KÜLTÜR SANAT - 06 Eylül 2023 Çarşamba 09:35

İnkaya Mağarası kazıları Türk Tarih Kurumu destekli kazı statüsüne dönüştürüldü

A
A
A
İnkaya Mağarası kazıları Türk Tarih Kurumu destekli kazı statüsüne dönüştürüldü

Çanakkale’nin Çan’a ilçesine bağlı Bahadırlı köyü sınırları içerisindeki 2017 yılından bu yana devam eden İnkaya Mağarası kazıları bu yıl Türk Tarih Kurumu destekli kazı statüsüne dönüştürüldü. Orta Paleolitik Dönemde (250 bin-50 bin yıl öncesine ait) bölgedeki çakmaktaşı hammadde ve sıcak su kaynakları nedeniyle yoğun bir insan yerleşiminin izlerinin araştırıldığı İnkaya Mağarası’nda devam eden kazı çalışmaları bu yıl mağaranın Güney ve Batı bölgelerinde sürdürülüyor.


Çan’a bağlı Bahadırlı köyü sınırları içerisindeki İnkaya Mağarası, 2016 yılında Ankara Üniversitesi, Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi, Antropoloji Bölümü, Paleoantropoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. İsmail Özer başkanlığında yapılan ’Muğla ve Çanakkale İlleri Yüzey Araştırması’ sırasında bulundu.



İnkaya mağarasında 2017-2020 yılları arasında Troya Müze Müdürlüğü başkanlığında, Prof. Dr. Özer’in bilimsel koordinatörlüğünde uluslararası bir ekiple kazı çalışmaları yapıldı. 2021 yılından itibaren ise kazı İsmail Özer başkanlığında Cumhurbaşkanlığı Kararlı Kazı statüsüne çevrildi. İnkaya Mağarası kazıları bu yıl Türk Tarih Kurumu destekli kazı statüsüne dönüştürüldü. Bu yılki kazı çalışmaları yaklaşık 20 kişilik bir ekiple sürdürülüyor.


İnkaya Mağarası’nda devam eden kazı çalışmalarında şimdiye kadar toplam 20 bine yakın çakmaktaşı yontma taş alet ve parçasına ulaşıldı. Bu yılki kazı çalışmalarında da Orta Paleolitik Dönemde bölgede yaşayan fosil insanların çakmaktaşı hammadde ve sıcak su kaynakları nedeniyle uzun süreli ve yoğun bir şekilde bölgede ikamet ettikleri anlaşıldı.



Ankara Üniversitesi, Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi, Antropoloji Bölümü, Paleoantropoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. İsmail Özer, “İnkaya Mağarası kazıları 2017 yılında başladı. 2016 yılında burada yaptığımız yüzey araştırmaları sırasında yine biz keşfetmiştik mağarayı, daha önceden literatürde bilinmeyen bir mağara. 2017-2020 yılları arasında Troya Müzesi Müdürlüğü Başkanlığında kazıları gerçekleştirdik. 2021 yılından itibaren de benim başkanlığım altında Cumhurbaşkanlığı kararlı kazı olarak sürdürüyoruz. Bu sene Türk Tarih Kurumu destekli kazı statüsüyle çalışmalarımızı devam ettireceğiz. Bu seneki kazı çalışmalarımıza Temmuz ayı ortasında başladık. Alanın temizliği ve geçen yıllarda kazmaya başladığımız açmalardaki derinleştirme faaliyetleriyle birlikte çalışmalarımızı şimdilik mağaranın güneyinde ve batısında sürdürüyoruz. Çalışmalarımızı Ekim ayının 15’ine kadar arazi çalışmalarıyla, sonrasında ise şu anda da sürdürdüğümüz şekilde laboratuvar çalışmaları olarak devam ettireceğiz” dedi.




İnkaya Mağarası kazıları Türk Tarih Kurumu destekli kazı statüsüne dönüştürüldü

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Muğla Marmaris Körfezi masaya yatırıldı Muğla’nın Marmaris ilçesinde SEAMAR Projesi kapsamında düzenlenen söyleşide Marmaris Körfezi’nin çevresel durumu, bilimsel veriler ışığında değerlendirilirken; iklim değişikliği, kirlilik baskıları ve çözüm önerileri ele alındı. Marmaris’te deniz ekosisteminin korunması ve iklim değişikliğine karşı dayanıklılığın artırılması amacıyla önemli bir söyleşi düzenlendi. Marmaris Belediyesi tarafından Avrupa Birliği ve Türkiye’nin ortak finansmanıyla yürütülen Marmaris’te Deniz Ekosisteminin İyileştirilmesi ve İklim Dayanıklılığının Artırılması Projesi (SEAMAR) kapsamında gerçekleştirilen programda, Marmaris Körfezi’nin çevresel durumu bilimsel veriler ışığında ele alındı. Marmaris Belediyesi Özel Kalem ve AR-GE Müdürü Didem Gamze Işıksal’ın ev sahipliğinde düzenlenen "Geçmişten Günümüze Marmaris Körfezi’nin Genel Çevre Sorunları ve Çözüm Önerileri" başlıklı söyleşide, körfezin geçmişten günümüze yaşadığı değişim, mevcut riskler ve çözüm alanları kapsamlı şekilde değerlendirildi. Söyleşiye konuk olarak katılan Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nedim Özdemir ise su kalitesi, ekosistem dinamikleri, kirlilik baskıları ve iklim değişikliğinin körfez üzerindeki etkilerini anlattığı bir sunum yaptı. Somut verilerin ortaya konduğu sunumda uzun dönemli ölçüm ve analiz sonuçları davetlilerle paylaşıldı. Söyleşide, körfezde artan çevresel baskılar, turizm ve insan faaliyetlerinin etkileri, iklim değişikliğine uyum ve risk yönetimi ile koruma ve iyileştirme odaklı çözüm önerileri üzerine değerlendirmeler yapıldı. Ayrıca sürdürülebilir bir Marmaris için atılması gereken adımlar da vurgulandı.
Ağrı Lise öğrencisi kadın ölümlerini romanlaştırdı Ağrı Eleşkirt 70. Yıl Sağlık Meslek Lisesi öğrencisi Zelal Yılmaz son yıllarda artan kadın cinayetlerine sessiz kalamayarak tepkisini roman yazarak dile getirdi. Daha hayatının baharında olan genç yazar, her gün yazılı, görsel ve sosyal medyadaki gördüğü kadın cinayetlerine sessiz kalamayarak isyanını zihin dünyası içinde oluşturduğu bir karekterle dile getirerek kanayan bu sosyal yaraya parmak bastı. Son yıllarda haber bültenlerinde kadına yönelik şiddet ve cinayet haberleri art arda yer almaya devam ediyor. Bir olayın etkisi geçmeden bir yenisinin yaşanması, bu trajedilerin zamanla sıradanlaşmasına neden olurken, hayatını kaybeden kadınların isimleri ise hızla unutuluyor. Genç yazar Zelal Yılmaz da tam olarak bu noktadan yola çıkarak kaleme aldığı "Ölümsüz Kadınlar" adlı kitabında, unutulan hikâyelere dikkat çekmeyi amaçlıyor. Yılmaz, özellikle kamuoyunda yankı uyandıran olaylardan etkilenerek bu kitabı yazmaya karar verdiğini ifade ediyor. Bir olayın diğerini gölgede bırakması ve yaşananların kısa sürede gündemden düşmesi, yazarın en büyük motivasyon kaynaklarından biri olmuş. Yılmaz, eserinde yalnızca toplumsal bir soruna dikkat çekmekle kalmıyor, aynı zamanda kurgusal bir karakter üzerinden adalet arayışını da gözler önüne seriyor. Kitabın merkezinde yer alan "Ben Yürek" adlı karakter, 24 yaşında bir avukattır. İzmir’de kazandığı bir davanın ardından kaçırılarak işkenceye maruz kalan Yürek’in hayatı, yaşadığı travmalar ve karşılaştığı adaletsizliklerle derin bir kırılma yaşar. Akıl hastanesine düşen Yürek, burada sevgiyle tanışsa da hayatındaki zorluklar son bulmaz. Kendi ifadesiyle, bir taciz girişimine karşı kendini savunmak zorunda kalır ve bu olayın ardından yaşadıkları daha da ağırlaşır. Sonrasında ise kabul etmediği bir dava nedeniyle sokak ortasında silahlı saldırıya uğrayarak hayatını kaybeder. Hikâyesi, "Bu adalet değildi." sözleriyle okuyucuya güçlü bir mesaj bırakır. Yazar, bu eserle yalnızca bir karakterin hikâyesini anlatmakla yetinmiyor; aynı zamanda gerçek hayatta yaşanan acıların unutulmaması gerektiğini vurguluyor. "İnsan aslında öldüğünde değil, unutulduğunda ölür" düşüncesinden hareket eden Yılmaz, kadınların isimlerini ve yaşadıklarını yaşatmayı hedefliyor. Eleşkirt 70. Yıl Sağlık Meslek Lisesi Müdürü Kasım Bozkurt; "Öğrencimiz toplumsal meselelere duyarlı akranlarına göre farkındalığı oldukça yüksek azimli örnek bir öğrencimizdir. Kendisi bütün öğretmen arkadaşlarımızın ve takdir ettiği öğrencilerin örnek aldığı biridir" dedi. "Ölümsüz Kadınlar", yalnızca bir roman değil; aynı zamanda bir farkındalık çağrısı olarak öne çıkıyor.
Giresun Cezaevinde 4 hükümlü hafız oldu Giresun’un Espiye ilçesinde bulunan Espiye L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda hükümlü ve tutukluların dini ve ahlaki gelişimlerine katkı sağlamak amacıyla hafızlık icazet programı düzenlendi. Düzenlenen programda 4 hükümlü hafızlık belgesi aldı. Espiye L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü, Giresun İl Müftülüğü ve Espiye İlçe Müftülüğü iş birliğinde gerçekleştirilen program, kurumun konferans salonunda yapıldı. Programa Giresun Valisi Mustafa Koç başta olmak üzere il protokolü, kurum yetkilileri, personel ile hükümlü ve tutuklular katıldı. Program, Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi İmam Hatibi Ferruh Muştuer tarafından okunan Kur’an-ı Kerim ile başladı. Giresun Cumhuriyet Başsavcısı Zeynel Abidin Akkiraz, yaptığı konuşmada cezaevinde yürütülen eğitim faaliyetlerinin önemine dikkat çekerek, "Cezaevimizin faaliyete geçtiği 2019 yılından bu yana 4 hükümlü hafız oldu. Türkiye genelinde ise 174 hükümlü ve tutuklu hafızlık belgesi almaya hak kazandı. Bu başarı bizler için gurur vericidir" dedi. Vali Koç ise hafızlığın sabır ve disiplin gerektiren önemli bir süreç olduğunu vurgulayarak, "Ceza infaz kurumu çatısı altında elde edilen bu başarı çok daha anlamlıdır. İnsan hayatının her döneminde yeni bir başlangıç yapabilir. Bugün elde edilen bu başarı, bunun en güzel örneğidir" ifadelerini kullandı. Konuşmaların ardından Hafızlık Tespit Sınavı’nda başarılı olarak hafız olmaya hak kazanan hükümlü Ömer P.’ye Vali Koç tarafından Kur’an-ı Kerim ve Türk bayrağı hediye edilirken, Başsavcı Akkiraz tarafından hafızlık belgesi ve para ödülü takdim edildi. Program, İlçe Müftüsü Haki Özgül’ün yaptığı dua ile sona erdi.