deneyim paylaşımının artırılması, uluslararası fon kaynaklarına yönelik projelerde birlikte yer alınması ve sürdürülebilir akademik iş birliklerinin tesis edilmesi konusunda karşılıklı mutabakat sağladı. Rektör Hacımüftüoğlu, nazik ziyaretlerinden dolayı Azerbaycan Tıp Üniversitesi heyetine teşekkür ederek, iki köklü kurum arasında tesis edilen bu temasların, önümüzdeki süreçte somut iş birliklerine dönüşeceğine olan inancını ifade etti. Ziyaret, iyi niyet temennilerinin ardından sona erdi.