POLİTİKA - 27 Temmuz 2025 Pazar 13:39

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş: "Ağustos ayının başında Terörüz Türkiye Komisyonu çalışmalarına başlıyor"

A
A
A
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş: "Ağustos ayının başında Terörüz Türkiye Komisyonu çalışmalarına başlıyor"

Çanakkale’de Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin konuşan Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Numan Kurtulmuş, "Türkiye içerideki dirliğini, birliğini ve terörsüz bir süreci çok başarılı bir şekilde yürütürse, önümüz açıktır. Ümit ediyorum sizlerin, aziz milletimizin desteğiyle bu süreci de en kısa sürede başarıyla tamamlayacağız. Ve çok daha güçlü bir şekilde yolumuza devam edeceğiz" dedi.


TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Türkiye Büyük Millet Meclisinde Terörsüz Türkiye Komisyonu kurulduğunu ve Ağustos ayında çalışmalara başlanacağını açıkladı.


TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Çanakkale’nin Çan ilçesinde bir fabrikanın kuruluşunun 68’inci kuruluş yıl dönümü nedeniyle düzenlenen etkinliğe katıldı. Programda, Çanakkale Valisi Ömer Toraman, AK Parti Çanakkale Milletvekili Ayhan Gider, Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanı İsmail Kaşdemir, Kaymakamlar, Belediye Başkanları, daire müdürleri ve çok sayıda davetlilerde hazır bulundu.


Açılış konuşmalarının ardından kürsüye gelen TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Türkiye gündemine ilişkin konular ile Terörsüz Türkiye sürecine değindi.


Konuşmasının başında Türkiye’nin farklı noktalarında devam eden orman yangınlarına değinen TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, "Maalesef hala bugün de devam eden, başta Karabük yangını olmak üzere, dün Bursa’da da Kestel’de de ciddi şekilde etkili olan yangın dolayısıyla zarar gören yurttaşlarımızı ve ne yazık ki Bursa’da yangına müdahale sırasında vefat eden kardeşimizi, itfaiyeci kardeşimizi, gerçekten hatırlamadan geçmek mümkün olmaz. Kendisine Allah’tan rahmet diliyorum. Bu hafta içerisinde Ankara’da ve yurdun birçok yerinde orman şehitlerimizi defnettik, mekanları cennet olsun. Dünyanın şu anda birçok ülkesinde devam eden aşırı sıcaklar dolayısıyla neredeyse bütün ormanların çıra haline gelmiş olduğu böyle bir dönemde Cenab-ı Allah milletimizi daha fazla böylesine önemli orman yangınlarından korusun diyerek dua ediyoruz, temenni ediyoruz. Ve bu orman yangınlarına ilk andan itibaren müdahale eden bütün orman teşkilatımızı, itfaiye teşkilatlarımızı, merkezi ve yerel yönetimlerin değerli unsurlarını da Allah işlerinde kolaylık versin ve en kısa süre içerisinde orman yangınları ülkemizde son bulsun istiyoruz" dedi.


Sözlerine Türkiye ekonomisi ve sanayisiyle devam eden Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş, "Türkiye sanayisinin gelişmesinde, Türk ekonomisinin bugünlere gelmesinde emeği geçen bütün müteşebbislerimizi, yatırımcılarımızı takdirle yad ettiklerini ifade ettiklerini kaydeden TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, "Dünya’daki bütün gelişmeler Türkiye’nin güçlü olmasını mecburi kılmaktadır. Bugün dünyada her alan da, küresel siyasette, küresel ekonomide, ticarette, hukukta, uluslararası hukukta diyebiliriz ki metinlerin en güzel şekilde yazılı olduğu, bütün kurum ve kuralların var olduğu ama bütün dünyada da ticaret, uluslararası ticarette başta olmak üzere kuralsızlığın egemen olduğu bir dönemde yaşıyoruz. Kurallar bakımından bir problem yok. Her şey yazılı olarak var. Hele hele ikinci dünya savaşı sonrasında kurulan küresel sistemde bir daha asla diyerek ortaya konulan ne kadar güzel temenni varsa hepsi uluslararası hukuk metnine dönüşmüş vaziyette. Ama maalesef bugün geldiğimiz noktada dünya tam manasıyla her alanda bir kuralsızlık dönemini yaşamaktadır. Daha acısını söyleyeyim. Keşke kuralsız olsa. Bundan da öte bir orman kanunu düzeninin hakim olduğu bir döneme girdik. Onun için bu düzende bizim millet olarak, ayakta kalmak, güçlü olmaktan başka hiçbir seçeneğimiz yoktur. Uluslararası hukuka bakıyorsunuz. Artık Gazze hakkında konuşmaya utanıyoruz. Her gün onlarca, yüzlerce insanın öldüğü ve maalesef bu ölümlerin de sıradanlaştırıldığı bir dönemdeyiz. Dünyanın bütün uluslararası yazılı metinleri bunu bir soykırım olarak kabul eder ve soykırım işleyenlerinin önlenmesini emreder. Ama nasıl yapacaksınız. Kural güçlüden yanadır. Orman kanunu dayıdan yanadır. Orman kanunu güçlüden yanadır. Güçlü olan arkasında birilerini de arkasına aldığı zaman insanlara bir kilo buğday verirken bile dalga geçerek onları affedersiniz. Afrika’daki safarilerde yaban hayvanı öldürür gibi sniperlerle öldürmeyi marifet saymaktadır. Böyle bir kuralsızlık karşısında Birleşmiş Milletleri göreve çağırmanın ne faydası var. Böylesine vahşi bir orman kanununun hüküm sürdüğü bir uluslararası düzende hangi ülkenin, hangi güçlü ülkenin ne söylediğinin ne önemi var. Bu düzeni ciddi bir şekilde değiştirmek için Türkiye gibi ilke sahibi, kural sahibi olan ülkelerin çok güçlü olması lazım. Biz bu dünyada başkalarının insafına kendi geleceğimizi asla tevdi edemeyiz. Böylesine bir dünyada uluslararası sistemin artık sözden başka, tabeladan başka hiçbir şeyi kalmamış olan kuruluşlarına karşı Türkiye’nin geleceğini emanet edemeyiz. Türkiye bu bakımdan her alanda devletiyle, milletiyle, sanayisiyle, üniversitesiyle her alanda güçlü olmak mecburiyetindedir. Uluslararası hukuk, uluslararası sistem bakımından büyük bir tutarsızlığı, büyük bir kuralsızlığı ortaya koyuyor da, ticaret güya en liberal alanlardan birisi. Söz gelimi söz ticaretten açıldığında dünyanın hemen bütün üniversitelerde bütün liberal ticaret metinleri hemen önünüze konulur. Uluslararası ticaretin de nasıl regüle edileceğinin kuralları yazılıdır. Ama adamın biri kalkıyor sabah vakti diyor ki ben falanca ülkeye tarifeleri şu kadar yükselttim. Şundan şunu almayacağım, buna bunu satmayacağım, şunun şuna satmasını da mani olacağım. Hani kural, hani dünya ticaret örgütü, hani o uluslararası ticaretin herkes tarafından kabul edildiğini zannettiğimiz kuralları. Kim güçlüyse, kimin elinde imkan varsa onun sözünün, onun dayatmasının egemen olduğu bir uluslararası ticaret ortamındayız. Sizler çok daha iyi biliyorsunuz, ticaretin içerisinde olanlar. Böylesine bir küresel sistem ekonomik bakımdan da devam edemez, devam ettirilemez. Onun için bizim Türkiye olarak böyle bir ortamda güçlü olmak, sözümüzü daha itibarlı hale getirmek için her türlü imkanı kullanmak mecburiyetindeyiz. Sanayide güçlü olacağız, teknolojide güçlü olacağız, yüksek teknolojilerde güçlü olacağız. Uluslararası savunma sanayin de güçlü olacağız. Elin oğlunun bir ürünü varsa bizim ondan daha üstün iki ürünümüz olacak. Elin ürününün dünya ticaretinde şu kadar milyar dolarlık payı varsa bizim ondan daha güçlü payımız olacak. İçeride de yine benden evvelki konuşmalarda da ifade edildiği gibi her şeyden önemli olan en güçlü insan kaynağına biz sahip olacağız. Bugün dünyada sistemlerin, teknolojilerin, yüksek teknolojilerin gücünün daha üstünde olan güç insan gücüdür. Çünkü sanayiyi de yapan insandır, yüksek teknolojileri üreten de insandır. Bu insan gücünün de en güçlü şekilde olabilmesi için bütün gücümüzle tabiri caizse seferberlik halinde çalışmalarımızı sürdüreceğiz" diye konuştu.


Türkiye’nin en güçlü olmasının en önemli unsurlarının birisinin de içeri de birliği, dirliği sağlamak olduğunu ifade eden Kurtulmuş, sözlerine şöyle devam etti:


"Hepimizin farkı fikirlerde olmakla birlikte, farklı hayat tarzlarını benimsemiş olmakla birlikte milli menfaatler söz konusu olduğunda aynı istikamette yürümemizdir. Aynı hedefe yönelmemizdir. Hepimizin oklarımızı aynı istikamete atmaktır. Bunu yapabildiğimiz takdir de inşallah Türkiye’nin önü açıktır. Türkiye kendi iç cephesini tahkim ederek, yoluna çok daha güçlü bir şekilde yürüyecektir. Bu çerçevede özellikle Türkiye’nin önünde yeni bir kapı açıldığını, bizim önümüze çıkan bu fırsatın en iyi şekilde değerlendirilmesi için siyaset olarak bizim büyük bir gayretle çalışmamızı, bu çerçevede de toplum olarak güçlü bir destekle sürecin desteklenmesini sizlerden istirham ediyorum. Türkiye’de 100 yıllık Cumhuriyet tarihimizin 50 yılı terör belasıyla uğraşmak geçmiştir. Bu 50 yılda Türkiye’de on binlerce insanımız hayatını kaybetmiştir. Binlerce evladımız şehit olmuştur. Çanakkale’de sizlerde nice şehit cenazesine katıldınız. Türkiye’de biz bir grup üniversite hocası arkadaşımızla 2013 yılında bu çalışmayı yapmıştık. Alternatif maliyetleriyle birlikte terörün Türkiye’ye o zamanki maliyeti 1.3 Trilyon Dolardı. Şimdi bu en az 2 trilyon dolardır. Çünkü terör maliyeti diye hesap ettiğiniz şey sadece silaha harcanan, terörü önlemek için harcanan silaha ve mühimmata yapılan yatırım, oraya harcanan para değildir. Adam terör zamanında Antalya’da bir yere bomba atmış. O senelerin bütün geçmiş eğrilerini aldık. Herhangi bir terör olayı karşısında turizm nasıl düşüyor. Herhangi bir mezrada yapılan saldırı sonucu hayvancılık nasıl düşüyor. Türkiye’nin CDS primleri nasıl yükseliyor. Bütün bunları üst üste koyduğunuzda 2013 yılında 1.3 trilyon bulmuştur. Şimdi eminim ki bunun güncellendiğinde en az 2 trilyon doların civarındadır. Bu şu demektir. Eğer Türkiye bunu yapabilmiş olsaydı, şu burnumuzun dibindeki terör olmasaydı vakti, zamanında bu önlenebilmiş olsaydı, herhalde yüzlerce Çanakkale Köprüsü yapılabilirdi. Eğer bu önlenebilmiş olsaydı, Türkiye yüzlerce İstanbul-İzmir otoyolunu yapmış olurdu. Maalesef terör uluslararası emperyalistler tarafından bugünkü dünyayı bir orman kanunu olarak yönetenler tarafından Türkiye’nin ayağına bir pranga olarak vurulmuştur. Şimdi bu prangalardan kurtulma vaktidir. Artık Türkiye uzun süre bunun bütün yükünü taşıdı. Terörü geride bırakacak. Birlik ve beraberlik içerisinde terör örgütü kendisini fes edecek. Bunun ilanını yaptık. Terör örgütü kendisini fes ettikten sonra bir daha bu ülkede terörün hiçbir şekilde gelişmesine müsaade edecek bir ortam oluşturmadan hep beraber terörü, tarihin çöplüğüne atacağız."


Türkiye Büyük Millet Meclisinde Terörsüz Türkiye Komisyonu kurduklarını ve Ağustos ayında çalışmalara başlanacağını açıklayan Numan Kurtulmuş, "Bunun için Türkiye Büyük Millet Meclisinde bütün siyasi partilerin katılımlarıyla millet adına terörden kurtulma sürecine ve terör örgütünün silahları bırakma sürecine vaziyet etmek üzere ve bu süreçte ortaya çıkabilecek siyasi ve hukuki düzenlemeleri gerçekleştirmek üzere bir terörsüz Türkiye Komisyonu kurduk ve inşallah en kısa zamanda Ağustos ayının başında bu çalışmaları başlatıyoruz. Kısa sürecek, çok uzun tartışmalarla Türkiye’nin gündemini işgal edeceğimiz bir mesele değildir. Ancak Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde bütün partilerin ortak kararlılığıyla ortaya çıkacak bu komisyon, aynı zamanda Türkiye’nin demokratikleşmesinin yükseltilmesi bakımından da farklı fikirlerin müzakere edileceği, farklı fikirlerin karşılıklı olarak gündeme getirileceği ama sonunda mutlaka milletin ve memleketin hayrına olacak kararların alınacağı bir çalışma düzenini gerçekleştirecek. Ve ümit ediyorum ki çok uzun olmayan bir süre sonunda bu komisyon üzerine düşen sorumluluğu yerine getirip tekliflerine Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin gündemine taşıyacak ve Türkiye bu süreçte Allah’ın izniyle terörü artık geride bırakmış. Hele hele bölgedeki bütün ülkelerin giderek daha fazla terör girdabına sokulmaya çalışıldığı bir dönemde terörü geride bırakmış bir ülke olacak. Bunun için hep beraber gayret edeceğiz Milletçe destek vereceğiz, omuz vereceğiz. 50 yıl az bir süre değil. Eğer bu memlekette bu ülkenin insanları arasına emperyalistlerin vekalet örgütleri olarak kullandığı bu terör şebekeleri başarılı olsaydı, Türkiye çoktan bölünürdü. Ama bu ülkenin Türk’ünü, Kürt’ünü bu ülkenin Alevi’sini, Sünni’sini birbirinden ayırt etmeye, kimsenin gücü yetmemiş, kimsenin de gücü Allah’ın izniyle yetmeyecektir. Tarihimiz, kültürümüz, geçmişimiz, medeniyetimiz, düğünlerimiz, halaylarımız, taziyelerimiz, geleneklerimiz bir. Neredeyse iç içe geçmiş olan 86 milyon vatandaşımızı hangi güç birbirinden hangi gerekçeyle ayıracak. Sultan Alparslan’ın çocuklarıyla, Kılıçarslan’ın çocuklarıyla, Selahaddin Eyyubi’nin çocuklarını hangi güç birbirinden ayırabilecek. Eğer buna güçleri inanın ki bugün bambaşka bir Türkiye’den konuşuyor. Bugün çoktan bölünmüş, parçalanmış bir Türkiye’den bahsediyorduk. Bu oyunu bozduk. Bu milletin inancı bozdu, bu milletin içinde var olan milli dayanışma ruhu bozdu. Bu milletin milli birliği ve şuuru bozdu. İnşallah şimdi artık kurumsal olarak da terör örgütü tamamıyla kendisini feshedecek ve Türkiye tam manasıyla bütün terör örgütlerinden temizlenmiş güçlü bir ülke olarak yoluna devam edecek. Eğer bu anlamda Türkiye içerideki dirliğini, birliğini ve terörsüz bir süreci çok başarılı bir şekilde yürütürse, önümüz açıktır. Hem bölgesel anlamda hem küresel anlamda sözü daha etkin bir Türkiye olma istikametinde yürüyüşümüz sağlamdır, güçlüdür. Ümit ediyorum sizlerin, aziz milletimizin desteğiyle bu süreci de en kısa sürede başarıyla tamamlayacağız. Ve çok daha güçlü bir şekilde yolumuza devam edeceğiz. Son söz olarak söylüyorum. Bu süreç herhangi bir partinin tek başına yöneteceği bir süreç değildir. Bu süreç herhangi bir şekilde bir siyasi süreç de değildir. Bu süreç bir kişinin bir grubun değil 86 milyonun ortak bir şekilde sahiplenmesi gereken, ortak bir şekilde yürütmesi gereken bir varoluş mücadelesidir. Allah yardımcımız olsun. Allah Türkiye’nin düşmanlarını fırsat vermesin. Bu ülkenin birlik ve beraberliğinde gözü olanları cenabı Allah hiçbir şekilde muvaffak etmesin. Onların muvaffak olmaması için bizim birlikte, dirlikte, kardeşlikte gelişmede, kalkınmada başarılı olmamız lazım" dedi.



TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş: "Ağustos ayının başında Terörüz Türkiye Komisyonu çalışmalarına başlıyor"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Başakşehir’de Ramazan Coşkusu Başakşehir Belediyesi tarafından "Ramazan’da bir başka şehir" mottosuyla düzenlenen etkinlikler büyük ilgi görüyor. Başakşehirliler sahne programları, teknoloji deneyim alanı, kültür turları, mukabeleler, çocuk etkinlikleri gibi çeşitli programlarla, ramazan ayını verimli şekilde geçiriyor. Başakşehir Belediyesi, "Ramazan’da bir başka şehir" mottosuyla çeşitli etkinliklerle öne çıkıyor. Başakşehir Kent Meydanı’nda çeşitli program ve etkinlikler düzenleniyor. Ramazan boyunca her akşam Kur’an-ı Kerim tilavetleri, ilahi ve ezgi dinletileri, musiki meşkleri, konserler, şiir geceleri, mehter gösterileri ve söyleşiler düzenleniyor. Uğur Işılak, İbrahim Sadri, Ömer Karaoğlu, Dursun Ali Erzincanlı, Mustafa Cihat, Mustafa Demirci, Resul Aydemir, Sedat Anar, Nurullah Genç ve Mustafa Karataş başta olmak üzere birçok isim programlarda yer alıyor. İftar sonrası çocuklar için Ramazan davulcusu, Nasreddin Hoca, Karagöz ile Hacivat, meddah, illüzyon ve Başakgiller gösterileri gibi çeşitli programlar sahneleniyor. Ramazan ayı boyunca Başakşehir Düşünce Akademisi’nde Prof. Dr. Ömer Miraç Yaman, Muhammed Yazıcı, Ramazan Kayan ve Nazan Aygün’ün katılımıyla Ramazan’a özel eğitim atölyeleri düzenleniyor. Şehir Sanat Ramazan Atölyeleri’nde her yaştan sanatsevere yönelik etkinlikler gerçekleştirilirken, kültür turlarıyla vatandaşlar İstanbul’un tarihi ve manevi zenginliklerini keşfediyor. Çocuklar için Çocuk Kitapları Fuarı düzenlenirken Başakşehir Kadın Aktivite Merkezi (BAKMER), Şehir Sanat, Emin Saraç Kültür Merkezi, Necdet Yıldırım Kültür Sanat Merkezi ve Bahçeşehir BAKMER’de hafta içi her gün kadınlara özel Tefsirli Mukabele Programı düzenleniyor. Ayrıca ilçedeki 11 Kültür Yaşam Merkezi ile Sezai Karakoç Gençlik Merkezi de mukabele programlarına ev sahipliği yapıyor. Başakşehir Ramazan Etkinlikleri kapsamındaki tüm programlara ilişkin ayrıntılı bilgiye "Başakşehirli" Mobil Uygulaması üzerinden ulaşılabiliyor. Teknoloji seneyim alanı yoğun ilgi görüyor Başakşehir Kent Meydanı’nda kurulan Teknoloji Deneyim Alanı, vatandaşlar tarafından yoğun ilgi görüyor. Sadece çocukların değil yetişkinlerin de ilgi gösterdiği alan, her yaştan katılımcıyı teknolojiyle buluşturarak renkli görüntülere sahne oluyor. Öte yandan Ramazan öncesi hizmete alınan Başakşehir VR Tema Park da teknolojiseverler tarafından büyük ilgi görüyor. Başakşehir Belediyesi yerleşkesi içerisinde yer alan ve 850 metrekare alana kurulan merkez, Türkiye’nin en büyük sanal gerçeklik temalı parklarından biri olma özelliği taşıyor. Mobil Etkinlik Alanı’nda ise oyunlarla eğlenen komşular aynı zamanda "Başakşehirli" mobil uygulaması üzerinden puan topluyor. Ramazan boyunca etkinlik alanındaki mobil uygulama standında karekod okutan Başakşehirliler, kura ile umre ve Kudüs ziyareti kazanma imkanı da elde edeceği öğrenildi. "Başakşehir’imizde Ramazan, maneviyatıyla, huzuruyla, yardımlaşmasıyla, güzelliğiyle, mutluluğuyla çok başka yaşanıyor" Ramazan Ayı etkinlikleri ile ilgili konuşan Başakşehir Belediye Başkanı Yasin Kartoğlu, "Başakşehir’de Ramazan bir başka yaşanıyor. Burada özellikle komşularımız, ortam çok güzel. Buraya ziyarete gelen her bir komşumuzun da mutluluğunu, heyecanını, özellikle çocukların heyecanını burada fazlasıyla hissediyoruz. Bu beni çok mutlu ediyor. Çocuk eğlenceleri ile, Ramazan çadırlarıyla, sahne programlarıyla Başakşehir’de Kayaşehir Meydanı’ndayız. Sadece Başakşehir’deki komşularımız değil, İstanbul’dan, çevre şehirlerden de buraya ziyarete gelen özellikle de Ramazan’ı burada dolu dolu yaşayan vatandaşlarımız var. Onlara da teşekkür ediyoruz. Bugün hava çok güzel. Gerçekten havanın güzelliği ile birlikte alanda vatandaşlarımızla birlikte burada o mutluluğu da yaşamış oluyoruz. Başakşehir’imizde Ramazan, maneviyatıyla, huzuruyla, yardımlaşmasıyla, güzelliğiyle, mutluluğuyla çok başka yaşanıyor. İnşallah buradan duamız ve temennimiz Başakşehir’imizden mazlum coğrafyadaki kardeşlerimize. Başta Filistin’li kardeşlerimize. Her birine Rabbim inşallah Ramazan’ı ve Bayram’ı kurtuluşla, o kardeşlerimizin de mutluluğuyla inşallah sonuçlandırsın. Duamız ve temennimiz o kardeşlerimiz için. Buradan duyuruyoruz. İstanbul’daki, tüm şehirlerdeki vatandaşlarımıza Başakşehir’de Ramazan’ı yaşamak için sizleri de buraya, Başakşehir’e bekliyoruz" dedi.
Samsun Yılmaz: "Çarşamba’mız için üretmeye, çalışmaya ve değer katmaya devam ediyoruz" İftar programında konuşan Samsun Çarşamba Ticaret Borsası(ÇTB) Yönetim Kurulu Başkanı Kazım Yılmaz, "Çarşamba’mız için üretmeye, çalışmaya ve değer katmaya devam ediyoruz. Ticaret Borsası olarak sadece ekonomik faaliyetlerde değil, sosyal ve kültürel alanlarda da ilçemizin gelişimine katkı sunmayı önemsiyoruz" dedi. Çarşamba Ticaret Borsası tarafından düzenlenen iftar programı, ilçe protokolü ve çok sayıda davetlinin katılımıyla gerçekleştirildi. ÇTB Başkanı Kazım Yılmaz’ın ev sahipliğinde düzenlenen programa, Çarşamba Kaymakamı Mehmet Kamil Sağlam, Çarşamba Belediye Başkanı Hüseyin Dündar, İlçe Emniyet Müdürü Ferdi Kuyu, İlçe Jandarma Komutanı Ütğm. Coşkun Kurt, Hâkim Ahmet Akbulut, Eski Adalet Komisyonu Başkanı Kemal Alver, Çarşamba Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Ayhan Sonkaya, İlçe Müftüsü Cemal Uzun, Cumhuriyet Savcısı Yunus Fatin Yılmaz, İlçe Milli Eğitim Müdürü Murat Bedir’in yanı sıra oda başkanları, şube müdürleri, Jandarma Komutanları, dernek başkanları, okul müdürleri, ilçe protokolünden yetkililer, iş insanları, borsa yönetim kurulu, meclis üyeleri ve borsa üyeleri katıldı. Ramazan ayının manevi atmosferinde gerçekleşen programda birlik, beraberlik ve dayanışma mesajları öne çıktı. İftarın ardından konuşma yapan ÇTB Yönetim Kurulu Başkanı Kazım Yılmaz, Ramazan ayının paylaşma ve kardeşlik duygularını pekiştirdiğini belirterek, "Bu mübarek ayda aynı sofranın etrafında buluşmak, gönül birliğimizi ve dayanışmamızı güçlendirmektedir. Çarşamba’mız için üretmeye, çalışmaya ve değer katmaya devam ediyoruz. Ticaret Borsası olarak sadece ekonomik faaliyetlerde değil, sosyal ve kültürel alanlarda da ilçemizin gelişimine katkı sunmayı önemsiyoruz. Katılımlarınız bizleri onurlandırmıştır. Birlik ve beraberlik içinde daha güçlü yarınlara yürümeye devam edeceğiz" ifadelerini kullandı. Program, yapılan duaların ardından samimi sohbet ortamında sona erdi.
Samsun Samsun’da Roman iftarında birlik mesajı Samsun’da protokol üyeleri, ‘Roman İftar Programı’nda Roman vatandaşlarla bir araya gelerek aynı sofrada oruç açtı. Programda konuşan Samsun Valisi Orhan Tavlı, Roman vatandaşların zengin kültürleriyle Türkiye’nin önemli bir parçası olduğunu vurgulayarak birlik ve kardeşlik mesajı verdi. Samsun Büyükşehir Belediyesi ile Canik Belediyesi’nin Muhsin Yazıcıoğlu Kültür Merkezi’nde düzenlediği ’Roman İftar Programı’nda Vali Orhan Tavlı, 27. Dönem Çanakkale Milletvekili ve AK Parti MKYK Üyesi Jülide İskenderoğlu ile eşi Yücel İskenderoğlu, Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan, Canik Kaymakamı Şeref Aydın, Canik Belediye Başkanı İbrahim Sandıkçı ve AK Parti İl Başkanı Mehmet Köse ile birlikte Roman vatandaşlarla aynı sofrada buluştu. Programda konuşan Vali Tavlı, Roman vatandaşlarla bir araya gelmekten memnuniyet duyduğunu belirterek, geçmişte Çanakkale’de de Roman vatandaşlarla benzer programlarda buluştuklarını söyledi. Tavlı, "Bugün de Samsun’da Roman kardeşlerimizle bir arada olmak ve orucumuzu sizlerle açmak nasip oldu. Hem Sayın Jülide Milletvekilimize hem de sizlere teşekkür ediyorum. Sağ olun, var olun" diye konuştu. Türkiye’nin binlerce yıldır farklı medeniyetlere ve kültürlere ev sahipliği yaptığını ifade eden Tavlı, Roman vatandaşların da zengin kültürleri ve yaşam tarzlarıyla ülkenin önemli bir parçası olduğunu vurguladı. Roman vatandaşlara "can kardeşlerimiz" diye hitap eden Tavlı, "Sizler güzel hayat yaşantınızla, zengin kültürünüzle ülkemizin ve aziz milletimizin renkli birer parçasısınız. İyi ki varsınız. Cenab-ı Allah sizlerden razı olsun" diye konuştu. Roman vatandaşlara yönelik çalışmaların sürdüğünü belirten Tavlı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde İçişleri Bakanlığı koordinasyonunda Roman Koordinasyon Merkezi kurulduğunu ve Roman vatandaşların sosyokültürel hayatına katkı sağlayacak birçok çalışma yürütüldüğünü kaydetti. Konuşmasının sonunda Ramazan ayının birlik ve beraberlik ruhuna vurgu yapan Tavlı, "Cenab-ı Allah tuttuğumuz oruçları kabul eylesin. Şimdiden bayramınız mübarek olsun. İyi ki varsınız" ifadelerini kullandı. İftar programında konuşan Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan, Roman vatandaşlarla aynı sofrada buluşmanın mutluluğunu yaşadıklarını belirterek, Samsun’un tüm renkleriyle güçlü bir şehir olduğunu vurguladı. Doğan, "Samsun’umuzun güzelleri Roman hemşehrilerimizle birlikte orucumuzu açtık. Yüzlerde gülümseme, gönüllerde tatlı dilekler ve hoş sohbetle güzel bir akşamda hemşehrilerimizle buluştuk" dedi. Canik Belediye Başkanı İbrahim Sandıkçı ise iftar programının birlik ve beraberlik içerisinde gerçekleştirildiğini söyledi. Sandıkçı, Roman vatandaşlarla aynı sofrayı paylaşmanın sevincini yaşadıklarını dile getirerek, "Canik’imizde Roman kardeşlerimizle aynı sofrayı paylaşmanın sevincine ortak olup hep birlikte oruçlarımızı açtık. Yüce Mevla tuttuğumuz oruçları makbul, kardeşliğimizi ve birliğimizi daim eylesin" ifadelerini kullandı. Program, iftarın ardından yapılan dua ve hatıra fotoğraflarının çekilmesi ile sona erdi.
Zonguldak Çaycuma’da gece saatlerinde film gibi kovalamaca kamerada: 366 bin TL ceza kesildi Zonguldak’ın Çaycuma ilçesinde gece saatlerinde yaşanan ve mahalle mahalle süren kovalamacanın sonunda sürücü yakayı ele verdi. Olay, gece saatlerinde Çaycuma ilçe merkezinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre C.A. (16) idaresindeki 74 ABZ 705 plakalı otomobil, ilçe merkezinde sergilediği şüpheli hareketler nedeniyle polis ekiplerinin dikkatini çekti. Ekipler aracı durdurmak için "Dur" ihtarında bulundu. Ancak sürücü bu uyarıya uymayarak hızla kaçmaya başladı. Kaçan sürücü önce ilçe merkezinde, ardından İstasyon Mahallesi, Velioğlu Mahallesi ve Perşembe beldesine bağlı Keçecioğlu Mahallesi güzergahında polis ekiplerini peşine takarak uzun süre kovalamacaya neden oldu. Mahalle mahalle süren kovalamacada ekipler şüpheli aracı yakalamak için geniş çaplı çalışma başlattı. Kovalamaca sırasında jandarma sorumluluk bölgesine giren araç, bir süre sonra gözden kaybolarak izini kaybettirdi. Bunun üzerine polis ve jandarma ekipleri bölgede koordineli şekilde çalışma başlattı. Yapılan araştırma ve takip sonucunda, kaçan sürücü ve otomobilinin yeri tespit edildi. Düzenlenen çalışma sonucunda C.A. isimli şüpheli yakalanarak polis ekipleri tarafından gözaltına alındı. Jandarma ekiplerinin de koordinasyon sağladığı operasyonun ardından şüpheli Çaycuma İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldü. Emniyette yapılan kontrollerde sürücü C.A.’nın ehliyetinin bulunmadığı ortaya çıktı. Bunun üzerine sürücü hakkında Karayolları Trafik Kanunu’nun ilgili maddeleri gereğince işlem yapıldı. Çaycuma İlçe Emniyet Müdürlüğü Trafik Şube Amirliği ekipleri tarafından yapılan işlemler sonucunda sürücüye yaklaşık 366 bin TL para cezası kesildi. Polis ekiplerinin yaptığı işlemlerin ardından 74 ABZ 705 plakalı otomobil trafikten men edildi. Araç daha sonra çekici ile bulunduğu yerden alınarak yediemin otoparkına çekildi. Öte yandan olayda dikkat çeken bir detay da araç üzerinde bulunan yazı oldu. Şüpheli sürücünün aracının arka kısmında yer alan "Kamera şakası" yazısı görenlerin dikkatini çekti. Yapılan incelemelerde ayrıca araçta oldukça güçlü bir ses sistemi bulunduğu da tespit edildi. Çevredeki vatandaşlar, aracın yüksek sesli müzik sistemi nedeniyle sık sık çevreye rahatsızlık verdiğini ifade etti. Yakalanan sürücünün çevresinde hız tutkusu ile tanındığı ileri sürülürken, polis ekipleri olayla ilgili incelemelerini sürdürüyor.