YEREL HABERLER - 22 Aralık 2016 Perşembe 18:23

Belediye Gençlik spor takımı başarısını madalyalar ile taçlandırdı

A
A
A
Belediye Gençlik spor takımı başarısını madalyalar ile taçlandırdı

Çankırı Belediyesi Gençlik Spor Kulübünün bünyesinde aktif faaliyet gösteren branşlar, 2016 yılını başarı ile tamamladı. Belediye Gençlik Spor atıcılık ve avcılık, boks, futbol, güreş, judo, teakwondo branşlarında ulusal ve uluslar arası dereceleri elde ederek sezonu büyük bir başarı ile kapattı.
İran’da düzenlenen İşitme Engelliler Dünya Şampiyonası’nda Seyfullah Karadeniz Dünya ikinciliği, Emre Can Demirel ise Bursa’da düzenlenen minikler Balkan Şampiyonası’nda Balkan ikinciliği, Sivas’ta düzenlenen 14-15 yaş Türkiye Şampiyonası’nda Türkiye ikinciliği, Aksaray’da düzenlenen Yıldızlar Ligi terfi müsabakalarında 54 kg’da Altın madalya ile Belediye Gençlik Spor Güreş Takımı Kulübünün ve Belediye Başkanı İrfan Dinç’in göz bebeği oldu. Şampiyon Güreşçi Emre Can Demirel, kazandığı altın madalya’yı İstanbul Vodafone Arena önünde düzenlenen hain bombalı saldırıda şehit düşen kahraman polislerimize ve vatandaşlarımıza adayarak örnek bir davranışa da imza attı.
Bölgesel Amatör Ligini 8. sırada tamamlayan Çankırı Belediyesi Gençlik Spor, U-12’ler Ligi il birinciliği, U-14’ler Ligi il üçüncülüğü, U-15’ler Ligi il birinciliği, U-17’ler Ligi il ikinciliği derecelerini de elde ederek futboldaki kalitesini gösterdi. Kulüp ayrıca Çankırı tarihinde ilk defa Fildişi Sahilleri’nden iki siyahî oyuncuyu da transfer ederek takımında yabancı uyruklu oyuncu oynattı.
Kulüp, sporcusunun elde ettiği başarı ile kendini Taekwondo alanında da kanıtladı. Belediye Gençlik Spor Kulübü Taekwondo sporcularından Caner Şahin, Konya’da düzenlenen Minikler Türkiye Taekwondo Şampiyonası’nda üçüncülük kürsüsüne çıkarak Çankırılıların göğsünü kabarttı.
Kulübün hem antrenörü hem de sporcusu olarak boksta çalışmalarını sürdüren Mevlana Sarıkaya, Antalya’da düzenlenen Büyükler Türkiye Şampiyonası’nda Hafifler Orta Siklet 60 kg’da ilk 10’a girerek Milli takıma çağırıldı.
2015 yılında Türkiye Şampiyonluğu ile gümüş ve bronz madalyalar kazanarak Milli Takımın kapısını açan İsmail Eruysal, 2016 yılında ilk defa büyükler kategorisinde yarıştı. İddialı karşılaşmalar gerçekleştiren Eruysal, kürsüye çıkamasa da kulübünü ve Çankırı’yı başarı ile temsil etti.
Ailelerden gelen yoğun talep üzerine 2016 yılı başında kurulan minikler Judo takımı da önümüzdeki yıllar için çalışmalarını sürdürüyor.
Çankırı’da sporla ilgilenen çocukları ve gençleri doğru yönlendirme amacı ile Belediye Gençlik Spor Kulübü’nü kurduklarını belirten Belediye Başkanı İrfan Dinç, kulübün elinden geldiğince tüm branşlarda faaliyet göstermeye çalıştığını belirtti.
Başkan Dinç, “İnşallah, bu çalışmalar sonucunda, Japonyo-Tokyo’da yapılacak 2020 Yaz Olimpiyatları’nda kulübümüzü temsil edecek sporcularımızın yetişmesi için alanlarındaki deneyimli antrenörlerimiz Şenol Kıyak, Seyfettin Karadeniz, Talip Dönmez, Ayhan Arslan, Fatih Eruysal, Bedri Başak, Mevlana Sarıkaya ve Ekrem Şahin ile birlikte ciddi bir çalışma ve gayret sergiliyoruz. Spor alanındaki çalışmalarımızın 2017 yılında da etkili ve artarak devam etmesini hedefliyoruz.” dedi.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Özel: "Biz en kısa zamanda sandık istiyoruz, kurultay istiyoruz" Özgür Özel, Kemal Kılıçdaroğu ile yaptığı telefon görüşmesine ilişkin, "Cevabım nettir, tavizim yoktur. Biz en kısa zamanda sandık istiyoruz, kurultay istiyoruz" dedi. Özgür Özel, Cumhuriyet Halk Partisinin 38’inci Olağan Kurultayı hakkında verilen mutlak butlan kararı sonrası CHP Genel Merkezinde düzenlenen, ‘Partimize, İrademize Sahip Çıkıyoruz’ buluşmasında konuştu. Özel, "Değerli dostlarım, büyüklerim, akranlarım, sevgili kardeşlerim, değerli gençler aile her şeydir. Ne zaman başımız sıkışsa, yüzümüzü ailemize döneriz. Aile, düştüğümüzde kolumuzdan tutandır. Sendeleyince omuzumuza dokunandır. Yokluğuna katlanmak zordur. Ama zoru göğüsleriz. Yükü paylaşır, acıyı bölüşürüz. Ama ailemizin yokluğuna, hasretine, acısına dayanırız da haysiyetinin çiğnenmesine asla izin vermeyiz. Siz benim ailemsiniz. Siz birbirinizin ailesisiniz. Bize oy versin, vermesin bu ülkenin tüm demokratları bizim ailemizdir. Bu ülkenin geleceğinden kaygı duyanlar, yarınları için mücadele edenler, birilerinin yanına sığınıp da onlarla gününü gün edenler değil; birbirinin omzuna tutunup da yarınlar için direnenler bizim ailemizdir. İşte bizler ailesine sahip çıkanlarız. Biz yoksulları, emekçileri, emeklileri, esnafı, çiftçiyi, gençleri ailemiz bildik" şekilde konuştu. "Bizim suçumuz, seçim kazanmak" Son yerel seçimleri kazandıkları için haksız ilan edildiklerini söyleyen Özel, "Bizim suçumuz, seçim kazanmak ya da seçimi kazanacakları aday yapmak. Bizim suçumuz, müesses nizama baş kaldırmak. Bizim suçumuz, kontrollü muhalefet olmayı reddetmek. Bizim suçumuz, paşa paşa konforlu muhalefet koltuğunda oturmayıp millet için iktidar hedeflemek. Bu yüzden mesele, Cumhuriyet Halk Partisi meselesi değildir. Mesele, milletin meselesidir, halkın meselesidir, halkların meselesidir." ifadelerini kullandı. "Türkiye değil, dünya hukuk tarihinde olmayacak bir karar" Özel, "Malum dün Türkiye değil, dünya siyasi tarihinde, hukuk tarihinde olmayacak bir kararla bambaşka bir hukuk dalının bir kuralını getirip de bir siyasi partinin 2,5 yıl önce yapmış olduğu bir kurultaya uygulayarak; hem de o kurultay ile ilgili yürüyen davaları perişan olmuş şahitlik edenlerin hakim önünde ifadelerini geri çektikleri, savunamadıkları. Elbette buna susacak, teslim olacak halimiz yoktu. Bir yandan da bu cenderenin içinden çıkmak gerekiyor. Ama bunu gidip de rejimle uzlaşacak, aparatlarıyla uzlaşacak ya da olmadık temaslar, olmadık pazarlıklar, bekledikleri gibi tavizler vererek yapacak halimiz yoktu. İşte o yüzden buradayım, işte o yüzden buradayız, işte o yüzden buradasınız. İyi ki buradasınız." "O telefona bakmadık, bakamadık" Kemal Kılıçdaroğlu ile yaptığı telefon görüşmesinden bahseden Özel, "Milletin, halkın gücüyle; sizlerin emeğiyle, kararlılığıyla birlikte bir büyük mücadeleyi başlattık. Günün şartları, günün psikolojisi içinde bir telefon geldi. O telefona bakmadık, bakamadık. Bugün akşamüstü o telefon görüşmesini gerçekleştirdik. İşte buradaki bütün dostlara ne konuştuğumu ne olacağını, ne olmayacağını söylemek boynumun borcudur. Bugün dedim ki ‘Sokağı görüyor musun?’ Dedim ki ‘Sokağı görüyor musunuz? Milleti duyuyor musunuz? Bu partinin, bu baba ocağının bahçesinde yan yana ağlayan 80 yaşında teyzemi, 15 yaşında evladı görüyor musunuz? Türkiye’nin dört bir yanından yükselen isyanı duyuyor musunuz? Bugün Türkiye’den 65 baro isyan ediyor. Bugün Türkiye’nin tüm meslek örgütleri, tüm sendikaları, tüm siyasi partileri, en sağdan en sona tüm dostlar yan yana duruyor. ‘Bu CHP meselesi değil, bu Türkiye meselesidir’ diyor ve sizden bir şey bekliyor.’ Bir soru aldım. ‘Siz ne diyorsunuz?’ diye. Cevabım nettir, tavizim yoktur. Biz en kısa zamanda sandık istiyoruz, kurultay istiyoruz. İki şeye ömür vermeye, gerekirse iki şeye can vermeye razı olmuşum. Buradan sizin önünüzde ifade ediyorum. Bunlardan birincisi, Cumhuriyet Halk Partisi üyesinin, delegesinin önüne Atatürk’ün partisinin sandığı gelecek. İkincisi, bu milletin önüne seçim sandığı gelecek, bu iktidar değişecek." dedi.