GÜNDEM - 20 Eylül 2023 Çarşamba 15:00

MED EU MODEX 2023 Çanakkale Tıbbi Saha Uygulama Tatbikatı devam ediyor

A
A
A
MED EU MODEX 2023 Çanakkale Tıbbi Saha Uygulama Tatbikatı devam ediyor

Avrupa Sivil Koruma Teşkilatı yönetiminde, Sağlık Bakanlığı koordinasyonunda Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı’nca 18-22 Eylül tarihleri arasında gerçekleştirilen MED EU MODEX 2023 Çanakkale Tıbbi Saha Uygulama Tatbikatı bilgilendirme toplantısına katılan AB Delegasyonu Yeşil Kalkınma ve Kapsayıcı Büyüme Bölüm Başkanı Virve Vimpari, “Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu adına, kendi adıma yaşanan Kahramanmaraş merkezli büyük deprem için geçmiş olsun dileklerimi iletmek istiyorum. Türkiye bu deprem çok taze olmasına rağmen Libya’ya da yardım ediyor. Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu olarak bunun için çok minnettarız. Teşekkür ederiz” dedi.


Avrupa Sivil Koruma Teşkilatı yönetiminde, Sağlık Bakanlığı koordinasyonunda Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı’nca 18-22 Eylül tarihleri arasında gerçekleştirilen MED EU MODEX 2023 Çanakkale Tıbbi Saha Uygulama Tatbikatı için komuta merkezinde tatbikata ilişkin bilgilendirme toplantısı düzenlendi. MED EU MODEX 2023 Çanakkale Tıbbi Saha Uygulama Tatbikatı 3’üncü gününde devam ediyor. Afet ve acil durumlarda uluslararası ekiplerin birbirleriyle ve ev sahibi ülkeyle birlikte çalışmasını kolaylaştırmak maksadıyla sağlık müdahaleleri, arama ve kurtarma, tahliye, güvenlik ve trafik, barınma faaliyetleri çerçevesinde koordinasyon, eğitim ve tecrübe paylaşımının arttırılması amacıyla Azerbaycan, Almanya, Portekiz, Finlandiya, Romanya, Estonya ve Polonya ülkelerinin 170 personel ve 22 araç ile katılım sağladığı toplam 2 bin 446 personel ve 202 aracın katılımı ile MED EU MODEX 2023 tatbikatı 22 Eylül tarihine kadar Çanakkale’de gerçekleştirilecek. Tatbikat çerçevesinde, kentin 3 farklı noktasına Romanya, Portekiz, Polonya, Türkiye, AFAD ve UMKE tarafından sahra hastaneleri ve çadırları kuruldu. Senaryo gereği, çeşitli patlama ve kazada yaralananların yanı sıra deprem enkazından çıkarılan afetzedelere, sahra hastanelerinde müdahaleler yapılıyor.


Çanakkale Valisi İlhami Aktaş, AFAD Başkan Yardımcısı Önder Bozkurt, Sağlık Bakanlığı Acil Sağlık Hizmetleri Genel Müdürü Eray Çınar, AB Delegasyonu Yeşil Kalkınma ve Kapsayıcı Büyüme Bölüm Başkanı Virve Vimpari, Avrupa Sivil Koruma ve İnsani Yardım Operasyonları Direktörü Hanna Jahns ve ilgili kurumların temsilcilerinin de katılımıyla ‘MED EU MODEX 2023 Çanakkale Tıbbi Saha Uygulama Tatbikatı’ komuta merkezinde tatbikata ilişkin bilgi aldı.


Bilgilendirmenin ardından Komuta merkezinde açıklama yapan Vali İlhami Aktaş, Türkiye ve Çanakkale için önemli olan bir faaliyet için bir araya geldiklerini belirterek, “Bugün hem ülkemiz hem Çanakkale için önem verdiğimiz bir faaliyet için bir araya gelmiş bulunuyoruz. 18 Eylül’den itibaren başlayan bir tatbikat ilimizde icra ediliyor. 22 Eylül’e kadar Sağlık Bakanlığı’mızın koordinesinde, AFAD Başkanlığımızında büyük destekleriyle beraber ilimizin değişik lokasyonlarında yerli ve yabancı yaklaşık 2 bin 500 personelle yürütülen bir tatbikattayız. Başta dost ve kardeş ülke Azerbaycan olmak üzere 7 yabancı ülkeden hem personel, hem kara aracı, hem hava aracı katılımıyla yürütülen uluslararası bir tatbikat. En son 6 Şubat Kahramanmaraş depremiyle yaşadığımız bir acı deprem tecrübemiz var. Devletimiz uzun yıllardır yaptığı gerek altyapı hazırlıklarıyla gerek mevzuat hazırlıklarıyla, gerek kurumsal kapasitenin artırılmasıyla bu depremde birçok ülkenin büyük altından kalkamayacağı bu depremde hızlı bir şekilde müdahale edilmiş, başta Sayın Cumhurbaşkanımız olmak üzere, tüm bakanlarımız, AFAD yetkililerimiz, Sağlık Bakanlığımız faaliyet planında görevli tüm kurumlar ilk dakikadan itibaren halkımızın yaraları sarılmaya başlamıştır. Bu tür tatbikatlar, deprem bölgesi olan ülkemizde sadece deprem bölgesiyle de kalmayan, son yıllardaki iklim değişikliğiyle birlikte sık sık yaşadığımız sel, su baskını, yangınlar gibi doğal afetlerde hazırlıklı olmamız gerektiğini ortaya koymakta. Bu tür tatbikatları çok önemsiyoruz. MODEX Tatbikatı da hem personellerimiz açısından hem de kurumlarımız açısından ilerleyen dönemlerde ihtiyaç duyulması büyük bir tecrübe kazanılmasına sebep olacak” dedi.


Avrupa Sivil Koruma ve İnsani Yardım Operasyonları Direktörü Hanna Jahns, yönetici olarak ilk kez bir tatbikata katıldığını ve Çanakkale’de olmaktan onur duyduğunu belirterek, “Sağlık Bakanlığına, AFAD’a teşekkürlerimi sunmak istiyorum. AB’den ortaklarımız var. Bu etkinliğin gerçekleştirilmesi adına büyük emek harcıyorlar. Gerek laboratuvarları gerekse hastaneleri gördük. Bütün tatbikatı gözlemleme şansı bulduk. Afetler her zaman hayatımızın bir parçası. Bizler bunu biliyoruz. Geçenlerde bu bölgede bir orman yangını olmuş. Hazırlıklı olmanın öneminin altını çizmek istiyorum. Bizim desteklediğimiz ruh budur. Birlikteliğin, birbirine yardım etmenin ruhunu destekliyoruz. Türkiye verimli, aktif ve sürekli ihtiyaç olduğu durumlarda yardım sağlayan bir ülke. Bizler bunun farkındayız. Şu anda aktif olarak Libya’da çalışmaları sürdürüyor. Bunun yanında biz de Avrupa Komisyonu ve Avrupa Birliği olarak Türkiye’nin yanında olmaktan mutluluk duyuyoruz" dedi.


Türkiye’nin yaşadığı Kahramanmaraş merkezli depremden dolayı geçmiş olsun dileklerini ileten AB Delegasyonu Yeşil Kalkınma ve Kapsayıcı Büyüme Bölüm Başkanı Virve Vimpari, “Deprem hala sizin kalbinizde, bizim kalbimizde de bu üzüntü taze. O yüzden Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu adına, kendi adıma yaşanan Kahramanmaraş merkezli büyük deprem için geçmiş olsun dileklerimi iletmek istiyorum. Bu büyük bir afetti. Bizim burada yaptığımız tatbikatın, faaliyetin önemini gösteriyor. O yüzden Avrupa Birliği ülkeler depremden sonra Türkiye’ye geldi. Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu da koordinasyon etti. Türkiye için yardım edebildik. Aynı zamanda Türkiye bu deprem çok taze olmasına rağmen Libya’ya da yardım ediyor. Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu olarak bunun için çok minnettarız. Teşekkür ederiz. Zaten Türkiye çok önemli, çok deneyimli, çok tecrübeli, kıymetli bir üye bu afet koruma mekanizmasında. Her zaman işbirliğinde bulunmamız gerekiyor. Aynı yolda devam etmek gerekiyor. Hep böyle güzel faaliyetleri, yaptığımız işleri devam etmek gerekiyor” diye konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Erzurum Palandöken’de kayak sezonu 30 Nisan’a kadar uzatıldı Palandöken Kayak Merkezi’nde 2025-2026 kış sezonu, elverişli kar kalınlığı ve hava şartları sayesinde 30 Nisan’a kadar uzatıldı. Türkiye’nin kış turizminde öncü merkezlerinden biri olan Palandöken Kayak Merkezi, kayak severlere bahar aylarında kayak yapma ayrıcalığı sunmaya devam ediyor. Ejder3200 Kayak Merkezi tarafından yapılan son açıklamaya göre, sezonun resmi olarak 30 Nisan 2026 tarihine kadar açık kalacağı duyuruldu. Aralık ayında kapılarını açan merkezde, nisan ayı itibarıyla kar kalınlığı hala kayak yapmaya uygun seviyelerde seyrediyor. Yetkililer, hava ve pist şartlarının elvermesi durumunda 30 Mayıs 2026 tarihine kadar pistlerin kayak kulüpleri ve milli takım çalışmaları için açık tutulabileceğini belirttiler. Meteoroloji tarafından yapılan son açıklamalarda, Palandöken Kayak Merkezi’nde kar kalınlığı 211 santim civarlarında. Uluslararası organizasyonlara ev sahipliği yapıyor Türkiye’nin en önemli kış turizm destinasyonlarından biri olan Palandöken Kayak Merkezi, elverişli kar kalınlığıyla sezonu 30 Nisan’a kadar uzatırken, sahip olduğu teknik altyapı ve dünya standartlarındaki pistleriyle de dikkat çekiyor. Palandöken, sadece uzun sezonuyla değil, profesyonel kayakçılardan yeni başlayanlara kadar her seviyeye hitap eden teknik donanımıyla ön plana çıkıyor. Zirveden başlayan ve neredeyse şehrin hemen yanı başına kadar uzanan pistler, kayak severlere kesintisiz bir sürüş deneyimi sunuyor. Palandöken Kayak Merkezi, teknik kapasitesiyle uluslararası organizasyonlara ev sahipliği yapabilecek standartlarda hizmet veriyor. Dik pistleri tercih sebebi Palandöken’in en uzun kesintisiz parkuru, yaklaşık 12 kilometreye ulaşıyor. 3 bin 176 metre yükseklikteki Ejder3200, zirvesiyle Türkiye’nin en yüksek rakımlı kayak merkezlerinden biri konumunda. FIS (Uluslararası Kayak Federasyonu) onaylı slalom pistleri, diklik dereceleriyle profesyonel sporcuların ilk tercihi oluyor. Saatte binlerce kişiyi taşıyabilen son teknoloji gondol liftler, telesiyejler ve T-bar hatları sayesinde pistlerde bekleme süresi minimuma indiriliyor. Türkiye’nin en geniş aydınlatma sistemine sahip merkezinde, yaklaşık 10 kilometrelik pist alanında gece geç saatlere kadar kayak yapılabiliyor. Hava sıcaklığının uygun olduğu ancak yağışın yetersiz kaldığı dönemlerde, gelişmiş suni karlama sistemi sayesinde pistlerin kar kalitesi korunuyor.
Erzurum Tarımda önder üretici modeli vurgusu Vildan Sürbehan ve Nuray Demir tarafından "İklim değişikliği etkisi ile Erzurum ilinde bitkisel üretim desenine yönelik çiftçi yaklaşımları" üzerine yapılan araştırmada, ilginç sonuçlara ulaşıldı. Atatürk Üniversitesi tarafından yayınlanan "Journal of Animal Science and Economics" dergisinde yayınlanan araştırma, iklim değişikliğinin Erzurum ilindeki bitkisel üretim desenine etkileri karşısında çiftçilerin yaklaşımları üzerinde etkili olan faktörleri tespit etmeyi amaçladı . Bu kapsamda araştırmaya ait veriler Erzurum’un farklı ilçelerinde 281 üreticiyle yapılan yüz yüze anketlerden elde edildi; analizlerde SPSS programı ile çapraz tablolar hazırlandı. Probit modeli ile de üretim deseninde değişiklik yapma kararını etkileyen faktörler incelendi. "Değişime kapalı üreticilerin ikna edilmesi gerek" Elde edilen sonuçlara göre, üretim deseninde değişiklik yapma istekliliği üzerinde gelir-gider kaydı tutma, tarımsal yayım elemanlarıyla görüşme sıklığı, iklim değişikliğinin olumsuz etkilerini önlemeye yönelik inançlar ve geleceğe dair algılar anlamlı etkiye sahip. Özellikle gelir-gider kaydı tutan ve yayım hizmetleriyle daha sık iletişim kuran üreticilerin değişime daha açık oldukları, uzun yıllardır tarımla uğraşan üreticilerin ise daha kapalı oldukları belirlendi. Çiftçilerin iklim değişikliğine uyum sürecinde istekliliklerinin artırılabilmesi için eğitim, yayım hizmetleri ve deneyim paylaşımının güçlendirilmesi önemli olduğu vurgulanan araştırmada "Bu kapsamda özellikle değişime kapalı üreticilerin ikna edilmesinde önder üretici modeli, çiftçi eğitim programları ve gelir artışına yönelik teşvikler etkili bir yöntem olarak önerilmektedir" denildi. Üretim deseninde değişiklik yapma eğilimi var Araştırmanın sonuç kısmında, iklim değişikliği tüm dünyanın olduğu gibi Türkiye’nin de önemli bir problemi haline geldiği vurgulanarak, "Bu kapsamda bu değişiklikten doğrudan üretimi iklime bağlı olan sektörlerin başında tarımsal üretim ve özellikle de bitkisel üretim sektörü gelmektedir. İklim değişikliğine karşı sektör çalışanları çeşitli şekilde önlemler almakta ve meydana gelecek olan olumsuz etkiyi hafifletmektedirler. Alınacak önlemler arasında mevcut üretim deseninde değişiklik oluşturmak farklı çevrelerce önerilmektedir. Bu kapsamda yapılan bu çalışmada da üreticilerin iklim değişikliğinin etkisi ile üretim deseninde değişiklik yapma isteği üzerinde etkili olan faktörler belirlenmeye çalışılmıştır. Bu kapsamda çalışma da sonuç itibariyle, uzun yıllardır bitkisel üretim sektöründe çalışan kişiler üretim deseninde değişiklik yapmaya kapalıyken, gelir gider kaydı tutan, yayım elemanlarıyla sıklıkla görüşen, üretim desenindeki değişikliğin işe yaradığını düşünen ve iklim değişikliğinin üretimi her geçen gün daha fazla olumsuz olarak etkilediğini düşünen kişilerin ise iklim değişikliğinin olumsuz etkisini hafifletmek için üretim deseninde değişiklik yapma eğiliminde oldukları gözlemlenmiştir" denildi. "Elde edilen gelirinde artacağı anlatılmalı" Araştırmanın son kısmında şu ifadelere yer verildi, "İklim değişikliğinin olumsuz döngüsünü hafifletmek adına iyi bir yöntem olan üretim deseninde değişim oluşturma eğiliminin daha da artırılabilmesi için bu duruma çok ta istekli olmayan bitkisel üretimde deneyimli üreticilerin üretim deseninde değişikliği giderek üretimden elde edilen gelirinde artacağı yönünde yeni deneyimler için ikna konusunda farklı yöntemler uygulanmalıdır. Bu konuda önder üretici yaklaşımı kabul edilebilir olup, bu üreticilerin deneyimleri diğer üreticilerle farklı kanallar aracılığıyla paylaşılmalıdır. Bu yöntemin elde edilen gelire de yansıyacağı düşünüldüğünde bu durumun üreticinin gelirinde devamlılık oluşturacağı, dolayısıyla tarımdan vazgeçmemesine neden olacağı ve sonuçta da bu durumun ülkenin de menfaatine olacağı düşünülmektedir"
Kars Ardahan-Artvin karayolunda kayan tır yolu kapattı, onlarca araç mahsur kaldı Ardahan ile Artvin’in Şavşat ilçesini birbirine bağlayan ve Doğu Anadolu’yu Karadeniz’e ulaştıran D-010 karayolunda sabaha karşı yaşanan kaza, ulaşımı felç etti. Özellikle kış aylarında kar, tipi ve buzlanmanın etkili olduğu Sahara Geçidi’nde kayan bir tır, yolu tamamen kapatarak uzun araç kuyruklarının oluşmasına neden oldu. Olay, Sahara Geçidi’nin zirve noktasında meydana geldi. Alınan bilgiye göre, kaygan zemin nedeniyle kontrolden çıkan tır, kayarak yolu trafiğe kapattı. Tırın yolu kapatmasıyla birlikte her iki yönde trafik durma noktasına geldi. Bölgede mahsur kalan Adem Kaya, o anları anlatarak cep telefonuyla kaydetti. Onlarca araç mahsur kaldı Yolun kapanmasıyla birlikte bölgede bulunan çok sayıda araç ilerleyemedi. Özellikle ağır tonajlı araçlar ve yolcu taşıyan minibüslerin de aralarında bulunduğu onlarca araç uzun süre mahsur kaldı. Sürücüler araçlarında beklemek zorunda kalırken, bölgede kar yağışı da aralıklarla etkisini sürdürdü. Ekipler seferber oldu İhbar üzerine Karayolları ekipleri bölgeye sevk edildi. Yol açma ve kurtarma çalışmalarının başlatıldığı, kayan tırın bulunduğu yerden kaldırılması için iş makineleriyle müdahale edildiği öğrenildi. Ekipler, hem yolu trafiğe açmak hem de mahsur kalan araçların güvenli şekilde ilerlemesini sağlamak için yoğun çaba harcadı. Karayolları ekiplerinin çalışmalarının ardından yol kademeli olarak ulaşıma açıldı.
Erzurum İşte Erzurum’un tarım karnesi Erzurum Valisi Aydın Baruş, İl Tarım ve Orman Müdürlüğüne ziyarette bulunarak yürütülen çalışmalar hakkında brifing aldı. Erzurum İl Tarım ve Orman Müdürü Alpaslan Kenger tarafından Erzurum’un tarım ve hayvancılık alanındaki mevcut durumu ile yürütülen faaliyetlere ilişkin kapsamlı bilgi verildi. Brifingde; ilde 4 milyon 215 bin 315 dekar tarım alanında üretim yapıldığı, ÇKS kayıtlılık oranının yüzde 73 olduğu, Erzurum’un 61 coğrafi işaretli ürün ile Türkiye’de 3. sırada yer aldığı ifade edildi. Büyükbaş hayvan varlığında Türkiye’de 3. sırada bulunan Erzurum’da 2025 yılı itibarıyla 118 bin 379 büyükbaş ve 255 bin 552 küçükbaş hayvan sevk edildiği belirtildi. Su ürünleri alanında 60 işletmede yıllık 8 bin ton kapasite bulunduğu, 2025 yılında 3 bin744 ton üretim gerçekleştirildiği, ayrıca 967 bin yavru balığın doğal ortamlara bırakıldığı bilgisi paylaşıldı. Tarımsal desteklemeler kapsamında 2025 yılında üreticilere 1,6 milyar TL ödeme yapıldığı, 2026 yılında ise 2,2 milyar TL destek sağlandığı ve toplam destek miktarının 3 milyar TL’yi aşmasının beklendiği ifade edildi. Gıda denetimleri kapsamında 2025 yılında 18 bin 646 denetim gerçekleştirildiği, 238 işletmeye toplam 20 milyon 492 bin 906 TL idari yaptırım uygulandığı; veteriner yol kontrol noktasında ise 19 bin 195 araçta 704 bin 744 hayvanın kontrol edildiği bildirildi. Ayrıca hayvan sağlığı çalışmaları kapsamında yaklaşık 3,2 milyon doz aşının uygulandığı ifade edildi. Tarımsal üretimi artırmaya yönelik projeler kapsamında 2025 yılında nohut, fasulye ve sebze üretimine destek sağlandığı; 2026 yılında ise 2 milyon 500 bin TL bütçe ile nohut, 720 bin TL bütçe ile mercimek üretiminin destekleneceği, ayrıca sebze fidesi, sera naylonu ve organik tarım desteklerinin sürdürüleceği belirtildi. Hayvancılık ve kırsal kalkınma projeleri kapsamında 10 bin 268 başvuru alınan destek programında 134 asil ve 174 yedek olmak üzere toplam 308 üreticinin hak kazandığı, mera ıslahı, sıvat kurulumu ve altyapı çalışmalarının devam ettiği ifade edildi. Vali Aydın Baruş, tarım ve hayvancılık sektörünün güçlendirilmesine yönelik çalışmaların kararlılıkla sürdürüleceğini belirterek emeği geçen tüm kurum ve üreticilere teşekkür etti.