ÇEVRE
"Küresel Kırılmalar ve Yerel Dayanıklılık" sempozyumu gerçekleştirildi 05 Mayıs 2026 Salı - 10:31:26 İnönü Üniversitesi ev sahipliğinde, Malatya Büyükşehir Belediyesi ve Turgut Özal Üniversitesi paydaşlığında düzenlenen "Küresel Kırılmalar ve Yerel Dayanıklılık" sempozyumu yoğun katılımla gerçekleştirildi. İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen sempozyuma, Malatya Valisi Seddar Yavuz, AK Parti Malatya Milletvekili Prof. Dr. Abdurrahman Babacan, Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, İnönü Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nusret Akpolat, OSTİM Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Murat Yülek, İnönü Üniversitesi Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Mehmet Sağlam ile Prof. Dr. Ali Özer, Turgut Özal Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. İlhan Erdem, siyasi parti başkanları, il müdürleri ve sivil toplum kuruluşları temsilcileri katıldı. Programın açılışında konuşan İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Gökhan Tuncel, sempozyuma ilişkin bilgiler verdi. Tuncel, "Bugün, sizlerle küresel ölçekten yerel ölçeğe sosyoekonomik olarak yaşanan değişim ve dönüşümü; özellikle krizleri ve bu krizlerin ne anlama geldiğini tartışacağız. Dört farklı oturumda küresel, ulusal ve yerel bazda, özellikle Malatya ölçeğinde, bu sürecin nasıl yönetildiğini; eksikliklerin neler olduğunu ve daha iyiye gidebilmek için yapılması gerekenleri ele alacağız. Birbirinden değerli 16 akademisyenimiz katkı sunacak. Katılımlarınızdan dolayı hepinize teşekkür ediyorum" dedi. İnönü Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nusret Akpolat kurumlar arasında yapılan işbirliğine dikkat çekerek, "Küresel kırılmalar ve sınanmalar sürecinde Malatya’mızın da sınandığı bir dönemden geçtik. Bugün şu salona baktığımızda çok güzel bir iş birliğinin resmini görüyoruz. Büyükşehir belediye başkanımız, ilçe belediye başkanlarımız, siyasi partilerin temsilcileri, milletvekilimiz ve valimiz aramızda. Bu birlik ve beraberlik ruhunun devam etmesini temenni ediyorum. Aramızda OSTİM Teknik Üniversitesinin rektörü var; akademik ve kurumsal destekleri için teşekkür ediyorum. Bu etkinliğin gerçekleşmesinde emeği geçen tüm paydaş kurumlara, üniversitelerimize ve özellikle katkı sunan hocalarımıza teşekkür ediyorum. Katılımlarınızla bizleri onurlandırdığınız için hepinize şükranlarımı sunuyorum" şeklinde konuştu. AK Parti Malatya Milletvekili Prof. Dr. Abdurrahman Babacan da konuşmasında, "Bu program planlandığı günden itibaren şehrimizin bütün paydaşlarının bir araya gelmesini özellikle arzu ettik. Yerel yönetimler, sivil toplum kuruluşları, akademi dünyası ve siyasetçiler olarak Malatya’nın hem ulusal hem de küresel ölçekte önemli meselelerini birlikte tartışmak istiyoruz. Bundan sonra da bu birlikteliği sürdürmeyi, sürecin tamamını birlikte yönetmeyi umuyoruz. Bugün burada bulunan tüm katılımcılara, emeği geçen üniversitelerimize, belediyelerimize ve akademisyenlerimize teşekkür ediyorum. Umuyoruz ki bu toplantı çok verimli olur. Bundan sonrasına dair güçlü bir perspektif sunar ve şehrimizin geleceğini hep birlikte inşa ederiz. Hayırlı olmasını diliyorum" ifadelerini kullandı. Malatya Valisi Seddar Yavuz ise konuşmasında memnuniyetini dile getirdi. Yavuz, "Böylesi bir çalışmanın Malatya’da yapılmasından büyük bir memnuniyet duyuyorum çünkü biz çok büyük bir sınamadan geçtik. Sadece deprem bölgesi olarak değil; ülke olarak da geleceğimizi tehdit edebilecek büyük bir afetle yüzleştik. Bunun sosyal, ekonomik ve psikolojik sonuçlarını hep birlikte yaşadık ve yaşamaya devam ediyoruz. Biz de bu süreçte önemli bir dayanıklılık gösterdik. Biz yalnızca deprem konutları yapmadık, yeni bir Malatya inşa ettik. Şehrin merkezinde on binlerce bağımsız bölüm inşa ettik, altyapısıyla, üstyapısıyla geleceğin dirençli şehrini kurduk. 124 bin bağımsız bölümle aslında yeniden bir şehir inşa ettik. Bu, gurur duyulacak bir başarı hikâyesidir. Elbette eksiklerimiz olabilir ancak ortaya konulan gayret çok büyüktür. Bu sempozyumdan çıkacak sonuçların da bizlere yol göstereceğine inanıyorum. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı. Açılış konuşmalarının ardından sempozyum, OSTİM Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Murat Yülek tarafından verilen "Kriz Sarmalında Dünya: Sanayileşme, Kaynak Dağılımı ve Bölüşümün Geleceği" başlıklı açılış konferansı ile devam etti. Sempozyum kapsamında düzenlenen ilk oturumda "Küresel ve Bölgesel Ekonomi Politik: Enerji, Ticaret, Finans ve Güvenlik" konusu ele alındı. Moderatörlüğünü Marmara Üniversitesinden Prof. Dr. Mehmet Babacan’ın yaptığı oturumda, Dr. Osman Zeki Gökçe, İnönü Üniversitesinden Prof. Dr. Ali Koçyiğit, Milli İstihbarat Akademisinden Prof. Dr. Mevlüt Tatlıyer ve Marmara Üniversitesinden Prof. Dr. Nurullah Gür, küresel ekonomi, enerji güvenliği, ticaretin jeoekonomisi ve finansal dönüşüm konularında değerlendirmelerde bulundu. İkinci oturumda ise "Afet Sonrası Kalkınma: Türkiye Örneği (Malatya ve Deprem Bölgesi Perspektifi)" başlığı altında afet sonrası ekonomik ve toplumsal toparlanma süreçleri ele alındı. Moderatörlüğünü İnönü Üniversitesinden Prof. Dr. Recep Karabulut’un üstlendiği oturumda; İnönü Üniversitesinden Prof. Dr. Tayfur Bayat, İstanbul Ticaret Odası Genel Sekreteri Prof. Dr. Nihat Alayoğlu, İnönü Üniversitesinden Prof. Dr. Gökhan Tuncel ve Prof. Dr. Murat Sezik sunumlarıyla katkı sağladı. Programın kapanış bölümünde gerçekleştirilen "Malatya İçin Bütüncül Kalkınmanın Yol Haritası" başlıklı özel oturumda ise bölgesel kalkınma perspektifleri masaya yatırıldı. Oturum, Turgut Özal Üniversitesinden Prof. Dr. Oğuzhan Göktolga moderatörlüğünde; Fırat Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Mehmet Şirin Budancamanak, İnönü Üniversitesinden Prof. Dr. Ahmet Uğur ve Turgut Özal Üniversitesinden Doç. Dr. Ahmet Şit’in katılımıyla gerçekleştirildi. Sempozyum, gün boyunca gerçekleştirilen oturumların ardından tamamlandı.
05 Mayıs 2026 Salı - 10:29 Mersin’de kar güzelliği böyle görüntülendi Mersin’in Erdemli ilçesinde Torosların eteğinde mayıs ayında lapa lapa yağan kar ayrı bir güzellik oluşturdu, bölge dron ile görüntülendi. Karla kaplanan yağışın sürdüğü kırsal mahallelerde ise Erdemli Belediyesi ekipleri yol açma çalışması yaptı. Meteorolojinin uyardığı yağışlı hava 3 gündür Mersin genelinde etkili olurken, bin 300 rakım üzerinde Torosların eteğindeki bir çok mahalle ise karla kaplandı. Erdemli ilçesine bağlı Güneyli, Güzeloluk, Sorgun ve Toros mahallelerinde lapa lapa kar yağdı. Karla kaplanan kırsal mahalleler ve ormanlık alanlar dron ile havadan görüntülendi. Erdemli Belediye Başkanı Mustafa Kara’nın talimatıyla Fen İşleri Müdürlüğü’ne bağlı ekipler ise karla kaplı yolları açmak için çalışma yaptı. Kar kalınlığının yer yer 30 santimetreye ulaştığı bölgelerde çalışma yapan ekipler, başta kırsal mahallelerin ana ulaşım noktalarını temizledi. Kar yağışının sürdüğü ekiplerin bölgede çalışmasını sürdürdüğü belirtildi. "30 yıl aradan sonra kar sürpriz yaptı" Kar yağışının bugün de devam ettiği Sorgun Mahallesi’nin muhtarı Mehmet Gür,"Son 30 yıl aradan sonra kar kış bir sürpriz yaptı, köyümüze 30 santime kar yağdı. Çok güzel bir kış geçirdik. Bereketli bir kışın arkasından sürpriz, bir Mayıs’ta yağan 30 santimlik karla karşılaştık. Uzun yıllardır yaşamamış olduğumuz bir olaydı. Bereketli bir kış geçirdik. Barajımız yüzde 100 doluluk oranına ulaştı. Son 5-6 yıldır yaşamış olduğumuz kuraklıktan dolayı su kaynaklarımızın tamamına yakını kurumuştu, şu anda hepsi ful"dedi. (HİV-
05 Mayıs 2026 Salı - 10:27 Doğal Yaşam Parkı’nda hayata döndüren müdahale İzmir Doğal Yaşam Parkı’nda sezaryenle dünyaya gelen ceylanın nefes almadığını fark eden veteriner hekimler adeta zamanla yarıştı. Suni solunum ve oksijen desteğiyle nefes alması sağlanan yavru hayata tutundu. Bir diğer başarılı operasyon da parka ilk kez getirilen cüce su aygırına yapıldı. Su aygırının uzayan ve yanağına batarak yaralanmasına neden olan sol dişine dünyada nadir uygulanan bir operasyon yapıldı. İzmir Büyükşehir Belediyesi Veteriner İşleri Dairesi Başkanlığı Doğal Yaşam Parkı’nda adeta yaşamla ölüm arasında ince bir çizgi kuruldu. Zorlu doğum sonrası sezaryenle dünyaya getirilen ceylan nefes alamayınca, veteriner hekimler zamanla yarıştı. Saniyeler içinde başlatılan suni solunum müdahalesiyle yavru ceylan yeniden nefes aldı. Veteriner hekimlerin başarısı bununla sınırlı kalmadı. Aşırı uzamış dişi yanağına batarak ciddi yaralanmaya neden olan cüce su aygırını, dünyada çok nadir uygulanan bir operasyona imza atarak kurtaran ekip, hayvanı cerrahi müdahaleyle sağlığına kavuşturdu. Yavru ceylana suni solunum Doğal Yaşam Parkı’nda görevli Veteriner Hekim Lütfi İlman, ceylanların genellikle doğumlarını sorunsuz gerçekleştirdiğini ancak nadiren komplikasyonlar yaşandığını belirtti. İlman, "Bir ceylanın doğum yapamadığını tespit ettik. Yaklaşık 6 saat takip ettik ancak doğum gerçekleşmeyince müdahale etmek zorunda kaldık. Ceylanı anestezi altına alarak sezaryen operasyonu yaptık" dedi. Ceylanların yılda bir kez doğum yaptığını ve çoğunlukla ikiz yavruladığını aktaran İlman, söz konusu vakada yavrulardan birinin anne karnında öldüğünü söyledi. Anne ve yavru ceylanın sağlığı iyi Veteriner Hekim Lütfi İlman, "Diğer yavruyu ve anneyi kurtarmak için operasyon yaptık. İnsanlardaki sezaryene benzer şekilde karın açılarak yavru alındı. Yavrunun solunum yollarını temizledik, suni solunum uyguladık ve oksijen tedavisiyle sağlıklı hale getirdik. Anne de operasyonun ardından uyandırıldı. Şu anda her ikisinin de durumu iyi" diye konuştu. Operasyon sonrası anne ceylanın gözlem altında tutulduğunu belirten İlman, iyileşme sürecinin ardından yavrusuyla birlikte yeniden sürüye katılacağını ifade ederek, "Her hayvanın canı çok kıymetli. Olası sorunlara anında müdahale edebilecek ekip ve ekipmanlarımız mevcut" dedi. Dünyada yalnızca iki örneği var Doğal Yaşam Parkı’nda bir diğer dikkat çeken müdahale ise cüce su aygırına yapılan sıra dışı operasyon oldu. Almanya doğumlu 17 yaşında ve 230 kilogram ağırlağındaki baba Rübe ile aynı kiloya sahip 16 yaşındaki anne Malia ve 9 yaşındaki kızları Mela, Darıca’daki özel bir hayvanat bahçesinden İzmir Doğal Yaşam Parkı’na getirildi. Burada yapılan sağlık taraması sonucu Malia’da ciddi diş problemi tespit edildi. Veteriner hekim Şükrü Erdem Onur, "İlk muayenede dişinin fazla uzadığını ve yanağına battığını gördük. Bu durum hayvanın yaşam konforunu düşürüyordu. Çocuklarda görülen ortodontik bozukluklara benzer bir açı problemi vardı. Hayvanı anesteziye alarak cerrahi müdahaleyle dişi olması gereken boyuta getirdik" dedi. Bu operasyonun dünyada nadir uygulandığını vurgulayan Onur, "Literatür taramasında bu operasyonun dünyada yalnızca iki örneğinin olduğunu gördük. Gerekli araştırmaları yaparak başarılı bir operasyon gerçekleştirdik. Hayvan şu anda sağlıklı ve yaşamına sorunsuz devam ediyor" ifadelerini kullandı.
Kozan’da selin izleri havadan görüntülendi
30 Nisan 2026 Perşembe - 11:21 Kozan’da selin izleri havadan görüntülendi Adana’nın Kozan ilçesinde dün akşam etkili olan sağanak yağış ve dolunun ardından meydana gelen sel felaketinin izleri havadan görüntülendi. Kozan ilçesinde dün akşam etkili olan sağanak yağışın ardından Tabak Deresi taştı. Taşkının etkisiyle Bucak yolu üzerindeki Karabuzağı Mahallesi Döşeme mevkiinde bağlantı yolları su ve çamurla kaplanarak trafiğe kapandı. Yolda bulunan bazı araçlar ise sel sularında mahsur kaldı. Selin boyutu dron ile kaydedildi. Görüntülerde taşan derelerin yatağından çıkarak çevreye yayıldığı, asfalt yolların söküldüğü ve dev kayaların sürüklenerek yerleşim alanlarına kadar ulaştığı görüldü. Özellikle Eskikabasakal ve Karabuzağı mahallelerinde tarım arazilerinin suyun şiddeti nedeniyle etkilenip zarar görmesi dikkat çekti. Bölgede bazı yollar tamamen kullanılamaz hale gelirken sel sularının bıraktığı çamur ve moloz yığınları havadan görüntülendi. "Tarım arazileri ve yollarda büyük hasar oluştu" Eskikabasakal Mahalle Muhtarı Levent Kara, yaşanan afetin büyüklüğüne dikkat çekerek, "Hepimize geçmiş olsun. Şu an durum ağır, bir can kaybımız var, bir üreticimizin de hayvan kaybı var. Tarım arazileri ve yollarda büyük hasar oluştu. Sel yaklaşık 20 dakikada dağdan aşağıya indi. Yağmur dolu ile karışık şekilde yağdı. Maden ocakları dağın yapısıyla oynadı, açılan yollar nedeniyle su doğrudan yerleşim alanlarına yöneldi. Mahallemizde en son böyle bir olay 60 yaşındaki vatandaşlarımızın çocukluk döneminde yaşanmış" dedi. "Daha önce de sel oluyordu ama bu kadarını görmedik" Sel sırasında evinin önünden suyun aktığını belirten Bekir Özgan ise, "Yoldayken köyde sel olduğunu eşimden öğrendim. Daha önce de sel oluyordu ama bu kadarını görmedik. Köprü yapılması lazım, tarlalara su gitmeyecek alanlar oluşturulmalı. Kozan’ın en yakın köylerinden biri burası ve en fazla zarar gören yer de burası" diye konuştu.
Kütahya’da ÇEDES yıl sonu şenlikleri başladı
30 Nisan 2026 Perşembe - 11:20 Kütahya’da ÇEDES yıl sonu şenlikleri başladı Kütahya’da "Çevreme Duyarlıyım, Değerlerime Sahip Çıkıyorum (ÇEDES) Projesi" kapsamında düzenlenen yıl sonu cami şenlikleri başladı. Milli Eğitim Bakanlığı, Diyanet İşleri Başkanlığı ve Gençlik ve Spor Bakanlığı iş birliğiyle yürütülen proje çerçevesinde gerçekleştirilen etkinliklerin 15 Haziran’a kadar devam etmesi planlanıyor. Kütahya İl Müftülüğü ile Kütahya İl Milli Eğitim Müdürlüğü koordinasyonunda, Kütahya Gençlik ve Spor İl Müdürlüğünün katkılarıyla düzenlenen şenliklere, kent genelindeki tüm okulların katılımı hedefleniyor. Gönüllülük esasına dayalı olarak gerçekleştirilen etkinlikler, öğrencilerin yoğun ilgisiyle başladı. Cami şenlikleri kapsamında kurulan "Maneviyat İstasyonları"nda camilerin tanıtımı yapılırken, cami adabı anlatılıyor. Ayrıca bir ayet, bir hadis ya da İslam tarihinden kısa anekdotların paylaşıldığı etkinliklerle öğrencilerin manevi bilgi birikimlerinin artırılması amaçlanıyor. Programda yer alan soru-cevap istasyonlarında bilgi yarışmaları düzenlenirken, cami bahçelerinde çeşitli oyunlar oynanıyor ve katılımcılara ikramlar sunuluyor. Etkinliklerle öğrencilerin milli ve manevi değerleri eğlenerek öğrenmesi hedeflenirken, camilerin sosyal hayatın aktif bir parçası haline getirilmesi de amaçlanıyor. Kütahya genelinde başlayan yıl sonu şenlikleri kapsamında camiler, gönüllü öğrencileri ağırlamak üzere kapılarını açık tutuyor.
Bitlis’te açan ters laleler ziyaretçilerin ilgi odağı oldu
30 Nisan 2026 Perşembe - 10:59 Bitlis’te açan ters laleler ziyaretçilerin ilgi odağı oldu Bitlis’in Mutki ilçesinde baharın gelişiyle açan ters laleler, doğaseverlerin ve fotoğraf tutkunlarının yoğun ilgisini çekiyor. Halk arasında "ağlayan gelin" olarak da bilinen bu nadide çiçekler, oluşturduğu eşsiz manzarayla görenleri adeta büyülüyor. İlçeye bağlı Yumrumeşe köyünde doğal olarak yetişen ters laleler, özellikle yüksek kesimlerde baharın en güzel simgelerinden biri olarak öne çıkıyor. Bölge halkının yanı sıra çevre illerden ziyaretçiler de bu görsel şöleni yerinde görmek için köye akın ediyor. Ziyaretçiler, lalelerin oluşturduğu doğal güzellikler arasında bol bol fotoğraf çekerken, anı ölümsüzleştirmeyi ihmal etmiyor. Fotoğrafçılar için adeta açık hava stüdyosuna dönüşen bölge, doğa yürüyüşü yapmak isteyenler için de cazip bir rota haline geliyor. Bitlis’te açan ters laleleri görmek ve fotoğraflamak için İstanbul’dan Bitlis’e gelen doğa fotoğrafçısı Ümit Pektaş, gördüğü manzaranın hayranlık uyandırdığını söyledi. Pektaş, "İstanbul’dan geliyorum. Sırf ters laleleri görebilmek, çekebilmek adına bin 700 kilometrelik bir yol yaptık. Değdi mi derseniz, kesinlikle değdi. Şu anda bulunduğumuz yer Yumrumeşe köyü ve ters lalelerin oldukça yoğun olduğu bir lokasyon. Ben çok memnun kaldım. Emeği geçen bütün arkadaşlarımıza, hocalarımıza içten teşekkürler. Bu ikinci gelişim fotoğraf ağırlıklı olarak ve her defasında geldiğimde de bizim tabirimizle heybemiz dolu dolu dönüyorum. Dediğim gibi burası lokasyon olarak hem güvenlik açısından hem konfor açısından hiç insan korkup, kafalarında bir soru işareti olmasını gerektirecek hiçbir durum yok. Ben 7 yıl evvel de gelmiştim. Gayet güzel, güvenli ve özellikle buranın insanının o misafirperverliği inanın her şeye değer. Gelince göreceksiniz o kadar diyorum ve kesinlikle de pişman olmayacaksınız" dedi.
Bitlis’te açan ters laleler ziyaretçilerin ilgi odağı oldu
30 Nisan 2026 Perşembe - 10:51 Bitlis’te açan ters laleler ziyaretçilerin ilgi odağı oldu Bitlis’in Mutki ilçesinde baharın gelişiyle birlikte açan ters laleler, doğaseverlerin ve fotoğraf tutkunlarının yoğun ilgisini çekiyor. Halk arasında "ağlayan gelin" olarak da bilinen bu nadide çiçekler, oluşturduğu eşsiz manzarayla görenleri adeta büyülüyor. İlçeye bağlı Yumrumeşe köyünde doğal olarak yetişen ters laleler, özellikle yüksek kesimlerde baharın en güzel simgelerinden biri olarak öne çıkıyor. Bölge halkının yanı sıra çevre illerden gelen ziyaretçiler de bu görsel şöleni yerinde görmek için köye akın ediyor. Ziyaretçiler, lalelerin oluşturduğu doğal güzellikler arasında bol bol fotoğraf çekerken, anı ölümsüzleştirmeyi ihmal etmiyor. Fotoğrafçılar için adeta açık hava stüdyosuna dönüşen bölge, doğa yürüyüşü yapmak isteyenler için de cazip bir rota haline geliyor. Bitlis’te açan ters laleleri görmek ve fotoğraflamak için İstanbul’dan Bitlis’e gelen doğa fotoğrafçısı Ümit Pektaş, gördüğü manzaranın hayranlık uyandırdığını söyledi. Pektaş, "İstanbul’dan geliyorum. Sırf ters laleleri görebilmek, çekebilmek adına bin 700 km’lik bir yol yaptık. Değdi mi derseniz, kesinlikle değdi. Şu anda bulunduğumuz yer Yumrumeşe köyü ve ters lalelerin oldukça yoğun olduğu bir lokasyon. Ben çok memnun kaldım. Emeği geçen bütün arkadaşlarımıza, hocalarımıza içten teşekkürler. Bu ikinci gelişim fotoğraf ağırlıklı olarak ve her defasında geldiğimde de bizim tabirimizle heybemiz dolu dolu dönüyorum. Dediğim gibi burası lokasyon olarak hem güvenlik açısından hem konfor açısından hiç insan korkup, kafalarında bir soru işareti olmasını gerektirecek hiçbir durum yok. Ben 7 yıl evvel de gelmiştim. Gayet güzel, güvenli ve özellikle buranın insanının o misafirperverliği inanın her şeye değer. Gelince göreceksiniz o kadar diyorum ve kesinlikle de pişman olmayacaksınız" dedi.
Akdeniz Üniversitesi’nde son 2 yılda 5 bin fidan dikildi
30 Nisan 2026 Perşembe - 10:30 Akdeniz Üniversitesi’nde son 2 yılda 5 bin fidan dikildi Daha yeşil bir kampüs anlayışıyla çalışmalarına devam eden Akdeniz Üniversitesi’nde son iki yılda 5 binden fazla fidan dikildi. Akdeniz Üniversitesi Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanlığı Peyzaj Şube Müdürlüğü organizasyonuyla Rektör Prof. Dr. Özlenen Özkan, akademisyenler ve öğrencilerin katılımıyla çeşitli türde fidan dikme etkinliği gerçekleştirildi. Kampüs merkezi ve fakülte ve yüksekokul yerleşkelerinde gerçekleştirilen fidan dikme etkinlikleriyle Akdeniz Üniversitesi yeşilliğine yeşillik kattı. 2025 ve 2026 yıllarında 5 binin üzerinde 15 çeşit ağaç toprakla buluşturuldu. 2025 yılında 2 bin 650 fidan Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanlığı Peyzaj Şube Müdürlüğü verilerine göre 2025 yılı içerisinde gerçekleştirilen ağaçlandırma seferberliğinde toplamda 2 bin 650 fidan dikildi. Bu dönemde özellikle dayanıklılığı ve bölge iklimine uyumuyla bilinen servi ön plana çıktı. Bin 582 adet servi fidanı toprakla buluştu. Bunun yanı sıra, kampüse Akdeniz kültürünün sembolü olan 505 adet zeytin fidanı dikilirken 152 adet kızıl çam, 45 adet fıstık çamı, 341 adet keçiboynuzu, 7 adet nar, 18 adet mandalina türlerinden oluşan 2 bin 650 adet fidan toprakla buluşturuldu. 2026 yılında 2 bin 753 fidan Akdeniz Üniversitesi’nde 2026 yılında dikim sayısı bir önceki yılı geride bırakarak 2 bin 753’e ulaştı. Bu yılın en dikkat çekici verisi ise Akdeniz’in renkli simgesi zakkum oldu. Tam 2 bin 265 adet zakkum fidanı kampüs yollarını ve bahçelerini süslemek üzere toprakla buluştu. 2026 yılı çalışmaları sadece görsellikle sınırlı kalmayıp, meyve ağacı çeşitliliğiyle de dikkat çekti. 64 adet Portakal-mandalina, 36 adet limon, 20 adet turunç ve 20 adet kamkat, 203 adet zeytin, 80 adet defne, 24 adet begonvil, 38 adet incir ve 3 adet nar fidan dikimi gerçekleştirildi. 2025 ve 2026 yıllarında toplamda 5 bin 403 çeşitli fidan dikilerek Akdeniz Üniversitesi doğasında yerini aldı. "Daha yeşil bir Akdeniz Üniversitesi" Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, "Antalya’mız coğrafyası ile kampüsümüz de peyzajı ile içerisinde güzellikleri barındırıyor. Akdeniz Üniversitemizin gerek merkez yerleşkesinde gerekse ilçelerde olan yerleşkelerinde başlattığımız ağaçlandırma çalışmalarımızla öğrencilerimize daha yeşil bir yaşam alanı sunuyoruz. Göreve geldiğimiz günden beri yönetim olarak farklı etkinliklerle kampüsümüzün daha yeşil ve daha yaşanabilir bir çevreye kavuşması için elimizden gelenin fazlasını yapıyoruz. Kampüsümüzde yeni binalar yükselirken akademisyenlerimizin ve öğrencilerimizin katkılarıyla da farklı çeşitte fidanlarımız yükseliyor. Kampüsümüzün ve yerleşkelerimizin daha yeşil olması için çalışmalarını sürdüren peyzaj müdürlüğümüze, akademisyenlerimize ve öğrencilerimize teşekkür ediyoruz. Geleceğe miras bırakacağımız yegâne şey çevremize yapacağımız yatırımlardır" dedi.