GÜNDEM - 15 Temmuz 2025 Salı 10:17

15 Temmuz şehidinin oğlu: "Devletimizin ve milletimizin desteğiyle ayakta durduk"

A
A
A

Ankara’da 15 Temmuz darbe girişimi sırasında FETÖ’cü darbeciler tarafından şehit edilen Ümit Çoban’ın oğlu Metehan Çoban, babasının şehadet haberini askerlik görevi sırasında öğrendiğini belirterek, "Bu acı elbette hiç geçmiyor ama zamanla daha da olgunlaştık. Devletimizin ve milletimizin desteğiyle ayakta durduk" dedi.

Fetullahçı Terör Örgütünün (FETÖ) 15 Temmuz 2016 tarihindeki darbe girişimi sırasında Cumhurbaşkanlığı Külliyesi önünde darbeciler tarafından açılan ateş sonucu şehit olan yüzme antrenörü Ümit Çoban’ın oğlu 29 yaşındaki Metehan Çoban, 9 yıldır yaşadıkları acının azalmadığını söyledi. 15 Temmuz darbe girişiminin gerçekleştirildiği gece kendisinin askerlik görevini yaptığını ifade eden Metehan Çoban, şehadet haberinin askerlik görevi sırasında kendisine verildiğini söyledi. Babasının cenazesini kendisinin yıkayıp mezara koyduğunu ifade eden Çoban, babasının isminin Türkiye’nin birçok yerindeki okullarda, kurumlarda yaşatılmasının gurur verici olduğunu ifade etti.

 15 Temmuz şehidinin oğlu:

"Cenazesini ben yıkadım, mezara ben koydum"

Babasının kendisini ve ailesini her zaman vatan ve millet sevgisini telkin ettiğini söyleyen Metehan Çoban, "Babam, Gençlik ve Spor Bakanlığı’nda yüzme baş antrenörü olarak Ankara’da görev yapıyordu. Dışarıdan sert görünse de aslında çok yumuşak kalpli bir insandı. Küçük yaşlarımızdan itibaren bize hep vatan ve millet sevgisini aşıladı. Babamın yoğun iş temposu nedeniyle çok fazla vakit geçiremesek de her fırsatta bize, ’vatanınıza, milletinize asla ihanet etmeyin. Her zaman devletinizin yanında olun’ diye öğütler verirdi. Ben 15 Temmuz’da askerdeydim. Babam Ankara’daydı. Sabah saatlerinde, babamın şehit olduğu haberini aldık. Cenazesini ben yıkadım, mezara ben koydum. Ardından tekrar birliğime döndüm. Bir yandan içimiz buruktu, bir yandan şehit olduğu için gururluyduk ama babamızı kaybetmenin acısını da yaşıyorduk" dedi.

15 Temmuz şehidinin oğlu:

"Babam 15 Temmuz gecesinde yaşanan darbe girişiminde vefat eden ilk şehitlerdendi"

Darbe girişiminden bir gün önce babasıyla son kez konuştuğunu aktaran Metehan Çoban, "Babamla en son darbe girişiminden bir gün önce konuşmuştuk. Televizyonunun bozulduğunu söylemişti. ’Baba yeni bir televizyon al’ dedim. O da bir arkadaşının teknisyen olduğunu, tamir ettireceğini söyledi. O akşam birlikte eve gitmişler, televizyonu tamir etmişler. Tam o sırada darbe girişimini öğrenmişler. Babam abdestini alıp dışarı çıkmış ve Cumhurbaşkanlığı Külliyesi önünde, başından vurularak şehit düşmüştü. Babam 15 Temmuz gecesinde yaşanan darbe girişiminde vefat eden ilk şehitlerdendi. Daha sonra eşyalarını toplamak için Ankara’ya gittiğimizde, masada yarım bırakılmış bir kahvaltı vardı. Yumurtası bile yarım kalmıştı. O tablo, içimize işledi. Bu acı elbette hiç geçmiyor ama zamanla daha da olgunlaştık. Devletimizin ve milletimizin desteğiyle ayakta durduk. Babamın şehitliği, bize hem büyük bir gurur hem de onur verdi. Peygamberlikten sonraki en yüce makam şehitliktir. Gümüşhacıköy’de bir ortaokul ve ilkokula, Ankara’da ise Türkiye’nin en büyük gençlik merkezine babamın adı verildi. Onun adını kurumlarda görmek, bize hem aidiyet hem de gurur duygusu yaşatıyor" diye konuştu.

15 Temmuz şehidinin oğlu:

"Bizler geleceğe umutla bakan şehit çocuklarıyız"

Gençlere seslenen Çoban, "Ben bir şehit evladıyım. Babam bu vatan için canını feda etti. Onun emaneti olan bu bayrağa, bu toprağa, bu millete gözüm gibi bakmak benim boynumun borcudur. Gençlere seslenmek istiyorum: Hayallerinizi bu vatanın değerleriyle harmanlayın. Bilin ki bilgiyle, ahlakla ve birlik ruhuyla büyüyen her genç, bu ülkenin geleceğine tutulmuş bir ışıktır. Vatan sevgisi sadece savaşta değil, her gün dürüstçe çalışarak, güzel ahlakla yaşayarak da gösterilir. Benim babam bu topraklara adını değil, fedakârlığını yazdı. Siz de kendi izinizle bu ülkeye değer katın. Çünkü bizler geleceğe umutla bakan şehit çocuklarıyız" şeklinde konuştu.

Mehmet Can Kör

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Manisa Heyelan nedeniyle kapanan Sülüklü Göl yolu ulaşıma açıldı Manisa’da aşırı yağışların tetiklediği heyelan nedeniyle kapanan Sancaklı Çeşmebaşı-Sülüklü Göl yolu, 3 ayın ardından kısmen ulaşıma açıldı. Manisa’da son 66 yılın en yoğun yağışlarının yaşandığı şubat ayında, Spil Dağı eteklerindeki iki ayrı noktada büyük çaplı heyelan meydana gelmiş, Şehzadeler ilçesine bağlı Sancaklı Çeşmebaşı Mahallesi ile Sülüklü Göl mevkii arasındaki yaklaşık 400 metrelik orman yolu çökerek, ulaşım tamamen kesilmişti. Yolun kapalı olması sebebiyle bölgedeki tarım arazilerine ve besi çiftliklerine ulaşamayan üreticiler, 3 ay boyunca kilometrelerce yürümek zorunda kalarak büyük mağduriyet yaşadı. Yapılan çalışmalar neticesinde yol genişletilerek güvenli hale getirildi ve kısmen ulaşıma açıldı. Mahalle muhtarı Mustafa Durmaz, heyelanın ardından durumu ilgili kurumlara bildirdiklerini ancak yağışların devam etmesi nedeniyle çalışmaların geciktiğini belirtti. Şehzadeler Belediyesi ekiplerinin bölgede çalışma başlattığını ancak kaygan zemin nedeniyle iş makinelerinin yetersiz kaldığını ifade eden Durmaz, sorunun çözülemediğini söyledi. Kaymakamlık devreye girdi, çalışmalar hızlandı Durmaz, Şehzadeler Kaymakamlığının devreye girmesiyle birlikte Manisa Orman İşletme Müdürlüğü ekiplerinin bölgede çalışma başlattığını belirterek, "Aşırı yağışlar sonrası yolumuz kapandı. Belediyelerimizden destek istedik ancak zemin şartları nedeniyle açılamadı. Orman İşletme Müdürlüğü ekipleri gelerek yol açma çalışmalarına başladı. Yolumuz genişletilerek daha güvenli hale getiriliyor" dedi. Bölgede çok sayıda tarım arazisi ve besi çiftliği bulunduğunu vurgulayan Durmaz, üreticilerin büyük mağduriyet yaşadığını ifade ederek emeği geçen tüm kurumlara teşekkür etti. Orman İşletme Müdürlüğü ekiplerinin çalışmalarını tamamlamasının ardından yol kısmen ulaşıma açıldı. Yolun asfaltlama çalışmalarının ise belediye ekiplerince önümüzdeki hafta yapılacağı ve yolun tamamen hizmete sunulacağı bildirildi.
Van Milli sporcuların yüksek irtifa durağı Van oldu: Şampiyonalar öncesi güç depoladılar Van, Avrupa ve dünya şampiyonaları öncesinde 12 farklı ilden gelen muay thai milli sporcularını yüksek irtifa kampında ağırladı. Van, 25-30 Nisan tarihleri arasında Türkiye’nin dört bir yanından gelen muay thai milli sporcularının hazırlık kampına ev sahipliği yaptı. Adana, İzmir, Aksaray, Kastamonu, Manisa, İstanbul, Sivas, Muş, Şanlıurfa, Kocaeli, Tokat ve Artvin illerinden kente gelen sporcular, zorlu şampiyonalar öncesinde yüksek irtifada kondisyon depoladı. Avrupa ve dünya şampiyonasına Van’da hazırlandılar Avrupa ve dünya şampiyonası hazırlıkları kapsamında düzenlenen kampa 25 sporcu ile birlikte 5 milli takım antrenörü katıldı. Milli Takım Antrenörü Vedat Akbulut ve Muay Thai Van İl Hakem Kurulu Başkanı Hamza Kancura’nın da hazır bulunduğu kamp süresince yoğun bir antrenman programı uygulayan sporcular, Van’ın coğrafi avantajlarını performanslarını artırmak için kullandı. "Beklediğimizden daha verimli bir kamp oldu" Kamp süreciyle ilgili değerlendirmelerde bulunan Muay Thai Van İl Temsilcisi Önder Şahin, sürecin başarısına dikkat çekti. Şahin, "Beklediğimizden daha verimli bir kamp dönemi geçirdik. Bu kampların tekrarını düşünüyoruz. Bütün sporcularımıza iyi geldiğini düşünüyoruz. Kamp süresince beraber çalıştığımız Bölge Başkan Yardımcımız 5. Kademe Teknik Direktör Dr. Sinan Ağlar, Milli Takım Antrenörü Öztürk Akpolat, Antrenörümüz Metin Bayram ile başarılı bir süreç yönettik" dedi. Hem spor hem turizm tanıtımı Van’ın doğal ve tarihi güzelliklerinin sporcular için büyük bir motivasyon kaynağı olduğunu ifade eden Önder Şahin, teşekkürlerini şu sözlerle iletti: "Vali Ozan Balcı ile Gençlik ve Spor İl Müdürü başta olmak üzere desteklerini esirgemeyen herkese teşekkür ederiz. Bundan sonrası için de ilimizin hem temiz havası hem doğası açısından sporcularımızın burayı tercih etmesini istiyoruz. Ayrıca kamp sayesinde kentimizin tarihi ve turistik yerlerinin tanıtımına da katkı sağlıyoruz." Van’da tamamlanan bu kritik hazırlık döneminin ardından milli sporcular, şampiyonalarda Türkiye’yi temsil etmek üzere moral ve kondisyon depolamış bir şekilde kentten ayrıldı.