ÇEVRE - 07 Eylül 2021 Salı 11:16

Soğanlı Çayı’nda kirlilik alarmı: Vatandaşlar kokudan yanına yaklaşamıyor

A
A
A
Soğanlı Çayı’nda kirlilik alarmı: Vatandaşlar kokudan yanına yaklaşamıyor

Çankırı’dan geçen 260 kilometre uzunluğundaki Soğanlı Çayı’nda artan kirlilik nedeniyle vatandaşlar rengi değişen suyun yanına kokudan yaklaşamıyor.

Çankırı’dan geçen 260 kilometre uzunluğundaki Soğanlı Çayı’nda artan kirlilik nedeniyle vatandaşlar rengi değişen suyun yanına kokudan yaklaşamıyor.


Çankırı’nın Bayramören ilçesinden geçen ve 260 kilometre uzunluğundaki Soğanlı Çayı’nda son zamanlarda artan kirlilikten dolayı vatandaşlar etrafına kokudan yaklaşamıyor. Bayramören’in Sesi Platform sorumlusu Okan Sütçüoğlu, İHA muhabirine yaptığı açıklamada, "Bolu ilinden doğup Çerkeş Bayramören ve Atkaracalar ilçelerimizin sınırlarından içerisinden geçip Karabük ilinden sonra Karadeniz’e dökülen Soğanlı Çayı’ndan bahsetmek istiyorum. Çünkü Soğanlı Çayı’mızın kirliliği hat safhalara ulaşmıştır. Yıllardır ilçemizin en büyük sorunlarından birisi Soğanlı Çayımızda meydana gelen bu kirliliktir. Ülkemiz son zamanlarda doğal olaylarla gündeme gelmekte. Yangınlar seller gibi. Bu yüzden çevre bilincimizin olması gerekiyor. Bu konuya tüm Türkiye olarak sahip çıkmamız gerekiyor. Çünkü Soğanlı Çayımız aynı zamanda da çok uzun ve birçok il sınırlarında geçen bir çaydır" dedi.



"10 metre yanına yaklaşamıyoruz"


Daha öncesinde suyun içilebildiğini ifade eden Sütçüoğlu, "Bir zamanlar bu çaydan su bile içildiğin hatırlıyorum. Tarlada çalıştığımız zaman suyu ile yemek yaptığımızı da hatırlıyorum. Şu anda Bayramören ilçesi olarak ve diğer sınırda bulunan ilçeler içinde geçerli biz çayımızdan sulamada ve hayvancılıkta da faydalanıyoruz. Maalesef şu anda eskiden suyunu içebildiğimiz çayın 10 metre yanına yaklaşamıyoruz. Kirliliği o kadar ileri boyutta. Yakın zamanda ilçe tarım müdürlüğünden numune aldılar onların sonuçlarını da bekliyoruz. Biz bu konuda Bayramören’in Sesi ailesi olarak durmayacağız sesimiz daha gür çıkacak" diye konuştu.



"Kahverengi bir şekilde akıyor"


Sütçüoğlu, çayın temizlenmesi için bir imza kampanyası başlattıklarını ifade ederek, "Bu sorunun çözümü için imza kampanyası başlatacağız. Bayramören’den başlayarak ilçelerde gideceğiz. Çaya girdiğimiz zaman çeşitli hayvan popilasyonlarıyla karşılaşıyorduk. Yengeç, balıkçıl, su yılanı gibi maalesef şu anda o hayvanlara rastlayamıyoruz. Çayın rengi normalde yeşilimsidir. Bir çok çayın rengi bu şekildedir. Şu anda Soğanlı Çayı’mıza baktığınız zaman kahverengi bir şekilde akıyor ve dibinde tortular oluşmuş durumda. Ve inanılmaz bir şekilde koku saçıyor. Biz gerekli mercilere başvurularımızı yaptık. Biz bu konunun her yönüyle ele alınıp sorunun her yönüyle çözüme kavuşmasını bekliyoruz" şeklinde konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Zıpkınla balık avlamak isterken falezlerden düştü, ekipler alarma geçti Antalya’da zıpkınla balık tutmak için falezlerden aşağıya inerken düşerek yaralanan şahıs itfaiye, deniz polisi ve sahil güvenlik ekiplerinin ortak çalışması ile kurtarıldı. Olay, saat 10.00 sıralarında Muratpaşa ilçesi Deniz Mahallesi Atatürk Parkı içerisinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre zıpkınla balık tutmak için yaklaşık 35 metrelik falezlerden aşağıya inmek isteyen Yıldıray A. (46) dengesini kaybederek düştü. Dik patikadan yuvarlanan ve yaklaşık 5 metrelik kayalık alandan aşağıya düşen Yıldıray A., cep telefonu ile arkadaşını aradı. Bulunduğu konumu tarif eden ve konumunu gönderen Yıldıray A. arkadaşından yardım istedi. Ortak çalışma ile kurtarıldı 112 Acil Çağrı Merkezi’ni arayan arkadaşının ihbarı ile olay yerine itfaiye, polis, deniz polisi, Sahil Güvenlik ve AFAD ekipleri sevk edildi. Kısa sürede verilen adrese gelen Antalya Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı’na bağlı ekipler ip yardımıyla falezlerden patika alana indi. Kayalık alanda yaralı şekilde kurtarılmayı bekleyen Yıldıray A.’nın yanına ulaşan ekipler ilk olarak sağlık durumunu kontrol etti. Hastaneye kaldırıldı Bacağında kırıklar olduğu tespit edilen Yıldıray A. itfaiye ekipleri tarafından iple sedyeye sabitlendikten sonra Falez bandında SUB yapan vatandaşlarında yardımıyla Deniz Polisi’ne teslim edildi. Botla Kaleiçi Yatlimanı’na getirilen Yıldıray A. sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından ambulansla Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı.
Ankara 21 yaşındaki kadın tespih ustası, fuarda ilgi odağı oldu ATO Congresium’da gerçekleştirilen Tespih Sanatı, Antika ve Doğal Taşlar Fuarı’nda el işçiliğiyle hazırladığı ürünleri tanıtan 21 yaşındaki tespih ustası Ece Daldal, ziyaretçilerin odağı oldu. ATO Congresium’da 7-10 Mayıs tarihleri arasında düzenlenen Tespih Sanatı, Antika ve Doğal Taşlar Fuarı ziyaretçilerini ağırlamaya devam ediyor. El emeği tespihler, antika eserler ve doğal taşların sergilendiği fuarda, genç yaşına rağmen tespih ustalığıyla öne çıkan 21 yaşındaki Ece Daldal ziyaretçilerin ilgisini çekiyor. Yaklaşık 2 yıldır tespih yapımıyla ilgilenen Daldal, fuarda kendi el emeği ürünlerini ziyaretçilerin beğenisine sundu. Tespih sanatına duyduğu merakla bu işe başladığını belirten Daldal, "Ablam tespih ustası. Bir buçuk sene önce ondan çok heves ettim. Tek başıma yapmayı çok istedim, ablam da öğretti. Kolay yapılabilecek ya da kısa sürede öğrenilebilecek bir iş değil. Ablam sekiz ay önce yurt dışına gitti, gitmeden önce de bana bunu miras olarak bıraktı. Ben de üzerine yenilikler ekleyerek atölyeye devraldım. Sanatımı icra ediyorum" ifadelerini kullandı. "Kadından tespih ustası mı olur" Genç yaşta ve kadın bir tespih ustası olarak sektörde yer almasının hem eleştirilere hem de takdir dolu yorumlara neden olduğunu belirten Ece Daldal, "Çok fazla övgü de var, eleştiren de var. Öncelikle kadın genç girişimciyim ve 21 yaşındayım. Bazı insanlar ’kadından tespih ustası mı olur? Nasıl yapabilir?’ diye düşünüyorlar. Bu meslek genellikle erkek işi olarak görülüyor ama bence kadınlar bu işi daha zarif yapabiliyor. Ben kadınlarımızı çok destekliyorum. Kadınların yapamayacağı hiçbir işi yoktur. Kadının eli değdiği zaman her şey daha zarif oluyor" dedi. Anne Hayriye Daldal ise kızıyla gurur duyduğunu belirterek, "Kadınlar bu sanatı gördüklerinde şaşırıyor ve ‘Acaba biz de yapabilir miyiz?’ diye soruyorlar. Elbette yapabilirler. Bazı erkek ustalarımız bir bakıyorlar, ‘Kadın yapar mı? Bu işler bizim işlerimiz.’ Hayır yapabilirler. Bu işler sizin işleriniz değil. Kadınların zarif ellerinden çıkan tespihler çok daha ince işçilik taşıyor" şeklinde konuştu.