ÇEVRE - 11 Kasım 2025 Salı 13:13

Çanakkale’de Milli Ağaçlandırma Günü çerçevesinde fidanlar toprakla buluştu

A
A
A
Çanakkale’de Milli Ağaçlandırma Günü çerçevesinde fidanlar toprakla buluştu

Çanakkale’de 11 Kasım Milli Ağaçlandırma Günü’nde 14 ayrı noktada fidan dikimi yapıldı.


İzmir Yolu Dardanos caddesinde düzenlenen fidan dikim etkinliğine, Çanakkale Valisi Ömer Toraman, Çanakkale Boğaz ve Garnizon Komutanı Tuğamiral Mustafa Biçen, İl Jandarma Komutanı Jandarma Kıdemli Albay Cemalettin Akyüz, İl Emniyet Müdürü Ergün Dağıstanlı, Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanı İsmail Kaşdemir, Çanakkale Orman Bölge Müdürü Enver Demirci, askeri erkan, siyasi parti temsilcileri, sivil toplum kuruluşları ve çok sayıda öğrenci katıldı.


Ağaç dikme etkinliği öncesinde konuşan Çanakkale Orman Bölge Müdürü Enver Demirci, "Ekonomik, ekolojik ve sosyal açıdan büyük öneme sahip ormanlarımızın korunması, geliştirilmesi, sürdürülebilir şekilde yönetilmesi amacıyla Tarım ve Orman Bakanlığımız koordinasyonunda başlatılan ‘Geleceğe Nefes’ kampanyası kısa sürede toplumun tüm kesimlerinin sahiplendiği bir seferberliğine dönüşmüştür. 2019 yılından bugüne kadar geçen 6 yıllık süreçte milletimizin yoğun ilgisi ve desteğiyle milyonlarca fidan toprakla buluşmuş, ülkemizin dört bir yanında orman varlığımız artarak geleceğe umut olmuştur. Bu süreçte Milli Ağaçlandırma Günü sadece bir etkinlik olmanın ötesine geçmiş, çevre bilincinin yaygınlaştırıldığı doğaya olan vefamızın bir simgesi haline gelmiştir" dedi.


Etkinlikte Dardanos caddesinde bulunan alana 20 bin fidan dikileceğini aktaran Orman Bölge Müdürü Demirci, "Bu yılda ‘Yeşil Vatan Seferberliği’ mottosu ile 81 il 922 ilçede eş zamanlı olarak gerçekleştirilen etkinliklerde milyonlarca fidanı toprakla buluşturmaya hedefliyoruz. Bizler de bugün aynı azim ve heyecanla Türkiye’mizin teminatı olan çocuklarımız için, daha yeşil bir Türkiye için bir aradayız. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın himayelerinde yürütülen bu anlamlı seferberlik kapsamında İl genelinde 14 farklı lokasyonda fidan dikim etkinlikleri düzenlenmektedir. Bugün bulunduğumuz alanda 20 bin adet fıstıkçamı, selvi, zakkum, hünnap, dut, erguvan ve ateş dikeni fidanlarının toprakla buluşturulmasıyla geleceğe nefes, dünyaya nefes olacağız" şeklinde konuştu.


Türkiye’nin net orman alanını büyüten nadir ülkelerden olduğunu söyleyen Çanakkale Valisi Doç. Dr. Ömer Toraman, "Bütün dünyada orman alanları daralıyor, küçülüyor. Türkiye istikrarlı bir şekilde sayın cumhurbaşkanımızın liderliğinde yürüttüğü ağaçlandırma seferberlikleriyle orman alanını arttırarak devam ediyor. Ormanlarımız çok büyük bir tehlike altında, tehdit altında olmaya da devam ediyor. Biz orman yangını meydana geldiğinde yangını söndürmek için canla başla mücadele ediyoruz. Ancak asıl yangın çıkmamasına özen göstermemiz gerektiğini vurgulamak istiyorum" ifadelerini kullandı.


Yangın çıkış sebeplerinin yüzde 90 seviyesinde insan kaynaklı olduğunu vurgulayan Çanakkale Valisi Toraman, "O ilk kıvılcımın yakılmaması için, o ilk ateşin düşmemesi için azami gayret göstermemiz gerekiyor. Biz ormanları öncelikle böyle korumalıyız, böyle müdafaa etmeliyiz. Yani yangın meydana gelmeden önce hareketlerimize, davranışlarımıza azami dikkat göstermemiz gerekiyor. Bu sene Çanakkale meydana gelen 6 büyük orman yangını diğer orman yangınlarından bir yönüyle ayrıldı. O da yerleşim yerlerini çok ciddi manada tehdit etti. Orman yangınları artık çok uzakta değil. Görmediğimiz, ulaşmadığımız noktalar yanmıyor. Evlerimizin hemen yanı başındaki yerler de yanıyor" diye konuştu.


Düzenlenen programda konuşmaların ardından Çanakkale Valisi Doç. Dr. Ömer Toraman ve beraberindekiler 11 Ağustos tarihinde merkeze bağlı Çınarlı köyü yakınlarında çıkan ve yaklaşık 570 hektarlık orman alanının zarar gördüğü bölgede 20 bin fidanı toprakla buluşturuldu.



Çanakkale’de Milli Ağaçlandırma Günü çerçevesinde fidanlar toprakla buluştu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Gaziantep Aynaların çarpması sonucu çıkan kavgada öldürülen Abdurrahman Cengiz’in davasına devam edildi Gaziantep’te iki aracın yan aynalarının birbirine çarpması sonucu çıkan tartışmada 1 kişinin hayatını kaybettiği kazayla ilgili davanın 6’ncı duruşması görüldü. Gaziantep’te iki aracın yan aynalarının çarpması sonrası çıkan tartışmada Abdurrahman Cengiz’in hayatını kaybettiği kazayla ilgili davanın 6’ncı duruşması Gaziantep 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşmada, sanık Mehmet Erkan B., sanık avukatları, maktulün ailesi ve avukatları hazır bulundu. Diğer sanık Eyüp Ertan D. ise duruşmaya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile bağlandı. Duruşmada tanık olarak dinlenen Leyla D., "Olaydan sonra oğlumun arkadaşı Mehmet A. beni aradı. Olayda kullanılan silahları sakladığını söyledi. Silahları Suruç’ta bulunan bağ evinin bahçesine gömüldüğünü söyledi. Ben de polisler ile birlikte bu silahları polislere teslim ettim. Olayı görmedim. Duyduğuma göre oğlum ilk hastaneye giderken önünü kesmişler. Arkadaşlarına ve kendisine ateş etmişler. Olaya dahi bilgi ve gördüm bundan ibarettir" dedi. "Biz kendimizi koruduk" Tutuklu sanık Eyüp Ertan D. savunmasında, "Bize ilk ateş eden maktuldür. Biz de kendimizi korumaya çalıştık. Olay anında makbul bize hakaret ederek ateş etti. Biz kendimizi koruduk. Tahliyemi talep ederim" dedi. Duruşma ertelendi Mahkeme heyeti, sanık Mehmet Erkan B. hakkında uygulanan "yurt dışına çıkış yasağı" adli kontrol tedbirinin devamına karar verdi. Tutuklu sanık Eyüp Ertan D.’in ise dosyadaki delil durumu ve alabileceği muhtemel ceza dikkate alınarak tutukluluk halinin devamına hükmederek eksik hususların giderilmesi gerekçesiyle davayı ileri bir tarihe erteledi. Olayın geçmişi 15 Mart 2023’te Şahinbey ilçesi Fırat Mahallesi’nde meydana gelen olayda iddiaya göre, Abdurrahman Cengiz (43) ile husumetli olduğu şahıs ya da şahıslar arasında tartışma çıktı. Kısa sürede büyüyen tartışma kavgaya dönüştü. Kavga sırasında husumetli olduğu şahıs ya da şahısların silahlı saldırısına uğrayan Abdurrahman Cengiz, ağır yaralandı. İhbarla olay yerine gelen sağlık ekiplerince yapılan ilk müdahalenin ardından ambulansla Abdulkadir Yüksel Devlet Hastanesine kaldırılan Cengiz, tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti.
Samsun "Ramazan’da 3 öğün beslenilmeli" Diyetisyen Tuba Yıldırım, Ramazan’da doğru beslenme hakkında bilgilendirmelerde bulunarak, "Ramazan’da öğünlerinizi genel olarak iftar, ara öğün ve sahur şeklinde düzenleyebilirsiniz. Böylece gün içinde almanız gereken besin ögelerini üç öğüne bölmüş ve dengeli beslenmiş olursunuz" dedi. Ramazan ayında uzun saatler aç ve susuz kaldığımız ve beslenme düzenimizin oldukça değiştiği için bu dönemde dengeli beslenmenin büyük önem taşıdığını belirten Liv Sağlıklı Yaşam Merkezi Beslenme ve Diyet Kliniği’nden Diyetisyen Tuba Yıldırım, "Ramazan’da öğünlerinizi genel olarak sahur, iftar ve ara öğün şeklinde düzenleyebilirsiniz. Böylece gün içinde almanız gereken besin ögelerini üç öğüne bölmüş ve dengeli beslenmiş olursunuz" diye konuştu. Sağlıklı beslenmenin hayatın her döneminde önemli bir yere sahip olduğunu söyleyen Dyt. Yıldırım, "Ramazan ayı uzun saatler aç ve susuz kaldığımız, beslenme düzenimiz oldukça değiştiği için bu dönemde dengeli beslenme büyük önem taşıyor. Normal günlerde, herhangi bir öğünde eksik aldığımız bir besin ögesini gün içinde ara öğünlerde veya diğer ana öğünlerde tamamlama fırsatımız oluyor. Ancak Ramazan ayında öğün sayımız sınırlanıyor. Dengeli beslenme her zaman çok önemli ama özellikle Ramazan ayında daha enerjik ve sağlıklı olabilmek için düzenli ve dengeli beslenme gereklidir" diye konuştu. Dyt. Yıldırım, Ramazan’da doğru beslenme önerilerini şöyle sıraladı: "Ramazan’da öğünlerinizi genel olarak sahur, iftar ve ara öğün şeklinde düzenleyebilirsiniz. Böylece gün içinde almanız gereken besin ögelerini üç öğüne bölmüş ve dengeli beslenmiş olursunuz. Sahur yapma alışkanlığı sayesinde hem açlık süreniz azalır hem de metabolizma hızınızı korumuş olursunuz. Sahurda yumurta, ceviz, peynir, avokado ve mevsim söğüşlerini içeren hafif bir kahvaltı veya yoğurt, yulaf, taze meyve, çiğ kuruyemişlerden hazırlanan sağlıklı bir kase tercih edebilirsiniz. İftar öğünü de en az sahur kadar önemlidir. Orucu bir hurma ve su ile açtıktan sonra çorba ve renkli bir salata ile devam edip, sonrasında ana yemeğe geçebilirsiniz. İftarda uzun açlık döneminden sonra midenizi hızlı bir şekilde doldurmak ani tansiyon ve şeker yükselmelerine, mide barsak rahatsızlıklarına sebep olduğu için iftardan sahura kadar öğün sayısını artırıp, aralıklarla beslenmeye özen gösteriniz. Tatlı seçiminizi iftardan hemen sonra yapmak yerine bir iki saat sonra ara öğün şeklinde hafif sütlü tatlılardan tercih etmek sağlıklı olacaktır. İftardan sonra tatlı isteklerinde kahve ve hurma ikilisi kan şekerini dengelemeye ve tatlı yeme ihtiyacını azaltmaya yardımcı olacaktır. Ramazan’da hareketsizlik, bağırsak hareketlerinin yavaşlamasına neden olabilir. İftardan sonra bir saatlik yürüyüşler yapmak sindirimi kolaylaştırır. İftardan sahura kadar ortalama en az iki litre su içmelisiniz. Bir şişe soda ve bir bardak bitki çayı da sindirim sisteminize iyi gelecektir."
Uşak Uşak’ın yeni Valisi Serdar Kartal görevine başladı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla Resmi Gazete’de yayımlanan kararname ile İçişleri Bakanlığı Destek Hizmetleri Dairesi Başkanlığından Uşak Valiliğine atanan Serdar Kartal görevine başladı. Uşak Valiliğine atanan Serdar Kartal için valilik binasında karşılama töreni düzenlendi. Tören mangasını selamlayan Kartal, vali yardımcıları ve kurum müdürleriyle tanıştıktan sonra Valilik binasına geçti. Burada açıklamalarda bulunan Vali Kartal; "Göreve başlarken, böylesine derin bir kültüre, güçlü bir birlik ruhuna ve yükselen bir kalkınma dinamizmine sahip Uşak ilinde hizmet edecek olmanın ağır fakat onurlu sorumluluğunu yüreğimde hissettiğimi belirtmek istiyorum. Bu birikimi koruyarak ve daha da ileriye taşıyarak, sanayisiyle üreten, tarımıyla bereketlenen, gençleriyle güçlenen ve her bir hemşehrisini kucaklayan bir Uşak hedefiyle kararlılıkla yol alacağız." dedi. Kartal sözlerine şöyle devam etti; "Uşak’ın huzurunu, refahını ve geleceğini daha da güçlendirmek için var gücümüzle çalışacağız. Sizlerin talep ve önerileri bizler için yol gösterici olacaktır. Yüce Allah’ın inayeti, dualarınız ve bu birliktelik ruhuyla Uşak’ı her alanda daha ileriye taşıyacağımıza inancımız tamdır. Bizler için devlette makamlar gelip geçicidir, kalıcı olan ise aziz milletimize hizmet etmektir. Bu bilinçle Uşak’ımızın her ilçesini, her köyünü, her mahallesini ve her bir vatandaşını kapsayan, adaletli, şeffaf ve çözüm odaklı bir yönetim anlayışını hakim kılmayı esas alacağız. Kapısı da gönlü de herkese açık bir idare anlayışıyla, devletimizin şefkatini, güler yüzünü ve güven veren varlığını hayatın her alanında hissettirmeyi temel vazifemiz olarak görüyoruz." dedi. Açıklama sonrası Vali Kartal, makamında il protokolü ile bir toplantı gerçekleştirdi.
Antalya Rus sahipleri, kaybolan köpeklerini sokak sokak arıyor: Canlı bulana 100 bin, ölü bulana 10 bin ödül Antalya 4 yıldır yaşayan iki Rus aile, 10 Ocak’ta Kemer’de kaybolan köpekleri yüzünden adeta perişan oldu. Kemer’de bir gezi esnasında Rubi ve Boris adlı köpeklerini kaybeden aileler, köpeklerini sağ bulana 100 bin, ölüsünü bulana ise 10 bin TL ödül verecek. Rusya-Ukrayna savaşı sebebiyle 4 yıl önce Türkiye’ye gelerek Antalya’nın Döşemealtı ilçesine yerleşen İvakina çifti, köpekleri Rubi ve arkadaşlarının köpekleri Boris’i yanlarına alarak 8 kişilik bir kafile halinde Kemer’in Tekirova ilçesinde Tahtalı Dağı eteklerinde gezmeye çıktı. Otomobilleriyle Tahtalı Teleferik yoluna giren kafile, Galina İvakina’nın rahatsızlanması üzerine durakladı. Grup araçlarından inince köpekler de ormanlık alanda oynamaya başladı. Köpeklerin kavga sesi geldi Galina İvakina’yı yürüterek kendine gelmesine çalışan grup, o sırada orman içinde bulunan Boris ve Robi’nin bulunduğu bölgeden köpeklerin kavga sesini duydu. O noktaya doğru ilerleyen grubun karşısına büyük bir Kangal köpeği çıkınca, yanlarında çocuklar da bulunan kafile köpeğin saldırması üzerine uzaklaşmak zorunda kaldı. Robi’nin takip cihazı bulundu, Boris’ten haber yok Bütün güçlüklere rağmen köpeklerini aramaktan vazgeçmeyen aileler, kaybolduktan 9 gün sonra Robi’nin tasmasındaki takip cihazını çobanların çöp döktüğü yerin yanında buldu. Vladislav İvakin, durumu çobanlara sorduğunda "Biz görmedik" cevabını aldığını öne sürdü. Kayıp köpek sahiplerinin ısrarlı aramalarından birine katıldığını söyleyen arkadaşları Zülfiye Aslan da aileyle birlikte köpekleri bulmak için gittiklerinde bir çobanın yanlarına gelerek "Burada duramazsınız, burası özel mülk, jandarma gelecek" dediğini, kendisinin "Siz mi çağırdınız" sorusu üzerine "Hayır, Teleferik’ten aradılar" cevabını verdiğini ancak kendilerinin Teleferik istasyonundaki kişilere bunu sorduklarında "Biz hiçbir şey bilmiyoruz, bize ne? Biz niye arayalım ki" cevabını aldıklarını belirtti. Binlerce el ilanı bastırdılar Kayıp köpeklerini aramaktan vazgeçmeyen sahipleri, bastırdıkları binlerce el ilanında köpekleri sağ bulana 100 bin TL, ölüsünü bulana 10 bin lira ödül koyarak ve her gün gidip ortalama 200 kilometre yol katederek köpeklerini bulma umutlarını diri tutmaya çalışıyor.