ASAYİŞ - 22 Mayıs 2024 Çarşamba 17:46

Çorum polisinin şok uygulamaları sürüyor

A
A
A
Çorum polisinin şok uygulamaları sürüyor

Çorum’da polis ekiplerince gerçekleştirilen şok uygulamalarda, haklarında arama kararı bulunan 8 kişi yakalandı.


İl Emniyet Müdürlüğü’nün asayiş ve güvenliğin sağlanmasına yönelik çalışmaları devam ediyor. Asayiş Şube Müdürlüğü ekiplerince 15-22 Mayıs 2024 tarihleri arasında yapılan şok uygulamalar ile şüphe ve ihbar üzerine yapılan çalışmalar neticesinde, 2 bin 687 şahsın GBT kontrolü yapıldı.


Yapılan uygulamalar sırasında haklarında çeşitli mahkemeler tarafından arama kararı bulunan 8 şahıs yakalanırken, 6 tabanca, 15 tüfek, 4 kuru sıkı tabanca, 8 kesici ve delici alet olmak üzere toplam 33 adet silah, 10 adet şarjör, 67 adet fişek, 84 adet sentetik ecza maddesi, 1,29 gram metamfetamin maddesi, 7,11 PC maddesi ve 8,52 gram tütün olarak tabir edilen narkotik madde ile 3 adet uyuşturucu kullanım aparatı ele geçirildi.


Uygulamalarda 27 kahvehane/kıraathane, 13 kafe, 28 çay ocağı, 6 oyun salonu ve 11 otopark kontrol edilirken ayrıca 788 araç kontrol edilirken bu araçlardan kurallara uymayan 22 araca 235 bin TL idari para cezası uygulandı.



Çorum polisinin şok uygulamaları sürüyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Muğla Bodrum’da öğrencilere sıfır atık eğitimi Bodrum Belediyesi tarafından sıfır atık eğitim programı kapsamında ilkokul, ortaokul ve lise öğrencilerine yönelik kapsamlı bilinçlendirme çalışmaları gerçekleştirildi. İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Müdürlüğü tarafından öğrencilerin çevre bilinci kazanması ve sürdürülebilir yaşam alışkanlıkları edinmesi hedefiyle Sıfır Atık Eğitimi verildi. 2025-2026 eğitim öğretim yılının ikinci döneminde yürütülen program kapsamında toplam 14 okulda 1400 öğrenciye verilen eğitimin yanı sıra 1. Sınıf Atık Getirme Merkezini ziyaret etmek isteyen 7 ilkokuldan toplam 225 öğrenciye de tesis tanıtımı yapıldı. Çevre Teknikerleri Filiz Hekimoğlu ve Zeynep Uyar Yabacı tarafından verilen eğitimlerde; karışık ambalaj atıklarının toplama, ayrıştırma ve geri dönüşüm süreçleri hakkında bilgilendirmeler yapıldı. Tehlikeli atıklar, atık piller, elektrikli ve elektronik atıklar, bitkisel atık yağlar ile atık ilaçların çöpe karışması durumunda çevreye verebileceği zararlar detaylı olarak ele alındı. Ayrıca vatandaşların atıklarını ayrıştırarak teslim edebildiği Bodrum Belediyesine ait 1. Sınıf Atık Getirme Merkezinde bulunan 14 farklı atık grubunun nasıl biriktirildiği ve geri dönüşüme nasıl kazandırıldığı öğrencilere aktarıldı. Sıfır atık eğitimi alan öğrencilere, su ve enerji tasarrufuna dikkat çekmek amacıyla toplam 1525 adet perlatör dağıtımı gerçekleştirildi. Planlanan mevcut eğitim programının tamamlanmasına rağmen İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne sıfır atık eğitimi talebinde bulunan okullar olması halinde, eğitim öğretim yılı sonuna kadar okullarda ve 1. Sınıf Atık Getirme Merkezinde eğitimlerin devam edebileceği ifade edildi.
İstanbul 15 Temmuz Derneği ve Kızılay kurban bağışlarını İdlib’e ulaştıracak 15 Temmuz Derneği Başkanı İsmail Hakkı Turunç, şehit ve gazi ailelerinin talebiyle geçtiğimiz yıl Gazze ve Suriye’ye ulaştırılan kurban bağışlarının bu yıl da devam edeceğini belirterek, "253 şehidimiz adına 253 kurban" mottosuyla İdlib’de ihtiyaç sahiplerine ulaşacaklarını söyledi. 15 Temmuz Derneği ile Türk Kızılay iş birliğinde Suriye’nin İdlib bölgesindeki kurban yardım organizasyonuna ilişkin Kuzguncuk’taki dernek binasında basın toplantısı düzenlendi. Toplantıda konuşan 15 Temmuz Derneği Başkanı İsmail Hakkı Turunç, geçtiğimiz yıl Kurban Bayramı öncesinde şehit ve gazi ailelerinden anlamlı bir talep geldiğini belirterek, ailelerin kurban bağışlarının Gazze ve Suriye’deki ihtiyaç sahiplerine ulaştırılmasını istediğini ifade etti. Gazze’de yaşanan mağduriyetlerin şehit ailelerini derinden etkilediğini söyleyen Turunç, dernek olarak bu konuda öncülük yapmaları yönünde talepler aldıklarını kaydetti. Suriye’de yıllardır süren savaş nedeniyle mağdur olan insanlara da kardeşlik görevi bilinciyle destek olmak istediklerini belirten Turunç, Türkiye’ye gelen Suriyeli ailelerle zaman içerisinde güçlü bağlar kurulduğunu söyledi. Kurban bağışlarının yalnızca bir yardım değil, aynı zamanda kardeşlik mesajı taşıdığını ifade eden Turunç, "Ülkenize dönseniz de kardeşliğimiz devam ediyor mesajı vermek istedik" dedi. Geçtiğimiz yıl Türk Kızılay iş birliğiyle yaklaşık 345 kurban kesildiğini belirten Turunç, yapılan organizasyonun hem yardım ulaştırılan aileleri hem de bölgeye giden şehit yakınları ile gazileri duygulandırdığını söyledi. Bölgedeki insanların teşekkürleri ve dualarının unutulmaz olduğunu ifade eden Turunç, organizasyona katılanların dönüş yolunda bile yeniden gitme isteğini dile getirdiğini aktardı. Bu yıl da bir kampanya başlattıklarını belirten Turunç, Kızılay ile protokolün devam ettiğini ve kurbanların profesyonel ekipler tarafından hijyenik şartlarda kesileceğini söyledi. Kurban etlerinin soğuk hava depolarında muhafaza edilerek, kısa sürede kamplarda yaşayan ihtiyaç sahibi ailelere ulaştırılacağını kaydeden Turunç, bayram sürecinde beş kişilik bir ekiple yeniden bölgeye gideceklerini belirtti. Hatay üzerinden sınırı geçerek kurban kesimlerine nezaret edeceklerini ifade eden Turunç, bayram namazının ardından kurbanların kesileceğini ve dağıtımların yerinde takip edileceğini söyledi. Dünyanın farklı bölgelerinde insanların savaş, yoksulluk ve insan hakları ihlalleri nedeniyle zor şartlar altında yaşam mücadelesi verdiğine dikkat çeken Turunç, "İnsanların kendi topraklarında huzur içinde yaşayabilmesini istiyoruz. Ancak yaşanan acılar karşısında bizlere kardeşlik görevimizi yerine getirmek düşüyor" ifadelerini kullandı.
İstanbul Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "Belirsizliklerin, çatışmaların yükseldiği bu dönemde Türkiye güçlü bir merkez olarak konumlanacak" Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, İstanbul Finans Merkezi (İFM) Kanunu kapsamında hayata geçirilen "Tek Durak Ofisi" açılış töreninde yaptığı konuşmada, "Türkiye siyasi istikrarı olan bir ülke. Çevresinde birçok gerilim yaşanırken, jeopolitik gelişme yaşanırken bu ateşten uzak duran, istikrarını koruyan bir ülke. Diplomasiyi, barışı hep önceleyen ve öncülük yapan bir ülke. Güçlü, tecrübeli liderliğe, tecrübeli kadrolara sahip bir ülke. Bütün bu vasıflarıyla belirsizliklerin, çatışmaların yükseldiği bu dönemde Türkiye güçlü bir merkez olarak konumlanacak" dedi. İstanbul Finans Merkezi (İFM) Kanunu kapsamında hayata geçirilen ve yatırımcıların idari süreçlerini tek merkezden hızlı ve etkin şekilde yönetmesini amaçlayan "Tek Durak Ofisi" düzenlenen programla hizmete açıldı. İstanbul Finans Merkezi’nde gerçekleştirilen açılış programına Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’da katılım sağladı. Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi tarafından sevk ve idare edilen Tek Durak Ofisi’nde; şirket kuruluşundan vergi işlemlerine, banka hesabı açılış süreçlerinden sosyal güvenlik işlemlerine, çalışma ve ikamet izinlerinden iş yeri ruhsatlandırmasına kadar birçok hizmetin "One Stop Shop" yaklaşımıyla tek noktadan sunulacağı kaydedildi. "Ne kadar nitelikli yatırım yaparsanız gelecekte sosyal refahı o kadar arttırmış olursunuz" Açılış töreninde konuşan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "İstanbul Finans Merkezi çok özel bir mekan, özel bir proje. Bunun için de öncü çalışmalar gerçekleştiriliyor. İlk aşamada burada uygulanacak ama gelecekte tüm Türkiye’ye yaygınlaştırılabilecek model diyebileceğimiz nitelikte çalışmalar için adeta burası bir laboratuvar. Türkiye’mizin ekonomi politikalarımızın, finans politikalarımızın öncü bir mekanı, kurumu. Yatırımlar çok kıymetli. Yatırım, bugünkü tüketimden bir miktar vazgeçerek gelecekte daha fazla tüketim imkanı kazanmak demek aslında. Ne kadar yatırım yaparsanız, nitelikli yatırım yaparsanız gelecekte sosyal refahı o kadar arttırmış olursunuz. Ülkenin üretim kapasitesini geliştirmiş olursunuz. Ama yatırım aynı zamanda zor bir iş. Yatırım yaparken yer tahsisinden çevresel etki değerlendirmelerine, yapı ruhsatlarından çalışanlarla ilgili hukuka varıncaya kadar birçok hususu ilgilendiren, birçok hususla ilişkili yatırım süreci. İşte bizim amacımız, bu çok önemli alanda yatırımcının olabildiğince gereksiz yüklerden kurtulmasını sağlamak. Bürokrasiyi daha sade ve daha hızlı işler hale getirmek. Böylece yatırım ortamını iyileştirmek, daha iyi bir yatırım ortamı sağlamak. Yatırım geliştikçe de şüphesiz bundan tüm ülkemiz faydalanacak. Yatırım demek, istihdam demek. Yatırım demek, ileride üretim artışı demek. Tüketim imkanlarının artması demek. Yatırım demek, istihdam demek, dolayısıyla sosyal refah demek. Aynı zamanda yatırım ihracat demek, cari açığımızın azalması demek özellikle nitelikli yatırımlar. Dolayısıyla yatırım bütün bu politikalarımızın odağında. Bu çerçevede reel sektör, finansal sektörün birlikteliği anlamında da bu ofis bence çok kıymetli. Ben ikisini hiçbir şekilde birbirinden ayırmıyorum, aynı resmin tamamlayıcı parçaları olarak görüyorum. Finansal sistemle reel sistem ne kadar diyalog içindeyse, ne kadar ortak bir vizyonu paylaşıyorsa her iki sektör için de o kadar olumlu diye ifade etmek istiyorum. İnşallah buradaki ofisimiz bu anlamda da reel sektör yatırımlarıyla finans kesimi arasındaki diyaloğa da daha fazla katkıda bulunur." dedi. "Biz artık Türkiye’yi sadece bir köprü olarak konumlandırmıyoruz, bir merkez olarak konumlandırıyoruz" Yatırımlar için çok çeşitli adımların atıldığını söyleyen Yılmaz, "Meclisimizden çarşamba günü geçen paketimiz çok önemli teşvikler içeriyor. Biz artık Türkiye’yi sadece bir köprü olarak konumlandırmıyoruz; bir merkez olarak konumlandırıyoruz. Merkez ülke diyoruz, güçlü merkez diyoruz yatırımlar için. Türkiye’ye gelsin şirketler, ofislerini kursunlar, buradan çevredeki ülkeleri yönetsinler diyoruz. Transit ticaret yapanlar kazançlarını rahatlıkla Türkiye’ye getirsinler, herhangi bir yükle külfetle karşılaşmasınlar diyoruz. İmalat, üretim sektörlerinde vergi oranlarını düşürüyoruz ve çok daha cazip hale getiriyoruz. Yatırım ortamıyla ilgili birçok adım atıyoruz; teşviklerden lojistiğe, yenilenebilir yeşil enerjiye varıncaya kadar birçok adımımız var. Tek Durak Ofis de işte bunları bütünleyen bir adım. İnşallah önümüzdeki dönem buradaki örnekten hareketle tüm Türkiye’ye bunu yaygınlaştıracağız. Buradaki ana mantığımız şu: Her bir kurumumuz elbette bir uzmanlık alanına sahip, o alanda elbette görevini yapacak bütün kurumlar. Ama böyle kurumlar arası yazışmalar, uzun süreçler, çözülemeyen ihtilaflar yerine aynı masa etrafında kurumlarımızı bir araya getirip bütüncül bir bakış açısıyla ve hızlı bir şekilde yatırımcının ihtiyaç duyduğu kararların alınmasını istiyoruz. Olumlu veya olumsuz ama çok geciktirmeden, bütün kurumlarımızın bulunduğu bir ortamda en azından belli ölçekte ve nitelikte olan projeler için bunun yapılmasını istiyoruz. Yine dışarıdan gelecek yatırımcı için özellikle oturum izni, çalışma izni ve vize gibi başka kolaylıkları da bu sisteme entegre etmek istiyoruz. Daha rahat bir şekilde belli ölçekteki en azından nitelikteki yatırımlar bu hizmetleri çok daha rahat bir şekilde alabilsinler istiyoruz. Tüm Türkiye’de da inşallah bu anlamda çalışmalarımızı sürdüreceğiz" ifadelerini kullandı. Türkiye’nin siyasi istikrarı olan bir ülke olduğunun altını çizen Yılmaz, şunları söyledi: "Çevresinde birçok gerilim yaşanırken, jeopolitik gelişme yaşanırken bu ateşten uzak duran, istikrarını koruyan bir ülke. Diplomasiyi, barışı hep önceleyen ve öncülük yapan bir ülke. Güçlü, tecrübeli liderliğe, tecrübeli kadrolara sahip bir ülke. Bütün bu vasıflarıyla belirsizliklerin, çatışmaların yükseldiği bu dönemde Türkiye güçlü bir merkez olarak konumlanacak inşallah. Burada emeği geçen tüm kurumlarımıza ve kişilere yürekten teşekkür ediyorum. İş dünyamız ve yatırımcılarımız için tek durak ofisimiz hayırlı olsun. Aynı zamanda Finans Merkezini Ümraniye’de farklı bir konuma taşımış oldu, Ümraniye’ye de hayırlı olsun." Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Başkanı Ahmet Burak Dağlıoğlu ise "İstanbul Finans Merkezi’nde hizmet verecek Tek Durak Ofis, Cumhurbaşkanımızın o büyük vizyonunun bir parçası olan İstanbul Finans Merkezi’ne yönelik hizmetleri daha kolay vermek için açıldı. Tek Durak Ofis’te bakanlıklarımızın ilgili kurumları hazır olarak yatırımcılarımıza hizmet verecek. Bu alanda İçişleri Bakanlığımıza, Çalışma Bakanlığımıza, Ticaret Bakanlığımıza, Hazine ve Maliye Bakanlığımıza, yine hizmet verecek kurumlardan biri olan İstanbul Ticaret Odamıza ve tabii ki Ümraniye Belediyemize teşekkür etmek isteriz. Bu çatı altındaki resmi kurumların yanı sıra yatırımcılar için, şirket kuranlar için banka hesabı açmak da önemli bir konu" diye konuştu. Açılış törenine, Ümraniye Kaymakamı Yüksel Çelik, Ümraniye Belediye Başkanı İsmet Yıldırım ve çok sayıda davetli katıldı.
İstanbul Aziz Yıldırım: "En büyük Fener sezonu başlamıştır" Fenerbahçe Başkan Adayı Aziz Yıldırım, yönetim kurulu toplantısını tanıttığı basın toplantısında, "100. yıl ruhumuzu 120. yılımızda da sürdürmek için hep beraber bir mücadeleye başlıyoruz. Ali Koç’a, Hakan Safi’ye çağrımdır; gelin yönetimde beraber olalım. Hep birlikte Fenerbahçe’yi şampiyonluğa taşıyalım. Camiamızın her bir ferdine çağrımdır; Bu seneye hep beraber damga vuralım. Birlikte büyük bir mücadeleye adım atıyoruz. ’En büyük Fener’ sezonu başlamıştır" dedi. Fenerbahçe Spor Kulübü’nün 6-7 Haziran’da gerçekleştireceği Olağanüstü Seçimli Genel Kurul Toplantısı öncesi başkan adayı Aziz Yıldırım çalışmalarını sürdürürken, İstanbul’da bir otelde yönetim kurulunu tanıttığı lansman düzenledi. Toplantıda ilk olarak projeler katılımcılara yansıtılırken, daha sonra yönetim kurulu listesi tek tek sahneye çıktı. Fenerbahçe Başkan Adayı Aziz Yıldırım son olarak konuşması için kürsüye gelirken, ’Fenerbahçe Spor Kulübü Yönetimi ile Futbol AŞ beraber olacağını, kulübü birlikte yöneteceklerini söyledi. Bugün Final Four maçına çıkacak Fenerbahçe Erkek Basketbol Takımı’na ise başarılar dileyen Yıldırım, "Türkiye’ye şampiyon olacak dönecekler" dedi. Futbol AŞ’ye 4-5 ismin daha ekleneceği bilgisini veren Yıldırım, "Az önce Fenerbahçemizin Türkiye’de ve Avrupa’da kazanacağı büyük başarıların mimarı olacak olan kadro ile tanıştınız. Yönetim kadromuzda yer alan arkadaşlarımın tamamı kendi meslek ve iş hayatlarında önemli başarılar kaydetmiş sosyal çevrelerinde saygın kimselerdir. Ama onları burada bir araya getiren, Fenerbahçe için maddi ve manevi tüm imkanlarıyla Fenerbahçemizin başarılarına güç katma iradeleridir. Bütün Fenerbahçeliler adına bir Fenerbahçeli olarak kendilerine teşekkür ediyorum. Tebrik ediyorum. Sadece bizim listemizde aday olmuş arkadaşlarımızı değil, Hakan Safi ve arkadaşlarını da aynı içtenlik ve saygı ile selamlıyor, kendilerine de aynı şekilde teşekkür ediyorum. Onlar bizim rakibimiz değil. Fenerbahçeli Fenerbahçelinin rakibi olamaz; yoldaşı olur, gönüldaşı olur. Bu bir hizmet yarışıdır. Asla iktidar ve söz sahibi olma kavgası değildir. Elbette 120. yaşını kutlayan bu koca çınar ne Aziz Yıldırımlar ne başkanlar gördü. Bu 120 yılın neredeyse yarısında benim ömrüm geçti ve ben kendime bakınca Fenerbahçe’yi görüyorum. Benim nabzım şöyle atıyor: ’Her zaman her yerde en büyük Fener.’ Ben bu coşkuyu bütün Fenerbahçeliler ile birlikte tam da kalbimin içinden bütün benliğimle yayılan bir hayat enerjisi olarak hissediyorum. ’Her zaman her yerde en büyük Fener’ diye coşan tribünler. ’Her zaman her yerde en büyük Fener’ diye inleyen sokaklar ve her yerde dalgalanan sarı lacivert bayraklar; benim hayat enerjimi bunlar sağlıyor. Atatürk ve arkadaşlarının kurduğu ülkemde ay-yıldızlı bayrağımızın gölgesinde hür ve bağımsız yaşamanın onuru yanında, sarı-lacivert bayrakların dalgalanması benim hayat enerjimdir. Ben bu yüzden yeniden adayım. Arkadaşlarım bu yüzden hizmete talip oldular. Bana neler yapacağımı sormaya kimsenin ihtiyaç duyacağını sanmıyorum" diye konuştu. "Her zaman her yerde ’En büyük Fener’ coşkusuyla zaferler kutlayalım" Başkan adayı Hakan Safi ve önceki yönetime de çağrıda bulunan Aziz Yıldırım, "Ben Türkiye ve Avrupa’nın sokaklarını, şu coşkuyla sarı-lacivertle boyamak için varım; ’Her zaman her yerde ’En büyük Fener’ coşkusuyla zaferler kutlayalım. Bana nasıl yapacaksınız diye sormayın. Daha önce yaptık yine yaparız. Fenerbahçe’nin geçmişine bakın bunu göreceksiniz. Fenerbahçemizin kumpaslarla içine itildiği kuyudan el birliği ile çıkmak için buradayız. 2018’de ’Gelin güç ve imkanlarımızı birleştirelim, Fenerbahçe’ye karşı kurulmuş tuzakları bozalım’ derken, bugün de aynı şeyi söylüyorum. Benden önce, benden sonra Fenerbahçe’ye hizmet etmiş tüm başkanlarımıza, camiamıza huzurunuzda tam bir samimiyetle teşekkür ediyorum. Hepsi de tam bir özveri ve samimiyetle Fenerbahçe için çok fedakarlıklar yaptılar. En önemlisi; Fenerbahçeli kardeşlerim bir olalım. Birlik olalım ve camianın şampiyonluk ruhunu önce kendimiz hatırlayıp sonra da teknik adamlarımıza, sporcularımıza, tribünlerimize, hakemlere, federasyonlara, sokaklara milyonlara hatırlatalım. Şimdi, 100. yıl ruhumuzu 120. yılımızda da sürdürmek için hep beraber bir mücadeleye başlıyoruz. Ali Koç’a, Hakan Safi’ye çağrımdır; gelin yönetimde beraber olalım. Hep birlikte Fenerbahçe’yi şampiyonluğa taşıyalım. Camiamızın her bir ferdine çağrımdır; Bu seneye hep beraber damga vuralım. Birlikte büyük bir mücadeleye adım atıyoruz. ’En büyük Fener’ sezonu başlamıştır" ifadelerini kullandı. Aziz Yıldırım başkanlığındaki yönetim kurulu listesinde şu isimler yer alıyor: "Barış Göktürk, Mahmut Nedim Uslu, Nihat Özbağı, Mustafa Çağlar, Ahmet Önder Fırat, Cihan Kamer, Fatih Öztürk, Batuhan Özdemir, Tanju Kaya, Murat İman, Özgür Peker, Yusuf Buğra Tanık, Mehmet Aydın, Mehmet Selim Kosif, Fatih Aslan, Volkan Akan, Mustafa Aydın Acun, Barış Karagöz, Savaş Adalet, Demre İşçen, Yasemin Babayiğit."
Niğde Vali Yardımcısı Divili: "Nüfusun kendini yenileme seviyesi 2,10’dur, konu 1 yıllık çalışmalarla çözülebilecek konu olmaktan çıkmıştır" 2026-2035 ’Aile ve Nüfus On Yılı’ etkinlikleri kapsamında Milli Aile Haftası, Niğde’de düzenlenen programla başladı. Niğde Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen programa Vali Yardımcısı Soner Divili, Belediye Başkan Yardımcısı Muharrem Çiftçibaşı, Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Nurettin Kesler, kurum temsilcileri ile ’Evlenecek Gençlerin Desteklenmesi Projesi’ kapsamında desteklenecek genç çiftler katıldı. Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan programda konuşan Vali Yardımcısı Soner Divili aile kurumunun toplumun temel taşı olduğunu belirterek, aileyi merkeze almadan sosyal problemlerin çözülemeyeceğini ifade etti. Divili; aile yapısının güçlendirilmesinin güvenlikten eğitime, sağlıktan sosyal yaşama kadar tüm alanları doğrudan etkilediğini söyledi. Türkiye’de doğurganlık oranlarının ciddi şekilde düştüğüne dikkat çeken Divili; "Bugün ülkemizde doğurganlık oranı 1,48 seviyesine gerilemiş durumda. Nüfusun kendini yenileme seviyesi ise 2,10’dur. Geldiğimiz noktada mesele yalnızca bir yıllık çalışmalarla çözülebilecek bir konu olmaktan çıkmıştır. Bu nedenle tüm kurumlarımızın aile ve nüfus odaklı çalışmalar yürütmesi büyük önem taşımaktadır" dedi. Programda konuşan Belediye Başkan Yardımcısı Muharrem Çiftçibaşı ise güçlü toplumların temelinde güçlü aile yapısının bulunduğunu vurguladı. Çiftçibaşı, "Eşlerin ve çocukların birbirleriyle sağlıklı iletişim kurduğu, paylaşımın güçlü olduğu aile yapıları toplumların gelişmesine katkı sunmaktadır. Yerel yönetimler olarak bizler de aile yapısının güçlendirilmesine yönelik her türlü çalışmaya destek vermeye devam ediyoruz" ifadelerini kullandı. Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Nurettin Kesler de yaptığı konuşmada ailenin yalnızca bireylerin bir arada yaşadığı bir yapı olmadığını, aynı zamanda milli ve manevi değerlerin gelecek nesillere aktarılmasını sağlayan en önemli kurum olduğunu söyledi. Dünyada yaşanan hızlı sosyal dönüşümler, dijitalleşme, bireyselleşme, doğurganlık hızındaki düşüş ve nüfusun yaşlanmasının aile yapısını doğrudan etkilediğini belirten Kesler, nüfus konusunun artık stratejik bir mesele haline geldiğini ifade etti. Kesler konuşmasında; "Aileyi korumak geleceği korumaktır. Güçlü aile yapısı güçlü toplumun, güçlü toplum ise güçlü Türkiye’nin temelidir. Tüm kamu kurumları ve sivil toplum kuruluşlarıyla birlikte aileyi merkeze alan çalışmalar yürütmeye devam edeceğiz" dedi. Konuşmaların ardından İl Müdür Yardımcısı Ömer Faruk Balkaya tarafından aile kurumunun korunması ve güçlendirilmesine yönelik farkındalık çalışmaları kapsamında sunum gerçekleştirildi. Sunumda Türkiye’nin demografik yapısına ilişkin veriler ile "Aile ve Nüfus On Yılı" vizyonu ele alındı. Program kapsamında Psikolog Münevver Seda Akdemir de ’Evlenecek Gençlerin Desteklenmesi Projesi’ hakkında katılımcılara bilgi verdi.