TEKNOLOJİ - 25 Ekim 2025 Cumartesi 17:39

Nara Kalesi’nde yerli ve milli savunma sanayi teknolojileri sergilendi

A
A
A

Türkiye’nin ev sahipliğinde, dost ve müttefik ülke unsurlarının katılımıyla Çanakkale ve Saros Körfezi’nde gerçekleştirilen Nusret-2025 Davet Tatbikatı çerçevesinde yerli savunma sanayi firmalarının ürettiği ürünler, Çanakkale Boğaz Komutanlığı’nda bulunan Nara Kalesi içerisinde sergilendi.

Çanakkale Boğaz Komutanlığı’nda bulunan Nara Kalesi içerisinde Nusret-2025 Davet Tatbikatı, etkinlikleri çerçevesinde yerli savunma sanayi firmalarının ürettiği ürünleri sergilendi. Donanma Komutanı Oramiral Kadir Yıldız, Amfibi Kolordu Komutanı Tümamiral Hüseyin Tığlı, Deniz Hava Komutanı Tümamiral Mehmet Savaş Eser, Kuzey Deniz Saha Komutanı Tümamiral Aziz Bakıoğlu, Denizaltı Filosu Komutanı Tümamiral Timur Yılmaz, Çanakkale Boğaz Komutanı Tuğamiral Mustafa Biçen, Mayın Filosu Komutanı Tuğamiral Birol Orak, dost ve müttefik ülkelerden unsurlar ve gözlemci personelin yanı sıra NATO Daimî Mayın Karşı Tedbirleri Görev Grubu-2 (SNMCMG-2) sergilenen ürünleri gezerek uzmanlardan bilgiler aldılar.

Nara Kalesi’nde yerli ve milli savunma sanayi teknolojileri sergilendi

Türkiye Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’nın ihtiyaçlarına yönelik yerli ve milli teknolojiler ürettiklerini söyleyen METEKSAN Savunma Su Altı Akustik Sistemleri Ürün Yönetim Direktörü Metin Şengül, "Deniz kuvvetlerimizin ihtiyaçları doğrultusunda yerli ve milli çözümlerimizle burada yer alıyoruz. Özellikle sergiye getirdiğimiz ürünlerimize baktığımız zaman MİLGEM milli gemimizin denizaltı savunma harbi sonarıyla buradayız. Ayrıca denizaltı sonar suitlerinde, denizaltı entegre sonar sistemleriyle yine sensör seviyesinden, algoritmasıyla, donanımıyla birlikte sağladığımız sistemlerimizle buradayız. Son olarak da su altı güvenliğinde, insansız su altı araçları ve denizaltı gibi tehditleri tespit edip, takip edip, uyarıları verip karşı tedbir için geliştirdiğimiz SUDES sistemimizle sergimizde yer alıyoruz. Tüm sistemlerimiz tüm dünya bahriyelileri tarafından kullanılmakta" dedi.

Nara Kalesi’nde yerli ve milli savunma sanayi teknolojileri sergilendi

Ürettikleri teknolojinin Türk mühendisler eşliğinde, Türk endüstrisi aracılığla üretildiğini vurgulayan Metin Şengül, bununla mutluluk duyduklarını belirterek şu ifadeleri kullandı:

"MİLGEM Sonar ailesi ile başladığımız Denizaltı Savunma Harbi’nde YAKAMOS 2020 ürün ailemizde Pakistan MİLGEM projesinde, Ukrayna MİLGEM projesinde de kullanılmakta. Ayrıca şu anda fiili olarak da farklı sistemler için görüşmelerimizi sürdürmekteyiz. Denizaltı sonar ailemizde Ay sınıfı ve Preveze sınıfı denizaltılarımızda sistemlerimiz yer almakla birlikte yine yurt dışında Pakistan Bahriyesi’nin denizaltı sistemlerinde de yer almaktayız. Buralarda da yerli ve milli olarak geliştirdiğimiz tamamı Türk mühendisleri tarafından geliştirilmiş ve Türk endüstrisi tarafından üretilmiş sistemlerimizle yer almanın gururunu yaşıyoruz."

Nara Kalesi’nde yerli ve milli savunma sanayi teknolojileri sergilendi

Denizcilik ve insanız hava araçları teknolojilerinde ileri bir seviyede yer aldıklarını aktaran STM Sabit Kanatlı İnsansız Sistemler Müdürü Atıl Köprücü, "STM’de hem denizcilik teknolojisinde çok ileri bir seviyedeyiz hem de insansız hava araçları seviyesinde çok ileri bir seviyedeydik. Biz bu iki teknolojiyi STM NETA ürünümüzle su altı dünyasıyla da kavuşturduk. Ürün ailemizin aslında ilk lansmanını Saha Expo’da geçen sene yapmıştık. Bu sene deniz testleri faaliyetlerimizi tamamlamak üzereyiz. 2025’in sonunda tamamen deniz testleri bitmiş bir şekilde ürünümüz artık deniz kuvvetleri envanterine geçecek seviyeye gelmiş olacak. STM NETA mayın harbi kapsamında tasarlanmış bir insansız otonom su altı aracı" şeklinde konuştu.

Geliştirdikleri STM NETA ürünün denizde bulunan mayınların tespiti ve bunların imhasına yönelik olan bilgileri hazırlamak olduğunu ifade eden Atıl Köprücü, sözlerine şöyle devam etti:

Nara Kalesi’nde yerli ve milli savunma sanayi teknolojileri sergilendi

"Asıl görevi üzerinde bulunan sonar sistemleriyle deniz tabanında ya da denizde bulunan mayınların tespiti ve bunların imhasına yönelik olan bilgileri hazırlamak. Ürünümüz yeni nesil mayın avlama gemisinde kullanılmak üzere tedarik sürecine de başlamış durumda. O projede de şu an aktif olarak görev alıyoruz. Bunun dışında mayın imhasına yönelik insansız sualtı araçları da geliştirme fazımız başlamış durumda. Onları da geliştiriyoruz. STM olarak hava araçlarında, denizcilikte ve su altı alanında en yeni teknolojilerle ülkemizi temsil etmeye devam ediyoruz. Ürünümüzün genel özelliklerinden bahsedecek olursam mevcut bataryasıyla 12 saat kadar aktif arama faaliyeti yapabilmekte. Sistemimizin üzerinde bulunan sensörler sistemi yardımıyla hem önce tespit yapıp daha sonra kamera sistemleriyle de mayınların sınıflandırılması yapılabilmekte. İstenildiği durumda daha fazla batarya paketi eklenerek 24 saate kadar aktif görev yapabilmektedir."

Hatice Çekil



 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Hatay Depremin izlerinin silindiği kentte, 1540 takım, robot yarışmasında derece yapmak için mücadele verecek Hatay’da resmi kurumların iş birliğinde 2-3-4 Nisan tarihlerinde gerçekleşecek olan ödüllü ‘Hataybot’ robot yarışmasına 4 bin 67 öğrenci ve öğretmenden oluşan 1540 takım başvuru yaptı. Depremzede öğrencilerin yeteneklerini ve teknolojiye olan ilgilerini ortaya çıkaracak yarışmaya olan ilginin yoğun olduğunu ifade eden Vali Mustafa Masatlı, öğrencilere çalışmalarında başarılar diledi. Depremin ardından eğitim yuvalarının yeniden inşa edildiği Hatay’da öğrencilerin gelişimleri için yeni projeler hayata geçirilmeye devam ediyor. Hatay Valiliği, Büyükşehir Belediyesi ve İl Milli Eğitim Müdürlüğü iş birliğinde 2-3-4 Nisan tarihlerinde 2’nci ‘Hataybot’ robot yarışması düzenlenecek. Teknoloji ve inovasyonun ön planda olduğu yarışmaya katılmak isteyen 4 bin 67 öğrenci ve öğretmenden oluşan 1540 takım, başvuru yaptı. Hatay Valisi Mustafa Masatlı, Antakya ilçesinde bulunan M2 Steam Merkezi’ni ziyaret ederek yarışmaya hazırlanan öğrencilerle bir araya geldi. Yarışma hakkında bilgi aktaran Vali Masatlı, öğrencilere çalışmalarında başarılar diledi. Hatay Robot Yarışması’na 4 bin 67 öğrenci ve öğretmenden oluşan 1540 takımın başvurduğunu belirten Vali Masatlı, "M2 bilim merkezinde teknolojiye ilgi duyan yetenekli çocuklarımızın burada hem hedeflerinin gerçekleşmesi hem de kendini yeteneklerinin geliştirilmesi bakımından önemli bir kurumumuz. Geçen yıl ilk defa asrın felaketinin ardından ihya ve inşa çalışmalarının dışında özellikle teknolojiyle ilgilenen gençlerimizin ve çocuklarımızın bu meraklarını ve becerilerini sahaya dökmelerini, geliştirmelerini ve yeni çözümlemeler ortaya koymaları bakımından Hatay Robot yarışmasını düzenlemiştik. Düzenlediğimiz robot yarışması il ölçeğinde bir ilktir, bu bakımdan ne kadar gurur duysak azdır. Geçen yıl büyük emeklerle başarılı bir şekilde robot yarışmamız tamamlanmıştı. Bu yıl yine Valiliğimiz koordinasyonunda ve Hatay Büyükşehir Belediyemizin katkısıyla Hatay İl Milli Eğitim Müdürlüğümüzün yürütümünde 2’nci Hatay Robot yarışmasını düzenleyeceğiz. Geçtiğimiz yıl 1566 öğrenci ve öğretmenden oluşan 552 takım ile başladığımız bu yolculuk, bu yıl 4 bin 67 öğrenci ve öğretmenden oluşan 1540 takımın başvurusu ile çok daha büyük, çok daha güçlü bir seviyeye ulaşmıştır. Bu yıl başvuru sayılarımızda görülen tablo sıradan rakamsal bir artışı göstermemektedir. Bu artış; asırların felaketi 6 Şubat ve devamındaki depremler sonrasında Hatay’ımızın yalnızca yaralarını sarmadığını; aynı zamanda geleceğini de kararlılıkla kurduğunu göstermektedir. Ayrıca, Hatay’ımızın üreten, gelişen, kendine inanan ve geleceğe umutla yürüyen ruhunu da göstermektedir" dedi. Yarışmaya katılacakları için heyecanlı olduklarını dile getiren öğrenciler, derece yapmak için mücadele edeceklerini söylediler.
Erzurum Erzurum coğrafi işaretli ürün sıralamasında üçüncülüğü Hatay’a kaptırdı Erzurum, sahip olduğu 61 "Coğrafi İşaretli Ürün" ile Türkiye sıralamasında uzun süredir koruduğu üçüncülüğü 64 adet ürüne sahip olan Hatay’a kaptırdı. Coğrafi İşaretli Ürün; farkı ve ünü yöresinden kaynaklanan, kalitesi tescil ve denetimle korunan değerleri anlamına geliyor. Ülkemizde şehirlerin coğrafi işaret almak için yaptığı ve son yıllarda adet yarışa dönen başvurular, titiz bir inceleme sonucu Türk Patent Kurumu tarafından karara bağlanıyor. Gaziantep 107, Konya 89, Hatay 64, Erzurum 61, Diyarbakır 59, Afyonkarahisar 56, Malatya 52 ve Şanlıurfa 50 adet coğrafi işaretli ürünle, şu anda listenin üst sıralarında rekabet halinde bulunuyor. Böylece Erzurum, uzun yıllardır sürdürdüğü üçüncülüğü de Hatay’a vermiş oldu. Erzurum lezzet ve gelenekte yarışıyor Erzurum, sahip olduğu binlerce yıllık kültürel mirasını, coğrafi işaretli ürünlerle taçlandırmaya devam ediyor. Son tescillerle birlikte coğrafi işaretli ürün sayısını 61’e çıkaran Erzurum, bu alanda Türkiye genelinde ilk sıralardaki yerini muhafaza ederken, "lezzet ve gelenek" merkezi olduğunu bir kez daha kanıtladı. Erzurum’daki STK ve kamu kurumlarını yoğun çalışmaları meyvelerini veriyor. Dünyaca ünlü Oltu Cağ Kebabı, Erzurum Civil Peyniri ve İspir Fasulyesi gibi lokomotif ürünlerin yanına; Erzurum Pastası (Babaanne Pastası), Erzurum Patates Boranisi ve Kuru Kayısı Kaysefesi gibi yeni tescilli ürünler de eklendi. Yöresel değerler ekonomiye kazandırılıyor Konuyla ilgili yapılan değerlendirmelerde, coğrafi işaret tescilinin sadece bir belge olmadığı, aynı zamanda ürünlerin taklitlerinden korunması ve yerel ekonomiye katma değer sağlanması açısından hayati önem taşıdığı vurgulandı. Erzurum’un tescilli ürünleri, artık sadece yerel pazarlarda değil, e-ticaret platformları ve ihracat kanallarıyla dünya vitrinine çıkmaya başladı. Oltu taşı ve ehram: el sanatlarının gururu Gastronominin yanı sıra el sanatlarında da marka şehir olan Erzurum’da; Oltu Taşı, Ehram Dokuma ve Erzurum Gümüş Burması gibi ürünler, şehrin kültürel kimliğini koruyan en önemli tescilli değerler arasında yer alıyor. Özellikle Oltu Taşı’nın korunması adına yapılan denetimler, ürünün kalitesinin sürdürülebilirliğini sağlıyor. Türkiye Sıralamasında 4. Basamakta 61 tescilli ürünle Türkiye’de en çok coğrafi işarete sahip 4. ili konumunda olan Erzurum, gastronomi turizminde de çıtayı yukarı taşıdı. Yetkililer, hali hazırda askıda ve inceleme aşamasında olan yeni ürünlerle birlikte bu sayının kısa sürede daha da artacağını belirterek, "Erzurum’un her ilçesi ayrı bir değer taşıyor. Amacımız bu zenginliği dünya markası haline getirmek" mesajını verdi. İşte tescil için bekleyen 25 ürünün listesi Türk Patent Kurumu’nda Erzurum’un zengin mutfak kültürüne ve yöresel ürünlerine ait tescil bekleyen liste ise şöyle; Erzurum Enişte Tatlısı/Yemeği, Hınıs Fasulye Şekeri, Erzurum Bakırı, Erzurum Fasulye Kavurması, Erzurum Yumurtalı Patates Salatası, Erzurum Patatesli Mercimek Yemeği, Çat Balı, Uzundere Haris Erik Dolması, Erzurum Kahvaltısı, Erzurum Sarma Kadayıfı, Erzurum Ramazan Pides,i Erzurum Etli Pazı Dolması, Erzurum Göğermiş Peynirli Pide, Erzurum Paça Çorbas,ı Erzurum Sinisi, Erzurum Tava Ketesi, Erzurum Olur Kekikli Mahallesi Kandirif Peyniri / Erzurum Kandirif Peyniri, Hınıs Domas Peyniri, Hınıs Kekik Balı, Hasankale Dövme Kebap, Hasankale Etli Ekmek, Hasankale Güveci, Pasinler Köfte, Narman Yeşil Mercimeği ve Erzurum İspir Gobdini.
Çorum Çorum Belediyesi’nden yaz öncesi vektörle yoğun mücadele Çorum Belediyesi ekipleri, yaz dönemi öncesinde sivrisinek ve karasinek popülasyonuna karşı ilaçlama çalışması yürütüyor. Çorum Belediyesi Temizlik İşleri Müdürlüğü, yaz aylarında artış gösteren sivrisinek ve karasinek popülasyonuna karşı ilaçlama çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. İnsan sağlığını korumaya yönelik yürütülen çalışmalar kapsamında Vektörle Mücadele Ekipleri, özellikle üreme alanlarında etkin bir mücadele gerçekleştiriyor. Ekipler, önceden tespit edilen gübre döküm sahaları ile su birikintilerinin bulunduğu bölgelerde çalışmalarını yoğunlaştırarak, vektör canlıların çoğalmasını kaynağında önlemeyi hedefliyor. Havaların ısınmasıyla birlikte artabilecek risklere karşı erken harekete geçen ekipler, fiziksel müdahalelerin yanı sıra larva mücadelesine de ağırlık veriyor. Çalışmalara ilişkin değerlendirmelerde bulunan Çorum Belediye Başkan Yardımcısı Turhan Candan, yaz dönemi öncesinde gerekli tüm önlemlerin alındığını belirterek, "Vektörle mücadelede en etkili yöntem, sorunu kaynağında çözmektir. Bu doğrultuda ekiplerimiz, geçtiğimiz haftadan itibaren gübre döküm alanları ve su birikintilerinin bulunduğu riskli bölgelerde çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Havalar ısınmadan önce larva mücadelesine hız vererek yaz aylarına hazırlık yaptık. Yaz dönemi öncesinde tüm önlemlerimizi aldık ve etkin bir şekilde mücadelemize devam ediyoruz" dedi. Sivrisinek ve karasinek üreme alanlarının belediyeye ait coğrafi bilgi sistemine işlendiğini belirten Candan, bu alanların yıl boyunca düzenli olarak takip edildiğini ifade etti. Özellikle larva oluşumunun yoğun olduğu hayvan gübresi döküm sahalarında çalışmaların artırıldığını vurgulayan Candan, "Amacımız, halk sağlığını tehdit edebilecek unsurları en aza indirerek vatandaşlarımızın sağlıklı ve huzurlu bir yaz geçirmesini sağlamaktır" diye konuştu.