ÇEVRE - 05 Eylül 2025 Cuma 13:50

Çankırı’daki kazılarla 9 milyon yıl öncesine ait fosiller gün yüzüne çıkartılıyor

A
A
A

Çankırı’da Çorakyerler Omurgalı Fosil Lokalitesi’ndeki çalışmalarda 9 milyon yıl öncesine ait fosil bulguları gün yüzüne çıkartılıyor.

Çankırı’da, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Ankara Üniversitesi adına Prof. Dr. Ayla Sevim Erol başkanlığında yürütülen kazı çalışmaları bu yıl da sürüyor. En eskisi 9 milyon yıl öncesine tarihlenen fosillerin bulunduğu ‘Çorakyerler Omurgalı Fosil Lokalitesi’ndeki çalışmalar, Temmuz ayının ilk haftasında yeniden başladı. Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Antropoloji Bölümü Başkanı Prof. Dr. Ayla Sevim Erol liderliğindeki ekip, depo çalışmalarının ardından arazi faaliyetlerine geçti. 2001 yılından bu yana devam eden kazılarda, gergedan, kılıç dişli kaplan, zürafa, yaban atı, sırtlan, gelincik, antilop, oklu kirpi ve bizon gibi 43 farklı türe ait 4 binden fazla numaralı fosil ile çok sayıda numarasız fosil gün yüzüne çıkartıldı.

Çankırı’daki kazılarla 9 milyon yıl öncesine ait fosiller gün yüzüne çıkartılıyor

"Yaklaşık 24 yıldır çalışmalara devam ediyoruz"

24 senedir kazı çalışmalarının sürdüğünü söyleyen Prof. Dr. Ayla Sevim Erol, "Çorakyerler kazısına başladığımızda şehrin dışındaydı. Etraftaki fosil kalıntılarını gördükten sonra burasının bol fosilli bir fosil yatağı olduğunu gördük. Biraz araştırmalar yaptığımızda da haklı olduğumuz ortaya çıktı. 1997 yılında müze müdürlüğü ile başlamış olmakla birlikte 2001 yılından itibaren sistemli, düzenli bakanlık kurulu kazısı olarak devam etmeye başladı. Buradaki ilk amacımız, aslında fosil yatağını korumaktı. Yol kenarında bulunduğu için şehre de çok yakın olduğu ve her gün tahrip edilmek ile karşı karşıya olduğu için fosil yatağını korumak istedik. Bu omurgalı fosil yatağı, 7 ila 9 milyon yıl arasında tarihlendirilmiş olup 9 milyon yıl doğanın bize miras bıraktığı bir fosil yatağı. Bu bilinçle de fosil yatağını koruma altına aldırdık ve kazı çalışmalarına sistemli olarak başladık. Çalışmalarımız sırasında buradan 43 büyük omurgalı, 12 küçük omurgalı olmak üzere toplamda 55 adet fosil buluntusu elde ettik. Bunları büyük bir kısmı dünyada çok görülmeyen fosiller. 4 tanesi de tarafımızca yayınlanmış, adı da tarafımızdan verilmiş fosildir. Bunlar, dünyada eşi benzeri olmayan, sadece Çankırı bölgesinde yaşamış olan türler olduğunu tespit ettik. Bu nedenle, Çorakyerler’de kazı çalışmalarının devam etmesi gerektiğini düşünerek yaklaşık 24 yıldır çalışmalara devam ediyoruz. Bu çalışmalar Çankırı’nın önemini de arttırıyor. Burada ziyaretimize çok sayıda vatandaş geliyor. Bu sene de çok ziyaretçimiz oldu. İlk zamanlarda define kazısı zanneden vatandaşlarımıza yaptığımız işi tanıttık, fosillerin çıkartılışını gösterdik" diye konuştu.

Çankırı’daki kazılarla 9 milyon yıl öncesine ait fosiller gün yüzüne çıkartılıyor

"Fosil çıkartırken iğne ile kuyu kazar gibi çalışıyoruz"

Fosillerin çıkartılması için dikkatli ve titiz çalıştıklarını ifade eden Erol, "Fosil çıkartırken iğne ile kuyu kazar gibi çalışıyoruz. Sağlam çıkartmak için bir takım kimyasallar kullanıyoruz, fosilleri sertleştirip sağlam çıkartabilmek için. Çıkarttıktan sonra kazı evimizde onarımlarını yaptıktan sonra bilimsel çalışmalar için tür ayırımlarını yapıyoruz. Daha sonra da yayına hazırlıyoruz. Çalışmalarını bitirdiğimiz fosilleri de arşive kaldırıyoruz. Fosillerin bir kısmı müze depolarında, bir kısmı ise bizim depomuzda bulunuyor. Tüm fosillerin çalışmaları uzmanlık alanları olan hocalarımız ile birlikte çalışmalar yaparak yayınlarını çıkartıyoruz. Bu çalışmalarda emeği geçen herkese teşekkür ederim" dedi.

Çankırı’daki kazılarla 9 milyon yıl öncesine ait fosiller gün yüzüne çıkartılıyor

Bedirhan Göksu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir Yaşar Üniversitesi’ne EBSO’dan anlamlı ödül Yaşar Üniversitesi’nin üniversite-sanayi iş birliğine katkı sağlayan çalışmaları sanayiciler tarafından ödüllendirildi. Üniversite-sanayi iş birliğinin güçlendirilmesi, bölgesel AR-GE kapasitesinin geliştirilmesi ve iyi uygulama örneklerinin görünür kılınarak ekosistemin teşvik edilmesi amacıyla, Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) tarafından bu yıl ilk kez düzenlenen "Üniversite-Sanayi İş Birliği Projeleri Ödülleri" sahiplerini buldu. Yaşar Üniversitesi, yenilikçi fikirlerle üniversite-sanayi iş birliğinin katma değere dönüşümüne olan desteklerinden dolayı "Üstün Hizmet Onur Ödülü"ne layık görüldü. Yaşar Üniversitesi ve May Agro Tohumculuk tarafından ortak olarak yürütülen "Tarla Bitkisi Verim Tespit Yöntemi Projesi" Üniversite- Sanayi İş Birliği kategorisinde ödül aldı. Ayrıca üniversite-sanayi iş birliğinin gelişerek güçlenmesine katkı sağladığı ve değer yarattığı için Yaşar Holding’e "Üstün Hizmet Ödülü" verildi. Teknoloji üssü EBSO Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar İzmir’in sanayisi ve üniversiteleri ile bir teknoloji üssü olabileceğini belirterek, "Üniversite-sanayi iş birliğinin tohumlarını 1986 yılında Ege Üniversitesi ile attık. Rotamız belli. Hedefimiz destekleyecek eğitim ve sonuç odaklı çalışma ile bu iş birliğini Türk sanayisini geliştirecek bir noktaya taşıdık. Birçok üniversite ile çalışmalar yürütüyoruz. Üniversitelerde bilgi var, sanayicide girişim var. Sanayiciler olarak üniversitelerdeki bu bilgiyi almaya hazırız. İzmir’de üniversiteler ve teknoloji merkezleri ile bu kentin bir teknoloji üssü haline gelmesi için hiçbir engel yok" dedi. "İş birliği genlerimizde var" Yaşar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Levent Kandiller, üniversitenin genlerinde sanayi ile iş birliği olduğunu vurgulayarak şunları söyledi: "Kurucu vakfımızın arkasında birçok değerli sanayi kuruluşunu barındıran Yaşar Holding var. Üniversitemiz kurulurken bu iş birliği genlerinde vardı. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın İzmir’de üniversite-sanayi iş birliği için görevlendirdiği akademisyenlerden biriyim. Bu amaçla hem organize sanayi bölgelerinde hem de kendi topluluğumuz içinde Ege Bölgesi’nin sanayi kuruluşları ile ortak çalışmalar yürütüyoruz. Çok güzel projelere imza atıldı. Ege Bölgesi Sanayi Odası’na çalışmalarımıza değer vererek ödüllendirdiği için teşekkür ederiz." "Tarla Bitkisi Verim Tespit Yöntemi Projesi" ile ‘Üniversite-Sanayi İş Birliği’ kategorisinde ödül alan May Agro Tohumculuk’un Ar-ge Müdürü Dr. İlker Özmen de, "Yaşar Üniversitesi ile drone ile verim tahminine dayalı bir proje geliştirdik. Pamuğun daha hasat edilmeden verimini tespit etmeyi amaçladık. Başarılı da olduk. Bu daha başlangıç pamuk hastalıkları gibi stres faktörleri ile ilgili çalışmalarımız devam edecek. Projemizin ödüle layık görülmesi bize motivasyon oldu" dedi. Yaşar Üniversitesi Yönetim Bilişim Sistemleri Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Komesli ve May-Agro Tohumculuk San. ve Tic. A.Ş. Ar-Ge Mühendisi Dr. Aslı Keçeli ile yapay zeka destekli yazılımı geliştiren Yaşar Üniversitesi Yazılım Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Süleyman Ünlütürk, yazılım sayesinde pamukta verimlilik artarken, üretim maliyeti ve risklerin azaldığını söyledi. Prof. Dr. Ünlütürk, "Çalışma, İHA ve yapay zeka teknolojilerinin tarımsal üretimde nasıl kullanılabileceğini ve bu teknolojilerin pamuk verimi tahmininde geleneksel yöntemlere göre sağladığı avantajları ortaya koyuyor. Bu yenilikçi yaklaşım, ile daha hasat etmeden verim tahmini yapılabiliyor" dedi. Yaşar Holding’e büyük onur Üstün Hizmet Ödülü’nü, Yaşar Holding adına alan Pınar Et ve Çamlı Yem Başkan Yardımcısı Tunç Tuncer, Yaşar Topluluğu olarak çalışmalarında her zaman bilimi öncelik olarak gördüklerini belirterek, "Yaşar Holding sanayinin öncü kuruluşlarının bir araya gelmesinden oluşuyor. Kuruluş felsefesinde bilim var. Mottosu "Bilim, Birlik, Başarı". Bilim ile sanayi birleşince başarı doğal bir sonuç. Şirketlerimiz ve Yaşar Üniversitesi de bu temel felsefe ile Kurucumuz ve Onursal Başkanımız Selçuk Yaşar’ın vizyonuyla hayata geçti. Bugün aldığımız ödüller bu yaklaşımın değerli bir göstergesi." diye konuştu.
Sakarya 46 yıl sonra ortaya çıktı: Gölet çöktü, su yer altından başka noktadan çıktı Sakarya’nın Kaynarca ilçesinde yaklaşık 46 yıl önce kapatıldığı öğrenilen bir mağara, meydana gelen çökme sonrası yeniden ortaya çıktı. Gölet suyunun aniden boşalması ve farklı bir noktadan yeniden yüzeye çıkması mahallede tedirginliğe sebep oldu. Güven Mahallesi Dınbazlar Sokak’ta bulunan doğal oluşum gölette meydana gelen olayda, mağaradan gelen suyun içme suyunu karıştığı gerekçesiyle yaklaşık 46 yıl önce Köylere Hizmet Götürme Birliği tarafından kapatılan mağaranın ağzında çökme meydana geldi. Çökmenin ardından göletteki su kısa sürede boşalırken, suyun yer altından ilerleyerek yaklaşık 1 kilometre uzaklıktaki Güven Mahallesi’nde bulunan bir su dere yatağından çıktığı gözlendi. Mahalle sakinleri, mağaranın köyün altından uzanan geniş bir yer altı hattına sahip olduğunu ve yıllar önce suyun içme kaynaklarına karışması sebebiyle Köylere Hizmet Götürme Birliği tarafından kapatıldığını ifade etti. Yaşanan çökme ile birlikte yer altındaki su hareketliliğinin yeniden ortaya çıkması, bölgede benzer çökmelerin yaşanabileceği endişesini de beraberinde getirdi. Olay sonrası Sakarya Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi (SASKİ) ekipleri bölgede geniş çaplı inceleme başlattı. Ekipler, hem gölet çevresinde hem de mahallede farklı noktalarda kontroller gerçekleştirerek suyun akış yönü, zemin yapısı ve muhtemel risklere ilişkin teknik değerlendirmelerde çalışmalarını sürdürüyor. Ayrıca göletin büyük bir bölümünden suyun çekilmesiyle birlikte acı bir tablo da ortaya çıktı. Suyun çekilmesiyle birlikte gölette yaşayan çok sayıda balık akıntıyla yer altına sürüklenirken, bazı balıklar ise çekilen suyun ardından çamurda mahsur kaldı. Çökmeyle yok olan gölet ve çökme alanı dron ile görüntülendi.