EĞİTİM - 21 Ekim 2024 Pazartesi 13:03

ÇOMÜ’den Tazelenme Üniversitesi

A
A
A
ÇOMÜ’den Tazelenme Üniversitesi

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı iş birliğiyle hayata geçirilen ’60+ Tazelenme Üniversitesi projesi’nin açılışı ÇOMÜ Anafartalar Kampüsünde gerçekleştirildi.


ÇOMÜ ve Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı iş birliğiyle hazırlanan “60+ Tazelenme Üniversitesi projesi”nin açılışı, oryantasyon programı etkinliği ve ÇOMÜ Rektörü Prof. Dr. R. Cüneyt Erenoğlu’nun açılış dersiyle başladı. 60 yaş ve üzeri bireylerin farklı konularda çeşitli kurslar ve programlar göreceği Tazelenme Üniversitesi sayesinde bireyler zihinsel fonksiyonlarını geliştirme, yeni beceriler edinme, sosyalleşme ve yeni insanlarla tanışma imkanı sunuluyor. İnsanlar yaş aldıkça hayatları yalnızlaşıyorken bu projeyle gençler ve yaşlıları kampüste bir araya getirecek. Kampüs içinde yaşlıların deneyim ve bilgi alışverişinde bulunabilecekleri ortam oluşturularak yaşlılığın getirdiği yalnızlık sorununun da ortadan kaldırılması hedefleniyor. Özellikle Çanakkale gibi yaşlı nüfusun yüksek olduğu bir şehir için Tazelenme Üniversitesi bir dönüm noktası olarak görülüyor. 4 yıl sürecek programa toplam 60 kişi katıldı.


ÇOMÜ Rektörü Prof. Dr. R. Cüneyt Erenoğlu yaptığı konuşmada, "’Tazelenme Üniversite’mizi 60 yaş üstü büyüklerimizin, yaş almış bireylerimizin sosyal yönden gelişmeleri topluma birbirlerine özellikle güncel teknolojiden tutun el sanatları ve diğer alanlarda nitelikli şekilde eğitim planladığınız bir üniversitenin ’Tazelenme Üniversitesi’nin açılışındayız. Türkiye’de 4 tane örneği var. Biz 5’inci olduk ama biz ana kampüs sıfatını yükseköğretim kurumlarına almış durumdayız. Hocalarımız günlük esasıyla bu 60 yaş üstü büyüklerimize dersler verecekler. Bu etkinliklerimiz ve akademik çalışmalarımız farklı ölçeklerde artarak devam edecek" dedi.


Kızının mezun olduğu üniversitede okuyacak olan Deniz Güzel ise çok mutlu olduğunu belirterek, "Kızım burada Onsekiz Mart Üniversitesi’nde 17 sene önce okudu, mezun oldu. Rektörlükte devam ediyor. Onun sayesinde bu programın olduğunu duydum. İnanılmaz mutluyum. Bizim için yani bir sosyal aktivite gibi, hem sosyalleşmek, hem güzel insanlarla tanışmak, hocaların eşliğinde bir iş birliği içinde devam etmek, bizi çok güçlendirecek, çok iyi olacak. Çok mutluyuz. Bu konuda ben zaten aktivitelere katılmayı çok seven bir insanım. Boş durmaktansa hani bir kendimi geliştirmek için ama bu bizim için olağanüstü bir durum. Dört yıl sonra bir mezun olacağız gurur verici bir şey" diye konuştu.



ÇOMÜ’den Tazelenme Üniversitesi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Bakan Ersoy: "Ülkemiz, dünyadaki sayılı büyük ve hızlı üretim kapasitesine sahip konservasyon merkezlerinden birine sahip" Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Türkiye’nin konservasyon ve restorasyon alanında dünyada sayılı ülkeler arasında yer aldığını belirterek, "Bugün ülkemiz, dünyadaki sayılı büyük ve hızlı üretim kapasitesine sahip konservasyon merkezlerinden birine sahiptir" dedi. Bakan Ersoy, Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü bünyesinde faaliyet gösteren Konservasyon Laboratuvarı’nda yürütülen çalışmaları yerinde inceleyerek, son yıllarda yapılan yatırımların Türkiye’yi arkeoloji ve kültürel miras alanında uluslararası ölçekte güçlü bir konuma taşıdığını vurguladı. "Ülkemiz, dünyadaki sayılı büyük ve hızlı üretim kapasitesine sahip konservasyon merkezlerinden birine sahiptir" Konservasyon laboratuvarlarında hem ekip hem de ekipman açısından ciddi yatırımların yapıldığını aktaran Bakan Ersoy, "Bunun somut sonucu olarak, bu merkezlerde bugüne kadar 251 binden fazla eser restore edilerek kültür hayatımıza kazandırıldı. Bugün ülkemiz, dünyadaki sayılı büyük ve hızlı üretim kapasitesine sahip konservasyon merkezlerinden birine sahiptir" ifadelerini kullandı. "Pek çok ülkeden ekipler, eğitim almak için laboratuvarlarımızı tercih ediyor" Türkiye’nin sahip olduğu teknik altyapı ve uzman insan kaynağının birçok ülke tarafından yakından takip edildiğini belirten Ersoy, "Pek çok ülkeden uzman ekipler, eğitim almak ve deneyim paylaşmak için laboratuvarlarımızı tercih ediyor. Bu durum, ülkemizi arkeoloji ve kültürel mirasın korunması alanında uluslararası düzeyde ayrı bir noktaya taşıyor" açıklamalarında bulundu. Ersoy, laboratuvarların yalnızca restorasyon çalışmalarıyla sınırlı kalmadığını, aynı zamanda kültür varlığı kaçakçılığıyla mücadelede de bilimsel veri ve teknik analizlerle kritik bir rol üstlendiğini ifade etti. Konservasyon altyapısına ilişkin bilgiler de paylaşan Bakan Ersoy, Genel Müdürlük bünyesinde 11 aktif laboratuvarın bulunduğunu ve 281 uzman personelle hizmet verildiğini söyledi. Kazılardan çıkan eserlerin, sergilenene kadar birçok bilimsel işlemden geçtiğini aktaran Ersoy, ahşap, taş, metal, bronz ve tekstil gibi farklı malzemeler için ayrı uzman ekiplerin görev yaptığını; müdahale yöntemlerinin laboratuvar analizlerine göre belirlendiğini kaydetti. Bakan Ersoy, tekstil konservasyonu çalışmalarına da değinerek, Mustafa Kemal Atatürk’ün Selanik’teki doğduğu evde sergilenen kişisel eşyalarının da bu laboratuvarda titizlikle korunduğunu hatırlattı. "Atatürk’ün ailesine ait kişisel eşyalar, Cumhuriyet Müzemizde geçici olarak sergilendikten sonra burada bakım ve onarımları yapılarak yeniden Selanik’teki Atatürk Evi’ne gönderildi" diyen Ersoy, laboratuvarların her türlü malzemeye müdahale edebilecek teknik yeterliliğe sahip olduğunu vurguladı. "256 noktada kazı çalışması yürütüyoruz" Geleceğe Miras Projesi kapsamında kazı faaliyetlerinin hızla arttığını kaydeden Ersoy, "Bugün 256 noktada kazı çalışması yürütüyoruz. Artan kazı bütçeleriyle, son 60 yılda yapılan çalışmaları önümüzdeki 4 yıl içinde gerçekleştirmeyi hedefliyoruz. Bu yoğunluk, konservasyon kapasitemizi daha da güçlendirmemizi zorunlu kılıyor" dedi. Bakan Ersoy, sahada ve laboratuvarlarda görev yapan tüm uzmanlara teşekkür ederek, Türkiye’nin kültürel mirasını bilimsel yöntemlerle koruma ve geleceğe aktarma kararlılığının artarak süreceğini ifade etti.