ASAYİŞ - 14 Mayıs 2024 Salı 12:36

Eski eşini bıçaklayan sanığa, ‘kasten adam öldürmeye teşebbüs’ suçundan 15 yıl hapis

A
A
A
Eski eşini bıçaklayan sanığa, ‘kasten adam öldürmeye teşebbüs’ suçundan 15 yıl hapis

Çanakkale’nin Bozcaada ilçesinde 2 Eylül 2023 tarihinde eski eşi Elif Gedik’i bıçaklayan tutuklu sanık Halil Karabıyık, Çanakkale 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesinde görülen karar duruşmasında ‘kasten adam öldürmeye teşebbüs’ suçundan 15 yıl hapis cezası aldı.


Bozcaada’da 2 Eylül 2023 tarihinde 2 çocuğu ile birlikte yaşayan Elif Gedik (35), iddiaya göre şiddet ve baskı nedeniyle 2019 yılında eşi Halil Karabıyık’tan boşandı. Feribot ile adaya gelen Karabıyık, eski eşinin çalıştığı plaj malzemeleri satan iş yerine giderek, bıçakla saldırdı. Kalçasından ve karnından aldığı 2 bıçak darbesiyle yaralanan kadın çalıştığı iş yerinin karşısındaki markete kaçtı. Yaralı kadını market çalışanları ve müşteriler kurtardı. Market sahibi saldırganın elinden zorla bıçağı aldı. Kalçasından ve karnından bıçakla yaralanan Elif Gedik’e saldırı anı güvenlik kameralarınca saniye saniye kaydedildi. Yaşanan saldırı sonrası polis tarafından gözaltına alınan Halil Karabıyık, emniyetteki işlemlerinin ardından sevk edildiği Ezine Adliyesinde çıkarıldığı mahkemece adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Karara savcılık tarafından itiraz edildi. Savcılığın itirazı üzerine Çanakkale İl Emniyet Müdürlüğü ekiplerince gözaltına alınan Karabıyık tutuklanarak cezaevine gönderildi.


Eski eşi Elif Gedik’i bıçaklayan tutuklu sanık Halil Karabıyık’la ilgili iddianame tamamlandı. Çanakkale 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesindeki ilk duruşma 14 Mart’ta başladı. Savcı tutuklu sanık Karabıyık’ın ‘kasten adam öldürmeye teşebbüs, tehdit ve hakaret’ suçlarında yargılanmasını talep etti. Davanın bugün karar duruşması görüldü. Duruşmaya sanık Karabıyık, müşteki Elif Gedik, taraf avukatları katıldı.


Karabıyık duruşmadaki ifadesinde, “4 ay kendimi tam olarak savunamadım. Mütalaayı kabul etmiyorum. Benim niyetim kötü olsa müştekiye bunu yapardım. Kaç kişi olursa olsun öldürebilirdim. 1 santim bıçak yarasıyla insan ölmez. Ben bıçağı demir tarafından tuttum. Eski eşimin yanına kızım için konuşmaya gittim. Olay anında müşteki bana küfretti. Elin adamlarıyla yaptığı konuşma beni rahatsız etti. Kızımı almaya gittim. Konuşmak isterken bana hakaret ettiği için böyle bir eylem gerçekleştirdim. Pişmanım, böyle olmasını istemezdim” dedi.


Sanık Halil Karabıyık savunmasının ardından beraatını talep etti. Mahkeme, Karabıyık’a karar duruşmasında ‘kasten adam öldürmeye teşebbüs’ suçundan 15 yıl hapis cezası verdi.


Müşteki avukatı Enzer Özer, adliye çıkışında yaptığı açıklamada, “Bugün Elif hanımın karar duruşmasındaydık. Savcılık bugünkü duruşmada mütalaasında ‘Kasten adam öldürmeye teşebbüs’ suçundan cezalandırılmasını talep etti. Biz de mütalaaya aynen katıldığımızı, ‘Kasten adam öldürmeye teşebbüs’ suçundan en üst haddinden cezalandırılmasını istedik. Hakim kararında ‘Kasten adam öldürmeye teşebbüs’ suçundan neticeden 15 sene hapis cezasına çarptırıldı. Aynı zamanda iyi hal indirimi vermedi ve tutukluluğunun devamına karar verildi. Bu haklı hukuk mücadelemizde yanımızda olduğunuz için herkese teşekkür ederiz” dedi.


Müşteki Elif Gedik ise adaletin yerini bulduğu için çok mutlu olduğunu belirterek, “Çocuklarım, oğlum, benim ve ailemin 16 senedir yaşadığı korku, şiddet ve tehditler çok şükür ki sona erdi. Hepimizin can güvenliği artık tehlikede değil. Yanımda olan herkese çok teşekkür ediyorum. İyi ki varsınız. Adalete de çok teşekkür ediyorum” diye konuştu.



Eski eşini bıçaklayan sanığa, ‘kasten adam öldürmeye teşebbüs’ suçundan 15 yıl hapis

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Bakan Fidan: "Türkiye’nin dış politikası devlet aklıyla ve stratejik öngörüyle şekillenmektedir" Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, "Türkiye’nin dış politikası günübirlik reflekslerle değil, milletimizin çıkarlarını merkeze alan bağımsız bir iradeyle, devlet aklıyla ve stratejik öngörüyle şekillenmektedir" dedi Dışişleri Bakanı Hakan Fidan sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Sayın Cumhurbaşkanımızın güçlü ve dirayetli liderliğinde Türkiye; sözü dinlenen, ağırlığı hissedilen ve dengeleri etkileyen bir aktör konumuna taşınmıştır. Türkiye’nin dış politikası günübirlik reflekslerle değil, milletimizin çıkarlarını merkeze alan bağımsız bir iradeyle, devlet aklıyla ve stratejik öngörüyle şekillenmektedir" ifadelerini kullandı. Hiçbir ithamın Türkiye’nin ortaya koyduğu çabaları gölgeleyemeyeceğini vurgulayan Fidan, "Devlet yönetmenin sorumluluğuyla attığımız adımları görmezden gelmek, yaptığımız açıklamaları çarpıtmak, kötü niyetin ve milletimize karşı herhangi bir sorumluluğu bulunmayan sağduyusuz zihinlerin ürünüdür. Bölgemizdeki krizlere soğukkanlılıkla yaklaşıp, barış ve istikrar için sorumluluk üstlenmekteyiz. Türkiye, doğru bildiğini her zaman net biçimde tüm taraflara söyleyebilmiş bir ülkedir. Hakikatten kopuk ithamlar bugün olduğu gibi sadece söyleyeni yorar; samimiyetle gayret eden Türkiye’nin ortaya koyduğu çabayı gölgeleyemez" dedi.
Ankara TBMM’de "basın özgürlüğü" tartışması TBMM’de AK Parti ile DEM Parti arasında tutuklu gazeteciler konusunda çıkan tartışmada "Türkiye-İsrail" polemiği yaşandı. TBMM Genel Kurulu’nda AK Parti ile DEM Parti arasında Türkiye ile İsrail basını polemiği yaşandı. AK Parti Tokat Milletvekili Mustafa Arslan, tutuklu gazetecilerin hiçbirinin gazetecilik faaliyeti nedeniyle tutuklu olmadığını belirterek, "Basın özgürlüğü, terör propagandası, nefret söylemi ve toplumu ayrıştıran faaliyetler için bir kalkan olarak kullanılamaz. Türkiye’nin basın özgürlüğünü değerlendirmek için ideolojik saiklerle hareket ettikleri açık olan kuruluşların raporlarına değil, ülkemizdeki cari medya ortamına bakmak gerekmektedir" dedi. Arslan, İsrail’de son iki yılda 250’den fazla gazetecinin hayatını kaybettiğini de belirterek, Basın Özgürlüğü Endeksi’nde İsrail’i Türkiye’den öne alan bir raporu hiçbir vicdanın kabul edemeyeceğini ifade etti. Söz alan DEM Parti Grup Başkanvekili Gülüstan Kılıç Koçyiğit, Arslan’ın konuşmasına atıfta bulunarak, "Hiç kimse mesleği nedeniyle tutuklu değildir, çünkü AK Parti’ye karşı haber yapmayı bir meslek olayı olarak görmüyorlar. Böyle bir tablo çizdi. Şimdi İsrail’de Basın Özgürlüğü Endeksi Türkiye’den yukarı, çünkü gerçekten İsrail’de basın özgürlüğü var biliyor musunuz? Oradaki gazeteciler, o soykırımcı Netanyahu hakkında yazıp çizebiliyorlar, haber yapabiliyorlar. Ama bu ülkede binlerce insan Cumhurbaşkanına hakaret nedeniyle hâlâ tutuklanıyor. Böyle bir suç var, böyle bir suç uyduruldu bu ülkede ne yazık ki. Üstelik de bakın hakaret değil, eleştiri yaptığı için. Şimdi belge paylaşmak, haber yapmak, iktidar karşıtı, iktidarı eleştiren haber yapmak, halka haber ulaştırmanın kendisini siz suç olarak tarif ediyorsunuz. Vekilimiz söyledi, Nedim Oruç Cizre’de olay takibi, eylem takibi yapıyordu, polisler darbederek aldılar. Hiçbir suçu yok, ’terör propagandası’ dediniz. Ya bizim gözümüzün önünde gittiğimiz eylemde insanları, gazetecileri döve döve polis gözaltına alıyor, diyor ki ’Örgüt propagandası yaptı.’ Niye? Eylemi fotoğraflıyor, eylemin videosunu çekiyor. Şimdi, gerçekle yüzleşmek lazım. Çünkü bu gerçek aynı zamanda bu ülkenin gerçeği ve sizin iktidarınızın oluşturduğu bir gerçek. Bu gerçekle yüzleşmeden bu ülkede basın özgürlüğü olmaz. Herkesin ağzına bant yapıştırın, gözlerini de kapatın, ondan sonra deyin ki ’Bu ülkede basın özgürlüğü var. Niye yazmıyorsunuz? Niye konuşuyorsunuz?’ Meseleniz budur" şeklinde konuştu. AK Parti Grup Başkanvekili Abdulhamit Gül, İsrail ile Türkiye’yi karşılaştırmanın doğru olmadığını ve İsrail’in daha iyi noktada olduğunu söylemenin kabul edilemeyeceğini belirterek, "Başkanım, Sayın Grup Başkanvkilinin İsrail’i Türkiye’yle mukayese ederek İsrail’in daha iyi noktada olduğunu söylemesi asla kabul edilemez. Her gün gazetecilerin hayatına kasteden, bütün basın mensuplarına yönelik saldırılar düzenleyen, çocukları katleden, kadınları katleden, ibadethaneleri bombalayan soykırımcı İsrail’e ’Bu anlamda Türkiye’den daha iyi noktadadır’ demek asla kabul edilebilir bir şey değildir. Bu topraklara ait, bu topraklardan neşet etmiş hiçbir kimse Türkiye’yi soykırımcı İsrail’le mukayese edemez. Mukayese ettiğinde de ’Türkiye her zaman daha iyi noktadadır’ demesi gerekirken bu anlamdaki tavrı, yaklaşımı asla kabul etmiyoruz, doğru bulmuyoruz, tasvip etmiyoruz ve reddediyoruz" diye konuştu. Koçyiğit ise gazetecilerin Netanyahu’yu eleştirebildiklerini söyledi.