- 31 Ocak 2023 Salı 09:36

Rektör Çiftçi; “İnançlara karşı yapılan her türlü saldırıyı kınıyoruz”

A
A
A
Rektör Çiftçi; “İnançlara karşı yapılan her türlü saldırıyı kınıyoruz”

Çankırı Karatekin Üniversitesi Rektörü Prof.

Çankırı Karatekin Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Harun Çiftçi, Türkiye’nin Stockholm Büyükelçiliği önünde Kur’an-ı Kerim’in yakılmasını sert bir şekilde kınayarak, “İnançlara karşı yapılan her türlü saldırıyı kınıyoruz” dedi.


Avrupa’da son dönemlerde Türkiye’ye ve İslam’a yönelik ötekileştirme, haksızlık ve saygısızlık içeren birçok eyleme tanıklık edildiğini ifade eden Rektör Çiftçi, bu eylemlerin Müslümanlar için asla kabul edilebilir olmadığını söyledi.


Yapılan saldırıların kabul edilemeyeceğini kaydeden Rektör Çiftçi, “İslam’ın kutsallarını, milletimizin hassasiyetlerini ve ülkemizi hedef alan eylemler yakın tarihimizde sürekli karşılaştığımız üzücü ve asla kabul etmediğimiz hadiselerdir. Zaman zaman terör örgütlerince gerçekleştirilen eylemlerin benzerleri şimdilerde Avrupa’daki siyasi partilerin temsilcilerinin marifetiyle yürütülmektedir. Avrupa ülkelerinde sık sık karşımıza çıkan, ülkemizi dolayısıyla İslam dünyasını hedef alan eylemlerin sonuncusu İsveç’te düzenlendi. Stockholm’de terör örgütlerinin düzenlediği gösteride ülkemize yönelik söylemler ve Cumhurbaşkanımıza dönük tehditleri pervasızca savrulurken, İsveç makamları bu eylemleri adeta bir akıl tutulmasıyla ifade özgürlüğü olarak değerlendirdiler. Bu tür tehdit ve hakaret içerikli eylemlerin cezasız kalması, dozu her geçen gün artan provokatif eylemleri cesaretlendiriyor. Dünyanın hiçbir yerinde kabul edilmesi mümkün olmayan bu eylemlerin söz konusu Türkiye ve Sayın Cumhurbaşkanımız olunca ifade özgürlüğü ve demokrasi adı altında dokunulmaz kılınması tam bir çifte standart örneğidir. Bu olaylar öncelikle Cumhurbaşkanımızın şahsında milletimize ve ülkemize yönelik saldırılar olarak görülmeli ve ülkemize dönük bu tür vesayet kurma operasyonlarına tüm kesimler siyasi mülahazalardan bağımsız olarak karşı çıkmalıdır” dedi.


İslamofobinin arttığına dikkat çeken Çiftçi, “Öte yandan, bu saldırıların Avrupa’da ırkçılığı ve İslamofobiyi beslediği gerçeğini de görmek gerekiyor. Avrupa’daki çifte standartçı siyaset nedeniyle İslamofobi çok tehlikeli bir şekilde yükseliyor. Fransa’da peygamber efendimize hakaret eden karikatürlerin devlet binalarına yansıtılarak Müslümanlara ve İslam’ın bütün değerlerine hakaret edilmesinin demokrasi ve insan hakları koruması altında nasıl gerçekleştirildiğini hatırlamak gerekiyor. Bunların sonuncusu yine İsveç’te Türkiye büyükelçiliği önünde Müslümanların ortak kutsalı olan Kur’an-ı Kerim’in yakıldığı çirkin eylem olarak karşımıza çıktı. Öncelikle bu çirkin eylemi en şiddetli hissiyatlarımızla kınıyor, bu eylemlerle ilgili gereğini yapmayanları inançlara ve dini değerlere saygılı olmaya davet ediyorum” diye konuştu.


“Bir arada yaşama kültürünün çok daha önem kazandığı bir çağda yaşıyoruz” ifadelerine yer veren Çiftçi, “Bu tür olayların Avrupa’da yaşayan Müslümanları hedef haline getirdiği görülmeli ve toplumsal yaşamda bir arada yaşama kültürüne telafi edilemez hasarlar bıraktığı fark edilmelidir. Bir yandan farklılıkları zenginlik olarak görmek gerektiğini vaz eden bir Avrupa öte yandan milyonlarca insanın kutsalına hem de bir ülkenin büyükelçiliği önünde saldırı yapılmasına göz yuman bir Avrupa var. Bu derin çelişkinin görülmesi, provokatif bu olayın nefret suçu olarak görülerek cezalandırılması gerekirdi. Yaşanan hadisenin siyasi bir figür olan Stram Kurs partisinin kurucusu Rasmus Paludan tarafından yapılması, eylemin izinli olarak gerçekleştirilmesi, polis kalkanı ve koruması altında Kur’an-ı Kerim’in yakılması, olayı bir meczubun münferit bir eylemi olarak görmeyi imkansız kılıyor. Yapılanın münferit bir eylem değil farklı aktörlerin farklı zamanlarda sahne aldığı sistematik olarak yükseltilen İslamofobik bir saldırı olduğu açıktır. Öte yandan kutsal kitaba saldırının fikir ve düşünce hürriyeti çerçevesinde değerlendirilerek sessiz kalınması asla kabul edilemez. İsveç devlet makamlarının izniyle gerçekleşen bu olay, Avrupa’da sistematik olarak yürütülen İslam düşmanlığının devlet destekli olarak icra edilmesi bakımından endişe vericidir. Dahası İslamofobik eylem için Stockholm Büyükelçiliğimizin adres olarak seçilmesinde Türkiye’nin dış politikada attığı kararlı ve güçlü adımların uluslararası dengelerde bıraktığı tesirin etkili olduğuna inanıyoruz. Tel’in ettiğimiz bu eylem için Türkiye büyükelçiliğinin seçilmesini mazlum Müslüman coğrafyalara hamilik yapmaya çalışan, İslam’ı kimliğinin mütemmim cüzü olarak gören bir ülke olmamızdan kaynaklı olduğunu düşünüyoruz” şeklinde konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Van Van Gölü’nde inci kefali göçü başladı: Ekipler sağanak yağış altında nöbette Dünyada sadece Van Gölü’nde yaşayan inci kefalinin üreme dönemi nedeniyle tatlı sulara başlattığı göç yolculuğu bu yıl rekor bir yoğunlukla başladı. Van Gölü’nün endemik türü olan inci kefalinin, üreme amacıyla suyun tersine yüzerek başlattığı zorlu yolculuk gerçekleşti. Yaklaşık 20 bin kişinin geçim kaynağı olan balıkların korunması için Tarım ve Orman İl Müdürlüğü, jandarma, emniyet, sahil güvenlik ve zabıta ekipleri akarsu mansap bölgelerinde teyakkuza geçti. Van İl Tarım ve Orman Müdürü Turgay Şişman’ın da katılımıyla gerçekleştirilen denetimlerde, ekipler yoğun sağanak yağış ve zorlu arazi şartlarına rağmen gece gündüz nöbet tutuyor. Bu yılki göçün geçmiş yıllara oranla çok daha yoğun gerçekleşmesi dikkat çekerken, suyun debisiyle birleşen balık sürülerinin oluşturduğu yoğunluk sahada görev yapan ekipleri de şaşırttı. Kaçak avcılığın önlenmesi adına denetimlerini sıkılaştıran ekipler, inci kefalinin zarar görmeden üreme alanlarına ulaşması için bölgeyi abluka altına aldı. "İnanılmaz bir balık popülasyonu var" Akarsu mansap bölgelerinde incelemelerde bulunan Van İl Tarım ve Orman Müdürü Turgay Şişman, bu yılki göçün geçmiş yıllara oranla çok daha verimli geçtiğini belirtti. İl Müdürü Şişman, "15 Nisan ile 15 Temmuz tarihleri arasında İnci Kefali av yasağı başladı ve şu an devam ediyor. Ekiplerimizle birlikte, balıkların özellikle yumurta bırakmak için sahaya çıktığı bölgeleri kontrol ettik. inanılmaz bir balık popülasyonu var; bu durumdan çok memnunuz. Geçen sene bu kadar değildi, bu sene çok yoğun bir katılım söz konusu. Akarsularımız ve tatlı sularımızdaki sıcaklık 13 dereceye ulaştığında, hayvanların yumurtlamak için gerçekleştirdiği göç hareketi başlıyor. Bu süreçte hem görsel bir şölen oluşuyor hem de balıklar yumurtalarını bırakıyor" dedi. "Balık boylarında da bir artış söz konusu" Bu yılki göçte balıkların fiziksel gelişiminin de sevindirici düzeyde olduğunu dile getiren Şişman, "Tatlı sularda beraberce yaptığımız incelemelerde durumun çok verimli olduğunu gördük. Bu sene inşallah balık boylarında da bir artış söz konusu; bizzat kontrol ettim, oldukça büyük gözüküyorlar. Balık boyundaki bu ilerleme ile birlikte bence çok güzel bir sezon geçecek. Balık açısından her şey olumlu gidiyor" diye konuştu. Kaçak avcılıkla mücadelenin tavizsiz sürdüğünü hatırlatan Şişman, sözlerini şöyle sürdürdü: "Buradan yasağın devam ettiğini tekrar hatırlatmak isterim. 15 Nisan - 15 Temmuz tarihleri arasında inci kefali avcılığı yasaktır. Kaçak avcılık tespitimiz halinde idari para cezaları uygulanmakta ve av malzemelerine el konularak mülkiyetin kamuya geçirilmesi kararı verilmektedir. Bunu tüm halkımıza duyurmayı bir görev kabul ediyoruz."
Isparta Tipi vurdu heyelan yolu kapattı, 2 çoban ve yaklaşık 650 küçükbaş hayvan yaylada mahsur kaldı Isparta’nın Yalvaç ilçesine bağlı Yarıkkaya köyünde, yaklaşık 650 küçükbaş hayvanı ile yaylaya çıkan 2 çoban yoğun kar ve tipi ile birlikte meydana gelen toprak kayması nedeniyle geri dönemedi. Bulundukları yerde mahsur kalan çobanların sağlık durumlarının iyi olduğu, ekipler tarafından gerekli yaşam şartlarının sağlandığı ve sürüyü yalnız bırakmamak için yol yapım çalışmalarının tamamlanmasının ardından sürüleriyle birlikte bölgeden ayrılacakları bildirildi. Olay, sabah saatlerinde Yarıkkaya köyü sınırlarında bulunan Sultan Dağları yaylasında meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, sürülerini otlatmak için yaylaya çıkan çobanlar Bilal Akpınar ve Ömer Şahin, yaklaşık 650 küçükbaş hayvanla birlikte yoğun kar yağışı ve tipi nedeniyle bulundukları yerde mahsur kaldı. Isparta Damızlık Koyun, Keçi Yetiştiricileri Birliği Başkanı Hüseyin Sarıdaş’ın ihbarı üzerine bölgeye AFAD ve İl Özel İdaresi ekipleri sevk edildi. Ekiplerin yaptığı incelemelerde, çobanların ve koyunların geçtiği güzergâhta zemin yapısının zayıfladığı, yağışların da etkisiyle yaklaşık 300 metrelik alanda meydana gelen toprak kayması sonucu yolun çöktüğü ve bu nedenle yaylaya ulaşımın sağlanamadığı ve bu yüzden geri dönemedikleri belirlendi. Bunun üzerine Yarıkkaya köyünden 3 traktörle yola çıkan 15 kişilik köy halkı ve bölgede bulunan ekipler, zorlu arazi şartlarına rağmen mahsur kalan çobanlara ve hayvanlara ulaşarak saman ve yiyecek ulaştırdı. Ancak yolun kapalı olması nedeniyle küçükbaş hayvanların yayladan indirilemediği öğrenildi. Sağlık durumlarının iyi olduğu belirtilen çobanların, yol yapılana kadar sürülerini bırakmamak için bölgede kalmaya devam ettiği bildirildi. "İnşallah çoban arkadaşlarımıza bir şey olmaz" Çobanlara yardım için bölgeye giden ve ilk ulaşan vatandaşlardan Mikail Şahin, "Orada sürümüz vardı ve bu olay nedeniyle 8-9 hayvanımız telef oldu. Sabah saat 06.30’dan itibaren onları kurtarmak için mücadele ettik, akşam saat 19.30 civarında çalışmaları sonlandırmak zorunda kaldık. Koyunlarımızı ve çoban arkadaşlarımızı gerekli imkanlar sağlanarak bulundukları yerde bıraktık. İnşallah çoban arkadaşlarımıza bir şey olmaz. Biz haberi alır almaz bölgeye gittik ve tehlikeli yollardan geçerek çoban arkadaşlarımıza ulaştık. Allah’a şükür, sağlık durumları iyi. Yanımızda saman ve bazı malzemeler götürdük. Olay yerine vardığımızda sürüde kayıplar olduğunu gördük. Koyunları ve çoban arkadaşlarımızı geri getirmek istedik ancak önümüzde bir akarsu vardı ve yol olmadan bunu aşmamız mümkün değildi. Yoğun tipi vardı ve kar kalınlığı yaklaşık 50 santimetreye ulaşıyordu. Traktörlerimiz bile ilerlemekte zorlandı. Yolu açmak için çok çaba sarf ettik ancak başarılı olamadık. Herkese geçmiş olsun diliyorum" dedi. Yol yapım çalışmalarının sabah saatlerinde devam edeceği bildirildi.