GÜNDEM - 17 Temmuz 2025 Perşembe 19:49

15 Temmuz gazisi Turgut Aslan: "Eğer FETÖ kazansaydı, demokrasi ve halk kaybetmiş olacaktı"

A
A
A
15 Temmuz gazisi Turgut Aslan: "Eğer FETÖ kazansaydı, demokrasi ve halk kaybetmiş olacaktı"

Çorum’da 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü çerçevesinde düzenlenen söyleşide konuşan 15 Temmuz gazisi ve Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Turgut Aslan, "Eğer FETÖ kazansaydı, demokrasi ve halk kaybetmiş olacaktı" dedi.


Çorum’da 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü anma programları çerçevesinde Hitit Üniversitesi Rektörlüğü, Çorum Belediye Başkanlığı, Sivil Toplumla İlişkiler İl Müdürlüğü öncülüğünde Meslek Yüksek Okulu Kampüsü Ethem Erkoç Konferans Salonu’nda "En Uzun Gece 15 Temmuz Zaferin Adı Türkiye" konulu söyleşi gerçekleştirildi. Söyleşiye konuşmacı olarak Emniyet Genel Müdürlüğü Terörle Mücadele Daire Başkanı olarak görev yaparken 15 Temmuz gecesi Jandarma Genel Komutanlığı’nda rehin alınan ve başından vurularak ağır yaralanan Turgut Aslan katıldı.



"Bu millete hiç kimse diz çöktüremeyecek"


Programda konuşan Çorum Belediye Başkanı Halil İbrahim Aşgın, "Hiç kimse bu millete diz çöktüremeyecektir. Çünkü Türkiye umudun adıdır, çünkü Türkiye zaferin adıdır. Bayrağımızı indirmedik, indirtmedik ve asla da indirtmeyeceğiz. Bunu başaramayacaklar. Ancak bunun için herkesin görevini en iyi şekilde yapması gerekiyor. Herkes, üstlendiği vazifenin sorumluluğunun farkında olmalı. Bu topraklar, şehitlerimizin kanlarıyla sulanmış kutsal topraklardır. Burada görev yapan her birimiz, sadece bir iş değil, aynı zamanda bir vefa borcu taşıyoruz. Şehitlerimize karşı, gazilerimize Turgut abiye karşı bir sorumluluğumuz var. Bu bilinçle, Allah rızası için işimizi en güzel şekilde yapmalıyız. Çünkü derler ki ’su uyur, düşman uyumaz.’ Unutulan her darbe, unutulan her ihanet, zamanı geldiğinde mutlaka tekerrür eder. Bu acıların bir daha yaşanmaması için hep birlikte diri olmalıyız, iri olmalıyız ve her zaman uyanık kalmalıyız" dedi.



"Turgut Aslan o gecenin en büyük engeliydi"


Çorum Valisi Ali Çalgan ise, "15 Temmuz gecesi, hain darbe girişiminde bulunanlar, kendilerince kritik gördükleri yerleri hedef aldılar. Stratejik noktaları vurmaya çalıştılar. Ancak sadece kurumları değil, bir kişiyi de doğrudan hedef aldılar: Turgut Aslan. Allah onu bu millete bağışladı. Onun hayata tutunması, bizim için tarifsiz bir mutluluk kaynağıdır. Çünkü Turgut Aslan, onlar için en büyük tehditlerden biriydi. O gece Allah korusun darbecilerin başarıya ulaşmasının önündeki en büyük engellerden biri de oydu" diye konuştu.



"15 Temmuz’u unutmadık, unutturmayacağız"


Protokol konuşmalarının ardından Hitit Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ali Osman Öztürk’ün moderatörlüğünde Turgut Aslan, darbe girişimi sırasında yaşadıklarını anlattı. 15 Temmuz’un unutulmaması gerektiğini ifade eden Aslan, "15 Temmuz’un üzerinden dokuz yıl geçti. Cenab-ı Allah o karanlık geceyi Türk milletine bir daha yaşatmasın. O gece Atlı Spor Kulübü’nde yemekteydim. Jandarma tarafında bir hareketlilik dikkatimi çekti. Oradaki yetkililerden biriyle görüşmek istedim ama adını söylemedi. Yanına gittim, bana bir randevu verdi. Kendisine bir ihlal olup olmadığını sordum. ’Böyle bir şeyle ihlal olmaz’ dedi. Jandarma karargahına girmek istedim, ancak içeri almadılar. Israr edince, ’Tamam, gelsin bakalım, terörist kimmiş görürüz’ dediler. İçeri girdiğimde hemen beni rehin aldılar. Korumam Hasan Gülhan da yanımdaydı. Gözlerimizi bağladılar. Daha sonra Hasan’ın kafasına iki el ateş ettiler, orada şehit oldu. O esnada ben Erkan Öktem’den su istedim. Su vermedi. ’En azından lavaboya gideyim’ dedim, ona da izin vermedi. Bana, ’Seni öyle bir yere göndereceğim ki lavaboya ihtiyacın olmayacak’ dedi. Kısa bir süre sonra benim de kafama ateş etti ve öldüğümü sanıp bir kenara attılar. Mersin Özel Harekat’tan iki arkadaş beni buldu. O sırada bir ambulansla beni Gazi Hastanesi’ne götürdüler. Doktorların dediğine göre sadece birkaç saniyeyle hayatta kalabilmişim. Dört kez beyin ameliyatı geçirdim ve yaklaşık altı ay komada kaldım. Uyandığımda ilk sorum, ’Fetullah Gülen kazandı mı’ oldu. Eğer kazansaydı demokrasi ve halk kaybetmiş olacaktı. Neyse ki ’Hayır, kazanamadı’ dediklerinde büyük bir oh çektim. O süreçte bir savcı benden süreci hukuki zemine oturtmak için resmi bir belge hazırlanmamı talep etti. Ancak birçok kişi korkudan çekinince Sayın Başbakanımız beni çağırdı ve ’Bir rapor hazırlar mısın’ dedi. Şimdiki Kırşehir Emniyet Müdürü Erdoğan Kartal ve diğer arkadaşlarla istişare ederek bir rapor hazırladım, altına da imzamı attım. Fetullah Gülen bir terör örgütü lideridir. Bu raporun ardından mahkeme süreci başladı, tutuklamalar gerçekleşti. Ardından infaz işlerinin başına getirildim. Bu olayları burada anlatmak istedim, çünkü orada canını veren binlerce kahraman var. 2 bin 300 gazi var, onlardan biri de benim. Kanımızla bu toprakları vatan yaptık. Herkese örnek olmalı, çünkü bugün FETÖ olur, yarın başka bir yapı çıkar. Tedbirli olmazsak bizi yerler içerler Allah korusun. 15 Temmuz’u unutmayacağız, unutturmayacağız. Hakan Fidan’ın da dediği gibi, ’Bir gün ölürsem mezarımı ailem ve milletim ziyaret etsin, bana dua etsinler.’ Ben bugüne kadar o dualarla ayakta kaldım. Bunu bilin, bu bana yeter" şeklinde konuştu.


Söyleşi hediye takdimi ve hatıra fotoğrafı çekimiyle sona erdi.



15 Temmuz gazisi Turgut Aslan: "Eğer FETÖ kazansaydı, demokrasi ve halk kaybetmiş olacaktı"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Zonguldak Çaycuma’da gece saatlerinde film gibi kovalamaca kamerada: 366 bin TL ceza kesildi Zonguldak’ın Çaycuma ilçesinde gece saatlerinde yaşanan ve mahalle mahalle süren kovalamacanın sonunda sürücü yakayı ele verdi. Olay, gece saatlerinde Çaycuma ilçe merkezinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre C.A. (16) idaresindeki 74 ABZ 705 plakalı otomobil, ilçe merkezinde sergilediği şüpheli hareketler nedeniyle polis ekiplerinin dikkatini çekti. Ekipler aracı durdurmak için "Dur" ihtarında bulundu. Ancak sürücü bu uyarıya uymayarak hızla kaçmaya başladı. Kaçan sürücü önce ilçe merkezinde, ardından İstasyon Mahallesi, Velioğlu Mahallesi ve Perşembe beldesine bağlı Keçecioğlu Mahallesi güzergahında polis ekiplerini peşine takarak uzun süre kovalamacaya neden oldu. Mahalle mahalle süren kovalamacada ekipler şüpheli aracı yakalamak için geniş çaplı çalışma başlattı. Kovalamaca sırasında jandarma sorumluluk bölgesine giren araç, bir süre sonra gözden kaybolarak izini kaybettirdi. Bunun üzerine polis ve jandarma ekipleri bölgede koordineli şekilde çalışma başlattı. Yapılan araştırma ve takip sonucunda, kaçan sürücü ve otomobilinin yeri tespit edildi. Düzenlenen çalışma sonucunda C.A. isimli şüpheli yakalanarak polis ekipleri tarafından gözaltına alındı. Jandarma ekiplerinin de koordinasyon sağladığı operasyonun ardından şüpheli Çaycuma İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldü. Emniyette yapılan kontrollerde sürücü C.A.’nın ehliyetinin bulunmadığı ortaya çıktı. Bunun üzerine sürücü hakkında Karayolları Trafik Kanunu’nun ilgili maddeleri gereğince işlem yapıldı. Çaycuma İlçe Emniyet Müdürlüğü Trafik Şube Amirliği ekipleri tarafından yapılan işlemler sonucunda sürücüye yaklaşık 366 bin TL para cezası kesildi. Polis ekiplerinin yaptığı işlemlerin ardından 74 ABZ 705 plakalı otomobil trafikten men edildi. Araç daha sonra çekici ile bulunduğu yerden alınarak yediemin otoparkına çekildi. Öte yandan olayda dikkat çeken bir detay da araç üzerinde bulunan yazı oldu. Şüpheli sürücünün aracının arka kısmında yer alan "Kamera şakası" yazısı görenlerin dikkatini çekti. Yapılan incelemelerde ayrıca araçta oldukça güçlü bir ses sistemi bulunduğu da tespit edildi. Çevredeki vatandaşlar, aracın yüksek sesli müzik sistemi nedeniyle sık sık çevreye rahatsızlık verdiğini ifade etti. Yakalanan sürücünün çevresinde hız tutkusu ile tanındığı ileri sürülürken, polis ekipleri olayla ilgili incelemelerini sürdürüyor.
Edirne Dedesinden kalan davulla mahalleliyi sahura uyandırıyor Edirne’de 23 yaşındaki genç, dedesinden kalan davuluyla mahalle halkını sahura uyandırıyor. Edirne’de Ramazan geceleri, asırlık bir geleneğin sesiyle hayat buluyor. Şehrin tarihi sokaklarını dolaşan davulcular, maniler eşliğinde mahalleliyi sahura kaldırıyor. Bu geleneğin genç temsilcilerinden 23 yaşındaki Umurcan Zurna, davulunu omuzlayıp sokak sokak dolaşırken sadece bir görevi yerine getirmiyor, aynı zamanda aileden devraldığı kültürel mirası yaşatıyor. Henüz 11-12 yaşlarındayken dedesi ve babasının yanında kapılara çıktığını anlatan Umurcan Zurna, davulculuğun kendi ailesinde kuşaktan kuşağa aktarıldığını söylüyor. "Dedelerimizden, babalarımızdan, amcalarımızdan bize kaldı. Küçükken onların yanında giderdik, şimdi davulu biz çalıyoruz" diyen genç davulcu, Ramazan davulculuğunu bir meslekten öte kültürel bir sorumluluk olarak gördüğünü dile getirdi. "Geleneklerimizi unutmamamız lazım" Edirne’de davul ve zurna geleneğinin güçlü bir geçmişe sahip olduğunu vurgulayan Umurcan Zurna, özellikle Kırkpınar Yağlı Güreşleri gibi tarihi organizasyonlarda da bu kültürün yaşatıldığını hatırlatarak, "Mahallede zurnacı olarak bilinen Alaattin amcam ve Fahrettin amcam gibi isimler de bu geleneğin önemli temsilcileri. Torundan amcaya, amcadan yeğene böyle devam ediyor. Hep beraber bu nesli sürdürüyoruz. Bize nasıl kaldıysa biz de bizden sonraki nesillere bırakacağız. Geleneklerimizi unutmamamız lazım. Zor zamanlardan geçiyoruz ama böyle güzel değerleri yaşatmak çok kıymetli" dedi. Gelenek kuşaktan kuşağa sürüyor Tarihi camileri, çarşıları ve taş sokaklarıyla öne çıkan Edirne’de Ramazan gecelerinde yükselen davul sesi, sadece sahura bir çağrı değil, kuşaktan kuşağa aktarılan bir kültürün yankısı olmaya devam ediyor. Umurcan Zurna ve ailesi de her yıl aynı heyecanla davullarını omuzlayarak bu sesi yaşatmayı sürdürüyor.
Kayseri Hırsızlığın böylesi... Hırsızlık için girdiği kafede ısındı, yemek yedi Kayseri’nin Kocasinan ilçesinde 6 gündür girdiği kafede yemek yiyen, ısıtıcı karşısında yatan, kasadan para alan ve televizyon izleyen şahıs dükkan sahibinin dikkati sayesinde 6. gün yakalanarak gözaltına alındı. O anlar güvenlik kamerasına yansırken, hırsızın rahatlığı ‘pes’ dedirtti. İlçeye bağlı Sahabiye Mahallesi Birkan Sokak üzerinde bulunan bir kafede meydana gelen olayda, B.A. akşam saatlerinde bir kafeye girerek keyif çattı. İlk gün kasada bulunan 2 bin TL’yi aldıktan sonra kafenin içerisinde yemek yiyen, ısıtıcı karşısında keyif çatan hırsız dükkan sahibinin dikkatini çekti. Bu 5 günün ardından bu akşam saatlerinde yine kafeye gelen B.A., dükkan sahibi tarafından yakalandı. İhbar üzerine dükkana Polis ekipleri sevk edilirken, B.A. gözaltına alındı. B.A’nın dükkan içerisindeki rahatlığı güvenlik kameralarınca da kaydedilirken, kafe sahibi Yalçın Kaya, "Bugün 6. Gün. Üst üste kafeye giriyor. Polislerden yardım istedim. İlk gün kasayı boşaltmış ve ısıtıcıyı açarak yukarıda yatmış. İlk günün ardından kasada para bırakmadım. Her gün giriyor. Yiyor, içiyor ve yatıyor. Dün girdiğinde televizyonda izlemiş" dedi. Öte yandan, polis tarafından gözaltına alınan B.A.’nın yurtta kaldığı, buradan kaçarak geceyi dışarıda geçirdiği ve polis tarafından da arandığı öğrenildi. Gözaltına alınan B.A.’nın emniyetteki işlemleri sürüyor.