ÇEVRE - 02 Ocak 2026 Cuma 11:35

Prof. Dr. Tolga Bekler: "Biga mikro deprem aktivitesinin de en çok olduğu bölgelerden bir tanesi"

A
A
A
Prof. Dr. Tolga Bekler: "Biga mikro deprem aktivitesinin de en çok olduğu bölgelerden bir tanesi"

Çanakkale’nin Biga ilçesinde son 3 aydır yaşanan sismik hareketlilik üzerine değerlendirmeler yapan Mühendislik Fakültesi Jeofizik Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tolga Bekler, "Bunlar yeni değil. Son 2-3 ay ya da daha kısa bir süre içerisinde meydana gelen depremler değil. Yüzyıllardır meydana geliyor" dedi.


ÇOMÜ Deprem Araştırma ve Uygulama ve Araştırma Merkez Müdürü Mühendislik Fakültesi Jeofizik Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tolga Bekler, Biga’da son 3 aydır yaşanan sismik hareketliliğin yeni olmadığını söyledi. Biga Yarımadası bölgesininin önemli tektonik aktivite bölgelerinden biri olduğunu açıklayan Prof. Dr. Tolga Bekler, son 25-30 yıl içersinde teknolojinin gelişmesiyle ölçümlerin sağlandığını ama bu hareketliliğin yüzyıllardır devam ettiğini belirtti. Biga’nın mikro deprem aktivitesinin yoğun görüldüğü bir bölge olduğunu aktaran Prof. Dr. Bekler, tarihte aynı zamanda yıkıcı depremlerin de meydana geldiği bir bölge olduğunu da vurguladı.



"Biga yoğun depremselliğe sahip bir bölge"


Biga bölgesini deprem açısından değerlendiren Mühendislik Fakültesi Jeofizik Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tolga Bekler, "Biga Yarımadası olarak adlandırdığımız Türkiye’nin Kuzeybatı Ege Bölgesi’nin önemli bir tektonik aktivite bölgelerinden bir tanesi olduğunu biliyoruz. Esasında bu bölge hem farklı geometrilerdeki fayların oluşturduğu bu yoğun depremselliğe sebep olan farklı fay uzunluklarına sahip bir bölge. Aynı zamanda mikro deprem aktivitesinin de en çok olduğu bölgelerden bir tanesi" dedi.



"Türkiye deprem ülkesi"


Türkiye’nin deprem ülkesi olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Tolga Bekler, "Ülkemizin bilinen bir gerçeği deprem ülkesi olmasına sebep olan esas kaynağımız, bizim sismik kaynak olarak adlandırdığımız faylar. Sadece bu bölgede değil, Türkiye’nin birçok bölgesinde hem aletsel dönemde hem de geçmiş dönem olarak adlandırdığımız 1900’lü yıllardan önce tarihi dönemlerde meydana gelmiş çok sayıda deprem var. Bu depremlerin de önemli bir kısmı da yıkıcı niteliğe sahip. Bunların belli dönemlerdeki kalıntılarını, etkilerini kayıtlarda görmekteyiz" diye konuştu.



"Biga yıkıcı depremleri çıkaran bir bölge"


Biga’da farklı fay hatlarının bulduğunu ve bunların tarihte de yıkıcı depremleri çıkarttığını aktaran Bekler, "Biga özeline geldiğimizde ise, Biga hakikaten Anadolu’nun önemli tektonik unsurlarını barındıran, geçmişte de bu tektonik unsurların zararlı etkilerini, yıkıcı etkilerini karşımıza çıkartan bir bölge. 1912 Saros Körfezi Depremi, 1953 Yenice Gönen Depremi, 1944 Edremit Körfezi Depremi, bilinen önemli depremlerimizden bazıları. Yine Biga yarımadasında oluşmuş. Son olarak 2017’de Ayvacık’ta meydana gelen deprem 5.4 büyüklüğünde. 2019’da 5.3 büyüklüğünde Ahmetçe’de meydana gelen deprem. Akabinde günümüze değin olan süreç içerisinde 2024, 2022, 2025’li yıllarda 4’ün üzerinde belirli süreçler içerisinde meydana gelen depremler var" ifadelerini kullandı.



"Biga’da farklı fayların birbirini etkilemesiyle mikro depremler oluşuyor"


Biga’daki küçük depremlerin iki nedeni olduğunu ifade eden Bekler, sözlerine şöyle devam etti:


"Şimdi tabii bu depremler bize bölgenin gerilmesinin sürekliliğini anlatıyor. Bu ne anlama geliyor. Sadece bu bölgenin değil, bu bölgeyi etkileyen bu tektonik hareketlerin içerisinde bu etkileşimi sağlayan farklı fayların birbirine uyguladıkları belli gerilme transferleri olabiliyor, birinci neden bu. İkinci neden, bağımsız bölgeler içerisinde, örneğin Biga Ayvacık’ta ya da Biga’nın kuzeybatısında veya diğer alanlarda, Gönen tarafında, bu fay topluluklarında, yer içerisindeki kayaçların birbirine uyguladıkları gerilmeler sonucunda, kırılma diye, yani sizin fay olarak bildiğiniz kırılmalara sonunca belli büyüklükteki depremleri biz görüyoruz."



"Gelişen teknolojiyle deprem araştırmalarında daha iyi sonuçlar alınıyor"


Son 25-30 sene içerisinde gelişen teknolojiyle depremler hakkında daha iyi gözlem ve ölçüm yapılabildiğini kaydeden Bekler, "Bunlar yeni değil. Son 2-3 aya ya da daha kısa bir süre içerisinde meydana gelen depremler değil. Yüzyıllardır meydana geliyor. Ancak biz sayısal olarak bunları gözlemlemeye, ölçmeye yani sismometre dediğimiz deprem kayıtçılarına, deprem sensörleriyle bunları ölçmeye son 25-30 sene içerisinde daha fazla sayılarını arttırarak daha iyi sonuçlar alabiliyoruz" dedi.



Prof. Dr. Tolga Bekler: "Biga mikro deprem aktivitesinin de en çok olduğu bölgelerden bir tanesi"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Kılıçdaroğlu Süleyman Soylu’ya 10 bin TL tazminat ödeyecek Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi, Kemal Kılıçdaroğlu ile Süleyman Soylu arasında karşılıklı açılan manevi tazminat davasına ilişkin istinaf incelemesini tamamladı. İstinaf mahkemesi, Kılıçdaroğlu’nun açtığı 10 kuruşluk manevi tazminat davasını reddetti. Soylu’nun karşı davasını ise kısmen kabul ederek 10 bin lira manevi tazminata hükmetti. Dava süreci, dönemin İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun 13 Mayıs 2021 tarihli sosyal medya paylaşımı ve 19 Mayıs 2021’de katıldığı televizyon programındaki açıklamaları sonrası başladı. Kemal Kılıçdaroğlu, söz konusu ifadelerin kişilik haklarını zedelediğini ileri sürerek her bir açıklama için 5’er kuruş olmak üzere toplam 10 kuruş manevi tazminat talep etti. Kılıçdaroğlu ayrıca konuya ilişkin yaptığı basın açıklamasında, "5 paralık adama 5 kuruşluk dava açtık" dedi. Süleyman Soylu ise sözlerinin siyasi eleştiri kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini savundu. Bununla birlikte, Kılıçdaroğlu’nun açıklamalarının kişilik haklarına saldırı niteliği taşıdığını belirterek 20 bin TL’lik karşı dava açtı. Ankara 29. Asliye Hukuk Mahkemesi, tarafların sözlerini siyasi tartışma kapsamında değerlendirerek hem Kılıçdaroğlu’nun açtığı davayı hem de Soylu’nun karşı davasını reddetti. Dosyayı yeniden inceleyen Bölge Adliye Mahkemesi, Soylu’nun açıklamalarının sert ve incitici nitelikte olmakla birlikte siyasi tartışma bağlamında ifade özgürlüğü sınırları içinde kaldığına hükmetti. Bu nedenle Kılıçdaroğlu’nun açtığı 10 kuruşluk dava esastan reddedildi. Ancak mahkeme, Kılıçdaroğlu’nun dava sonrasında yaptığı bazı açıklamaların eleştiri sınırlarını aştığı ve Soylu’nun kişilik haklarına saldırı teşkil ettiği kanaatine vardı. Bu kapsamda, 10 bin lira manevi tazminatın 28 Mayıs 2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte Kılıçdaroğlu’ndan alınarak Soylu’ya ödenmesine karar verildi.