POLİTİKA - 03 Şubat 2023 Cuma 17:55

Bakan Soylu’dan uyuşturucu ile mücadele açıklaması: “Yine diyorum, okulların önünde uyuşturucu satıcısı varsa ayağını kırın”

A
A
A
Bakan Soylu’dan uyuşturucu ile mücadele açıklaması: “Yine diyorum, okulların önünde uyuşturucu satıcısı varsa ayağını kırın”

Türkiye’nin uyuşturucu ile mücadelesini kararlılıkla sürdüreceğini söyleyen İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, “Bana da çok kızıyorlar, ‘okulların önünde uyuşturucu satan varsa ayaklarını kırın’ demişim polislere.

Türkiye’nin uyuşturucu ile mücadelesini kararlılıkla sürdüreceğini söyleyen İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, “Bana da çok kızıyorlar, ‘okulların önünde uyuşturucu satan varsa ayaklarını kırın’ demişim polislere. Yine diyorum, okulların önünde uyuşturucu satıcısı varsa ayağını kırın” dedi.


İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Çankırı’nın Eldivan ilçesinde inşa edilen hükümet konağının açılış törenine katıldı. Törene Bakan Soylu’nun yanı sıra, Çankırı Valisi Abdullah Ayaz, İçişleri Bakan Yardımcısı İsmail Çataklı, AK Parti Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu, AK Parti Çankırı Milletvekili Salim Civitçioğlu, kent protokolü ve vatandaşlar katıldı. Törende konuşan Bakan Soylu, gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.



“Müslüman kardeşlerine elini uzatacak ve Avrupa’nın, Amerika’nın tahakkümünden kurtaracak bir Türkiye’yi istemiyorlar”


Türkiye’nin yürüyüşüne devam edeceğini ifade eden Soylu, “Daha yürüyüşümüze yeni başladık. Bize ne çektirdiklerini biliyoruz. Bu ülkenin insanlarını akşam bankaların önüne dikiyorlardı, ertesi sabah ‘ben emekli maaşımı alabilecek miyim’ diye soğukta, çamurda, karda bekletiyorlardı. Bizi öyle büyüttüler. Biz de bu emekli kuyruklarında bekleyecek miyiz diye endişeyle büyüyorduk. Kafamız karıncalanıyordu. Hastaneye gidemiyorduk. Okmeydanı Hastanesinde akşam saat 18.00’de sabaha kadar battaniye ile doktorun tedavisi için değil, randevusunu alabilmek için bekliyorlardı. Biz böyle bir millet değiliz. 2 bin 200 yıllık devlet kabiliyetimiz var, bin yıldır bu topraklardayız. Şimdi kendimize geldik ve yürüyüşümüze başladık. Şimdi İHA’mız, SİHA’mız var, Skorsky helikopterlerimizi kendimiz üretiyoruz, kendi mühimmatlarımızı üretiyoruz, kendi en güzel gemilerimizi üretiyoruz. Önümüzdeki günlerde Anadolu gemimizin açılışını yapacağız. Bunları gördüklerinde ‘bu Türkiye’yi nasıl durduracağız’ diye düşünmezler mi? Bunları bugün yapıyoruz. Şehir hastanelerini, dünyanın en büyük barajlarından bir tanesini Yusufeli’de yapıyoruz, Ilısu Barajı’nı yapıyoruz. Yenilenebilir enerji alanında ben de olsam kıskanırım. ‘Türkiye bu kuyuları kapatmıştık, nereden açtılar. Doğalgazı nereden buldular. Türkiye cari açığını kapatacaklar’ diyorlar. Suriye’yi, Şam, Irak, Bağdat, Erbil, Afganistan, Pakistan, Yemen, Lübnan’ı, etrafındaki bütün Müslüman kardeşlerine elini uzatacak ve Avrupa’nın, Amerika’nın tahakkümünden kurtaracak bir Türkiye’yi istemiyorlar. Çıldırırlar tabii. Daha yeni yürüyüşümüze başladık” dedi.



“Avrupa bunlara aferin diyecekmiş onun için”


Muhalefet partilerinin uyuşturucu ile ilgili iddialarını eleştiren Bakan Soylu, “Neymiş, biz ülkedeki cari açığı kapatmak için, polis, jandarma Mehmetçikle hep beraber bir araya gelmişiz, uyuşturucu kaçakçılığı yapıyoruz. Allah’ım kimseyi aklından eksik etme, Türk Silahlı Kuvvetleri’ne başka bir iftira. Neden mi, Avrupa bunlara aferin diyecekmiş onun için” diye konuştu.



“İtibarları kalmadı, Anadolu coğrafyasının ve onun evlatlarının itibarı var bugün”


“Türkiye yürüyüşüne, Türkiye Yüzyılı’nda hem 21. yüzyıldaki eksikliklerini kapatarak hem de 21. yüzyılın altyapısını gerçekleştirerek sağlamaya çalıştı” ifadelerine yer veren Soylu, “İlk kez böyle bir fırsatı yakaladık. Tam 300 yıldan beridir ecdadımız da çok çektiler. Hepimiz sınavdayız. Bu sınavda, etrafımızdaki coğrafyayı görüyoruz. İnsanları evleri barkalarından sürüveriyorlar. Madem o kadar itibarlıydınız Ukrayna-Rusya savaşını çözseydiniz, gıda sorununu çözüp, tahıl koridorunu asaydınız. Amerika, Almanya bizden zengin değil mi, zengin ama sömürge zengini. Ama tıpış tıpış Recep Tayyip Erdoğan’ın, Türkiye’nin ayağına gelip, ‘Recep Tayyip Erdoğan şu tahıl koridorunu açar mısın, iki ülkeyi bir arada konuşturur musun’ dediler. Hani Almanya, Avrupa, Almanya itibarınız vardı, ortaya koysaydınız. İtibarları kalmadı, Anadolu coğrafyasının ve onun evlatlarının itibarı var bugün. Bunu çok net bir şekilde bütün dünya gördü ve takip etti” şeklinde konuştu.



“Bizi inancımızdan, geleneğimizden, göreneğimizden, aile töremizden, anne babamızın öğrettiğinden uzaklaştırmaya çalışıyorlar”


14 Mayıs’ta milletin ferasetini ortaya koyacağını belirten Bakan Soylu, “Büyükşehirlerde, her yerde uyuşturucu ile mücadele yapıyoruz. Bana da çok kızıyorlar, ‘okulların önünde uyuşturucu satan varsa ayaklarını kırın’ demişim polislere. Yine diyorum, okulların önünde uyuşturucu satıcısı varsa ayağını kırın. Bu kadar basit. Tarihin en büyük uyuşturucu ile mücadelesini yapıyoruz. Kökünü kurutana kadar devam edeceğiz. Sabahın 4’ü, 5’inde illere gidiyoruz, operasyonun düğmesine basıyoruz, Allah jandarmamızı, polisimizi muvaffak etsin diyoruz, yola çıkıyorlar. Kimi almaları gerekiyorsa onu alıyorlar. Aile birlikteliğimizi ortadan kaldırmaya çalışıyorlar. Türkiye’yi ve insanımızı cinsiyetsizleştirmeye çalışıyorlar. Erkeği erkekle, kadını kadınla evlendirmek istiyorlar, Amerika’da, Avrupa’da olduğu gibi. Bizi inancımızdan, geleneğimizden, göreneğimizden, aile töremizden, anne babamızın öğrettiğinden uzaklaştırmaya çalışıyorlar. Avrupa ve Amerika uyuşturucuya teslim oldu. Eroin şırıngası veriyorlar, alkol bayileri gibi narkotik bayileri açtılar, uyuşturucu kasabaları oluşturdular. Her 100 kişiden 30’u Avrupa’da uyuşturucu kullanıyor. Bizde 100 kişiden 3 kişi. Bizi de oraya çıkartmak, aileleri bitirmek istiyorlar. Bütün kamu kurumlarımızla nasıl mücadele etmeyelim? Anne bana geliyor, ‘oğlumu kurtar’ diyor. İnşallah diyorum, ‘beni dövüyor, kurtar’ diyor. Ne yapacağım, öbür tarafa adam gibi getireceğim. O anneye ne çektirdiyse ona onu çektirmek doğru olandır. Uyuşturucu ile mücadeleyi hep beraber devam ettireceğiz” ifadelerini kullandı.



"Bay Kemal değil, Bay Bay Kemal"


Bir vatandaşın “Bay Kemal duy bunu” sözüne de, “Bay Kemal değil, Bay Bay Kemal” diye cevap veren Bakan Soylu vatandaşlardan uzun süre alkış aldı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Van Van Gölü’nde inci kefali göçü başladı: Ekipler sağanak yağış altında nöbette Dünyada sadece Van Gölü’nde yaşayan inci kefalinin üreme dönemi nedeniyle tatlı sulara başlattığı göç yolculuğu bu yıl rekor bir yoğunlukla başladı. Van Gölü’nün endemik türü olan inci kefalinin, üreme amacıyla suyun tersine yüzerek başlattığı zorlu yolculuk gerçekleşti. Yaklaşık 20 bin kişinin geçim kaynağı olan balıkların korunması için Tarım ve Orman İl Müdürlüğü, jandarma, emniyet, sahil güvenlik ve zabıta ekipleri akarsu mansap bölgelerinde teyakkuza geçti. Van İl Tarım ve Orman Müdürü Turgay Şişman’ın da katılımıyla gerçekleştirilen denetimlerde, ekipler yoğun sağanak yağış ve zorlu arazi şartlarına rağmen gece gündüz nöbet tutuyor. Bu yılki göçün geçmiş yıllara oranla çok daha yoğun gerçekleşmesi dikkat çekerken, suyun debisiyle birleşen balık sürülerinin oluşturduğu yoğunluk sahada görev yapan ekipleri de şaşırttı. Kaçak avcılığın önlenmesi adına denetimlerini sıkılaştıran ekipler, inci kefalinin zarar görmeden üreme alanlarına ulaşması için bölgeyi abluka altına aldı. "İnanılmaz bir balık popülasyonu var" Akarsu mansap bölgelerinde incelemelerde bulunan Van İl Tarım ve Orman Müdürü Turgay Şişman, bu yılki göçün geçmiş yıllara oranla çok daha verimli geçtiğini belirtti. İl Müdürü Şişman, "15 Nisan ile 15 Temmuz tarihleri arasında İnci Kefali av yasağı başladı ve şu an devam ediyor. Ekiplerimizle birlikte, balıkların özellikle yumurta bırakmak için sahaya çıktığı bölgeleri kontrol ettik. inanılmaz bir balık popülasyonu var; bu durumdan çok memnunuz. Geçen sene bu kadar değildi, bu sene çok yoğun bir katılım söz konusu. Akarsularımız ve tatlı sularımızdaki sıcaklık 13 dereceye ulaştığında, hayvanların yumurtlamak için gerçekleştirdiği göç hareketi başlıyor. Bu süreçte hem görsel bir şölen oluşuyor hem de balıklar yumurtalarını bırakıyor" dedi. "Balık boylarında da bir artış söz konusu" Bu yılki göçte balıkların fiziksel gelişiminin de sevindirici düzeyde olduğunu dile getiren Şişman, "Tatlı sularda beraberce yaptığımız incelemelerde durumun çok verimli olduğunu gördük. Bu sene inşallah balık boylarında da bir artış söz konusu; bizzat kontrol ettim, oldukça büyük gözüküyorlar. Balık boyundaki bu ilerleme ile birlikte bence çok güzel bir sezon geçecek. Balık açısından her şey olumlu gidiyor" diye konuştu. Kaçak avcılıkla mücadelenin tavizsiz sürdüğünü hatırlatan Şişman, sözlerini şöyle sürdürdü: "Buradan yasağın devam ettiğini tekrar hatırlatmak isterim. 15 Nisan - 15 Temmuz tarihleri arasında inci kefali avcılığı yasaktır. Kaçak avcılık tespitimiz halinde idari para cezaları uygulanmakta ve av malzemelerine el konularak mülkiyetin kamuya geçirilmesi kararı verilmektedir. Bunu tüm halkımıza duyurmayı bir görev kabul ediyoruz."
Isparta Tipi vurdu heyelan yolu kapattı, 2 çoban ve yaklaşık 650 küçükbaş hayvan yaylada mahsur kaldı Isparta’nın Yalvaç ilçesine bağlı Yarıkkaya köyünde, yaklaşık 650 küçükbaş hayvanı ile yaylaya çıkan 2 çoban yoğun kar ve tipi ile birlikte meydana gelen toprak kayması nedeniyle geri dönemedi. Bulundukları yerde mahsur kalan çobanların sağlık durumlarının iyi olduğu, ekipler tarafından gerekli yaşam şartlarının sağlandığı ve sürüyü yalnız bırakmamak için yol yapım çalışmalarının tamamlanmasının ardından sürüleriyle birlikte bölgeden ayrılacakları bildirildi. Olay, sabah saatlerinde Yarıkkaya köyü sınırlarında bulunan Sultan Dağları yaylasında meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, sürülerini otlatmak için yaylaya çıkan çobanlar Bilal Akpınar ve Ömer Şahin, yaklaşık 650 küçükbaş hayvanla birlikte yoğun kar yağışı ve tipi nedeniyle bulundukları yerde mahsur kaldı. Isparta Damızlık Koyun, Keçi Yetiştiricileri Birliği Başkanı Hüseyin Sarıdaş’ın ihbarı üzerine bölgeye AFAD ve İl Özel İdaresi ekipleri sevk edildi. Ekiplerin yaptığı incelemelerde, çobanların ve koyunların geçtiği güzergâhta zemin yapısının zayıfladığı, yağışların da etkisiyle yaklaşık 300 metrelik alanda meydana gelen toprak kayması sonucu yolun çöktüğü ve bu nedenle yaylaya ulaşımın sağlanamadığı ve bu yüzden geri dönemedikleri belirlendi. Bunun üzerine Yarıkkaya köyünden 3 traktörle yola çıkan 15 kişilik köy halkı ve bölgede bulunan ekipler, zorlu arazi şartlarına rağmen mahsur kalan çobanlara ve hayvanlara ulaşarak saman ve yiyecek ulaştırdı. Ancak yolun kapalı olması nedeniyle küçükbaş hayvanların yayladan indirilemediği öğrenildi. Sağlık durumlarının iyi olduğu belirtilen çobanların, yol yapılana kadar sürülerini bırakmamak için bölgede kalmaya devam ettiği bildirildi. "İnşallah çoban arkadaşlarımıza bir şey olmaz" Çobanlara yardım için bölgeye giden ve ilk ulaşan vatandaşlardan Mikail Şahin, "Orada sürümüz vardı ve bu olay nedeniyle 8-9 hayvanımız telef oldu. Sabah saat 06.30’dan itibaren onları kurtarmak için mücadele ettik, akşam saat 19.30 civarında çalışmaları sonlandırmak zorunda kaldık. Koyunlarımızı ve çoban arkadaşlarımızı gerekli imkanlar sağlanarak bulundukları yerde bıraktık. İnşallah çoban arkadaşlarımıza bir şey olmaz. Biz haberi alır almaz bölgeye gittik ve tehlikeli yollardan geçerek çoban arkadaşlarımıza ulaştık. Allah’a şükür, sağlık durumları iyi. Yanımızda saman ve bazı malzemeler götürdük. Olay yerine vardığımızda sürüde kayıplar olduğunu gördük. Koyunları ve çoban arkadaşlarımızı geri getirmek istedik ancak önümüzde bir akarsu vardı ve yol olmadan bunu aşmamız mümkün değildi. Yoğun tipi vardı ve kar kalınlığı yaklaşık 50 santimetreye ulaşıyordu. Traktörlerimiz bile ilerlemekte zorlandı. Yolu açmak için çok çaba sarf ettik ancak başarılı olamadık. Herkese geçmiş olsun diliyorum" dedi. Yol yapım çalışmalarının sabah saatlerinde devam edeceği bildirildi.