SPOR - 08 Ocak 2026 Perşembe 16:39

Çorum FK, 3 oyuncuyu kadrosuna kattı

A
A
A
Çorum FK, 3 oyuncuyu kadrosuna kattı

Trendyol 1. Lig ekiplerinden Çorum FK, Burak Çoban ve Sinan Osmanoğlu ile 1,5 yıllık sözleşme imzalarken, FK Partizan’da forma giyen Ibrahim Zubairu’yu kiralık olarak kadrosuna kattı.


Trendyol 1. Lig’de 32 puanla 6. sırada devre arasına giren Çorum FK, transferlere devam ediyor. Bu kapsamda Çorum FK, Sakaryaspor’la yollarını ayıran Burak Çoban ile Gençlerbirliği’nden ayrılan Sinan Osmanoğlu ile 1,5 yıllık sözleşme imzaladı. Çorum temsilcisi, FK Partizan’da forma giyen Ibrahim Zubairu’yu da satın alma opsiyonlu olarak sezon sonuna kadar kiraladı.


Çorum FK, Emeka Eze’nin geçici transferi konusunda Sarıyer ile anlaşıldığını duyurdu. Kulüpten yapılan açıklamada Eze’ye takıma verdiği katkılardan dolayı teşekkür edildi.


Öte yandan Çorum FK, geçen hafta Eyüpspor’la yolları ayrılan Mame Thiam ve Serdar Gürler ile Göztepe’den ayrılan Ahmed Ildız’ı renklerine bağlamıştı.



Çorum FK, 3 oyuncuyu kadrosuna kattı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Yalova "Kamuda şiddetle mücadele tek yasa ile olmalı" Büro Memur Sen Genel Başkan Yardımcısı Cemal Üstün, kamuda şiddetin önlenmesi için öncelikli yapılması gerekenin bütün kamu görevlilerini kapsayan bir yasanın çıkartılması olduğunu söyledi. Üstün, meslek gruplarına ayrı ayrı yasa çıkartılarak şiddetle mücadele edilemeyeceğini de belirterek, "Bütün memurları kapsayan, caydırıcı tedbir ve cezalar içeren bir yasanın çıkması kaçınılmazdır" dedi. Genel Başkan Yardımcısı Cemal Üstün, Yalova SGK İl Müdürlüğü’nde görevli Avukat Zekeriya Polat’ın silahlı saldırı sonucu hayatını kaybetmesi üzerine SGK il binası önünde basın açıklaması yaptı. Memur-Sen İl Temsilcisi Halil İbrahim Sözer, Büro Memur-Sen Yalova Şube Başkanı Durmuş Akçal, şube yönetim kurulu üyeler, STK ve siyasi parti temsilcilerinin katıldığı basın açıklamasında konuşan Üstün, menfur saldırı sonucu hayatını kaybeden Avukat Zekeriya Polat’a Allah’tan bir kez daha rahmet, ailesi, yakınları, sevenleri ve mesai arkadaşlarına sabır ve başsağlığı diledi. Üstün, daha fazla canımız yanmadan, daha fazla ocaklar sönmeden, evlerin camından anne babasını bekleyen bir çocuğun daha boynu bükülmeden, ailesine kavuşma özlemini taşırken, kimse evi yerine mezara gitmeden, annesine, babasına kimsenin bir daha acı haber gitmeden, kamuda şiddetin; amasız, fakatsız, hemen, şimdi çözülmesi gerektiğini söyledi. Üstün, şiddeti önlemenin, hem insani, hem vicdani bir sorumluluk hem de makamların görevi olduğunu belirtti. Üstün, gencecik hayatların kör kurşunlarla son bulması karşısında içimizin yandığını ifade ederek, neredeyse memurların ölmeyip şiddete maruz kaldıkları için şükreder duruma geldiğini söyledi. Üstün: "Her gün ülkemizin bir köşesinden şiddet haberi alıyor, ya can kaybı yaşıyor ya da şiddete şükreder duruma geliyoruz. Zekeriya Polat kardeşimiz, görevini yerine getirirken, kurumun sınırları içinde, kendisiyle görüşmeye gelen bir şahıs tarafından silahla vurularak hayatını kaybetti. Gencecik bir hayat, bugün kör bir kurşunla sona ermiş, geride gözü yaşlı evlat, eş, anne-baba bırakmıştır" dedi. Üstün, ‘bıçak kemiğe dayandı, tahammülümüz kalmadı’ gibisinden açıklamaların çok ötesine geçmiş bulunduğumuzu da belirterek, "Bir gün gümrük personeli, bir gün adliye, bir gün emniyet mensuplarımız, bir gün SGK, bir gün maliye, bir gün icra memurları ve diğer mesleklerden herkes şiddet görmektedir." şeklinde konuştu ve Büro Memur-Sen olarak kamuda şiddetin tamamına karşı olduğumuzu, şiddetle mücadelenin, bazı mesleklere indirgenerek, özel yasalar çıkarılmasına da karşı olduğumuzu aktardı. Genel Başkan YardımcısıCemal Üstün, bazı meslek gruplarına yönelik çıkarılan yasaların, kamu görevlilerinin tamamını koruyamadığını, şiddetle mücadelenin bütüncül bir yasa ve uygulama birliği ile çözülebilecek toplumsal bir sorun olduğunu dile getirdi. Üstün, Sendika olarak baştan beri söylediğimiz çağrımızı tekrarladı: "Bütün kamu görevlilerini şiddetten koruyucu bir yasa hazırlanmalı, kamu görevlilerine karşı işlenen şiddet dahil her suç katalog suç kapsamına alınmalıdır. Kamu görevlilerine şiddet uygulayanlar öncelikle tutuklu yargılanmalıdır. Bunun yanında ek müeyyideler hayata geçirilmeli, şiddet uygulanan kamu hizmetlerinin tekrar sunumu-alımında, güvenlik güçleri refakati uygulanmalıdır." Genel Başkan Yardımcısı Üstün, şiddetle mücadele konusunda atılması gereken adımları sıralayarak konuşmasını şöyle sonlandırdı: "Görevini yaparken bir kamu görevlisinin hayatını kaybetmesi, kabul edilebilir bir olay değildir. Kamuda şiddetin önlenmesini sağlayacak ağırlaştırıcı cezaların hayata geçmesi, caydırıcılık açısından büyük önem taşımaktadır. Kamuda şiddet en kısa sürede sona erdirilmelidir. Gerekli yasal çalışmalara başlanmalıdır. Partiler arası ayrım yapılmadan bir ortak görüş oluşturulmalıdır. Kamu görevlileri, sabah evlerinden çıkarken, akşama evlerine sağ-salim dönüp dönemeyecekleri endişesinden uzak olmalıdır."
Balıkesir Sağlık Bakanı Memişoğlu: "Üçte biri sigara içen bir toplumda yaşamak istemiyoruz" Balıkesir’i ziyaret eden Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, sağlıklı topluma işaret ederek başta sigara olmak üzere kötü alışkanlıklarla mücadele ettiklerini açıkladı. Bakan Memişoğlu, "Üçte biri sigara içen bir toplumda yaşamak istemiyoruz" dedi. Bir dizi ziyaret için Balıkesir’e gelen Bakan Memişoğlu’nu Vali İsmail Ustaoğlu makamında ağırladı. Ziyarette AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Belgin Uygur, AK Parti Milletvekilleri Mustafa Canbey ve Ali Taylan Öztaylan hazır bulundu. Burada gazetecilere açıklamada bulunan Memişoğlu, "Cumhurbaşkanımızın liderliğinden bu yana Balıkesir’e toplam 96 sağlık tesisi yapmışız. 17’si hastane olarak 3 bin 381 yatak kapasitesi ile hizmet veriyoruz. Hem Bandırma, hem Balıkesir Üniversitesi hem de sağlık bilimleri üniversitesinin eğitim anlamında büyük bir hizmeti de var. Bugün sağlık hizmetlerini değerlendireceğiz. Yatırımlarımızı değerlendireceğiz. Balıkesirli vatandaşlarımızın sağlığını korumak ve ihtiyaçlarımızı olan sağlıkla ilgili daha iyi hizmet almaları için toplantılar yapacağız, değerlendirmelerde bulunacağız. Tabii Balıkesir inşaatlarımız var. Özellikle Sındırgı ilçemizde devlet hastanesi inşaatımız vardı. Maalesef inşaat süreci de özellikle müteahhitlerin bırakmasıyla sorunlar yaşadık. Allah’a hamdolsun bu projeleri çözdük. Artık yeni ihalemizi yaptık, yer teslimi de yaptık. Allah nasip ederse 2026’nın ortasında vatandaşımızın hizmetine bu hastaneye sunacağız. Maalesef sorunlar yaşamıştık ama artık problemlerin hepsini çözdük. Özellikle deprem bölgesi, deprem yaşayan bu ilçemize duyurmak istiyorum. İnşallah 2026’nın ortasına bu hastaneyi oradaki vatandaşlarımızın hizmete açacağız. Tabii inşaatlarımız durmuyor. Merkezdeki hastanemizin de inşaatı hızlı bir şekilde devam ediyor. Aynı şekilde Edremit’te hastanemizin de inşaatı devam ediyor. Bunun yanında Kepsut Hastanemizin inşaatı devam ediyor. Bandırmalı hemşehrilerimize özellikle söylemek istediğim bir müjdemiz de var. Bandırma’da inşallah 300-350 yataklı kapasitesi arttırabilecek bir hastanenin ihalesini en kısa zamanda çıkıyoruz. İnşallah 2026’da bitirip hizmete başlayacağız" dedi. Hedef sigarasız toplum Sigara ve kötü alışkanlıklarla ilgili de konuşan Bakan Memişoğlu, "Biz her zaman sağlıkla ilgili problem olduğu zaman, insanlarımız hastalandığı zaman onları tedavi etmeye ve hastalığı iyileştirmeye hazırız. Çünkü Türkiye sağlık hizmetleri anlamında özellikle son 24 senede çok büyük bir yol kat etti. Bugün dünyanın 165 ülkesinden insanlar sağlık hizmeti almak için ülkemize geliyorlar. Ancak bizim en büyük hedeflerimizden bir tanesi toplumumuzu sağlıklı kalması ve hastalanmaması. Onun için ’Sağlıklı Türkiye Yüzyılı’ diyoruz. Toplumumuzun hastalanmadan vatandaşlarımıza bedenlerini bakmasını ve onlara sağlıklı kalmak için kötü alışkanlıklardan, sigara gibi tütün gibi maalesef insanımıza zarar veren bu alışkanlıklardan uzak durmasını ve başlamış olan arkadaşlarımızın da vatandaşlarımızı da bırakması için her türlü yardıma hazır olduğumuzu bir daha ifade etmek istiyorum. Çünkü yaklaşık üçte biri sigara içen bir toplumda yaşamak istemiyoruz. Yani Sağlık Bakanı olarak özellikle topluma beraber bırakılabileceğini sağlığa zarar veren bu alışkanlıktan zaten uzak durması gerektiğini ifade etmek istiyorum. İlacıyla, önerisiyle hekimiyle sigara bırakma insanlarımızın bu kötü alışkanlıklardan kurtulmasını sağlamaya çalışacağız" ifadelerini kullandı. Bakan Memişoğlu, daha sonra AK Parti İl Başkanlığı’nı ziyaret ederek partililerle sohbet etti.
İstanbul "Dünya İçin Lazım" projesinde 70 bin kişiye doğayı koruma eğitimi verilecek Vodafone, WWF-Türkiye ve Habitat Derneği iş birliğiyle yürütülen "Dünya İçin Lazım" projesi kapsamında verilen doğayı koruma eğitimleriyle şu ana kadar 40 bini aşkın kişiye ulaşıldı. Mayıs ayına kadar toplam 70 bin kişiye eğitim verilmesi hedefleniyor. Daha sürdürülebilir bir dünya hedefiyle çalışmalarını sürdüren Vodafone, hayata geçirdiği "Dünya İçin Lazım" projesiyle, doğayı korumak üzere kullanım ömrünü tamamlamış elektronik cihazları geri dönüştürmeye ve WWF-Türkiye ve Habitat Derneği iş birliğiyle doğayı koruma eğitimleri vermeye devam ediyor. Proje kapsamında şu ana kadar 4 tonu aşkın e-atık toplanırken, verilen doğayı koruma eğitimleriyle de 40 bini aşkın kişiye ulaşıldı. Projede Mayıs ayına kadar 45 bini çocuk olmak üzere toplam 70 bin kişiye ulaşılması ve 15 ton e-atığın dönüştürülmesi hedefleniyor. Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Hasan Süel, şunları söyledi: "Vodafone olarak, Amaç Odaklı yaklaşımımız kapsamında global odak alanlarımız olan ‘Topluma Değer Katmak’, ‘Gezegenimizi Korumak’ ve ‘Güven İnşa Etmek’ anlayışımız doğrultusunda çalışmaya devam ediyoruz. WWF-Türkiye ve Habitat Derneği iş birliğiyle ‘Dünya İçin Lazım’ projesini hayata geçirdik. Amacımız; e-atıkları dönüştürerek doğamıza sıfır atık katkısında bulunmak, e-atık dönüşümleri sayesinde doğa bilinci gelişen bir topluluğun oluşmasını sağlamak. Sürdürülebilirlik eğitimleriyle bu toplulukları geliştirerek büyütmek, bu toplulukların da gelecekte doğa bilinci olan ve bu bilinci etrafa yayan elçiler yetiştirmesini sağlamak. Şu ana kadar 40 bini aşkın kişiye eğitim verdiğimiz projede, Mayıs ayına kadar 45 bini çocuk olmak üzere toplam 70 bin kişiye ulaşmayı hedefliyoruz." İlkokul ve ortaokul grupları için doğayı koruma eğitimleri "Dünya İçin Lazım" projesinde, Türkiye genelinde 7-14 yaş arasındaki çocuklara, e-atık ve sürdürülebilirlik bilinci kazandırmak amacıyla eğitimler veriliyor. Bu kapsamda, ilkokul ve ortaokul grupları için yüz yüze ve çevrim içi olacak şekilde Doğa Koruma, E-Atık, İklim Değişimi, İleri Dönüşüm ve Sürdürülebilirlik başlıklarında eğitimler düzenleniyor. Ebeveyn ve öğretmenler için seminerler Projede doğayı koruma eğitimlerinin verilebilmesi için düzenlenen eğitmen eğitimlerinde ise Eğitmenlik Becerileri, Etkili Sunum ve Oturum Tasarımı, Çocuklarla Hak Temelli Çalışma, İçerik Aktarımı ve İçerik Deneyimleme, Teknoloji Becerileri ve E-Öğrenme Araçları, Yerel Süreçler gibi konular ele alınıyor. Bunun yanı sıra ebeveyn ve öğretmenler için organize edilen web seminerleri ile sürdürülebilir yaşam alışkanlıklarının hem evde hem okulda desteklenmesi amaçlanıyor. Bugüne kadar ebeveyn ve öğretmenler için "Dijital Araçlarla Sürdürülebilirlik Farkındalığı: Ebeveyn ve Öğretmenler İçin Rehber", "Doğa Eğitimi Erken Yaşta Başlar: Doğru Yöntemler, Kalıcı Etki" ve "Evde Başlayan Dönüşüm: Ailece Sürdürülebilir Yaşam Kültürü" konulu 3 web semineri düzenlendi.