SPOR - 15 Mayıs 2024 Çarşamba 20:31

Ampute Milli Takımı Teknik Direktörü Temiz’den çarpıcı açıklamalar

A
A
A
Ampute Milli Takımı Teknik Direktörü Temiz’den çarpıcı açıklamalar

Ampute Milli Takımı Takımı Teknik Direktörü İsmail Temiz, “Ülkemizde yaşayan engelli vatandaşlarımıza, engelli kardeşlerimize sporcu kimliği kazandırarak ülkelerine hizmet etmeleri, çalışma hayatına kazandırarak sosyal hayatta katılmaları çok önemli. Bunu yolu da spor, kültür ve sanattan geçiyor” dedi.


Fransa’da gerçekleşecek Avrupa Şampiyonası öncesi Çorum’da kampa giren Ampute Milli Takımı’nda teknik heyet ve futbolcular, üniversite öğrencileri ile bir araya geldi. Dünya Engelliler Haftası nedeniyle Çorum Belediyesi tarafından düzenlenen “Başarı Engel Tanımaz” konulu söyleşiye katılan milli takım oyuncuları tecrübelerini gençlerle paylaştı.



“Engelli ve engellinin ne olduğunu bilmiyoruz, bunu eğitim sistemimizin bir eksikliği olarak görüyorum”


Söyleşide konuşan Ampute Milli Takımı Takımı Teknik Direktörü İsmail Temiz, engelli ve engellinin ne olduğunu bilmediğimizi, bunu eğitim sisteminin bir eksikliği olarak gördüğünü belirterek, “Türkiye’de 11 milyonun üzerinde engelli vatandaşımız yaşıyor. Bu engelli kardeşlerimizden bizim alanımıza giren ya da Avrupa’da futbol oynayabilecek engelli sayısı azımsanamayacak kadar az değil. 5,5 milyona yakın ortopedik engelli vatandaşımız var. Amacımız öncelikle engellilerimizi sporla hayata kazandırmak. Engellinin ne olduğunu bilmiyoruz. Bunu eğitim sistemimizin bir eksikliği olarak görüyorum. Nasıl diyeceksiniz. Amiyane tabirle söylüyorum. Gördüğümüze topal, kör, sağır diyebiliyoruz. Kendi adıma söylüyorum. Mayına bastım. Dünyaya tekrar gelmiş gibi oldum. Dünyayı yeniden tanıdım. Kendim engelli kalana kadar engelli ve engellilerin ne çektiğini bilmiyordum” ifadelerini kullandı.



“Sosyal bilgiler dersleri içerisinde engel ve engelliyi anlatabilecek şeyler yapılabilir”


“İlkokul seviyesinde başlayıp sosyal bilgiler dersleri içerisinde engel ve engelliyi anlatabilecek çok şeyler yapılabilir” diyen Temiz, “İlkokulda, ortaokulda, lise de, ilgili bölümlerde üniversitede engellinin ne olduğunu bilmiyorsunuz. Sokakta yürürken engellinin yürüyüşünden, tavırlarından, hareketlerinden çok rahat engelli olduğunu anlayabiliyorum. Kendimde protez kullanıcısı olduğum için attığı adımdan insanların neler çektiğini anlayabiliyorum. Şu an dışarıdan beni rahat bir şekilde engelli değil diyebiliyorsunuz. Ayağımda protez var rahat kullanabiliyorum. Ama bir sivilce çıktığımda her adım attığımda canımın yandığından haberiniz olmuyor. Sadece özel günlerde değil her zaman engel ve engellinin ne olduğunu öğrenmemiz gerekiyor. Dolaysıyla ilkokul seviyesinde başlayıp sosyal bilgiler dersleri içerisinde engel ve engelliyi anlatabilecek çok şeyler yapılabilir. Bu bir ders olsa insanlarda farkındalık oluşabilir” şeklinde konuştu.



“Engelli olmak dünyanın sonu değil”


Engelli olmanın dünyanın sonu olmadığını vurgulayan Temiz, “Düsturum yüce Allah’ın bahşettikleri kaybettiklerimizden ibaret değil diyerek yolumuzda yürümeye devam ettik. Ben bir ayağımı kaybettim. Dünyanın sonu değil. Biz uzvumu kaybettim. Dünyanın sonu değil. Ülkemizde yaşayan engelli vatandaşlarımıza, engelli kardeşlerimize sporcu kimliği kazandırarak ülkelerine hizmet etme, özgüvenlerini yerine getirme, çalışma hayatına kazandırarak sosyal hayatta katılmaları çok önemli. Bunu yolu da spordur. Kültürdür. Sanattır. Üniversitelere gittiğimizde millilikten dolayı üniversiteye girip orada mezun olup bugün beden eğitimi öğretmeni kendi bilimsel alanlarında devam edebilme fırsatları var. Dolaysıyla ülkemizde bundan sonraki süreçlerde bunlara ehemmiyet vermeli” diye konuştu.



“İnşallah müfredata engel ve engellilikle ilgili dersler girer”


Müfredata engel ve engellilikle ilgili derslerin girmesi temennisinde bulunan Temiz, “Şunun farkında olmalıyız. Engelli hayatımızın her yerinde var. Ama şunu yapmamamız gerekiyor. Engelliye acımamamız gerekiyor. O insanlara fırsat vereceğiz ve onlar gibi düşüneceğiz. Sonrasında da onlar yanından tekerlekli sandalye ile yanından geçerken farkında bile olmayacağız. Önümüzdeki günlerde, yaşadığımız süreç içerisinde bu söylediklerimizi bizlerde görürüz. İnşallah müfredata engel ve engellilikle ilgili dersler girer. Sonucunda insanlar bunları düşünerek hareket eder. Kaldırımlarımız daha iyi olur. Asansörlerimiz buna göre dizayn edilir” sözleriyle konuşmasını tamamladı.



"Ay yıldızlı bayrağımız için, onu göndere çekip İstiklal Marşımızı okutmak için elimizden geleni yapacağız”


Ampute milli takım oyuncularından Şehmuz Erdinç ise, engellilerin neleri başardığını dünyaya gösterdiklerini belirterek, “Türkiye’de ampute futbol biraz hızlı gelişti. Bu işe medyanın büyük desteği oldu. Avrupa şampiyonu olduğumuzda gündeme geldik. Sosyal medyanın ve medyanın etkisi çok büyük. Bizler kimsenin engelli olmasını istemiyoruz. Ancak doğuştan engelli vatandaşlarımız, sonradan engelli olan vatandaşlarımızın neler başarabileceğini insanlara göstermiş olduk. Sadece Türk halkına değil dünyaya da göstermiş olduk. Bizi çok sevmeyen Avrupa’ya da göstermiş olduk. İki kez Avrupa şampiyonu olduk. Üçüncü Avrupa şampiyonluğuna gidiyoruz. Bizi gerçekten nefret derecesinde sevmiyorlar. Ama biz ay-yıldızlı bayrağımız için, onu göndere çekip İstiklal Marşımızı okutmak için elimizden geleni yapacağız” dedi.


Program sonra Belediye Başkan Vekili İsmail Yağbat, söyleşiye katılan Teknik Direktör İsmail Temiz, Barış Telli, Emin Tiryaki, Umutcan Günay, Coşkun Peker, Şehmuz Erdinç ve Erdi Arslan’a çiçek verdi.



Ampute Milli Takımı Teknik Direktörü Temiz’den çarpıcı açıklamalar

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Elazığ Elazığ’da özel bir hastaneye 47 milyon lira ceza kesildi Elazığ’da tıbbi atıkları mevzuata aykırı şekilde taşıyarak yakan ve uygun bertaraf yöntemlerinin uygulanmadığı tespit edilen özel bir hastaneye 47 milyon 206 bin 354 TL idari para cezası uygulandığı bildirildi. Elazığ Valiliğinden yapılan açıklamada, "Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Müdürlüğümüze, Elazığ Belediye Başkanlığı tarafından intikal eden bilgi doğrultusunda; Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği personeli, Belediye teknik personeli ve İl Jandarma Komutanlığı ekiplerince gerçekleştirilen denetimlerde, hastane faaliyetlerinden kaynaklanan tıbbi atıkların mevzuata aykırı şekilde taşınarak yakıldığı ve uygun bertaraf yöntemlerinin uygulanmadığı tespit edilmiştir. Yapılan değerlendirme neticesinde; insan sağlığı ve çevre açısından yüksek risk taşıyan tıbbi atıkların usulüne uygun şekilde yönetilmediği, söz konusu fiilin bulaşıcı hastalıkların yayılması açısından ciddi risk oluşturduğu ve çevresel etkilerinin telafisi güç sonuçlar doğurabilecek nitelikte olduğu anlaşılmıştır. Bu kapsamda, ilimizde faaliyet gösteren özel bir sağlık kuruluşuna Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Müdürlüğümüzce, 2872 Sayılı Çevre Kanunu’nun 20’nci maddesinin (v) bendi uyarınca 47 milyon 206 bin 354,50 TL idari para cezası uygulanmıştır. Çevrenin ve halk sağlığının korunmasına yönelik denetimlerimiz, ilgili kurumlarla koordinasyon içerisinde kararlılıkla sürdürülecektir" denildi.
Artvin Artvin’de çay sezonu açıldı Rize ve Trabzon’un ardından Artvin’de de yeni sezon yaş çay hasadı başladı. Kemalpaşa ilçesine bağlı Dereiçi köyünde düzenlenen geleneksel hasat programında üreticiler yeni sezonun heyecanını yaşadı. Türkiye’nin önemli çay üretim merkezlerinden Artvin’de yeni sezon yaş çay hasadı düzenlenen törenle başladı. Rize ve Trabzon’un ardından Artvin’de gerçekleştirilen geleneksel hasat programında protokol üyeleri çay bahçesine girerek ilk sürgün çayları topladı. Artvin Valiliği ile ÇAYKUR Genel Müdürlüğü iş birliğinde Kemalpaşa ilçesine bağlı Dereiçi köyünde düzenlenen programa Artvin Valisi Dr. Turan Ergün, ÇAYKUR Genel Müdürü Yusuf Ziya Alim, Artvin Ticaret Borsası Başkan Vekili Hakan Ermiş, kurum müdürleri, üreticiler ve vatandaşlar katıldı. Program kapsamında çay bahçesine giren Vali Ergün ile ÇAYKUR Genel Müdürü Alim, geleneksel çay makaslarıyla sezonun ilk hasadını yaptı. Üreticilerle sohbet eden protokol üyeleri yeni sezonun bereketli geçmesi temennisinde bulundu. Programda konuşan Vali Ergün, "Çay, bölgemiz için sadece tarımsal bir ürün değil, aynı zamanda vatandaşlarımızın en önemli geçim kaynaklarından biridir. Arhavi, Hopa, Kemalpaşa ve Borçka ilçelerimizde yoğun şekilde çay üretimi yapılmaktadır. Geçtiğimiz yıl Artvin genelinde yaklaşık 156 bin ton yaş çay üretimi gerçekleştirildi. Türkiye genelinde ise 2025 yılında yaklaşık 1 milyon 400 bin ton yaş çay üretimi yapıldı ve bundan yaklaşık 256 bin ton kuru çay elde edildi. ÇAYKUR’un yanında ilimizde faaliyet gösteren özel sektör fabrikalarıyla birlikte toplam 6 çay fabrikamız bulunuyor" dedi. ÇAYKUR Genel Müdürü Yusuf Ziya Alim ise, "Artvin’de 20 bin 250 üreticimiz 92 bin dekarlık alanda çay üretimi yapıyor. İlimizde 4 fabrikamız bulunuyor ve günlük 900 ton işleme kapasitesine sahibiz. Yoğun dönemlerde bu rakam 1500 ila 2000 tona kadar çıkabiliyor. Geçtiğimiz yıl bölgede 105 bin ton yaş çay alımı gerçekleştirdik. Türkiye, kişi başına yıllık 3,5 kilogram çay tüketimiyle dünyada en fazla çay tüketen ülke konumunda bulunuyor" diye konuştu.
Ankara Ankara’da ‘Şehit Cahar Dudayev Anıtı’ törenle açıldı Ankara’da, dönemin Çeçenistan Fahri Başkonsolosu Medet Önlü’nün ölüm yıl dönümünde, Çeçenistan İçkerya Cumhuriyeti’nin kurucu Cumhurbaşkanı Şehit Cahar Dudayev’in anıtının açılışı yapıldı. Yenimahalle’de yer alan Cahar Dudayev Parkı’nda gerçekleşen törende konuşan Çeçen İçkerya Cumhuriyeti’nin Türkiye ve Ortadoğu Temsilcisi Abdülhakim Shaptukaev, "Bugün açılışını gerçekleştireceğimiz Cahar Dudayev Anıtı, yalnızca bir taş anıt değildir. Bu anıt Çeçen halkının özgürlük iradesinin, onur mücadelesinin ve bağımsız devlet idealinin sembolüdür. Bu anıtın Cahar Dudayev’in adını taşıyan parkta yükselmesi ayrıca bir tarihi ve derin bir anlam taşımaktadır. Onun adı sadece bir liderin adı değil, bağımsızlık, haysiyet, direniş ve eğilmez bir iradenin adıdır dedi. "Zafere emin adımlarla ilerliyoruz" Anadolu Düşünce ve Strateji Merkezi (ASTEM) Başkanı Haşim Yanar da, "Rahmetli büyük lider Cahar Dudayev’in de dediği gibi ’Türkiye hem Türk dünyasının hem de İslam aleminin ümit ışığıdır. Bizler de bu ümit ışığının altında zafere emin adımlarla ilerliyoruz’ sözü büyük bir anlam ifade ediyor" dedi. Yanar, Dudayev’in Çeçen topraklarında özgürlük iradesinin sembolü olduğu gibi şehit Medet Önlü’nün de Çeçen davasının sesi ve vicdanı olduğunu ifade ederek, "Bu iki değerli şahsiyetin hayat yolları farklı coğrafyalarda, farklı şehirlerde şekillenmiş olsa da onları birleştiren fikir aynıydı. Özgür Çeçenya fikri, halkın onuru, bağımsızlık hakkı ve tarihi tarihi hafızanın her zaman korunması fikriydi" ifadelerine yer verdi. Dualarla anıldı Kırım Vakfı Başkanı Tuncer Kalkay de açılan anıtın geçmeşi ait bir hatıra değil, geleceğe bırakılan değerli bir emanet olduğunu ifade etti. Katılımcıların anıtın açılması töreninden sonra Dudayev ve Önlü için Fatiha Suresi okumasının ardından tören sona erdi.