SAĞLIK - 17 Eylül 2025 Çarşamba 14:34

Nefes alabilmek için yerin 150 metre altında şifa arıyorlar

A
A
A
Nefes alabilmek için yerin 150 metre altında şifa arıyorlar

Çankırı’da tedaviye öncülük eden özel hastane ile KOAH ve astım hastaları, Hititler’den kalan, yerin 150 metre altındaki tuz mağarasında şifa arıyor. Tuz mağarasında yapılan terapi sayesinde hastaların nefes kapasitesi tekrar artıyor.


Çankırı’da hayata geçirilen çalışma KOAH ve astım hastalarına şifa olmaya devam ediyor. Proje kapsamında imzalanan protokol çerçevesinde şehirdeki bir özel hastanedeki doktorlar gözetiminde, KOAH ve astım hastaları, Hititler döneminden kalan yerin 150 metre altındaki tuz mağarasında, 4 ila 6 saat boyunca tuzlu havaya maruz kalmaları ve verimli zaman geçirmeleri sağlanıyor. Mağarada hastalar için çeşitli etkinlikler düzenleniyor. 10 gün süren terapinin ardından hastalarda yapılan gözlemlerde yüzde 50’ye varan iyileşme görüldüğü tespit edildi.



"Buraya geldiğimde çok rahattım, hiç daralmadım"


Tuz terapisi sayesinde daha rahat nefes almaya başladığını ifade eden KOAH hastası, 73 yaşındaki Yılmaz Canlı, "23 senedir KOAH hastasıyım. Nefes alamaz haldeydim. Akciğerimin yüzde 72’lik kısmı çalışmıyor. Aldığım hava yüzde 28. Nefessiz kaldığım zaman paniğe kapılıyorum. Bu hastalık hareketlerimi de kısıtladı. Günden güne ağırlaşmaya başladı. Evimde 4 tane oksijen tüpü var, her biri evin farklı köşesinde. Bir arkadaşım bana Çankırı’da bulunan tuz mağarasının faydalarından bahsetti. Arkadaşımın tavsiyesi üzerine Çankırı’ya geldim. Şu anda bu tedaviye öncülük eden özel hastane ile tuz mağarasında tedavi görüyorum, oradayken nefesim çok iyi. Günümün birkaç saatini orada geçiriyorum. Ayrıca tuz odasında da tedavi görüyorum. Buraya geldiğimde çok rahattım, hiç daralmadım. Bu tedavinin faydasını inşallah daha da göreceğim. Diğer hastalara da tavsiye ederim" dedi.



"Hastalarımızda yüzde 50 iyileşmeler görüyoruz"


Yapılan terapiyle ilgili bilgi veren Uzm. Dr. Ali Özkurt ise, "Hastalar çok belirgin iyileşiyor. Hastalarımızda yüzde 50 iyileşmeler görüyoruz. Yaptığımız testlerde, solunum kapasitesi 4 olması gerekirken 2 litreye kadar düşen hastaları görüyoruz. Bu tedavi sonrasında solunum kapasitesini tekrardan iki katına çıkartarak normal haline gelmesini sağlıyoruz. Hastalarda belirgin bir şekilde iyileştiklerini hissediyor. Önceden oksijene bağlı, yürüyemeyen hastalar, buraya geldiklerinde hissedilir derecede iyileşiyorlar" ifadelerini kullandı.



Nefes alabilmek için yerin 150 metre altında şifa arıyorlar

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Iğdır Iğdır merkezli Anadolu Aşiretler Federasyonu’ndan Netanyahu’ya sert tepki: "Biz Kürtler ve Türkler, et ile kemik gibi ayrılmaz bir bütünüz" Yaklaşık 300 aşireti temsil eden ve 60 ilde faaliyet gösteren Iğdır merkezli Anadolu Aşiretler Federasyonu, Benjamin Netanyahu’nun söylemlerine sert tepki gösterdi. Iğdır merkezli Anadolu Aşiretler Federasyonu, İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu’nun açıklamalarına yönelik basın açıklaması yaptı. Açıklamada, Netanyahu’nun hem Türkiye’ye hem de İslam dünyasına yönelik söylemlerinin kabul edilemez olduğu vurgulandı. Federasyon Başkanı Ferhat Armağan, Kürtlerin ve Türklerin ayrılmaz bir bütün olduğunu söyleyerek; "Burada, son zamanlarda Benjamin Netanyahu’nun ülkemize yönelik alçakça saldırıları ve İslam devletlerine karşı hem sözle hem de silahla sergilediği zalim tutumuna karşılık birkaç söz söylemek istiyorum. Ey Netanyahu; bütün ademiyet hesabına çalışan, bütün kabiliyetlerini şerre kullanan, bütün ıslahatı fitne ve fesada çeviren sen ve etrafında saf tutan zalim, cebbarlara hitaben, bütün Kürtler adına şunları ifade etmek istiyorum: Birincisi, Kürt milleti tarih boyunca İslam âlemine hizmet etmiş bir millettir. Kürtler, senin gibi zalim, firavun ve cebbarların himayesini asla kabul etmez; sözüne de asla inanmaz. Biz Kürtler ve Türkler, binlerce senedir İslamiyet’in bayraktarlığını yapmış milletleriz. Biz Türklerle beraberiz. Bizi, bütün dünya ve hatta bütün kainat bir araya gelse birbirimizden asla ayıramaz. Çünkü biz Kürtler ve Türkler, et ve kemik gibi İslamiyet’in bir parçası olmuşuz. Kürtler, tarih boyunca yüksek medeniyetlere, köklü kültürlere ve güçlü geleneklere sahip asil bir millettir. Kürtler mazlumun ve masumun yanındadır. Netanyahu’nun sözlerine ve onun etrafındaki avanelere asla aldanmayacak kadar feraset sahibidir. Kürtler alimdir; birlik ve beraberliği, İslamiyet’in kardeşliğini taşıyacak yüksek bir ruha sahiptir. Dolayısıyla Netanyahu’nun bu milletlere yaptığı zulüm yetmiyormuş gibi, şimdi de Türkiye’yi karıştırmak, fitne ve fesat çıkarmak amacıyla sözler sarf etmesine karşı şunu açıkça ifade ediyoruz: Ey Netanyahu, sen Kürtleri asla aldatamazsın. Kürtlerin yeri bellidir. Kürtlerin beslendiği kaynak; İslamiyet, iman ve Kur’an’dır. Hiç kimse kendisini Kürtlerin hamisi ya da savunucusu olarak görmesin. Bu millet, asırlar boyunca imana ve Kur’an’a hizmet etmiş yüce bir millettir. Bu nedenle son dönemde yapılan bu açıklamaları kınıyoruz. Birlik ve beraberliğimiz Türklerle birlikte devam edecektir. İslam milletleriyle birlikte sürecektir. İnşallah topyekün bir şekilde İslam birliğine vesile olacak milletlerden biri de Kürtlerdir. Ey Netanyahu; Kürtler, bu cesaretiyle, bu kahramanlığıyla ve bu sadakatiyle gücünü yalnızca İslam milletlerinin ve İslam devletlerinin bir araya gelmesine sarf edecektir" dedi.