EKONOMİ - 18 Şubat 2021 Perşembe 09:17

Tuz fabrikası, buhardan ürettiği elektrikle 7,5 milyon lira tasarruf sağladı

A
A
A
Tuz fabrikası, buhardan ürettiği elektrikle 7,5 milyon lira tasarruf sağladı

Çankırı’da faaliyet gösteren bir tuz fabrikası, üretim sırasında açığa çıkan buhardan elektrik üreterek yılda yaklaşık 7,5 milyon lira tasarruf sağlıyor.

Çankırı’da faaliyet gösteren bir tuz fabrikası, üretim sırasında açığa çıkan buhardan elektrik üreterek yılda yaklaşık 7,5 milyon lira tasarruf sağlıyor. Fabrika üretim sonrasında havaya karışan buharı tekrar ekonomiye kazandırarak kaynak verimliliğinde de örnek bir tesis oldu.


Türkiye’nin önemli tuz üretim tesislerinden bir tanesi olan ve Çankırı’da faaliyet gösteren fabrika, rafine tuz üretiminde kullandığı buhar ile aynı zamanda elektrik de üretiyor. Buhara dayalı ısıtma sistemi kullanan fabrika, bünyesinde kurduğu kojenerasyon sistemi sayesinde fabrikanın ihtiyacı olan elektriği de üretiyor. Fabrika aylık yaklaşık 600 bin kilovatlık elektrik üreten sistem sayesinde, yılda 7,5 milyon lira tasarruf sağlıyor.



Yıllık 100 bin ton üretim yapan fabrika, KUZKA’nın desteğiyle üretimini iki katına çıkardı


2002 yılında kurulan fabrikada yıllık 100 bin ton tuz üretimi yapılırken, Kuzey Anadolu Kalkınma Ajansı (KUZKA)’nın sağladığı makine ekipman destekleriyle fabrika, üretim kapasitesini iki katına çıkartarak 200 bin tona ulaştı.


Kuzey Anadolu Kalkınma Ajansı, 2012 yılında Sanayi Üretiminin Arttırılması Mali Destek Programı kapsamında “Sanayi İşletmelerinin Üretim Kapasitelerinin Arttırılması ve Modernizasyonu Projesi” ve 2013 yılında İktisadi Kalkınma Mali Destek Programı kapsamında “İşletmelerin Üretim/Hizmet Kapasitesinin Arttırılması ve Kalite Standardının Yükseltilmesi Projesi” ile şu ana kadar yaklaşık 500 bin TL destek sağladı.


Bunların dışında KUZKA Çankırı Yatırım Destek Ofisi tarafından da şirkete, yaklaşık 110 milyon TL tutarındaki kapasite artışı yatırımı ve 30 milyon TL tutarındaki 2,5 mw kapasiteli kojenerasyon tesisi yatırımı için çevrimiçi sistemde yatırım teşvik belgesi başvurusu ve bu belgenin başvurusu için gerekli diğer belgeler konusunda yatırım danışmanlığı desteği sunuldu.



“Kojenerasyon sistemi sayesinde elektrik üretebiliyoruz”


Çankırı’da faaliyet gösteren tuz fabrikasının Müdürü Makine Mühendisi Hasan Akgüç, fabrikada tuzu işlemek için su buharı kullanıldığını anlattı. İhtiyaç duydukları buharın tedarik edilmesi için yaptıkları sistem yatırımının aynı zamanda fabrikanın elektrik ihtiyacını da büyük oranda karşıladığını ifade eden Akgüç, bunu da Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın ilgili kuruluşu olan TÜBİTAK destekli bir Ar-Ge projesiyle hayata geçirdiklerini söyledi.


’Elektrik ve ısının birlikte üretildiği birleşik enerji sistemi’ olarak tanımlanan kojenerasyon sisteminin küçük bir termal santral örneği olduğuna dikkati çeken Akgüç, bu sayede kapasitelerini üç katına çıkararak hem yatırıma ve istihdama hem de ülke ekonomisine katkı sağladıklarını kaydetti.



“Fabrikamızın elektrik ihtiyacının 3’te 2’sini kojenerasyon sistemi sayesinde sağlıyoruz”


Rafine tuz tesislerinde buhara dayalı bir ısıtma sisteminin ihtiyaç olduğunu belirten Akgüç, “Bunun bir diğer ismi de Termik Rafinasyon Sistemidir. Termik Rafinasyon sistemiyle fabrikamızda tuz üretimi yapıyoruz. Dolayısıyla bir kazana ve buhara ihtiyaç duymaktaydık. Biz, bunu gerçekleştirirken aynı zamanda elektriğimizi de üretmek üzere bir kojenerasyon sistemi tasarladık ve bunu gerçekleştirdik. Yani rafine tuz tesisimizde ihtiyacımız olan buharı önce yüksek sıcaklık ve basınçta üreterek türbinden geçirmek suretiyle tesisin ihtiyaç duyduğu elektriği de üretmiş oluyoruz. Buradan çıkan buharı da tuz prosesindeki ihtiyaç buharı olarak değerlendiriyoruz. Bu şekilde tesisimizin ihtiyaç duyduğu toplam elektrik ihtiyacının 3’te 2’sini kojenerasyon sisteminden sağlamış oluyoruz. Bu da işletmemize çok büyük bir maddi katkı sağlıyor.” dedi.



“Fabrikamızı geliştirmemizde KUZKA’nın çok büyük desteklerini gördük”


Tesisisin modernizasyonunda KUZKA Çankırı Yatırım Destek Ofisi’nin çok büyük desteklerini gördüklerini vurgulayan Akgüç, şöyle konuştu:


“Üretim yaparken yeni yatırımlarla fabrikamızda da gelişmeleri sürekli takip ediyoruz. Bu sayede modern üretimi takip ediyoruz. Fabrikamızı modernleştirme ve geliştirme çalışmalarımızda Çankırı Yatırım Destek Ofisi’nin çok büyük desteklerini gördük. Sistemin kendisini yenilemesiyle ilgili özellikle robotik sistemlerin kurulmasında, otomatik sistemlerin kurulmasında aynı zamanda ilave kapasite artırımındaki diğer ek ve revizyon yatırımlarında çok Kuzey Anadolu Kalkınma Ajansı’ndan büyük destekler aldık. Bu yüzden katkı yapan KUZKA’ya teşekkür ediyoruz”.


2002 yılında Çankırı’da kurulan fabrikanın kuruluşundan bu yana 18 tane proje yürüttüklerini söyleyen Akgüç, “Bu projelerin başlangıcı 2002 yılı oluyor. Bunlar Avrupa Birliği destekli projelerdi. Ondan sonra KUZKA’nın aracılığıyla projelerimiz devam etti. KUZKA ile şu ana kadar 5 tane proje yürüttük. Bu projelerin toplam tutarı da 6 milyon lira civarındadır” ifadelerini kullandı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul "Türkiye’nin dijital geleceğini, güçlü fiber altyapı ve 5G odaklı yerli teknolojilerle bugünden inşa ediyoruz" Türk Telekom, 2025 yılını güçlü altyapı yatırımları, öncü 5G çalışmaları ve teknoloji üretme vizyonuyla tamamlarken, 2026’yı 5G ile iletişimde dönüşümün yılı haline getirmek üzere stratejik adımlarını kararlılıkla sürdürüyor. Türk Telekom, Türkiye’nin her köşesini yeni nesil altyapılarla birbirine bağlarken, yerli ve milli ürün ve projeler geliştirmeyi sürdürüyor. Yeni yıla girerken değerlendirmelerde bulunan Türk Telekom CEO’su Ebubekir Şahin, 2025 yılını güçlü altyapı yatırımları ile tamamladıklarını, 2026’yı ise 5G ile iletişimde dönüşümün yılı yapma vizyonuyla hareket edeceklerini belirterek şu açıklamada bulundu: "Ülkemizin her köşesini fiberle birbirine bağlayarak dijital geleceği bugünden inşa ediyoruz" "Şirket olarak köklü geçmişimizden aldığımız güçle Türkiye’nin dijital dönüşümüne yön verirken, teknoloji üreten ve ihraç eden bir Türkiye hedefiyle milli kalkınmanın lokomotifi olmayı sürdürüyoruz. 2025 yılı, ülkemizin dijital geleceği açısından kritik eşiklerin aşıldığı bir yıl olurken; ağustos ayında, 2026 yılı Şubat ayında dolacak olan sabit hizmetler imtiyazımızın 2050 yılına kadar uzatılmasıyla stratejik bir adım attık. Bu tarihi imza, Türkiye’nin dijital dönüşümünü tamamlama hedefimiz doğrultusunda en büyük güvencemizdir. Bu kapsamda, 2030 yılına kadar fiber erişimimizi 37 milyon haneye, fiber abone sayımızı 17 milyona yükseltmeyi ve bağlantı hızımızı 7 kat artırmayı hedefliyoruz. İmtiyaz sözleşmesi süresince Türkiye ekonomisine sağlayacağımız 20 milyar dolarlık doğrudan katkının yanı sıra; bu yatırımların teknoloji tabanlı tüm endüstriler üzerindeki çarpan etkisi çok daha yüksek ölçekte hissedilecektir. 2005 yılından bu yana Türkiye’nin dijitalleşmesi yolunda gerçekleştirdiğimiz yatırımlar 22 milyar doları aştı. Bugün 81 ilimizi uçtan uca saran ve 535 bin kilometreye ulaşan fiber altyapımız, 34,3 milyon hane kapsamasına (FFTH/B ve FTTH/C) ulaştı. Fiberle bağlı baz istasyonu oranımızı yüzde 58 seviyelerine taşıyarak, dünya için 2030 hedeflerini şimdiden geçmiş durumdayız. Güçlü altyapımız ve fiber istasyonlarımız, 5G’ye geçiş sürecinde ülkemizin dijital omurgasını oluşturuyor. Uzun yıllardır 5G ile sağlıktan tarıma, ulaşımdan sanayiye, spordan sanata kadar tüm alanlarda öncü çalışmalar gerçekleştirdik. 5G ile ilk çevrimiçi uzaktan ameliyat, 5G ile akıllı tarım, 5G ile limanlarda akıllı taşıt takibi ve güvenli ulaşım, 5G Haptic (Dokunsal) Eldivenli VR Kukla Tiyatrosu, 5G ile ilk canlı maç yayını, ilk milli endüstriyel 5G şebeke, 5G altyapısı ile Atatürk Kültür Merkezi’nde VR gözlükle yenilikçi sanat deneyimi gibi çeşitli uygulamalar hayata geçirdik. Hem altyapımız hem de uygulamadaki deneyimimiz ile Türkiye’yi her yönüyle 5G çağına hazır hale getirmiş bulunuyoruz." "5G ekosisteminde dışa bağımlılığı azaltmak amacıyla yerli çözümler geliştirdik" 5G’yi yalnızca daha hızlı internet değil; üretimde, sağlıkta, eğitimde ve yaşamın her alanında verimliliği artıracak stratejik bir dönüşüm olarak gördüklerinin altını çizen Şahin, "Mobil Numara Taşıma pazarındaki lider konumumuzu sürdürürken, 5G frekans ihalesinde istediğimiz frekansları alarak mobildeki abone başına en yüksek kapasiteye sahip operatör konumumuzu pekiştirdik. Aldığımız kapsamlı frekanslarla ise ülke ekonomisine 1 milyar doların üzerinde ek katkı sunacağız. Elde ettiğimiz bu güçlü pozisyon ve 5G için kritik öneme sahip fiberle bağlı baz istasyonu oranımızla Nisan 2026’dan itibaren Türkiye’nin her noktasında en kapsayıcı mobil deneyimi sunmayı hedefliyoruz. Yerli teknolojilerimiz ve Ar-Ge gücümüzle Türkiye’nin 5G’de de öncü ülkelerden biri olması için çalışıyoruz. Uzun yıllardır yürüttüğümüz saha testleri, pilot uygulamalarımız ile yerli ve millî teknoloji üretme vizyonumuzla 5G ekosisteminde dışa bağımlılığı azaltmaya yönelik çözümler geliştirdik. İştirak şirketlerimiz Argela ve Netsia’nın geliştirdiği yenilikçi çözümler ile 70’in üzerinde uluslararası patenti bulunuyor. Dünyaya kazandırdığımız yeni teknolojilerle ülke ekonomisine katma değer sağlıyoruz. Silikon Vadisi’ndeki şirketimiz Netsia ile geliştirdiğimiz SEBA ve RIC gibi ileri teknolojileri küresel pazara taşıyarak ülkemizin teknoloji üretme ve ihraç etme vizyonuna katkı sunuyoruz. Şirket olarak 2026 yılında fiber yatırımlarını büyütmeyi, 5G’nin günlük yaşama entegrasyonunu hızlandırmayı ve Türkiye’yi kendi teknolojisini üreten ve ihraç eden bir dijital güç haline getirme hedefiyle yolumuza devam edeceğiz" dedi.