GÜNDEM - 17 Temmuz 2025 Perşembe 19:35

15 Temmuz Gazisi Turgut Aslan: "Eğer FETÖ kazansaydı, demokrasi ve halk kaybetmiş olacaktı"

A
A
A
15 Temmuz Gazisi Turgut Aslan: "Eğer FETÖ kazansaydı, demokrasi ve halk kaybetmiş olacaktı"

Çorum’da 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü çerçevesinde düzenlenen söyleşide konuşan 15 Temmuz Gazisi ve Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Turgut Aslan, "Eğer FETÖ kazansaydı, demokrasi ve halk kaybetmiş olacaktı" dedi.


Çorum’da 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü Anma programları çerçevesinde, Hitit Üniversitesi Rektörlüğü, Çorum Belediye Başkanlığı, Sivil Toplumla İlişkiler İl Müdürlüğü öncülüğünde Meslek Yüksek Okulu Kampüsü Ethem Erkoç Konferans Salonu’nda "En Uzun Gece 15 Temmuz Zaferin Adı Türkiye" konulu söyleşi gerçekleştirildi. Söyleşiye konuşmacı olarak, Emniyet Genel Müdürlüğü Terörle Mücadele Daire Başkanı olarak görev yaparken, 15 Temmuz gecesi Jandarma Genel Komutanlığı’nda rehin alınarak başından vurularak ağır yaralanan Turgut Aslan katıldı.


"Bu millete hiç kimse diz çöktüremeyecek"


Düzenlenen programda konuşan Çorum Belediye Başkanı Dr. Halil İbrahim Aşgın, "Hiç kimse bu millete diz çöktüremeyecektir. Çünkü Türkiye umudun adıdır, çünkü Türkiye zaferin adıdır. Bayrağımızı indirmedik, indirtmedik ve asla da indirtmeyeceğiz. Bunu başaramayacaklar. Ancak bunun için herkesin görevini en iyi şekilde yapması gerekiyor. Herkes, üstlendiği vazifenin sorumluluğunun farkında olmalı. Bu topraklar, şehitlerimizin kanlarıyla sulanmış kutsal topraklardır. Burada görev yapan her birimiz, sadece bir iş değil, aynı zamanda bir vefa borcu taşıyoruz. Şehitlerimize karşı, gazilerimize Turgut abiye karşı bir sorumluluğumuz var. Bu bilinçle, Allah rızası için işimizi en güzel şekilde yapmalıyız. Çünkü derler ki ’su uyur, düşman uyumaz.’ Unutulan her darbe, unutulan her ihanet, zamanı geldiğinde mutlaka tekerrür eder. Bu acıların bir daha yaşanmaması için hep birlikte diri olmalıyız, iri olmalıyız ve her zaman uyanık kalmalıyız" dedi.


"Turgut Aslan, o gecenin en büyük engeliydi"


Daha sonra konuşa Çorum Valisi Ali Çalgan ise, "15 Temmuz gecesi, hain darbe girişiminde bulunanlar, kendilerince kritik gördükleri yerleri hedef aldılar. Stratejik noktaları vurmaya çalıştılar. Ancak sadece kurumları değil, bir kişiyi de doğrudan hedef aldılar: Turgut Aslan. Allah onu bu millete bağışladı. Onun hayata tutunması, bizim için tarifsiz bir mutluluk kaynağıdır. Çünkü Turgut Aslan, onlar için en büyük tehditlerden biriydi. O gece, Allah korusun, darbecilerin başarıya ulaşmasının önündeki en büyük engellerden biri de oydu" diye konuştu.


"15 Temmuz’u Unutmadık, Unutturmayacağız"


Protokol konuşmalarının ardından, Hitit Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ali Osman Öztürk’ün moderatörlüğünde Aslan, darbe girişimi sırasında yaşadıklarını anlattı. 15 Temmuz’un unutulmaması gerektiğini ifade eden Aslan, "15 Temmuz’un üzerinden dokuz yıl geçti. Cenab-ı Allah o karanlık geceyi Türk milletine bir daha yaşatmasın. O gece Atlı Spor Kulübü’nde yemekteydim. Jandarma tarafında bir hareketlilik dikkatimi çekti. Oradaki yetkililerden biriyle görüşmek istedim ama adını söylemedi. Yanına gittim, bana bir randevu verdi. Kendisine bir ihlal olup olmadığını sordum. ’Böyle bir şeyle ihlal olmaz’ dedi. Jandarma karargahına girmek istedim, ancak içeri almadılar. Israr edince, ’tamam, gelsin bakalım, terörist kimmiş görürüz’ dediler. İçeri girdiğimde hemen beni rehin aldılar. Korumam Hasan Gülhan da yanımdaydı. Gözlerimizi bağladılar. Daha sonra Hasan’ın kafasına iki el ateş ettiler, orada şehit oldu. O esnada ben, Erkan Öktem’den su istedim. Su vermedi. ’En azından lavaboya gideyim’ dedim, ona da izin vermedi. Bana, ’seni öyle bir yere göndereceğim ki lavaboya ihtiyacın olmayacak’ dedi. Kısa bir süre sonra benim de kafama ateş etti ve öldüğümü sanıp bir kenara attılar. Mersin Özel Harekat’tan iki arkadaş beni buldu. O sırada bir ambulansla beni Gazi Hastanesi’ne götürdüler. Doktorların dediğine göre, sadece birkaç saniyeyle hayatta kalabilmişim. Dört kez beyin ameliyatı geçirdim ve yaklaşık altı ay komada kaldım. Uyandığımda ilk sorum, ’Fetullah Gülen kazandı mı’ oldu. Eğer kazansaydı, demokrasi ve halk kaybetmiş olacaktı. Neyse ki ’hayır, kazanamadı’ dediklerinde büyük bir oh çektim. O süreçte bir savcı benden, süreci hukuki zemine oturtmak için resmi bir belge hazırlanmamı talep etti. Ancak birçok kişi korkudan çekinince, Sayın Başbakanımız beni çağırdı ve ’bir rapor hazırlar mısın’ dedi. Şimdiki Kırşehir Emniyet Müdürü Erdoğan Kartal ve diğer arkadaşlarla istişare ederek bir rapor hazırladım. Altına da imzamı attım. Fetullah Gülen bir terör örgütü lideridir. Bu raporun ardından mahkeme süreci başladı, tutuklamalar gerçekleşti. Ardından infaz işlerinin başına getirildim. Bu olayları burada anlatmak istedim çünkü orada canını veren binlerce kahraman var. 2 bin 300 gazi varü, onlardan biri de benim. Kanımızla bu toprakları vatan yaptık. Herkes örnek olmalı, çünkü bugün FETÖ olur, yarın başka bir yapı çıkar. Tedbirli olmazsak, bizi yerler, içerler. Allah korusun. 15 Temmuz’u unutmayacağız, unutturmayacağız. Hakan Fidan’ın da dediği gibi, ’bir gün ölürsem, mezarımı ailem ve milletim ziyaret etsin, bana dua etsinler.’ Ben bugüne kadar o dualarla ayakta kaldım. Bunu bilin, bu bana yeter" şeklinde konuştu.


Söyleşi hediye takdimi ve hatıra fotoğrafı çekimiyle sona erdi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Bakan Işıkhan: "32 milyondan fazla vatandaşımız istihdama katılıyor" Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, "Şu an yaklaşık olarak 32 milyondan fazla vatandaşımız istihdama katılıyor, 35 milyondan fazla vatandaşımız iş gücüne katılım sağlıyor" dedi. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, 1 Mayıs programları kapsamında Pursaklar Belediyesi Fen İşleri Şantiyesinde çalışan belediye işçilerini ziyaret etti. Burada konuşan Bakan Işıkhan, " Öncelikle, basın emekçilerimizin, kameranın önünde, arkasında, teknik personele çok teşekkür ediyorum, buraya kadar yoruldunuz. 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Gününüzü de tebrik ediyorum. Burada kıymetli kaymakamımız, kıymetli belediye başkanımız ve fen işlerinde, temizlik işlerinde çalışan, Pursaklar’daki işçi kardeşlerimizle birlikteyiz" diye konuştu. 1 Mayıs kutlamasına bir gün önceden başladıklarını vurgulayan Işıkhan, "Öğlen Gölbaşı’nda savunma sanayiinde çok önemli hizmetler sunan, tedarik sunan bir fabrikada başladık. Çalışma Bakanlığı olarak 1 Mayıs’ı alanlarda kutlamayı saat 4’te başladık. Oradaki işçilerle bir araya geldik. Onların da 1 Mayıs Emek ve Dayanışma günlerini tebrik ettim. Gerçekten savunma sanayiindeki bu gelişmişliği oradaki mühendis kardeşlerimizle, teknisyenlerimizle ve işçilerimizle gördük. Orada başladık, bugün de kıymetli emekçi kardeşlerimizle bir araya geldik. Sağ olsun kıymetli başkanıma teşekkür ediyorum ev sahipliği yaptığı için de. Tabii bu süreç Türkiye Yüzyılı vizyonunda Saygıdeğer Cumhurbaşkanımızın liderliğinde sizler de şahit oluyorsunuz gece gündüz üretime katılıyoruz, istihdama katılıyoruz ve iş gücünde inanılmaz rakamlara ulaşıyoruz. Değerli arkadaşlarım işsizlik verileri son 35 aydır tek haneli seviyelerde devam ediyor ve Cumhuriyet tarihinde gerçekten müthiş rekorlara imza atıyoruz. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı olarak aynı zamanda Saygıdeğer Cumhurbaşkanımızın liderliğinde bu başarıları elde ediyoruz" şeklinde konuştu. "32 milyondan fazla vatandaşımız istihdama katılıyor" 32 milyondan fazla vatandaşın istihdama katıldığını ifade eden Işıkhan, "Tabii Türkiye’nin iş gücü ve istihdam ekosistemini değerlendirdiğimizde bize çok önemli sorumluluklar da düşüyor. Çünkü şu an yaklaşık olarak 32 milyondan fazla vatandaşımız istihdama katılıyor, 35 milyondan fazla vatandaşımız iş gücüne katılım sağlıyor. Ancak burada geleceğe yönelik özellikle atıl iş gücünü de biz harekete geçiriyoruz. 6 Ocak’ta hatırlarsanız Saygıdeğer Cumhurbaşkanımız gençlerin üretim çağında genç istihdam hamlemizi başlatmıştık. Gençleri de istihdama katmamız gerekiyor. Neet’leri biliyorsunuz siz genç olduğunuz için daha iyi bilirsiniz bunları; ne eğitimde ne istihdamda bulunan gençlerimizin oranı gittikçe artıyor. Buna yönelik çok önemli çalışmalarımız var. Her şeyi bu üretim sürecine katma amacıyla yapıyoruz. Burada tabii ki çok önemli başarılara da imza atıyoruz ve istihdam politikalarımızın temel hedefi de işsizlikle mücadele" ifadelerini kullandı. Sendikaların öneminden bahseden Işıkhan, şunları kaydetti: "Bu çerçevede biliyorsunuz 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü olarak dünyanın birçok yerinde kutlanıyor. Özellikle Uluslararası Çalışma Teşkilatı, özellikle çalışma barışının sağlanması, eşit işe eşit ücret, insana yakışır iş koşullarının sağlanması, toplumsal adaletin, eşitliğin sağlanması gibi çeşitli temalarla kutlanabiliyor. Biz de 1 Mayıs’ı bu çerçevede ülkemizde sendikalarımız, dün Saygıdeğer Cumhurbaşkanımızın kabulü vardı, o da çok önemli hürmetlerimi iletiyorum Saygıdeğer Cumhurbaşkanımıza. Hem sendikalarımız hem de konfederasyonlarımızın temsilcileri hem işçi hem işveren temsilcilerinin katıldığı bir kabul oldu. Böyle yarın da sendikalarımız alanlarda olacak. Bu süreçte de farklı illerde üyeleriyle bir araya gelecekler ve 1 Mayıs’ı adına yakışır şekilde, bayram havasında. Tabii burada şunu da söylemem lazım, 1 Mayıs aynı zamanda işçi haklarının dile getirildiği, taleplerinin dile getirildiği, emeğin, alın terinin kutsallığının ön plana çıkartıldığı ve toplumda bir farkındalık günü olarak kutlanıyor. Biz sizler de şahitsiniz burada işte çiftçilerimiz, esnafımız, memurlarımız, şu an çalışan arkadaşlarımız bakın bizden sonra mesai başlıyor ve Pursaklar özelinde temizlik harekatına başlayacaklar." "1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nü tebrik ediyorum" Herkesin 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nü tebrik eden Işıkhan, "Ben tüm emekçi kardeşlerimin huzurlarınızda da onların da 1 Mayıs Emek Dayanışma Günü’nü tebrik ediyorum. Gerçekten Türkiye’nin üretimine, gelişimine katkıda bulunan her emekçinin alın teri bizim için kutsaldır. 25 yıldır bu şekilde politikaları geliştirdik ve bundan sonra da böyle devam edeceğiz inşallah. Ben sizlere de çok teşekkür ediyorum. Ekranları başında bizi izleyen aziz milletime de saygı ve sevgilerimi iletiyorum. Tabii emeklilerimiz bizim için de çok önemli. Uzun yıllar ülkenin kalkınmasına emek göstermiş emektarlarımızın da 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nü tebrik ediyorum. Sendikalarımıza da teşekkür ediyorum. Özellikle sosyal diyalog çerçevesinde çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bundan sonra da böyle olacak. Çünkü biz aynı gemideyiz. Birlikte hareket ediyoruz ve Türkiye’nin büyümesi, iş gücünün artması, istihdamın artması bizim en önemli hedefimiz. Ve bunlar bizim yol arkadaşlarımız, sendikalarımız. Bugüne kadar da bu şekilde sürdürdük. Ben tekrar teşekkür ediyorum. 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nü de tebrik ediyorum" dedi. Bakan Işıkhan konuşmanın ardından işçilerle bir araya gelip yemek yedi. Bakan Işıkhan basın mensuplarının da 1 Mayıs’ını kutladı.