GÜNDEM - 23 Nisan 2025 Çarşamba 14:33

Diyanet İşleri Başkanı Erbaş: "Herkes için burası bir irfan merkezi olacak"

A
A
A
Diyanet İşleri Başkanı Erbaş: "Herkes için burası bir irfan merkezi olacak"

Çanakkale’de, İlim Hikmet ve Sanat Merkezi açılışına katılan Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, "Çanakkale’de yaşayan ya da Çanakkale’yi ziyaret etmek için, şehitlerimize dualar getirmek için ülkemizin her yerinden buraya gelen ve kütüphanemizi, gençlik merkezimizi ziyaret eden herkes için burası bir irfan merkezi olacak inşallah" dedi.


Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, bir dizi programa ve ziyaretlerde bulunmak üzere Çanakkale’ye geldi. Ali Erbaş ilk olarak 18 Mart Hatime Ana Ulu Camisi’nde yapımı tamamlanan Çanakkale Müftülüğü İlim Hikmet ve Sanat Merkezi açılışını gerçekleştirdi. Açılış törenine, Çanakkale Valisi Ömer Toraman, Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanı İsmail Kaşdemir, daire müdürleri ve öğrenciler katıldı. Kur’an-ı Kerim Tilavetinin ardından açılışa geçildi.


İlim Hikmet ve Sanat Merkezi açılışında konuşan Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, "18 Mart 1915, binlerce şehit verdiğimiz ama geçilmez kıldığımız şehrimizdeyiz, şehitler diyarı Çanakkale’deyiz. Çanakkale ruhu sadece Çanakkale’de yaşayanlar için söz konusu değil. Sadece bugün 780 bin metrekare alanda yaşayanlar için söz konusu değil. Sınırlarımızın binlerce kilometre uzaklarından koşup gelen ve Çanakkale’yi geçilmez hale getiren 250 binin üzerindeki şehidimizin ruhu Anadolu toprakları ve Anadolu sınırlarını aşan pek çok topraklarda yaşıyor bugün. Biz hepsine Çanakkale ruhu diyoruz. Çanakkale şehitleri destanını Mehmet Akif Ersoy’un Medine yollarında yazdığını da biliyoruz. Bakü’den Batum’a, Balkanlardan, Yemen’e, Şam’dan, Bağdat’tan, Çanakkale’ye gelen binlerce şehidimizin ruhları şad olsun. Ey şehit oğlu şehit, İsteme benden makber. Sana avucunu açmış duruyor peygamber müjdesiyle müjdelenen o şehitlerimize, şehitlerimize hep dua ediyoruz. Hatimler okuyoruz. 18 Mart Deniz Savaşları Zaferi ondan hemen sonra bugün, yarın 23 Nisan, 24 Nisan, 25 Nisan Kara Savaşlarının zaferlerinin gerçekleştiği günler. Bugünler onun için çok önemli. Ondan 5 sene sonra 23 Nisan 1920’de milli iradenin tecelli ettiği Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin kuruluşu, açılışı, bu günlere gelişimiz. 105 sene sonrasını idrak ediyoruz. Milletimiz her zaman ayakta oluşunu her vesileyle ortaya koydu. Başta Anafartalar Komutanı Gazi Mustafa Kemal Paşa olmak üzere bütün emeği geçen hem Çanakkale Savaşları’nda hem daha sonraki süreçte hepsine Allah rahmet eylesin. Hepsine minnettarız" dedi.


Camilerin şehirlerin kalbi olduğunu söyleyen Erbaş, "Şu an itibariyle kampüslerimizde camisi olmayan kampüsümüz yok. Kimisinde inşaat halinde, kimisinde bitmiş tamamlanmış işte burada açılışını da 18 Mart 2022 yılında sayın Cumhurbaşkanımızla birlikte açılışını gerçekleştirmiştik. Şimdi biz biliyoruz ki camiler şehirleri medeniyet merkezi yapan mekanlar. Bunun ilk örneği Yesrib’i Medine’yi münevvere haline getiren Mescid-i Nebevi’dir. Ama sadece namaz kılınan yerler değildir. Bunun da ilk örneği Mescid-i Nebevi’nin içindeki suffenin Allah Resulü Efendimiz tarafından hemen kurulmuş olmasıdır. Yani mektep, gençlerin, çocukların, insanların doğru dini bilgiye ulaşması bir irfan merkezi, ilim merkezi, hikmet merkezi özelliğiyle öne çıkmıştır. Mescid-i Nebevi’nin içindeki suffe. İşte şu anda biz caminin içindeki suffenin açılışındayız. Gençlik merkezi ve kitap evi, kütüphane. Bizim medeniyetimiz kitap medeniyetidir. Bizim medeniyetimiz kütüphane medeniyetidir. İlim, irfan, bilgi, hikmet medeniyetidir. Onun için sadece üniversite öğrencilerimiz için değil, Çanakkale’de yaşayan ya da Çanakkale’yi ziyaret etmek için şehitlerimize dualar getirmek için ülkemizin her yerinden buraya gelen ve kütüphanemizi, gençlik merkezimizi ziyaret eden herkes için burası bir irfan merkezi olacak inşallah. Bir ilim merkezi, hikmet merkezi olacak. Bizim vazifemiz hikmeti aramak. O yüzden sevgili gençler biz hikmetin peşinde olalım. Camimizin altındaki irfan merkezi, ilim merkezi, gençlik merkezi bu hikmetin arandığı mekanlardan birisidir. Bunun gibi ülkemizde bin 325 gençlik merkezimiz var. Üniversitelerimizde, şehirlerimizin çeşitli yerlerinde, müftülüklerimizde, müftülüklerimizin müştemilatında gençlik merkezlerimiz var. Nedir amacımız? İşte bu hikmeti insanımıza, gençlerimize ulaştırmak" diye konuştu.


Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş konuşmasının ardından protokol üyeleriyle birlikte dua eşliğinde kurdele keserek Çanakkale Müftülüğü İlim Hikmet ve Sanat Merkezi açılışını gerçekleştirdi. Program Erbaş ve beraberindekilerin açılışı yapılan merkezi gezmesiyle sona erdi.



Diyanet İşleri Başkanı Erbaş: "Herkes için burası bir irfan merkezi olacak"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Adana Domenico Tedesco: "Galatasaray maçı bizim için güzel bir test olacak" Fenerbahçe Teknik Direktörü Domenico Tedesco, "Finalde olduğumuz için mutluyum. Bizim için ligin ikinci yarısı başlamadan çok güzel bir test olacak" dedi. Fenerbahçe, Turkcell Süper Kupa yarı finalinde Yeni Adana Stadyumu’nda karşılaştığı Samsunspor’u 2-0 mağlup etti. Sarı-lacivertliler bu sonuçla adını finale yazdırdı. Karşılaşmanın ardından açıklamalarda bulunan Fenerbahçe Teknik Direktörü Domenico Tedesco, finale çıktıkları için mutlu olduklarını aktararak, "Açıkçası finalde olduğumuz için mutluyum. Bu maç bizim için çok güzel bir test olacak. Ligin ikinci yarısı başlamadan önce güzel bir test olacak. Biz şuanda pozitif bir moddayız. 10 günlük bir iznimiz vardı ancak 10 günlük izinde bireysel planlar hazırladık. Bireysel antrenmanları kontrol ettik. Futbol güven üzerine kuruludur. Ben oyuncularıma güveniyorum. Bizler için enerjimizi, kuvvetimizi korumak önemliydi" ifadelerini kullandı. "Musaba çok iyi bir performans sergiledi" Anthony Musaba transferinden mutlu olduğunu anlatan Tedesco, "Çok fazla iyi oyuncu var bu ligde ve bizim de çok iyi oyuncularımız var. Anthony Musaba’da çok iyi bir performans sergiledi. Ona sahip olduğumuz için mutluyum. Ligi tanıyan bir oyuncu ve iyi bir yaşta. O profilde oyuncumuz yoktu, hakkını vermem gerekiyor. 3 gün önce takıma geldi ve eski takımına karşı oynadı. Onun içinde bu karşılaşma duygu yüklü olmuştur" diye konuştu.
Isparta Çocuklara müezzinlik öğretme tartışmasında imama yumruklu saldırı Isparta’da bir camide iddiaya göre çocuklara müezzinlik öğretilmesi sebebiyle yaşanan gerginlik namaz sonrası yumruklu saldırıya dönüştü. Bir vatandaş tarafından saldırıya uğradığını iddia eden cami imamı darp raporu alarak saldırgan hakkında şikayetçi olduğunu bildirildi. Isparta’da Yılmazlar camisinde çocuklara müezzinlik öğretilmesi sırasında yaşanan tartışma, namaz sonrası yumruklu saldırıya dönüştü. Edinilen bilgiye göre, yaklaşık 2 ay önce faaliyete geçen caminin yapılışında, gönüllü olarak yardım eden bir vatandaş ile cami imamı Yasin Veli Doğan, arasında son zamanlarda tartışma yaşanmaya başladı. Cami açıldıktan sonra çocukları camiye alıştırmak ve müezzinlik öğretmek amacıyla çalışma yürüten Doğan, Pazar akşam namazında çocuklara müezzinlik öğrettiği sırada heyecanlanan küçük yaştaki bir çocuğun mikrofonunun elinden alınması üzerine ortamda gerginlik yaşandığını söyledi. Pazartesi günü ise cübbesini çıkardığı sırada daha önce üzerine yürüyen bir kişinin bağırarak hakaret ettiği ve ardından yumruklu saldırıda gözünden darbe aldığını iddia eden Doğan için 112 Acil Servis ekipleri çağrıldı. Hastaneye kaldırılan Doğan’ın darp raporu aldığı ve saldırgan hakkında şikâyetçi olduğu bildirildi. "Kendisi hazmedemiyorsa, dinlemek istemiyorsa veya rahatsızsa gidebilir" Doğan, caminin yapımında gönüllü yardımcı olan kişiyle ilk başta çok iyi geçindiklerini ancak son zamanlarda işin farklı boyutlara gittiğini belirterek, "Bu abimizle aslında çok güzel geçiniyorduk. Onu dolduranlar var muhakkak. Bir de abimizin ’yapma, etme, kılma’ gibi şeyleri çoktu. Aslında çoğu işi de onunla başardık. Tabii bugünkü sabah namazına gelinceye kadar. Bizim cami derslerimiz var, Diyanetimizin uyguladığı. Bu dersleri namaz öncesi veya namaz sonrası 5–10 dakika da olsa uygulamamız lazım. Yalnız bu abimiz ilk şuradan başladı: ’Sohbetleri kısa kes, burada dinleyen mi var, cemaatin sayısını azaltırsın, cemaati dağıtırsın’ gibi şeyler söyledi. Halbuki cemaat ’Allah razı olsun’ diyor. Kendisi hazmedemiyorsa, dinlemek istemiyorsa veya rahatsızsa gidebilir. Bu abimiz mesela caminin giriş bölümünü gençlik merkezi olarak yazdırmama da karıştı. Gençlerimizi ve çocuklarımızı buraya çekmek için bu alanı gençlik merkezi olarak yazdırdım. İlk önce levhalara karışmaya başladı. ’Gençlik merkezine ne gerek var, bunu niye yazdırıyorsun, caminin girişindeki levhaları niye yazdırıyorsun’ gibi şeyler söyledi" dedi. "Kekeme olan kardeşimiz de çok süper okudu" Olay gününü anlatan Doğan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Dünkü hadisede, müezzinliği hem büyükler yapmak istiyor, ben de orada çocukları öğretmek adına koro hâlinde müezzinlik yaptırıyorum. Dün çocuklar 3–4 kişiydi. En son ’Sübhanallah, Elhamdülillah, Allahu Ekber’ bölümüne geldiğimiz zaman çocuklarımızdan biri ’Sübhanallah’ dedi. Ortadaki kardeşimiz biraz küçüktü. O abimiz mikrofonu elinden alıp diğer çocuğa verdi. Şimdi orada ben ortadaki çocuğu düşünmüştüm; çünkü o biraz heyecanlıydı, heyecanının giderilmesi gerekiyordu. O da sıra kendisine geldiği için umutlanmıştı. Abimiz böyle yapınca ben orada yanlış bir şey söylemedim. ’Abi, müdahale etmeseniz; burada ben zaten anlatıyorum, çocuk tekrar ediyor’ dedim. Abimiz buradan darılmış olmalı ki karışmadı. Sonra ortadaki çocuğa mikrofonu verdik ve sonuna kadar çocuk benim öğretmemle çok güzel okudu. Kekeme olan kardeşimiz de çok süper okudu. Namazdan sonra şunu söyledim: ’Muhterem cemaatimiz, bu çocuklarımız zaten cumartesi pazar geliyorlar. Bu çocukları okutmayalım demeyelim.’ Zaten ben yatsı namazından sonra sohbete başlayınca kalkıp gittiler. ’Mikrofonu o çocuğa ver’ dedim ya, herhalde darıldılar, gittiler" ifadelerini kullandı. "Kendimi savundum çünkü orada üzerime daha fazla gelecekti" Mikrofon meselesinin başka bir vatandaşla olduğunu ifade eden Doğan, "Tam burada cübbemi çıkarırken ’Sen akşam bizim arkamızdan konuşmuşsun’ dedi. Bağıra bağıra, öyle bir öfkeyle konuşuyordu ki ben dondum kaldım, bayağı sustum. Müezzin bir kardeşim ve cemaatten birkaç kişi vardı, onlar da dinliyordu. Bana sürekli bağırınca suskunluğumu bozdum. ’Bu çocuklar cumartesi pazar geliyorlar. Bu çocuklar burada müezzinlik yapacak. Çocuklara mani olunmayacak. Sen namazını kıl, bu konuşmalara karışma’ deyince yumruğu gözüme patlattı. Yanımızdaki kişiler ilk önce bizi ayırmadı. Ben de ’Bana vuramazsın’ dedim. İlk önce iteleme oldu, durdurma olmadı. Ses tonunu iyice yükseltmeye başlayınca ben de onu iteledim. Kendimi savundum çünkü orada üzerime daha fazla gelecekti. Durum bundan ibaret. İlk başta yumruk attığı gözümün altı çok acıyordu. 112’yi aradım, ambulans geldi. Tedavi oldum, darp raporu aldım. Şikayetçi oldum" dedi.