SAĞLIK - 17 Eylül 2025 Çarşamba 14:08

Nefes alabilmek için yerin 150 metre altında şifa arıyorlar

A
A
A

Çankırı'da tedaviye öncülük eden özel hastane ile KOAH ve astım hastaları, Hititler'den kalan, yerin 150 metre altındaki tuz mağarasında şifa arıyor. Tuz mağarasında yapılan terapi sayesinde hastaların nefes kapasitesi tekrar artıyor.

Çankırı'da hayata geçirilen çalışma KOAH ve astım hastalarına şifa olmaya devam ediyor. Proje kapsamında imzalanan protokol çerçevesinde şehirdeki bir özel hastanedeki doktorlar gözetiminde, KOAH ve astım hastaları, Hititler döneminden kalan yerin 150 metre altındaki tuz mağarasında, 4 ila 6 saat boyunca tuzlu havaya maruz kalmaları ve verimli zaman geçirmeleri sağlanıyor. Mağarada hastalar için çeşitli etkinlikler düzenleniyor. 10 gün süren terapinin ardından hastalarda yapılan gözlemlerde yüzde 50'ye varan iyileşme görüldüğü tespit edildi.

Nefes alabilmek için yerin 150 metre altında şifa arıyorlar

"Buraya geldiğimde çok rahattım, hiç daralmadım"

Tuz terapisi sayesinde daha rahat nefes almaya başladığını ifade eden KOAH hastası, 73 yaşındaki Yılmaz Canlı, "23 senedir KOAH hastasıyım. Nefes alamaz haldeydim. Akciğerimin yüzde 72'lik kısmı çalışmıyor. Aldığım hava yüzde 28. Nefessiz kaldığım zaman paniğe kapılıyorum. Bu hastalık hareketlerimi de kısıtladı. Günden güne ağırlaşmaya başladı. Evimde 4 tane oksijen tüpü var, her biri evin farklı köşesinde. Bir arkadaşım bana Çankırı'da bulunan tuz mağarasının faydalarından bahsetti. Arkadaşımın tavsiyesi üzerine Çankırı'ya geldim. Şu anda bu tedaviye öncülük eden özel hastane ile tuz mağarasında tedavi görüyorum, oradayken nefesim çok iyi. Günümün birkaç saatini orada geçiriyorum. Ayrıca tuz odasında da tedavi görüyorum. Buraya geldiğimde çok rahattım, hiç daralmadım. Bu tedavinin faydasını inşallah daha da göreceğim. Diğer hastalara da tavsiye ederim" dedi.

Nefes alabilmek için yerin 150 metre altında şifa arıyorlar

"Hastalarımızda yüzde 50 iyileşmeler görüyoruz"

Yapılan terapiyle ilgili bilgi veren Uzm. Dr. Ali Özkurt ise, "Hastalar çok belirgin iyileşiyor. Hastalarımızda yüzde 50 iyileşmeler görüyoruz. Yaptığımız testlerde, solunum kapasitesi 4 olması gerekirken 2 litreye kadar düşen hastaları görüyoruz. Bu tedavi sonrasında solunum kapasitesini tekrardan iki katına çıkartarak normal haline gelmesini sağlıyoruz. Hastalarda belirgin bir şekilde iyileştiklerini hissediyor. Önceden oksijene bağlı, yürüyemeyen hastalar, buraya geldiklerinde hissedilir derecede iyileşiyorlar" ifadelerini kullandı.

Bedirhan Göksu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Çorum Çorum’da son binanın da yıkılmasıyla tarihi silüet gün yüzüne çıktı Çorum’un çehresini değiştiren ve şehre tarihi kimliğini yeniden kazandıran "Tarihi Şehir Meydanı" projesinde son yapının da yıkımı gerçekleştirildi. Saat Kulesi, Ulu Cami ve Velipaşa Hanı aynı meydanda buluştu. Çorum Belediyesi tarafından gerçekleştirilen "Tarihi Şehir Meydanı" projesinin 2. etap çalışmaları kapsamında, Velipaşa Hanı’nın önünü kapatan anahtarcı dükkanının kamulaştırma ve tahliye süreci tamamlandı. Belediye ekiplerince gerçekleştirilen yıkımla birlikte, Velipaşa Hanı tüm ihtişamıyla gün yüzüne çıktı. Yıkım çalışmalarına katılan Belediye Başkanı Dr. Halil İbrahim Aşgın, projenin tamamlanmasıyla birlikte Saat Kulesi, tarihi belediye binası ve Velipaşa Hanı’nın artık aynı meydanda buluştuğunu söyledi. Öte yandan Ulu Cami yanında yer alan ve yıkımı tamamlanan noter binasının bulunduğu alanda Tarihi Hükümet Konağı Projesi hayata geçirilecek. Yeni yapılacak bina, geçmişte aynı bölgede yer alan ve Çorum’un idari hafızasında önemli bir yere sahip olan tarihi vilayet binasının mimarisini yansıtacak. "Son derece önemli bir çalışmayı hayata geçirmiş olacağız" Yıkılan son binayla şehrin tarihi silüetinin ortaya çıktığını ifade eden Aşgın, "Biz şunu istiyoruz. Şehrimiz kimlikli bir şehir olsun, tarihi dokusu dimdik ayakta dursun ve bu niteliğiyle varlığını sürdürsün. Nasıl ki 8 bin yıllık geçmişe sahip, Hititler’den Roma’ya, Bizans’tan Selçuklu’ya ve Osmanlı’ya uzanan binlerce yıllık büyük bir tarihin mirasçılarıysaki, şehir merkezinde de bu tarihi lokasyonların önünde engel teşkil eden yapıların kaldırılması ve bu sürecin tamamlanması bizim için büyük önem taşımaktadır. Bu çalışmayı ilk kez yapmıyoruz. Daha önce de benzer uygulamaları hayata geçirdik. Şimdi ise Saat Kulesi ile Velipaşa Hanı’nı buluşturacak, bununla birlikte tarihi belediye binası ve Çöplü Arastası meydanı ile bütünleşerek şehrin tarihî dokusunu ve kimliğini daha görünür kılacak bir adım atıyoruz. Yıkılacak alan nitelik ve nicelik açısından küçük olabilir, ancak şehrin geleceği ve katacağı değer bakımından son derece önemli bir çalışmayı hayata geçirmiş olacağız" dedi.