GÜNDEM - 22 Nisan 2026 Çarşamba 11:47

Prof. Dr. Ahmet Şimşirgil: "Hocaya hürmet göstermeyen bir nesil neyi başarabilir"

A
A
A
Prof. Dr. Ahmet Şimşirgil: "Hocaya hürmet göstermeyen bir nesil neyi başarabilir"

Çankırı’da okurlarıyla buluşan akademisyen ve yazar Prof. Dr. Ahmet Şimşirgil, okumanın, araştırmanın toplumun sosyal gelişimine önemli katkı sağladığını ifade ederek, "Günümüzde ise hoca yan baktı diye tüm aile hocayı okula dövmeye gidiyor. Gençler, o hocanın önünde ölüyor. Sizin hocanız öğrencileri için canını verecek birisi. Hocaya hürmet göstermeyen bir nesil neyi başarabilir" dedi.


Valilik koordinasyonunda gerçekleştirilen Çankırı 2. Kitap Günleri, yazarlar ve okurlarını buluşturuyor. Kitap günlerinin konuğu olan yazar Prof. Dr. Ahmet Şimşirgil, okurlarıyla bir araya geldi. Söyleşide eğitim, tarih ve edebiyatın toplum üzerindeki etkilerine dikkat çeken Şimşirgil, toplumun manevi değerlerinin tarih, edebiyat ile dini değerlerle oynanarak bozulduğunu dile getirdi. Yaşanan okul saldırılarıyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Şimşirgil, "Matematik, fizik ve kimya dersleri çok kıymetli ve önemlidir ama insana şahsiyet vermez, şahsiyet kazandırmaz. Matematik öğrendim diye benim şahsiyetim yükselmez. Ama tarih, edebiyat ve din dersleri insana şahsiyet kazandırır. Tarihi, edebiyatı ve dini mutlaka çok iyi bilmemiz gerekir. Bu üçüyle oynuyorlar, bu üçünü bozuyorlar. Bizim edebiyatımız baştan sona ahlaktır. Ama ahlakımızı bitiriyorlar. Çevrenizde argo kelimeler değil, güzel sözler söyleyin. Bir güzel söz, bu cihan cehennemini sekiz cennet yapar. Kitabımız Kur’an-ı Kerim ’Oku’ diye başlıyor. Dini ’Oku’ diye başlayan bir millet okumaz mı, söyleyin bana. Şimdi ise okullarda hocaya saygı yok, hocaya hürmet yok. Eskiden ailemiz hocaya getirirdi, ‘Eti senin kemiği benim’ derlerdi. Ama eti de hocanın, kemiği de hocanın olması gerekiyor. Günümüzde ise hoca yan baktı diye tüm aile hocayı okula dövmeye gidiyor. Gençler, o hocanın önünde ölüyor. O sizin hocanız, öğrencileri için canını verecek birisi. Hocaya hürmet göstermeyen bir nesil neyi başarabilir?" dedi.



"Tarihi unutan millet, hafızasını yitiren, cami köşesinde bırakılıp yetim kalmış çocuğa benzer"


Okumanın ve dinlemenin önemine de değinen Şimşirgil, "Tarih edeptir, tarih gelecektir, tarih güçtür, tarih hafızadır. Tarihi unutan millet, hafızasını yitiren, cami köşesinde bırakılıp yetim kalmış çocuğa benzer. Tarihimizi ve edebiyatımızı iyi bilelim. Dinlemeyen ve okumayan hiçbir şey olamaz arkadaşlar. Bizim milletimiz ya okurdu ya da alimleri dinlerdi. Bizim evlerimiz sohbet halkasıydı; insanlar toplanırdı, kadınlar kendi aralarında, erkekler ise kendi aralarında toplanırlar, okurlar ve dinlerlerdi. Benim şimdi kitaplarda okuduğum şeylerin hepsini küçükken babaannemden dinlemiştim. Onlar eskiden alim kadınlardı. Şimdi kitapları okudukça onların bana söyledikleri sözleri görüyorum. Onlar da okuma yazma bilmiyordu ama dinledi ve öğrendi. Sınıfa mı girdin, dinleyeceksin, arkadaşın bir şey mi söylemek istedi, onu uyararak ders dinlediğini söyle. Başarının sırrı üç kelime; ‘neredeysen orada ol.’ Teneffüste ise arkadaşınla olacaksın. Yüce Rabbimiz ‘her günahla gel ama bir günahla gelme’ der, ‘kul hakkı.’ Kul hakkına girmeyelim" diye konuştu.



Prof. Dr. Ahmet Şimşirgil: "Hocaya hürmet göstermeyen bir nesil neyi başarabilir"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Denizli Başkan Çavuşoğlu, "Çocuklarımızın daha mutlu ve daha donanımlı bireyler olarak yetişmesi için çalışıyoruz" 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla bir mesaj yayımlayan Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılışının 106. yıl dönümünü ve çocuklara armağan edilen bu anlamlı günü büyük bir gururla karşıladıklarını, ancak son günlerde yaşanan acı olayların yürekleri burktuğunu ifade etti. Başkan Çavuşoğlu mesajında, "23 Nisan, millet iradesinin vücut bulduğu Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açıldığı, egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olduğunun ilan edildiği tarihi bir dönüm noktasıdır. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün bu anlamlı günü çocuklarımıza armağan etmesi, geleceğimizin teminatı olan çocuklara duyduğu güvenin en güçlü göstergesidir. Ancak son günlerde Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’da meydana gelen elim olaylar hepimizi derinden üzmüştür. Böylesi acıların gölgesinde bir bayramı karşılarken, en büyük temennimiz; çocuklarımızın başta yaşam hakkı olmak üzere eğitim, güvenlik ve sağlıklı bir gelecek gibi en temel haklara özgürce ve huzur içinde erişebildiği bir dünya inşa edebilmektir" ifadelerine yer verdi. Çocukların barışın, kardeşliğin ve umudun simgesi olduğunu vurgulayan Başkan Çavuşoğlu, "Hiçbir çocuğun korku, endişe ya da yoksunluk içinde büyümediği; eşit fırsatlara sahip olduğu bir gelecek için hep birlikte sorumluluk almalıyız. Yerel yönetimler olarak bizler de çocuklarımızın daha mutlu, daha sağlıklı ve daha donanımlı bireyler olarak yetişmesi için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz" dedi. Başkan Çavuşoğlu mesajının sonunda ise, "Bu duygu ve düşüncelerle başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, tüm milli mücadele kahramanlarımızı rahmet ve minnetle anıyor; yaşanan acıların bir daha tekrar etmemesini diliyor, tüm çocuklarımızın ve hemşehrilerimin 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı en içten dileklerimle kutluyorum" ifadelerini kullandı.
Burdur Alkollü şekilde ambulans kullandığı iddiasına mahkemeden iptal kararı Burdur’da ambulans sürücüsü olarak görev yapan kadının alkollü bir şekilde ambulans kullandığına ilişkin görülen davada karar çıktı. Mahkeme tarafından verilen kararda polis ekipleri tarafından yapılan ölçümün hatalı olduğu kabul edilirken ambulans sürücüsü kadının ehliyeti geri iddia edilmesine karar verildi. Edinilen bilgiye göre, geçtiğimiz aylarda Burdur’da trafik ekipleri tarafından bir ambulans durduruldu. Yapılan alkol kontrolünde ambulans sürücüsü S.K.’nin 0.47 promil alkollü olduğu tespit edilirken sürücünün ehliyetine el konuldu ve idari para cezası uygulandı. Daha sonrasında ise Burdur Devlet Hastanesinde yapılan alkol kontrolünde ise ambulans sürücüsü kadının 0 promil alkollü olduğu anlaşıldı. Ambulans sürücüsü S.K.’nin itirazı üzerine Isparta 2. Sulh Ceza Hakimliği tarafından dava açıldı. Yapılan teknik ve tıbbi açıdan incelemede saat 12.01’de yapılan ilk ölçümde ambulans sürücüsünün 0.47 promil çıktığı iddia edilirken 144 dakika sonra, saat 14.25’te hastanede yapılan resmi ölçümde sonuç 0 (sıfır) promil olarak kayıtlara geçti. Mahkeme, bilimsel hesaplama yaparak; alkolün vücuttan atılma hızına göre (saatte 0.15 promil) ilk ölçümün doğru olması halinde, ikinci ölçümde mutlaka alkol çıkması gerektiğini, ancak sonucun "sıfır" çıkmasının ilk ölçümün yanlış ve hatalı olduğuna karar verdi. Mahkeme heyeti tarafından ayrıca yapılan inceleme doğrultusunda ambulans sürücüsü kadının ehliyeti geri iddia edilmesine ve cezai işlemlerin iptal edilmesine karar verdi.
Aydın Başkan Künkcü, Karpuzlu ve Çine’de esnaflarla bir araya geldi AYESOB Genel Kurulu öncesinde Karpuzlu ve Çine’de ziyaretlerde bulunan Başkan Muhammet Ali Künkcü, esnaf odalarıyla bir araya gelerek değerlendirmelerde bulundu. 3 Mayıs’ta yapılacak Aydın Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği (AYESOB) Olağan Genel Kurulu öncesinde çalışmalarını sürdüren AYESOB Başkanı Muhammet Ali Künkcü, Karpuzlu ve Çine’de bir dizi ziyaret gerçekleştirdi. Künkcü, AYESOB Başkan Vekili Salih Kozalı, Yönetim Kurulu Üyesi Murat Elgin ile çeşitli oda başkanlarının da yer aldığı heyetle birlikte ilçelerde esnaf odalarını ziyaret etti. Program kapsamında Karpuzlu ve Çine’de faaliyet gösteren oda başkanları ve yönetimleriyle bir araya gelindi. Ziyaretlerde esnafın talep ve sorunları ele alınırken, genel kurul sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulunuldu. Karpuzlu Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı Musa Kaçan, Karpuzlu Şoförler ve Otomobilciler Odası Başkanı Mehmet Özdemir, Çine Şoförler ve Otomobilciler Odası Başkanı Nail Uzun, Çine Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı Metin Uyar ile Akçaova Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı İsmail Özkar’ın da aralarında bulunduğu oda temsilcileriyle görüşmeler yapıldı. Ziyaretlerin ardından değerlendirmede bulunan Başkan Künkcü, esnaf ve sanatkarlar için gece gündüz demeden çalışmaya devam edeceklerini belirterek, "Esnafımızın gücü, bizim gücümüzdür. Birlik ve beraberlik içerisinde hareket ederek sorunları birlikte aşacağız. Her zaman sahada, esnafımızın yanında olmaya devam edeceğiz" diye konuştu.
Sakarya Yürek yakan olayı ağabeyi anlattı: "Kardeşim balığı almak istedi, ip kopunca nehre düştü ve gitti" Sakarya Nehri’ne akrabasıyla birlikte balık tutan yabancı uyruklu çocuk, oltaya takılan balığı almak isterken beline bağladığı ipin kopması neticesinde nehre düşerek kayboldu. Olayın detaylarını ise arama çalışmalarının devam ettiği ikinci günde kardeşinden iyi bir haber almak isteyen ağabeyi anlattı. Olay, dün Erenler ilçesi Küpçüler Mahallesi’nde meydana geldi. Yabancı uyruklu olduğu öğrenilen Ahmet İdris ve bir akrabası, Sakarya Nehri kenarında balık tuttuğu esnada oltalarına takılan balığı nehirden çıkartmak için İdris’in beline ip bağlayıp suya indi. Balığı sudan çıkartmak için çabalarken nehrin sert akıntısı İdris’in beline bağladığı ipi koparttı. Nehrin akıntısına kapılan İdris, kısa süre içerisinde gözden kayboldu. Akrabası durumu anlatmak için o sırada iş yerinde çalışan İdris’in ağabeyinin yanına koştu. Durumun ihbar edilmesi üzerine bölgeye çok sayıda ekip sevk edildi. Dün öğle saatlerinde başlayan bot ve drone destekli arama çalışmalarına, havanın kararması ile ara verilmişti. Sabahın erken saatlerinde yeniden başlayan geniş çaplı arama çalışmaları 3 araç, 1 bot, 7 personellik AFAD ekibi, 2 araç, 1 bot 5 personellik JAK ekibi, 1 araç 5 personellik Kocaeli Deniz Polisi, 1 araç, 1 bot, 2 personellik Sakarya İtfaiye ekibi ve 2 araç, 2 bot, 4 dron, 14 personellik STK ekipleri ile kaybolan çocuk su altı ve su üstünde didik didik aranıyor. İdris’in ağabeyi, ekiplerin yanında bekleyerek kardeşinin bulunacağı anı gözlüyor. Nehirde kaybolan İdris’in babasının Almanya’da olduğu öğrenildi. "Kardeşim balığı almak istedi, ip kopunca nehre düştü ve gitti" Olayın detaylarını ise arama çalışmalarının devam ettiği ikinci günde kardeşinden iyi bir haber almak isteyen ağabeyi anlattı. Ağabey Abdulkerim İdris, "Benim akrabam ile kardeşim balık tutmaya gittiler. Nehirde tuttukları balığı almak için vücutlarına ip bağlayıp kardeşim suya girdi. Benim kardeşim suya girdiğinde batıp çıkmış ve sonrasında ip kopunca kaybolmuş. Akraba gelerek kardeşimin suya düştüğünü söyledi. Bende hemen düştükleri yere gelerek sağa sola baktım ama göremedim. Babam Almanya’da ben tek geldim bölgeye. Ekipler geldi arıyorlar Allah razı olsun. Kardeşim balığı almak istedi, ip kopunca nehre düştü ve gitti" dedi.