POLİTİKA - 05 Temmuz 2021 Pazartesi 20:17

TBMM Milli Savunma Komisyonu Başkanı Yılmaz, MKE işçileri ile bir araya geldi

A
A
A
TBMM Milli Savunma Komisyonu Başkanı Yılmaz, MKE işçileri ile bir araya geldi

TBMM Milli Savunma Komisyonu Başkanı İsmet Yılmaz, ’anonim şirketi’ olan Makine Kimya Endüstrisi Kurumu (MKE) işçileri ile bir araya geldi.

TBMM Milli Savunma Komisyonu Başkanı İsmet Yılmaz, ’anonim şirketi’ olan Makine Kimya Endüstrisi Kurumu (MKE) işçileri ile bir araya geldi.


TBMM Milli Savunma Komisyonu Başkanı İsmet Yılmaz, beraberindeki heyetle birlikte Çankırı’daki MKE Silah Fabrikası’nı ziyaret etti. İşçilerle de bir araya gelen Yılmaz, MKE ile ilgili kanunun işçiye herhangi bir kayıp yaşatmadığını, MKE’nin atılımının daha fazla olacağını ifade etti. Yılmaz, "MKE’nin yapısında bir değişiklik yaptık. Bu değişikliği yaparken esas gayemiz MKE’nin yapısını güçlendirmekti. MKE bu çıkan yasayla güçlendirildi. Doğru mu? MKE’nin güçlendirilmesi, Türkiye’nin güçlendirilmesi demek, güçlü Türkiye’nin milleti de güçlü olur. Güçlü Türkiye’nin, güçlü milletin güçlü bireyleri olarak bizler de daha güçlü oluruz. Bu yasanın bu aşamaya gelmesinde Çankırı, Kırıkkale ve Ankara milletvekillerimizin çok büyük bir katkısı var. Yaklaşık 40 yıldır kamudayım, daha önce hiç böyle bir kanun çıkmadı. MKE anonim şirketi oldu. Hayırlı olsun. Türk Ticaret Kanunları hükümlerine tabi, özel hukuk hükümlerine tabi aslına bakınca eskiden de özel hukuk hükümlerine tabiydi. Normalde iktisadi teşekküller karlılık, verimlilik esasına göre çalışır. Aksi zaten mümkün değil. Eskiden şirketin ana statüsü vardı, şimdi Maliye Bakanlığının görüşü alınaraktan şirket esas sözleşmesi hazırlanacak ve resmi gazetede yayınlanacak. Yine Milli Savunma Bakanlığının her ne imkanları var ise bütün imkanlarını bakan onayıyla MKE kullanabilecek. Eskiden böyle bir imkan yoktu. Yine bağımsız Sayıştay denetimi var. Fakat Sayıştay denetiminin yanında TBMM adına denetimi yapan, Sayıştay denetimi dışında, çünkü sermayesi yüzde 50’nin üzerinde olanlar Sayıştay denetimine tabi. Bu fabrikamızın, MKE şirketimizin yüzde yüz sermayesi hazineye ait, devlete ait. Dolayısıyla Sayıştay denetimi var. Fakat Sayıştay denetiminin yanında birde bağımsız denetime sahip. Bağımsız denetim genel kurula sunacak, aynı zamanda Hazine ve Maliye Bakanlığına sunulacak. Genel müdür genel kurul tarafından belirlenecek. Daha önce Milli Savunma Bakanlığı döneminde genel müdürü atardık, Genelkurmay başkanımızın görüşünü alarak da 3’lü kararname ile atanırdı, şimdi şirketin genel kurulu kendi müdürünü atayacak" dedi.


Şirket personelinin iş kanununa tabi olacağını dile getiren Yılmaz, konuşmasında şunları kaydetti:


"Şirket faaliyet alanıyla ilgili olarak Harcırah Kanunu’ndan muaf. Harcırah Kanunu’ndan muafsınız, Taşıt Kanunu’ndan muafsınız, devlet memurları kanunlarından muafsınız, Kamu İhale Kanunu’ndan muafsınız, Devlet İhale Kanunu’ndan muafsınız, Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu’ndan muafsınız, Kamu Konutları Kanunu’ndan muafsınız, Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun’dan muafsınız, 233 sayılı ve 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamelerden muafsınız ve 2 sayılı genel kadro ve usulü hakkındaki Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nden muafsınız. MKE’yi özelleştirme gibi bir düşüncemiz yok ama işçilerimizin, çalışanlarımızın kafasını karıştırmak isteyenler olur diye kanuna şu ibareyi ekledik; ‘Şirket, şirketin hisseleri ve bağlı ortaklıkları MKE’nin kuracağı ortaklıklar satış kiralama işletme hakkının devri ve veya sair başka tasarruflar yoluyla yerli veya yabancı özel hukuk gerçek ve tüzel kişilerine devre konu edilemez.’ Bu ana kadar Türkiye birçok kurum kurdu, birçok anonim şirket kurdu, hiçbir kanunda böyle madde gördünüz mü? Bu ilktir. Meclisin iradesine adeta dedik ki MKE, Türkiye’nin olmazsa olmaz kurumudur ve bu kurumları daha da büyüterek dünya ile rekabet ederekten dünyanın en büyük savunma ürünleri firmalarından biri yapmak istiyoruz. Onun için işçimizin kafasında da, çalışanımızın kafasında da bugün değil ama yarın değil ama bir gün biz ne olacağız diye demesinler diye. Bütün personel burada kalacak hepsi. Sendikalarımızı çağırdık, ne talepleri olduysa koyduk. Yeni sözleşme istemiyoruz. mevcut sözleşme ile devam etmek istiyoruz dediler, kabul. Mevcut sözleşme ile devam etsin dedik. Buna rağmen ola ki ben bu şirkette çalışmak istemiyorum, başka yere gitmek istiyorum. burada çalışmak istemeyen varsa kendi tercihinden 3 tane firma belirleyecek, Milli Savunma Bakanlığımıza verecek. Mili Savunma Bakanlığımız da bu tercihleri dikkate alaraktan esas çalışma yeri MKE’nin ailesi içinde olmasına rağmen bir başka kurumda da çalışma imkanı olacak. Biz ne istiyoruz? MKE’nin işçileri hepsi MKE’de kalsın. Doğru olan bu değil midir? Bunun için sözleşme yapmadınız mı? Eskisinden daha da MKE’yi güçlü hale getirmedik mi? Bu kadar net işçi dostu. işçi yanında olan bir özelleştirme kanunu çıktı mı. çıkmadı. Çok net söylüyorum bundan daha güzel bir kurumu, MKE’yi güçlendiren bir kanun çıkmadı. Bundan daha güçlü bir işçisini. memurunu koruyan bir kanun çıkmadı. Biz MKE’ye sahip çıktık. Memurlarımız da işçi olarak çalışacaklar ancak istiyorlarsa Emekli Sandıklarına bağlılıkları devam edecek. Devletin yüzde yüz desteği ile MKE’yi dünyanın en büyük 100 savunma sanayi şirketlerinden biri haline getirmek istiyoruz. Bunu sizlerle başaracağız. Sizler olmazsanız başarabilmek mümkün değil. Sizler olmazsanız bu hedefe ulaşabilmek mümkün değil. Sizlerden isteğimiz MKE’yi büyütmek, güçlendirmek için hep beraber yürümek istiyoruz."


MKE Genel Müdürü Yasin Akdere, "Lokasyonumuz çok önemli. Neden orta kalibredeki silah üretimlerimiz bu lokasyonda devam etmekte. 105 mm hafif çekili obüsümüzü yüzde 100 yerli ve milli olarak savunma sanayimize kazandırmış bulunmaktayız. Bunun da devamı gelecek. İnşallah daha büyük projelerle daha büyük başarılarla biz MKE olduğu gibi Çankırı lokasyonu olarak da kendimizden söz ettirmeye devam edeceğiz. Artık Makine Kimya Endüstrisi Anonim Şirketi olarak ama yüzde 100 kamuya ait, yüzde 100 Hazine Bakanlığına ait, Hazine Bakanlığının kullanım haklarının Milli Savunma Bakanlığımıza devrettiği daha esnek bir yapı, beklentilerimizi daha hızlı bir şekilde karşılayabilecek bir yapı ve ihracat ağırlıklı, ihracatta ses getirecek. Çünkü biz artık Makine Kimya Endüstrisi olarak bir dünya markası olmak istiyoruz. Bunun için de en önemli lokasyonlardan biri olan Çankırı’dayız. Çay servisi yapan arkadaşımdan fabrika müdürü arkadaşıma kadar hepinize ihtiyacımız var. Çünkü bizim hedeflerimiz büyük. Çünkü biz artık yürümeyeceğiz, koşmayacağız, Makine Kimya Endüstrisi olarak uçacağız. Daha büyük vizyonlarla, daha büyük sorumluluk alarak o anlamda sizlerin mutlu olabileceği, sizlerin kafasındaki soru işaretlerini cevaplandırılabileceği bir çalışmaya Savunma Komisyonu olarak imza attılar, bizleri desteklediler. Her türlü soru işaretlerine cevap verebilecek durumdayız" ifadesini kullandı.


AK Parti Çankırı Milletvekili ve Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu ise, "Makine Kimya Endüstrisi Kurumu şimdi bir anonim şirkete dönüştü. Bu anonim şirkete dönüşmesi çalışanlarımız noktasında en ufak bir hak kaybına sebebiyet vermiyor. Sadece ihale konusunda, Harcırah Kanunu konusunda bir takım projeleri uluslararası anlamda çok daha hızlı bir şekilde hareket edebilme, ihracatı artırabilme, yatırımları artırabilme, istihdamı daha da artırma noktasında yönetimsel anlamda bir imkan tanıyor. Bu manada hiçbir işçi veya memur kardeşimizin en ufak bir hak kaybı söz konusu olmadı ve Allah’ın izniyle olmayacak. Bu konuda yüzde 100 sermayesi devlete ait bir anonim şirket haline geldi kurum. Sonuç itibariyle ticaret hukuku kurallarına göre hareket etme kabiliyeti almış oldu. Nasıl İHA ve SİHA’yı ürettiyse bizim genç mühendislerimiz, işçilerimiz oradaki yöneticilerimiz NATO konsepti içerisinde Polonya’ya 12 adet SİHA siparişi verildi. Bu şu demektir, Türk mühendislerinin, Türk işçilerinin, Türk ustalarının, Türk yazılımcılarının ortaya koymuş olduğu bu perspektif gerçekten uluslararası bir akreditasyon anlamında kendini ispat etmiştir. Nasıl milli gemimizde Anadolu TCG, uçak gemimiz diyebileceğimiz gemimizi işçi kardeşlerimizin alın teriyle, mühendislerimizin beyin fırtınasıyla, yazılımlarıyla hayallerinin gerçeğe dönüşmesiyle Türkiye bütün savaş konseptini değiştirebilecek bir stratejik atılımı, büyük bir şahlanışı, hep beraber gerçekleştirdiyse Makine Kimya’da da geçen sene 550 milyon dolar olan üretim kapasitemizi 5,5 milyar dolara çıkartalım istiyoruz. Hedefimiz bu. Bunu hep beraber birbirimize kenetlenerek yapacağız" diye konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Anneler Günü’nde şehit annelerine vefa programı AK Parti İstanbul İl Başkanlığı tarafından Anneler Günü dolayısıyla "Aziz Şehitlerimizin Emanetleri Olan Annelerimizle Vefa Buluşması" adlı program düzenlendi. AK Parti İstanbul İl Başkanlığı tarafından Anneler Günü dolayısıyla "Aziz Şehitlerimizin Emanetleri Olan Annelerimizle Vefa Buluşması" adlı program düzenlendi. İl Başkanlığı’nda gerçekleştirilen programa AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Sosyal Politikalar Başkanı Fatma Betül Sayan Kaya, AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir, Sosyal Politikalar Başkanı Yusuf Aslan ile şehit aileleri ve yakınları katıldı. Anneler Günü dolayısıyla şehit annelerine çiçek takdim edilen program Kur’an-ı Kerim tilaveti ile başladı. Programa katılan bir ailenin çocuklarına Recep Tayyip Erdoğan’ın ismini vermesi de dikkat çekti. Açılış konuşmasının ardından kürsüye gelen AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Sosyal Politikalar Başkanı Fatma Betül Sayan Kaya, "Bugün buraya sadece bir Anneler Günü’nü kutlamak için gelmedik. Bugün buraya sadakati, asaleti ve bu toprakları bize vatan kılan o en büyük fedakârlığı selamlamak için bir vefa borcunu ödemeye geldik" dedi. "Bu ülkede hiçbir annenin yüreği evlat acısıyla kavrulmayana dek durmayacağız" Şehit yakınları ve gazilerin devletin en kıymetli emaneti olduğunu belirten Kaya, "Sizin tek bir damla gözyaşınız bizim için dünyadaki tüm büyük projelerden, köprülerden, tünellerden daha kıymetlidir. Bizim makamlarımızın kapısı size her zaman sonuna kadar açıktır. Çünkü siz bize bu vatana şüheda emanetisiniz. Bu ülkede hiçbir annenin yüreği evlat acısıyla kavrulmayana dek durmayacağız" ifadelerini kullandı. Programda konuşan AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir, şehit anneleriyle Anneler Günü vesilesiyle bir araya gelmekten büyük memnuniyet duyduklarını belirterek, "Bizler kıymetli şehitlerimiz gibi vatanı için canını verebilecek bir ruha sahip bir milletiz. Aynı zamanda evladını bu vatan için feda edebilecek kadar büyük yüreğe sahip annelerin evlatlarıyız. Şerife Bacılarla, Nene Hatunlarla bizzat cephede bu mücadeleye ortak olmuş bir milletiz. Bu yüzden büyük bir milletiz, bu yüzden büyük bir devletiz" ifadelerine yer verdi. "Terörün kökünü kazımak için büyük bir mücadele verdik" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Türkiye’nin terörle mücadelede kararlı bir süreç yürüttüğünü vurgulayan Özdemir, "Sayın Cumhurbaşkanımız öncülüğünde AK Parti’miz, 2002 yılından bu yana ülkemiz için yeni evlatların toprağa düşmemesi adına büyük bir mücadele gösterdi. Hamdolsun ülkemizdeki terörün kökünü tamamen kazımaya muktedir olduk. Ülkemiz dışındaki terör odaklarıyla da büyük bir mücadeleyi yürütüyor, ülkemize uzanan elleri tek tek kırıyoruz" şeklinde konuştu. "Sadece ülkemiz için değil, bölgemiz için de sorumluluk taşıyoruz" Bölgenin zorlu bir süreçten geçtiğine dikkat çeken Özdemir, "Sadece ülkemizle ilgili değil, bölgemizle ilgili de büyük bir sorumluluğu omuzlarımızda taşıyoruz. Bu kutlu yolculuğun Cumhurbaşkanımızın öncülüğünde yoldaşlarıyız. Ucunda ne olursa olsun, sonunda ne olursa olsun bu yolculuğu menzile ulaştırmak için var gücümüzle gayret edeceğiz" diye konuştu. Program, şehit anneleri ve aileleriyle yapılan sohbetlerin, çiçek takdiminin ve hatıra fotoğrafı çekimlerinin ardından sona erdi.