GÜNDEM - 08 Mart 2024 Cuma 08:59

’TCG Nusret’, 109 yıl sonra aynı rotada

A
A
A
’TCG Nusret’, 109 yıl sonra aynı rotada

Çanakkale’deki TCG Nusret Gemisi, 109 yıl önce Deniz Savaşları’nın önemli unsurlarından Nusret Mayın Gemisi’nin rotasını izleyerek, mayın dökülen hatta bu kez çelenk bıraktı. Nusret Mayın Gemisi, 8 Mart 1915 tarihinde Erenköy Koyu’nda sahile paralel döktüğü 26 mayın ile Çanakkale Deniz Zaferi’nin akışını değiştirdi.


Nusret Mayın Gemisi, 8 Mart 1915 tarihinde Erenköy Koyu’nda sahile paralel döktüğü 26 mayın ile Çanakkale Deniz Zaferi’nin akışını değiştirdi. Nusret’in tarihte üstlendiği rolü ve önemini yaşatmak amacıyla 2011 yılında Gölcük’te aslına uygun inşa edilen TCG Nusret Mayın Gemisi, 109 yıl sonra tarihi anı bir kez daha canlandırıldı. Çanakkale şehir iskelesinden hareket eden TCG Nusret Mayın Gemisi, bu sabah 07.15’te mayın dökülen hatta doğru yol aldı. Saat 08.15’te 109 yıl önce mayınların dökülmeye başladığı Erenköy mevkiinde tören yapıldı. Törene, Çanakkale Valisi İlhami Aktaş, Çanakkale Boğaz ve Garnizon Komutanı Tuğamiral Mustafa Biçen, İl Emniyet Müdürü Selim Arıcı, İl Jandarma Komutanı Jandarma Kıdemli Albay Sadi Akman, Sahil Güvenlik Çanakkale Grup Komutanı SG. Yarbay Ercan Oran ile askeri personel ve davetliler katıldı.



"Gittiler, Geçemediler, Geçemeyecekler"


Nusret Mayın Gemisi’nin, Çanakkale Savaşları’nda çok önemli bir yere sahip olduğunu belirten TCG Nusret Gemi Komutanı Deniz Üsteğmen Ersin Taşkın, "Çanakkale Savaşları’nın ilk aşamasını oluşturan 18 Mart Deniz Zaferi dünya harp tarihine mal olmuş bir kahramanlık destanıdır. Bu zaferin kazanılmasında kuşkusuz en büyük pay, kahraman Nusret Mayın Gemisi’ne aittir. Hafif sisli ve yağışlı 8 Mart sabahı saat 05.00’te Yüzbaşı Hakkı Bey’in komutasında Nara’dan avara eden Nusret, Anadolu kıyısını izleyerek seyre başlamış ve boğazı kapatan mayın hatları arasında emniyetle geçerek şu anda bulunduğumuz noktaya varmıştır. Nusret Mayın Gemisi’nin tam 109 yıl önce bugün, güvertesinde bulunan 26 mayını aynı rota üzerinde, aralarında yüzer metre olacak şekilde deniz seviyesinin 4,5 metre altına dökmüştür. Bacasından mümkün olduğunca az duman çıkartmak için önlem alınan Nusret, hiçbir müttefik karakol gemisi tarafından tespit edilemeden saat 08.00’de Çanakkale önlerine demirlemiştir. Saat 10.00’a kadar süren sis ve yağmur, geminin Çanakkale Boğazı girişinde bulunan düşman karakol gemileri tarafından görülmesini engellemiştir. Nusret Mayın Gemisi’nin Erenköy Koyu’nda kurduğu bu engel, Çanakkale Deniz Savaşı’nın ve tarihin akışını değiştirmiştir. Yüzbaşı Hakkı Bey’in komuta ettiği Nusret’in büyük katkısıyla kazanılan bu zafer, Türk askerine moral, Türk milletine sevinç kaynağı olmuştur. Müstahkem Mevki Komutanı Cevat Paşa, bu zaferi şu sözlerle ifade etmiştir: ’Gittiler, geçemediler, geçemeyecekler’" dedi.


Konuşmanın ardından Çanakkale Valisi İlhami Aktaş ile Çanakkale Boğaz ve Garnizon Komutanı Tuğamiral Mustafa Biçen, 109 yıl önce mayın bırakılan noktaya çelenk bıraktı. Tören toplu fotoğraf çekimiyle son buldu.



’TCG Nusret’, 109 yıl sonra aynı rotada

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kayseri Katı Atık Projesi Fizibilite Raporu onaylandı Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç; Uluslararası Sıfır Atık Günü’nde, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından Kayseri Entegre Katı Atık Projesi Fizibilite Raporu’nun onaylandığını duyurdu. Büyükkılıç, Kayseri Büyükşehir Belediyesi’nin çevreci projelerle şehrin geleceğine yönelik önemli yatırımlar yaptığına vurgu yaparak, projenin hayırlı olması temennisinde bulundu. Çevreci yatırım ve projeleri ile Türkiye’ye örnek olan Kayseri Büyükşehir Belediyesi, Başkan Dr. Memduh Büyükkılıç yönetiminde yatırım ve projeler için girişimlerini sürdürüyor. Bu çerçevede Başkan Büyükkılıç, Birleşmiş Milletler tarafından Uluslararası Sıfır Atık Günü olarak ilan edilen 30 Mart’ta şehre değer katacak Kayseri Entegre Katı Atık Projesi için önemli bir gelişmenin müjdesini verdi. Büyükkılıç, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından Kayseri Entegre Katı Atık Projesi Fizibilite Raporu’nun onaylandığını duyurdu. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından Kayseri Entegre Katı Atık Projesi Fizibilite Raporu’nun onaylandığını duyuran Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, "Saygıdeğer Emine Erdoğan Hanımefendi’nin himayelerinde bir dünya markası hâline gelen sıfır atık hareketine uygun olarak planlanan Kayseri Entegre Katı Atık Projesi Fizibilite Raporu onaylandı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından verilen onay hayırlı olsun" diye konuştu. Başkan Büyükkılıç, Kayseri Büyükşehir Belediyesi İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Daire Başkanlığı tarafından hazırlanan Kayseri Entegre Katı Atık Projesi ile Molu bölgesinde kurulacak tesisin 50 yıl atık bertarafını sağlayacağını belirterek, "İlimizde oluşan evsel nitelikli atıklar ile tehlikesiz nitelikli üretim atıklarının Sıfır Atık Yönetmeliği hükümlerine uygun yönetimini sağlayacak tesis, şehrin 50 yıllık atık bertarafını sağlayacak şekilde planlanmaktadır" ifadelerini kullandı. Tesis hakkında bilgiler veren Büyükkılıç, "Mekanik Ayrıştırma Tesisi, Atıktan Türetilmiş Yakıt Tesisi, Biyometanizasyon Tesisi, Yakma Tesisi, Enerji Üretim Tesisi, Tıbbi Atık Sterilizasyon Tesisi, Sızıntı Suyu Arıtma Tesisi, Düzenli Depolama Sahası ve Yardımcı Ünitelerden oluşan tesisimiz; sıfır atık modeline göre planlanmış ve ülkemizde örnek gösterilebilecek tesisler arasında yer alacaktır" şeklinde konuştu. Başkan Büyükkılıç, Kayseri Büyükşehir Belediyesi’nin çevreci projelerle şehrin geleceğine yönelik önemli yatırımlar yaptığına vurgu yaparak, "Projeye desteklerinden dolayı Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanımız Sayın Murat Kurum ve projede emeği geçen mesai arkadaşlarıma teşekkür ediyorum. Projemiz şehrimize hayırlı olsun" dedi.
Kastamonu "Ahşabın Cazibesi" belgesel filmi, ilk kez izleyiciyle buluştu Kastamonu Üniversitesi Bilimsel Araştırma Projeleri Koordinatörlüğü destekleriyle hazırlanan "Ahşabın Cazibesi" belgesel filminin ilk gösterimi izleyiciyle buluştu. Kastamonu Üniversitesi Merkez Kütüphane Sezai Karakoç Salonu’nda Kastamonu Üniversitesi’nin 20. kuruluş yılı etkinlikleri kapsamında gerçekleşen programa Kastamonu Valisi Meftun Dallı, Kastamonu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Mehmet Atalan ve Prof. Dr. Ömer Küçük, Kastamonu Belediye Başkanı Hasan Baltacı, Kastamonu Belediye Başkan Vekili Hasan Fehmi Taş’ın yanı sıra çok sayıda akademisyen, öğrenci ve sanatsever katıldı. Program öncesinde Vali Meftun Dallı, Kastamonu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, Kastamonu Belediye Başkanı Hasan Baltacı ve katılımcılar, Kastamonu Üniversitesi Güzel Sanatlar Galerisi’nde belgeselin yapım aşamasını anlatan resim sergisini ziyaret etti. Serginin ardından sanatseverler, belgesel gösteriminin yapılacağı salona geçti. Yapım ve yönetmenliğini Kastamonu Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo Televizyon ve Sinema Bölümü Bölüm Başkanı Doç. Dr. Ersoy Soydan’ın üstlendiği belgeselin yardımcı yönetmenliğini Araştırma Görevlisi Salih Ertosun ve Araştırma Görevlisi Mehmet Oğuz Yıldırım yaptı. Görüntü yönetmenliğini Araştırma Görevlisi Salih Ertosun’un üstlendiği yapımın senaryosu Doç. Dr. Ersoy Soydan, Araştırma Görevlisi Abdullah Güray Basakcıoğlu, Araştırma Görevlisi Güzide Kayıtmazbatır ve Araştırma Görevlisi Mehmet Erol tarafından hazırlandı. Yapımı iki yıl süren belgeselin seslendirmesini tiyatro sanatçısı ve yönetmen Rıza Sönmez gerçekleştirirken; Kastamonu Üniversitesi Turizm Fakültesi, Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi ile Orman Fakültesi öğretim üyelerinden oluşan geniş bir danışman kadrosu projeye katkı sundu. İki yıl süren çekim sürecinde Kastamonu’nun kent merkezi, ilçeleri ve köyleri ziyaret edilerek tarihi konaklar, camiler, bağ evleri ve yayla yaşamı kayıt altına alındı. UNESCO Dünya Miras Listesi’nde yer alan Kasaba Köyü Mahmut Bey Camii başta olmak üzere aşı boyalı İnebolu evleri, Tosya gümeleleri ve geleneksel mimari örnekleri belgeselin ana temasını oluşturdu. Belgesel; ahşabın sivil mimariden dini yapılara, günlük yaşamdan el sanatlarına kadar uzanan kullanım alanlarını ele alırken, aynı zamanda tarihi yapıların korunması, işlevlendirilmesi ve turizme kazandırılması gerekliliğine dikkat çekiyor. Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşının okunmasıyla başlayan programın açılışında konuşan belgeselin yönetmeni Doç. Dr. Ersoy Soydan, projenin yalnızca bir belgesel/film çalışması değil, aynı zamanda kültürel sorumluluk taşıyan bir belgeleme süreci olduğunu belirtti. Doç. Dr. Soydan, ekip olarak Kastamonu’nun farklı noktalarında binlerce kilometre yol kat ederek çekimler yaptıklarını belirtti. "İçinde yaşadığımız ve doyduğumuz kente borcumuz olduğunu düşünüyoruz" diyen Soydan, Kastamonu’nun ahşap mimarisini, doğal zenginliklerini ve kültürel belleğini kayıt altına almayı hedeflediklerini söyledi. Soydan, projeyle hem kültürel miras bilincini artırmayı hem de kentin uluslararası tanıtımına katkı sunmayı amaçladıklarını ifade etti. Şehir genelinde bin 433 adet tescilli sivil mimari örneği bulunduğunu ve bunların korunarak geleceğe taşınması gerektiğini vurgulayan Doç. Dr. Soydan, ahşap mimariyi ve tabiat varlıklarını belgeleme, bölgesel kalkınmaya katkı sağlama ve kültürel miras bilincini artırma amacıyla bu projeye başladıklarının altını çizdi. Kastamonu’nun doğal ve kültürel mirasına dikkati çeken Soydan, "Bu değerlerin bir yandan korunması ve bir yandan da yeniden ahşap yapılan özendirilmesi ve Kastamonu’nun UNESCO Dünya Kültürel Miras Listesine alınmasının hedeflenmesi gerektiği için bu belgeselin ana fikrini oluşturuyor" dedi. Program, açılış konuşmasının ardından gerçekleştirilen film gösterimi ve toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi.