ASAYİŞ - 01 Temmuz 2025 Salı 10:21

Prof. Dr. Harun Çiftçi’den kendisine yönelik iddialarda bulunan Gazeteci Fatih Altaylı hakkında suç duyurusu

A
A
A

Çankırı Karatekin Üniversitesi’nin önceki rektörü Prof. Dr. Harun Çiftçi, hakkında döner sermayeden ayda 1 milyon 210 bin TL maaş aldığı iddiasında bulunan Gazeteci Fatih Altaylı hakkında suç duyurusunda bulundu.

Çankırı Karatekin Üniversitesi’nin eski rektörü Prof. Dr. Harun Çiftçi, 4 yıl boyunca döner sermayeden ayda 1 milyon 210 bin TL maaş aldığı iddialarını yalanladı. Kendisi hakkında iddiada bulunan Gazeteci Fatih Altaylı hakkında da suç duyurusunda bulunduğunu söyleyen Rektör Çiftçi, iddia edilen rakamların gerçekle ilgisi olmadığını dile getirdi. Yapılan haberlerin yanıltıcı olduğunu belirten Çiftçi, asılsız haberle ilgili suç duyusunda bulunmaya devam edeceğini dile getirdi.

"Çankırı Başsavcılığı’na Fatih Altaylı hakkında suç duyurusunda bulunduk"

Fatih Altaylı hakkında suç duyurusunda bulunduğunu belirten Çiftçi, "Geçtiğimiz günlerde, Yükseköğretim Kurumları’nda bende dahil olmak üzere bazı rektörleri itham altına alan bazı ifadelere yer verildi. Bu ifadeler içerisinde 1 milyon 200 bin TL’lere kadar maaş aldığımı, bu yönüyle de usulsüz işlem yaptığıma dair beni töhmet altında bırakan açıklamalar yapıldı. Gerek ulusal gerekse de uluslararası mevzuatta Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde ve Türk Ceza Kanunu’nda ifade edildiği gibi basın hürriyeti kişilik haklarını engelleyici tarzda olmamalı, doğru haber merkezinde olmalı ve kamuoyunu bilgilendirici bir şekilde olmalı. Ne yazık ki, haberin doğruluğu araştırılmadan hakkımızda iftiralara varacak şekilde birçok açıklama yapıldı. Bu açıklamalardan bir tanesini de sayın Fatih Altaylı yapmıştı. ’Çankırı Karatekin Üniversitesi rektörünün yolsuzluğu’ adı altında yapılan haberlerde bizi kamuoyunda rencide edici ve aynı şekilde töhmet altında bırakıcı şekilde ifadelerde bulunuldu. Halkın gerçek ve doğru haber alma hakkını kimse engelleyemez. Bu doğrultuda, kişisel haklarımıza karşıda kendimizi müdafaa edeceğimiz hukuki süreçleri başlatacağımızı da ifade etmiştik. Bugün ise Çankırı Başsavcılığı’na Fatih Altaylı hakkında suç duyurusunda bulunduk. Suç duyurumuz, Türk Ceza Kanunu’nun ilgili maddeleri doğrultusunda yalan haberi yaymak, kişilik haklarına müdahale ve kişilik haklarını rencide edici şekilde basın hürriyetini engelleyen ve bizleri töhmet altında bırakan hususlar ile ilgilidir" ifadelerine yer verdi.

Prof. Dr. Harun Çiftçi’den kendisine yönelik iddialarda bulunan Gazeteci Fatih Altaylı hakkında suç duyurusu

"Deniz Zeyrek ve Alper Aksoy başta olmak üzere hakkımızda iftira atanlara da hukuki süreçlerimiz başlatıldı"

Yapılan haberlere karşı hukuk sayesinde kendisini savunabildiğini belirten Çiftçi, "Tüm Yükseköğretim Kurumları ve onların saygın yöneticileri bugün ulusal ve uluslararası düzeyde üniversitelerimizin performans göstergelerini belirli bir şekilde yükseltmekte ve bu yönü ile de topluma, millete ve kendine tanınan mevzuat içerisinde hedeflerine hizmet etmiş bulunmaktadır. Devamında ise Deniz Zeyrek ve Alper Aksoy başta olmak üzere hakkımızda iftira atanlarla ilgili de hukuki süreçlerimiz başlatıldı. Bu hususta kamuoyunu bilgilendirmeyi kendimize borç biliriz. Saygıdeğer kamuoyundan bu tür haberlere asla itibar edilmemesini ve resmi ve kişisel açıklamalar doğrultusunda değerlendirmelerini yapmalarını rica ediyoruz. Gerek ulusal, gerek, yerel ve gerekse de uluslararası medyamızın bu hususta kaynağını araştırmadan, doğruluğunu teyit etmeden sansasyonel haberlere girmemeleri gerektiğini burada bir kez daha vurguluyorum. Basın etiği ilkeleri çerçevesinde, doğru haber peşinde, milleti bilgilendiren İhlas Haber Ajansı’nın birçok basın kuruluşuna örnek olduğunu burada müşahede ederek göstermiş olduğu gayretler nedeni ile de kendilerine teşekkür ediyorum" diye konuştu.

Bedirhan Göksu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bayburt 76 yaşındaki Bayburtlu üretici ata tohumları için zirai don nöbetinde Bayburt’un Aslandede köyünde sebze ve meyve yetiştiriciliği yapan 76 yaşındaki çiftçi İsmail Öksüz, sıfırın altına düşen hava sıcaklıkları nedeniyle serasındaki ata tohumu fidelerini korumak için ikinci örtü, dumanlama ve ısıtıcıyla önlem aldı. Gerekirse geceyi serada geçireceğini belirten Öksüz, yerli ve ata tohumu fideleri zarar görmesin diye tüm imkanlarını devreye soktu. Geçen yıl mart ayında etkili olan yoğun kar yağışı nedeniyle seraları çöken Öksüz, bu kez zirai don tehlikesine karşı ata tohumlarını korumak için harekete geçti. Yılların emeğini verdiği seralarında büyük zarar yaşayan üretici, aynı kaybı yeniden yaşamamak için fidelerin başında nöbete hazırlanıyor. Daha önceki uygulamalarından edindiği tecrübeye göre seranın belli bir seviyeye kadar koruma sağladığını, ikinci örtülerin de soğuğa karşı ek koruma sunduğunu anlatan Öksüz, bu gece beklenen hava şartlarında bunların yeterli olamayacağını söyledi. "Üçüncü bir tedbire başvuruyorum" Ata tohumu fidelerini korumak için ikinci bir aşama olarak seraya duman vereceğini anlatan Öksüz, ateş ve odun yakarak içerideki sıcaklığı dengelemeye çalışacağını dile getirdi. Bu yöntemin de yetersiz kalması halinde serada kalacağını ve üflemeli ısıtıcıyı kurarak fideleri kurtarmaya çalışacağını belirten Öksüz, "Zirai dona karşı önlem almamız gerekiyor. Bu sera belli bir dereceye kadar ürünleri koruyor o yüzden ikinci örtüleri örtüyoruz. Daha önce yaptığım uygulamalardan bunu biliyorum. Görünüyor ki bu geceki soğuğa ikinci örtülerimiz de yetmeyecek. Bunun için ikinci bir tedbire başvuruyorum. O da seraya duman vermek. Ateş yakarak, odun yakarak inşallah önlemimizi alacağız. Eğer o da yetmezse bu gece burada kalmayı düşünüyorum. Isıtıcı kullanacağım. Üflemeli ısıtıcı var, onu da kuracağım" dedi. "Amacım para kazanmak değil" Verdiği mücadelenin ticari kazançtan çok ata tohumlarını yaşatma düşüncesine dayandığını vurgulayan Öksüz, bu yaşta serada nöbet tutmasının sebebinin memlekete faydalı olmak olduğunu ifade etti. Öksüz, söz konusu olanın yerli, ince kabuklu ve lezzetiyle öne çıkan ata tohumları olduğunu dile getirerek, "Bir şekilde bu tohumları, fideleri kurtarmaya çalışacağım. Bu yaşta bu mücadeleyi vermemin bir amacı var. Amacım para kazanmak değil. Vatana, millete hayırlı bir iş yapmak istiyorum. Bu tohumlar çok özel. Eğer sıradan bir tohum olsaydı bu kadar da önem vermezdim. Burada olmasa Antalya’da olur, fazla bir zarar olmazdı derdim ama bunlar çok özel tohumlar, ata tohumları. Yerli, kabuğu ince, çok lezzetli tohum bunlar" diye konuştu. "Tarım bakanının benden isteği var" Ata tohumlarının yaşatılması ve yaygınlaştırılması için çalışmalarını sürdürdüğünü anlatan Öksüz, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’nın kendisinden bu üretimi bir süre daha devam ettirmesini, uygulamaları çevresindekilere öğretmesini ve tohumları dağıtmasını istediğini söyledi. Bu konuda söz verdiğini belirten Öksüz, yaşı ilerlemesine rağmen üretimden vazgeçmeyeceğini dile getirerek, "Tarım ve Orman Bakanımızın benden isteği var. 1-2 sene daha bu işi devam ettir, uygulamaları etrafındaki insanlara öğret, tohumları dağıt diye istekte bulundu. Ben de yapacağıma söz verdim . Bu yaşta biraz zorlansam da bunu yapmaya devam edeceğim" ifadelerini kullandı. "Ata tohumlarını üşütmemiz çok büyük zarar demek" Serasında 6 çeşit biber ile 4 çeşit ata tohumu ve yerli domates bulunduğunu belirten Öksüz, fidelerin henüz 3-5 santimetre boya ulaştığını, bu dönemde yaşanacak donun, büyük kayıp anlamına geldiğini söyledi. Tohumları korumak için elinden geleni yaptığını, aynı işi yapan kişilere de tecrübelerini aktarmaya çalıştığını anlatan Öksüz, "Çok değerli tohumlar. Bunları üşütürsek yazık olur. Burada 6 çeşit biber, 4 çeşit ata tohumlardan, yerli tohumlardan domates var. Şu an 3-5 santim boyuna geldiler. Bunları üşütmemiz demek çok büyük bir zarar bana göre. O yüzden tohumları korumak için elimden geleni yapıyorum ve bu işi yapan insanlara öğretmeye çalışıyorum" dedi. "Bu işi canım sağ oldukça yapmaya çalışacağım" Yıllardır üretimin içinde olduğunu söyleyen Öksüz, çiftçiliğin artık hayatının bir parçası haline geldiğini ifade etti. Üretmeden rahat edemediğini kaydeden Öksüz, sağlığı el verdiği sürece ata tohumları için çalışmayı sürdüreceğini ifade ederek, "Bu mesleğe alışmışım, bunu yapmadan da pek rahat edemiyorum. Bu işi canım sağ oldukça yapmaya çalışacağım" şeklinde konuştu. Geçen yıl yaşadığı büyük kayba rağmen üretimden vazgeçmeyen Öksüz, bu kez zirai don tehlikesine karşı ata tohumu fidelerini korumak için serasında yeniden mücadele veriyor.