ÇEVRE
İçerisinde şelale akan Karadeniz’in en derin mağarası görenleri mest ediyor
21 Şubat 2026 Cumartesi - 14:09 İçerisinde şelale akan Karadeniz’in en derin mağarası görenleri mest ediyor Kastamonu’nun Şenpazar ve Cide ilçesi sınırındaki tescilli Dağlı Kuylucu Mağarası, içerisinde akan şelalesi ve derinliğiyle görenleri kendisine hayran bırakıyor. Karadeniz’in en derin mağarası olan Dağlı Kuylucu, her mevsim güzelliğiyle büyülüyor. Kastamonu’nun Cide ve Şenpazar ilçesinde Dağlı köyü sınırlarında yer alan ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından 2020 yılında "Tabiat Varlığı-B Grubu Mağara" olarak tescillenerek koruma altına alınan Dağlı Kuylucu Mağarası, görenleri hayran bırakıyor. Halk arasında "Kuyluç" veya "Dağlı Kuylucu" adıyla da bilinen mağara, Türkiye’nin ağzı en geniş dikey mağarası olarak kayıtlarda yer alıyor. Mağaranın ağız genişliği yaklaşık 100 metreyi bulurken, derinliği ise tam olarak bilinmiyor. Karadeniz Bölgesi’nin en derin mağarası olan Dağlı Kuylucu, Türkiye genelinde derinlik sıralamasında da 17. sırada yer alıyor. Mağaranın içerisinde yer alan ve yaklaşık 40 metre yükseklikten akan şelale ise görenleri büyülüyor. Şelalenin çıkardığı sesler, mağaranın derinliklerinde yankılanarak, ziyaretçilere mest eden bir atmosfer sunuyor. Mağaranın çevresi ise doğanın gücüyle şekillenmiş çukurlar, irili ufaklı suyolları ve "cadı kazanı" olarak adlandırılan derin oyuklar bulunuyor. Yapılan çalışmalarla kireçtaşından oluşan tavan bölümlerinin suyun etkisiyle çökmesiyle oluşmuş bir çökme dolini olduğu belirlenen mağara içinde yatay olarak bulunan mağaralar da bu teoriyi desteklediği belirtildi. "Dikey olarak yukarı çıkılan ve ağzı çanak olarak Türkiye’nin en geniş mağarasıdır" Mağarayla ilgili bilgi veren Kastamonu Üniversitesi Araç Rafet Vergili Meslek Yüksekokulu Öğretim Görevlisi Hikmet Haberal, "Türkiye’de derinlik açısından 17. sırada olan bir mağara, ancak Karadeniz Bölgesi’nde, Kastamonu bölgesinde bir numara olan mağaradır. Yukarıya doğru dikey olarak çıkılan mağaranın ağzı Türkiye’nin en geniş ağızlı mağarasıdır. Dağların arasından çıkan sular, altından geliyor ve mağara oluşuyor. Ama 250 metre mağarayı oyduktan sonra bu suyun çıkışı nerede olduğu bilinememektedir. Kuzeybatı’ya doğru Loç Vadisi bulunmaktadır ve hemen altında Malyas Kanyonu bulunmaktadır. Aşağı tarafında Hamitli köyleri var ve buradan Cide’de Gideros koyuna kadar bu su devam etmektedir. Suyun aşağısında Kılıçlı Mağarası da bulunmaktadır. Kılıçlı Mağarasına akan suların da buradan olduğunu düşünmekteyim ve bu daha önce kayıt altına alınamamış, herhangi bir kaydı olmamıştır. Bu suyun nereden çıktığı henüz kayıtlarda resmi bir bilgiyle verilmediğinden dolayı bunu biz araştırmalarımızda suyun başlangıç noktası ve çıkış noktasından tecrübelerimizle gözlemlemeye çalışıyoruz" dedi. "Tıbbı ve aromatik bitkiler açısından zengin bölge" Dağlı Kuylucu Mağarası’nın bitki çeşitliliği açısından önemli bir yere sahip olduğunu söyleyen Haberal, "Burada ’kırkkilit otu’ denilen, tıp biliminde kullanılan bir bitki var. Aynı zamanda tıbbi ve aromatik bitkiler açısından zengin bir bölge. Biyoçeşitlilik açısından önemli bir bölge. Özellikle Küre Dağlarının en önemli ayağını oluşturan alanlardan biri burası olduğu için biyoçeşitliliği ön planda" diye konuştu. "Mağara, macera turizmi, mağara turizmi, adrenalin sevenler için harika bir rota" Mağaranın macera turizmi, mağara turizmi ve adrenalin sevenler için harika bir rota olduğunu belirten Haberal, "Baharda ayrı, sonbaharda ayrı, kışın ayrı bir güzelliğe sahip Yaz aylarında mağaranın etrafını pek göremiyoruz ama sonbaharda yapraklar döküldüğü için daha da net görme imkanımız oluyor. Burası kaygan bir zemine sahip. Her zaman öyle oluyor. Küre Dağları Milli Parkı’ndan, ilgili Şube Müdürlüğü arkadaşlarımızdan bilgi alıp bu bölgeyi öyle ziyaret etmelerini öneririz" şeklinde konuştu. "Mağarada bizleri üç tane şelale bekliyor" Mağarada üç tane şelalenin bulunduğunu belirten Haberal, "Dağlı Kuylucu Mağarasının içerisine inmeye başladığımız zaman bizleri 3 tane şelale beklemektedir. Bu şelaleler görsel güzelliğiyle de adeta mağaraya ayrı bir güzellik katmaktadır. Şelaleler hemen altında da büyük bir havuzlar mevcuttur. Bu havuzların varlığı da mağaraya farklı bir özellik, farklı bir güzellik sunmaktadır" ifadelerini kullandı.
Menteşe’de sağanak yağışların ardından tarım arazilerinde hasar tespit çalışmaları başladı
21 Şubat 2026 Cumartesi - 12:30 Menteşe’de sağanak yağışların ardından tarım arazilerinde hasar tespit çalışmaları başladı Menteşe İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü ekipleri, yoğun yağışlardan etkilenen tarım arazilerinde incelemelere başladı. Üreticilerin mağduriyetini gidermek amacıyla saha çalışmaları aralıksız sürdürülüyor. Muğla’nın Menteşe ilçesinde etkili olan şiddetli yağışlar, bölgedeki tarım arazilerinde su baskınlarına ve hasara yol açtı. Yağışların durmasıyla birlikte harekete geçen Menteşe İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü, ilçe genelindeki mahallelerde kapsamlı bir hasar tespit çalışması başlattı. İlçe Müdürlüğü bünyesinde oluşturulan teknik ekipler, yağışlardan en çok etkilenen tarım alanlarını tek tek ziyaret ediyor. Mahalle muhtarları ve üreticilerle koordineli bir şekilde yürütülen çalışmalarda; ekili dikili alanlar, seralar ve hayvancılık işletmelerindeki zarar durumları kayıt altına alınıyor. Menteşe İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü yetkilileri, zorlu hava şartları nedeniyle üretim süreçleri aksayan çiftçilerin yanında olduklarını vurguladı. Yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:"İlçemizde yaşanan yoğun yağışlar nedeniyle, Müdürlüğümüz ekiplerince mahallelerimizdeki tarım arazilerinde hasar tespit çalışmalarımız titizlikle devam etmektedir. Yağışlar nedeniyle tarım alanları zarar gören tüm üreticilerimize geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz. Devletimiz, üreticimizin her zaman yanındadır"ifadesi kullanıldı.
Her batık kendi dönemine ışık tutuyor
21 Şubat 2026 Cumartesi - 11:19 Her batık kendi dönemine ışık tutuyor Antalya Büyükşehir Belediyesi, Akdeniz’in mavi sularının altında gün yüzüne çıkarılan izleri ve sualtı arkeolojisinin büyüleyici dünyasını anlatan "Antalya Derinliklerinden Arkeolojik Sualtı Keşifleri" etkinliği düzenledi. Antalya Büyükşehir Belediyesi Kent Tarihi, Tanıtımı ve Turizm Dairesi Başkanlığı tarafından düzenlenen "Antalya Derinliklerinden Arkeolojik Sualtı Keşifleri" başlıklı etkinlik, sualtı mirasını bilimsel veriler ışığında ele alan kapsamlı bir konferans olarak gerçekleştirildi. Bülent Ecevit Kültür Merkezi’nde düzenlenen programda, Antalya kıyıları açıklarında sürdürülen sualtı kazı ve araştırmalarına ilişkin dikkat çekici bulgular katılımcılarla paylaşıldı. Yoğun ilgi gören etkinlikte katılımcılar hem Antalya’nın denizcilik geçmişini yakından tanıma hem de sualtı arkeolojisinin az bilinen yönlerini keşfetme fırsatı sundu. Öniz’den kapsamlı sunum Akdeniz Üniversitesi Kültür Varlıkları Koruma ve Onarımı Bölüm Başkanı Hakan Öniz, Akdeniz’in derinliklerinde tespit edilen batık gemiler, su altında kalmış antik yerleşimler ve bu alanlardan çıkarılan binlerce yıllık eserler hakkında kapsamlı bir sunum yaptı. Öniz ayrıca, sualtı arkeolojisinde kullanılan bilimsel yöntemleri, kazı süreçlerinin nasıl yürütüldüğünü ve gün yüzüne çıkarılan eserlerin korunmasına yönelik çalışmaları ayrıntılı biçimde anlatarak, sualtı keşiflerine ilgi duyan vatandaşları bilgilendirdi. Her batık kendi dönemine ışık tutuyor Akdeniz Üniversitesi Kültür Varlıkları Koruma ve Onarımı Bölüm Başkanı Hakan Öniz, Akdeniz kıyılarında çok sayıda antik kent bulunduğunu, ancak bu kentlerden çok daha önce, 50-60 bin yıl öncesinde insanların mağaralar ve benzeri alanlarda bu kıyılarda yaşadığını belirtti. İnsan ile deniz arasındaki on binlerce yıllık ilişkiyi ortaya koymanın görevleri olduğunu ifade eden Öniz, "Sualtı arkeolojisi çalışmaları kapsamında özellikle günümüzden yaklaşık 3 bin yıl öncesine ait 422 batık belgelendi. Her batık kendi dönemine ışık tutan birer zaman kapsülü niteliğine sahip. İleri teknolojilerle deniz tabanını araştırıyor ve tespit ettiğimiz batıklarda bilimsel kazılar yürütüyoruz" dedi.