GÜNDEM - 08 Kasım 2024 Cuma 14:04

ÇOMÜ’de Türkiye Ulusal Jeodezi Komisyonu Sempozyumu

A
A
A
ÇOMÜ’de Türkiye Ulusal Jeodezi Komisyonu Sempozyumu

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) ev sahipliğinde 24’üncüsü düzenlenen Türkiye Ulusal Jeodezi Komisyonu Sempozyumu Troya Kültür Merkezinde gerçekleştirildi.


İklim değişikliği ve Doğal Afetlerle mücadelede Jeodezi biliminin gücünün ele alındığı etkinliğe; Çanakkale Vali Vekili Mustafa Özsoy, Türkiye Ulusal Jeodezi ve Jeofizik Birliği Başkanı ve Harita Genel Müdürü Tümgeneral Dr. Osman Alp, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Rektörü Pof. Dr. R. Cüneyt Erenoğlu, Türkiye Ulusal Jeodezi Komisyonu Başkanı Dr. Müh. Alb. Erdinç Sezen, ÇOMÜ Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Evren Karayel Gökkaya, Prof. Dr. Hüsnü Levent Dalyancı, Genel Sekreter V. Oğuz Ünal, Kepez Belediye Başkanı Birol Arslan, Harita ve Kadastro Mühendisleri Odası Başkanı Ali İpek, Mühendislik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Özgün Akçay, Çanakkale Protokolü, akademik ve idari personel ile öğrenciler katıldı.


Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunması ile program başladı.


Türkiye Ulusal Jeodezi Komisyonu 2024 Düzenleme Kurulu Başkanı ve ÇOMÜ Rektörü Prof. Dr. R. Cüneyt Erenoğlu da bu yılki sempozyumumuzun ana temasının “İklim Değişikliği ve Doğal Afetlerin İzlenmesinde Jeodezi “olarak belirlendiğine işaret ederek, “Dünyamızın karşı karşıya olduğu iklim değişikliği, afet riskleri, çevresel ve toplumsal sorunlara çözüm bulmak için jeodezi bilim dalının sahip olduğu teknik bilgi ve veriler, hayati bir öneme sahiptir. Bu sempozyumun, iklim değişikliği ve afetlerin izlenmesi konusunda yeni bilimsel gelişmeleri ve uygulamaları ele alarak, hepimize ufuk açıcı bir perspektif kazandıracağına inanıyorum. TUJK 2024 Sempozyumu’nun kapsamında, jeodezi biliminin referans koordinat sistemlerinden gravite alanına, yer kabuğu hareketlerinden konum belirleme ve uydu tabanlı ölçüm tekniklerine kadar geniş bir yelpazede sunum ve tartışmalar yapılacaktır. Özellikle iklim değişikliği ve doğal afetler konulu özel oturumda, ülkemizde ve dünyada etkili olan afetler ve jeodezinin afet yönetimindeki rolü ele alınacak; bilgimizi ve birikimimizi daha ileriye taşımamıza katkı sağlayacak verimli bir paylaşım ortamı sunulacaktır. Jeodezi biliminin teknik bilgi birikimi, yalnızca akademik dünyaya değil, kamu politikalarına ve toplumun yaşam kalitesine doğrudan etki eden bir disiplindir. Ülkemizde jeodezi biliminin gelişmesine ve bu bilgi birikiminin kamu yararına etkin bir şekilde kullanılmasına yönelik çalışmalarımızın bir parçası olan TUJK 2024 Sempozyumu’nda ortaya çıkacak fikir ve projelerin, hem üniversitemiz hem de ülkemiz adına önemli katkılar sağlayacağına inanıyorum” dedi.


Türkiye Ulusal Jeodezi Komisyonu Başkanı Dr. Müh. Alb. Erdinç Sezen, Jeodezi kavramını tanımlayarak, jeodezinin coğrafi bilgi sistemlerinin en temel yapı taşı olduğunu, jeodezi alanında yapılan her türlü proje ve araştırmanın ülke haritacılığı adına son derece kıymetli olduğunu vurguladı ve ekledi: “Türkiye Ulusal Jeodezi Komisyonunun (TUJK) bilimsel toplantıları hedefe yönelik oluşur. Bilimsel seviyelerinin yüksekliği sayesinde ülkemizde gerçekleştirilen yer bilimleri ile ilgili toplantılar arasında hep farklı ve özel bir yere sahip olmuştur. Öte yandan yer bilimlerine gönül vermiş, konusunda uzman insanların kaynaşmasına, birbirlerini daha yakından tanımasına ve yeni iş birliklerinin oluşmasına fırsat sağlamıştır. 2002 yılından bu yana her sene bir üniversite ev sahipliğinde gerçekleştirdiğimiz TUJK Bilimsel Toplantıları, sizlerin emekleri ve başkanlık olarak bizlerin koordinasyonu ile vücut bulmuştur. Gerçekleşen faaliyetlerin ortak bir sinerji içerisinde, çalışma grubu başkanlarımız ve düzenleme kurulu üyelerinin koordinesinde büyük emek ve özveri ile gerçekleştirildiğini belirtmek isterim. Etkinliğe ev sahipliği yapan Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Rektörü ve Düzenleme Kurulu Başkanı Prof. Dr. R. Cüneyt Erenoğlu’na, düzenleme kurulu üyelerine, katkı sunan herkese teşekkür ederim” diye konuştu.


Türkiye Ulusal Jeodezi ve Jeofizik Birliği Başkanı ve Harita Genel Müdürü Tümgeneral Dr. Osman Alp ise Türkiye gibi deprem bölgesi olan bir ülkede haritacılığın çok önemli olduğunun altını çizerek 21. yüzyılın başlamasının üzerinden 24 yıl geçtiğini hatırlattı ve "Bu sempozyumun konusu iklim değişikliği ve doğal afetlerin izlenmesinde jeodezi. Biz yerin kendi ekseni etrafında dönmesi, kutup hareketleri, yerkabuğu hareketleri gerçekten hepsiyle çok yakından ilgiliyiz. Jeodezi olmadan dinamik bir yapı gösteren dünyanın, yeryüzünün yeryuvarının koordinatlarını hesaplayamayız. Jeodezi ve jeoloji ile, jeofizik ile, sismoloji ile aklımıza gelen iklim bilimiyle alakalı. O yüzden jeodezinin etkisi çok fazla. Hiçbir disiplin, hiçbir bilim dalı şurada başlar şurada biter diye bir şey yok artık. Ne kadar karmaşık da olsa, öteki disiplinlerle ilişkide de olsa hepsinin bir arada proses edilmesi gerekiyor. Ama bir tanesi olmadan olmaz" şeklinde konuştu.


Türkiye Ulusal Jeodezi Komisyonu Sempozyumu hediye ve plaket takdiminin ardından program, “İklim Değişikliği ve Doğal Afetlerin İzlenmesinde Jeodezi” başlığını taşıyan panel ile devam etti.



Türkiye Ulusal Jeodezi Komisyonu Sempozyumunun açılış programı toplu fotoğraf çekimi ile son buldu.



ÇOMÜ’de Türkiye Ulusal Jeodezi Komisyonu Sempozyumu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Mersin Nebati: "Gazze’yi unutmadık, Filistin’i unutmadık, Mescid-i Aksa’yı unutmadık" Önceki Dönem Hazine ve Maliye Bakanı, Mersin Milletvekili Nureddin Nebati, AK Parti Mersin İl Başkanlığında düzenlenen bayramlaşma programında yaptığı konuşmada, "Gazze’yi unutmadık, Filistin’i unutmadık. 15 gündür kapanan Mescid-i Aksa’yı biliyoruz, unutmadık" diyerek bölgedeki gelişmelere dikkat çekti. AK Parti Mersin İl Başkanlığında düzenlenen bayramlaşma programında protokol üyeleri ile vatandaşlar bir araya gelerek bayramlaştı. Programa, Mersin milletvekilleri Havva Sibel Söylemez, Nureddin Nebati, Ali Kıratlı ve Hasan Ufuk Çakır ile AK Parti Mersin İl Başkanı Adem Aldemir’in yanı sıra parti üyeleri ve çok sayıda vatandaş katıldı. Programda konuşan Önceki Dönem Hazine ve Maliye Bakanı, Mersin Milletvekili Nureddin Nebati, Ramazan ayının sadece bir ibadet dönemi değil, aynı zamanda toplumsal hafızayı tazeleyen bir süreç olduğunu belirtti. Nebati, "Nitekim Ramazan ayı bir bereket ayı olarak bizlere birçok konuyu da hatırlatan bir ay oldu. Öncelikle Ramazan ayına girerken kendisine ’aydın’ diye tanıtan, lanse eden ve bildiri altına imza atanların bir 28 Şubat kalıntısı düşünceleri ve duruşlarıyla bizi 90’lı yılların o meşum günlerine, ötekileştirildiğimiz günlere götürdü. Ve bunların, Allah muhafaza ellerine bir güç geçtiği zaman bizlere, inananlara, müminlere ve kendisinden olmayan, meşrebi ne olursa olsun insanlara karşı duruşlarını çok net ortaya koydular" dedi. Nebati, konuşmasının devamında bazı konulara ilişkin değerlendirmelerde bulunarak, "Onlar polemikler yaparlar. Mesela Mersin’e gelmeden, Mersin’e geldiklerini iddia ederler. Onlar çevreci geçinirler ama çevrecilikle ilgili hiçbir iyi yanlarını görmezsiniz. Hepsi hayvansever takılırlar. Tabi onlar çok büyük işler yapıyorlar, çok sevdikleri İngiliz atlarını kesip vatandaşımıza, ihtiyaç sahiplerine yediriyorlar, bir de utanmadan, sıkılmadan çiplerini de etlerin içerisinde unutuyorlar. Siz duydunuz mu Mersin’de, Türkiye’de herhangi bir hayvansever derneğinin ya da kişinin ’Böyle bir şey olabilir mi’ dediğini. Hayır, duymazsınız, çünkü bunlara bayılırlar" ifadelerini kullandı. Nebati, Suriye üzerinden yaşanan gelişmelere de değinerek, "Cumhurbaşkanımız Suriye ile ilgili konuştuğunda ’Suriye’de ne işimiz var’ diyenlere, şimdi İran’a saldıran saldırgan, azgın, sınır tanımayan İsrail’in ve Amerika’nın yapmış olduğu bu katliam ve saldırı, bu savaşta Suriye’nin ne demek olduğunu anladıkları için sus pus olmalarını bekliyorsunuz ama susmuyorlar" diye konuştu. "15 gündür kapanan Mescid-i Aksa’yı biliyoruz, unutmadık" Türkiye’nin içinde bulunduğu coğrafyada yaşanan gelişmelere, milli birlik ve beraberliğin önemi ile Filistin ve Gazze’deki duruma dikkat çeken Nebati, "Terörsüz Türkiye başladığı zaman bir tarafa çekiştirip konuşanlar, Türkiye’deki milli birlik ve beraberliğin konsolidasyonunda, pekiştirilmesinde ve bir araya gelişimizle ilgili endişelerini dile getirenler, bugün ortaya konmuş olan dünyadaki bu ateşin ne demek olduğunu artık anlamak zorundalar. Evet, Türkiye’nin etrafında ateş var, Türkiye’nin etrafında katliamlar var. Gazze’yi unutmadık, Filistin’i unutmadık. 15 gündür kapanan Mescid-i Aksa’yı biliyoruz, unutmadık. Çünkü biz bu coğrafyanın sesiyiz, milletin sesiyiz, ümmetin sesiyiz ve insanlığın sesiyiz. Onun için AK Parti olarak duruşlarımızı en iyi şekilde ve her zaman ortaya koymamız gerekir" şeklinde konuştu. Nebati, vatandaşın doğru ile yanlışı ayırt etmesi ve yapılan hizmetleri iyi değerlendirmesi gerektiğini vurgulayarak "Vatandaşımız doğruyu ve gerçeği iyi bilmeli, vatandaşımız doğruyla yanlışı kimlerin yaptığını iyi bilmeli ve vatandaşımız aynı zamanda hizmetin kimler tarafından yapıldığını, hizmetin kimler tarafından yapılmadığını ve yapılan hizmetlerin kimler tarafından engellendiğini de görmüş olsunlar. Onun için bir daha at eti, yani asil bir İngiliz atı da olsa at eti yememek için CHP’li belediyeye bizi mahkum etmemek için teşkilatlarımız bu çalışmalarını ortaya koyarken, inşallah vatandaşlarımız da yapılacak olan seçimlerde gerekli tutumlarını sergiler ve bunu oya, yani AK Parti’ye tahvil ederler diyorum" dedi. AK Parti Mersin İl Başkanı Adem Aldemir de konuşmasında Ramazan ayının anlam ve önemine değinerek, "Başı rahmet, ortası mağfiret, sonu da cehennem azabından kurtuluşun vesilesi olan bu mübarek Ramazan ayının son günlerini yaşıyoruz. İnşallah cuma günü Ramazan Bayramı’na kavuşacağız. Bu bayramın dünyadaki bütün mazlumlara hayırlar getirmesini, barış getirmesini Cenab-ı Allah’tan niyaz ediyorum. Ramazan ayının bu ikliminde, bereket ikliminde karşılıklı dayanışmanın, yardımlaşmanın en üst zirveye çıktığı bugünlerde bizler de AK Parti teşkilatları olarak yoğun bir şekilde çok güzel ve verimli programlar gerçekleştirdik" ifadelerine yer verdi. "Mersin’de 40 binin üzerinde program gerçekleştirdik" Aldemir, Ramazan ayı boyunca kent genelinde yoğun bir program gerçekleştirdiklerini belirterek, "Mersin’de 40 binin üzerinde program gerçekleştirdik. Ben Kadın Kollarımıza, Gençlik Kollarımıza, ana kadememize, bütün dava ve yol arkadaşlarıma, milletvekillerimize, Nebati Bakanımıza ayrı ayrı teşekkür etmek istiyorum. Allah hepinizden razı olsun. Nureddin Nebati Bakanımızın ağabeyliğiyle, tecrübeleriyle Mersin’de birlik beraberlik içerisinde kararlı ve emin adımlarla yolumuza devam edeceğiz" diye konuştu. Programda protokol üyelerinin konuşmalarının ardından katılımcılar birbirleriyle tokalaşarak bayramlaştı. Bayramlaşma programı, birlik ve beraberlik mesajlarıyla sona erdi.
İzmir Alaçatı’da "Her Bahçeye Bir Sakız Ağacı" seferberliği Alaçatı Gıda Topluluğu’nun başlattığı kampanya ile Çeşme Yarımadası’nın simgesi sakız ağacı yeniden yaygınlaştırılıyor. Proje, hem doğayı korumayı hem de toplumsal farkındalık oluşturmayı hedefliyor. Alaçatı Gıda Topluluğu, Çeşme Yarımadası’nın yerel bitki varlığını korumak ve yok olmaya yüz tutmuş türleri yeniden kazandırmak amacıyla önemli bir projeyi hayata geçirdi. "Her Bahçeye Bir Sakız Ağacı" kampanyası, kısa sürede bölge halkı ve doğaseverlerden yoğun ilgi gördü. Kampanya, sakız ağacının korunması ve yeniden yaygınlaştırılması için çalışmalar yürüten Sakız Ağacım Çeşme girişimi ile iş birliği içinde gerçekleştirildi. Projeye girişimin kurucularından Hasan Tütüncüoğlu’nun yanı sıra Çeşme Sakız Üreticileri Derneği Başkanı İbrahim Topal ve Çeşmeköy Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Başkanı Kazım Beyaz da destek verdi. Kampanya kapsamında Alaçatı Gıda Topluluğu ile Çeşme Erythrai Inner Wheel Kulübü üyeleri, Çeşme Alper Çizgenakat Hastane Gönüllüleri Derneği’ne bağışta bulundu. Sakız Ağacım Çeşme girişimcileri ise bağış yapan katılımcılara sakız fidanı hediye etti. Fidan dağıtımı, 17 Mart Salı günü Alaçatı Sakız Parkı’nda gerçekleştirildi. Etkinlikte katılımcılara sakız ağacının önemi ve yetiştirilme süreci hakkında detaylı bilgiler verildi. Çeşme Yarımadası’nın doğal ve kültürel mirasının önemli bir parçası olan sakız ağacı, geçmişte bölgede yaygın olarak yetişmesine rağmen zamanla sayısı azalan türler arasında yer alıyor. Başlatılan kampanya ile bu değerli ağacın yeniden çoğaltılması ve gelecek nesillere aktarılması hedefleniyor. Proje kapsamında yüzlerce sakız fidanının doğaseverlerle buluşturulması planlanıyor. Alaçatı Gıda Topluluğu yetkilileri, kampanyanın yalnızca fidan dağıtımından ibaret olmadığını vurgulayarak, yerel türlerin korunmasına yönelik farkındalık oluşturmayı amaçladıklarını belirtti. Yapılan açıklamada, "Çeşme Yarımadası’nın doğası, iklimi ve kültürüyle özdeşleşmiş sakız ağacının yeniden çoğalması için hep birlikte sorumluluk alıyoruz. Her dikilen fidan, hem doğaya hem de bölgenin geleceğine bırakılmış bir mirastır" ifadelerine yer verildi. Topluluk, önümüzdeki süreçte de yerel üretimi destekleyen, biyolojik çeşitliliği koruyan ve geleneksel bitki türlerini yaşatan projelere devam etmeyi planlıyor.