ASAYİŞ - 22 Ocak 2026 Perşembe 22:51

Çorum’da kar yağışı kazayı beraberinde getirdi: 7 yaralı

A
A
A
Çorum’da kar yağışı kazayı beraberinde getirdi: 7 yaralı

Çorum’un Sungurlu ilçesinde yoğun kar yağışı sebebiyle kayganlaşan yolda takla atan otomobildeki 7 kişi yaralandı.


Kaza, Sungurlu ilçesi Karaçay köyü mevkiinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, bölgede etkili olan yoğun kar yağışı ve buzlanma nedeniyle A.K. idaresindeki 06 FAF 477 plakalı Fiat marka otomobil, sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi netiesinde kontrolden çıktı. Takla atan otomobil yol kenarında bulunan alana saplanarak durabildi. Kazada sürücü ile araçta yolcu olarak bulunan 6 kişi yaralandı.


112 Acil Çağrı Merkezi’ne yapılan ihbar üzerine olay yerine sağlık, jandarma ve Sungurlu Belediyesi itfaiye ekipleri sevk edildi. Yaralılar, sağlık ekiplerince olay yerinde yapılan ilk müdahalelerinin ardından Sungurlu Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı.


Ekipler kazayla ilgili inceleme başlattı.



Çorum’da kar yağışı kazayı beraberinde getirdi: 7 yaralı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Eksim Enerji, rüzgar enerjisinde Türkiye’de ilk üçte Türkiye’nin dört bir yanındaki yenilenebilir enerji yatırımlarıyla yeşil dönüşüme katkı sağlayan Eksim Enerji, 2025 yılında 488,5 MW’lık ek artışla toplamda 1.186,5 MW’lık kurulu güce ulaştı. Şirket, yine yıl içerisinde portföyüne kazandırdığı güneş enerjisinin yanında rüzgar enerjisi santrallerinde ise toplam 42 yeni türbini devreye aldı. Şirket, yaptığı yatırımlarla rüzgar enerjisinde Türkiye’de ilk üç arasına girdiğini duyurdu. Yenilenebilir enerji yatırımlarıyla Türkiye’nin sürdürülebilirlik hedeflerine katkı sağlayan Eksim Enerji, 2025 yılı içerisinde tamamladığı GES ve RES projeleriyle 488,5 MW’lik ek kurulu güç artışı gerçekleştirerek rüzgar enerjisinde Türkiye’de ilk üçte yer aldığını açıkladı. Toplamda 1.186,5 MW’lik güce erişen şirket, yıl içinde Geyve RES, Yozgat RES ve Skole RES projelerinin ardından Karaman’daki yeni rüzgar santralini de devreye aldı. "11 sahada aynı anda ilerledik" 2025 yılında Yozgat, Karaman ve Ukrayna Skole RES’i aynı anda inşa ederek ulaşılması zor bir başarıya imza attıklarını belirten Eksim Enerji CEO’su Arkın Akbay şunları söyledi: "Rüzgarın gücünü ardımıza alarak 11 ayrı sahada aynı anda ilerledik. Viranşehir GES, Geyve RES, Yozgat RES ve Skole RES projelerimizi tamamlamakla birlikte yıl içinde inşasına başladığımız Silivri RES’te 109 MW, Karaman RES tesisimizde 56 MW kurulu güce yükseldik. Susurluk, Ovacık, Tokat, Hasanbeyli RES’teki kapasite artışlarımızla birlikte, şu anda yurt içi ve yurt dışı toplam 1,1 GW’yi aşmış durumdayız. Bu sayede, ülkemizde rüzgar enerjisinde ilk üçe yükselmenin mutluluğunu yaşıyoruz" dedi. Yenilenebilir enerji yatırımlarını ülke genelinde dengeli biçimde yaymaya ve özellikle rüzgar enerjisi alanındaki güçlerini artırmaya devam etiklerini söyleyen Akbay, "Rüzgar enerjisi, yaşam döngüsü boyunca çok düşük karbon ayak iziyle çevresel etkisi en düşük enerji üretim kaynaklardan biri olarak portföyümüzde özel bir yere sahip. Aynı zamanda olgunluk seviyesi yüksek teknolojisi sayesinde, benzer büyük ölçekli üretim tesislerine kıyasla daha kısa sürede güvenle devreye alınabiliyor. Sürdürülebilirlik hedeflerimizi, sahaya girdiğimiz andan itibaren hızlı şekilde hayata geçirebiliyoruz" diye konuştu. 960 hanenin yıllık elektrik ihtiyacı, yenilenebilir enerjiden karşıladı Yapılan açıklamaya göre, işletme sürecine katılan yeni santrallerle enerji üretimini artıran Eksim Enerji Grubu, 2025 yılında rüzgar kalitesinin önceki yıllara oranla düşük seyretmesine rağmen bir önceki yıla kıyasla yüzde 21 artış göstererek 2,3 milyar kWh elektrik üretti. Böylece yaklaşık 960 bin hanenin elektrik ihtiyacını temiz enerjiden karşılayarak 1,4 milyon ton karbon salımının önüne geçmiş oldu.
İstanbul LCW Limitless’ın yeni sezon ürünleri raflara taşındı LCW Limitless, yeni sezonda genişleyen ürün gamıyla erişilebilir modaya katkı sunuyor. Fonksiyonel detaylarla tasarlanan koleksiyon, farklı engel gruplarından dezavantajlı bireylerin giyim deneyimlerini kolaylaştırmayı hedefliyor. Tasarımlar arasında bacak boyunca fermuar veya çıtçıt detayları bulunan pantolonlar, kolay giyim için tamamen açılabilen tişörtler, kol kısmı çıkarılabilen ceketler ve birçok farklı ihtiyaca yanıt veren outdoor ürünler yer alıyor. LC Waikiki, engellilere yönelik hazırlanan koleksiyonu LCW Limitless’ın yeni sezon ürünlerini raflara taşıdığını duyurdu. "İyi giyinmek herkesin hakkı" misyonundan hareketle hazırlanan LCW Limitless koleksiyonu, LCW x İMA Kapsayıcı Tasarımlar Yarışması ile yeni bir boyut kazandı. Yarışmada genç tasarımcılar, farklı engel gruplarından dezavantajlı bireylerin günlük hayatta karşılaştıkları giyim zorluklarına estetik ve işlevsel çözümler sunarak yeni ürünler hazırladı. Hayatı kolaylaştıran tasarımlar Yapılan açıklamaya göre; LCW Limitless yeni sezon koleksiyonunda yer alan pantolonlar, bacak boyunca uzanan çıtçıt detayları sayesinde giyim kolaylığı sağlıyor. Bel kısmındaki halka, pantolonu yukarı çekmeyi kolaylaştırırken, ön bölümde yer alan cırt cırt kapama pratik kullanım sunuyor. Üst grup ürünlerde omuzdan bileklere kadar uzanan cırt cırtlı yapı, giyimi zahmetsiz hale getiriyor. Kollarda bulunan fermuar detayları ise kateter ve benzeri tıbbi uygulamalar için kolay erişim imkanı sunuyor. Tekerlekli sandalye kullanıcıları için tasarlanan sweatshirt, ön bölümde yer alan fermuarlı cep detayıyla pantolon ceplerine erişimde yaşanan zorluklara pratik bir çözüm getiriyor. Cepte bulunan özel açıklık sayesinde diren torbası gibi ürünler cep içinde taşınabiliyor. Hareket kabiliyeti kısıtlı bireylerin konforu düşünülerek tasarlanan takımlarda ise üst ve alt parçalar ikiye ayrılabiliyor. Ön ve arka kumaşlar arasında bulunan cırt cırtlı yapı sayesinde ürün kolayca açılıp kapanıyor ve minimum hareketle giydirme imkanı sunuyor. Outdoor ürünlerde fonksiyonel yaklaşım Koleksiyonda yer alan yağmurluklarda kullanılan reflektör şeritler görünürlüğü artırırken, arka bölümde yer alan su geçirmez ek kumaş, tekerlekli sandalye arkasının yağmurda ıslanmasını önlüyor. Geniş ön parça ise dizleri yağmurdan koruyor. Trençkotlar, kollarda bulunan halkalı fermuarlar ve çıtçıtlı ön düğmeleriyle pratik bir giyim deneyimi sunuyor. Toplam 39 parçadan oluşan yeni sezon koleksiyonunun; İstanbul Cevahir, Forum Marmara, Tepe Nautilus, Samsun Piazza, İzmir Mavibahçe, Bursa Marka Sur Yapı ve Ankara Kaşmir Center AVM mağazalarında ve LCW.com’da satışta olacağı belirtildi.
Ankara İşçi ve memur konfederasyonlarından dijital dönüşüm uyarısı: "Doğru yönetilmezse sosyal adaletsizlikleri derinleştirebilir" İşçi ve memur konfederasyonlarının genel başkan ve yöneticileri, dijital dönüşümün çalışma hayatındaki yansımalarını değerlendirdi. Yetkililer, dijitalleşmenin doğru yönetilmemesi durumunda sosyal adaletsizlikleri derinleştirip, çalışma yaşamında yeni eşitsizliklere ve güvencesiz çalışma biçimlerine yol açabileceğini vurguladı. 14. Çalışma Meclisi, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan’ın katılımıyla "Çalışma Hayatında Dijital Dönüşüm" temasıyla ATO Congresium’da toplandı. Açılış konuşmalarının ardından "Çalışma Hayatında Dijital Dönüşüm", "Dijitalleşmenin Çalışma Modelleri ve Sendikal Örgütlenmeye Etkileri" ve "Dijitalleşmenin Kamu Çalışma Hayatına Etkileri" başlıklı oturumlara geçildi. Memur Sendikaları Konfederasyonu (Memur-Sen) Genel Başkanı Ali Yalçın, Türkiye Kamu Çalışanları Sendikaları Konfederasyonu (Türkiye Kamu-Sen) Genel Başkanı Önder Kahveci, Hak İşçi Sendikaları Konfederasyonu (HAK-İŞ) Genel Başkanı Mahmut Arslan ve Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu (TÜRK-İŞ) Genel Başkan Yardımcısı Ramazan Ağar, ‘Çalışma Hayatında Dijital Dönüşüm’ oturumunda birer konuşma yaptı. "Dijital dönüşüm kamu hizmetlerinde de etkisini güçlü biçimde hissettirdi" Memur-Sen Genel Başkanı Yalçın, dijital dönüşümün yalnızca özel sektörde değil, kamu yönetimi ve kamu hizmetlerinde de etkisini güçlü biçimde hissettirdiğini ifade etti. Yalçın, bilişim sistemleri ve e-uygulamalarla kamu hizmetlerinin hızlandığını, hizmet kalitesi ve çeşitliliğinin arttığını belirtti. "25 ülkeden yaklaşık 30 milyon çalışan bir araya getirildi" Yetkili konfederasyon olarak kamu görevlilerinin bu dönüşümden olumsuz etkilenmemesi için çalışmalar yürüttüklerini ifade eden Yalçın, emeğin küresel bir mesele olduğu anlayışıyla öncülüğünü yaptıkları Uluslararası Emek Konfederasyonu (ILC) çatısı altında 25 ülkeden yaklaşık 30 milyon çalışanı bir araya getirdiklerini söyledi. Dijital dönüşümün yeni meslekler ortaya çıkarırken, bazı mesleklerin de ortadan kalkmasına yol açabileceğini ifade eden Yalçın, uzaktan ve esnek çalışma modelleriyle birlikte çalışma ortamı, iş yeri, mobbing ve iş kazası kavramlarının hukuki niteliğinin değiştiğine dikkat çekti. Yalçın, asıl meselenin dijitalleşmeye yön vermek olduğunu vurgulayarak, "Dijital dönüşümün nasıl, kimin için ve hangi değerlerle yönetileceği meselesi önem arz ediyor. Çünkü dijitalleşmeyle çalışanların hakları, sendikal yapılar ve kurumsal yönetim anlayışları yeniden şekilleniyor. Çalışanların algoritmalarının salt performansa indirilmesi hem bir emek temsilcisi hem de bir insan olarak kabul edebileceğimiz bir husus değil" dedi. "Türk ve Türkiye yüzyılı yürüyüşüne katkı sağlayacak" Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı Önder Kahveci, 14. Çalışma Meclisi toplantısının Türk ve Türkiye yüzyılı yürüyüşüne katkı sağlayacağı kanaatinde olduğunu belirtti. Kahveci, insanlığın en kapsamlısı dönüşümle karşı karşıya kaldığına işaret ederek, "İçinden geçtiğimiz bu süreç doğru yönetilmediği takdirde sosyal adaletsizlikleri derinleştiren, istihdamı daraltan ve toplumları yeni kırılganlıklara sürükleyen sonuçlar doğurabilecek niteliktedir. Söz konusu dönüşüm sürecinin teknolojik ve sosyoekonomik adaletsizliklere yol açmaması, üzerinde durulması gereken en önemli konular arasındadır" ifadelerini kullandı. "Yeni çalışma biçimlerinin getirdiği fırsatları değerlendirirken sosyal devlet sorumluluğundan uzaklaşılmamalı" HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan da, Türkiye endüstri ilişkiler sisteminin en temel sosyal diyalog mekanizmalarından biri olan ve 2010’da anayasal kurum haline getirilen Ekonomik ve Sosyal Konsey’in 2009’dan bu yana toplanamamasını eleştirdi. Türkiye’nin endüstri ilişkiler sisteminde sosyal diyalog mekanizmalarını kullanmakta yetersiz kaldığını belirten Arslan, bu mekanizmaların işletilmesini istediklerini söyledi. Arslan, yeni çalışma biçimlerinin getirdiği zorunlulukları ve fırsatları değerlendirirken sosyal devlet sorumluluğundan uzaklaşmamak gerektiğini dile getirdi. Dijital dönüşüm sürecinde sosyal boyutun ihmal edilmemesi gerektiğini vurgulayan Arslan, sosyal devlet ilkesine dikkat çekerek, "Türkiye Cumhuriyeti sosyal bir devlettir. Sosyal devlet, güçlü karşısında zayıfın yanında duran devlettir. Devlet, işçi-işveren ilişkilerinde tarafsız bir hakem değildir, zayıfı korumakla yükümlüdür" dedi. "Dijital dönüşüm, çalışanların aleyhine değil, onların yararına işleyecek şekilde planlanmalıdır" TÜRK-İŞ Genel Başkan Yardımcısı Ramazan Ağar ise dijitalleşmenin ‘doğru politikalarla yönlendirilmediği takdirde çalışma yaşamında yeni eşitsizliklere ve güvencesiz çalışma biçimlerine yol açabileceğini savundu. Ağar, çalışma hayatını derinden etkileyen başlıklardan birinin dijitalleşme olduğunu dile getirerek, "Biz sendikalar dijitalleşmeye karşı değiliz, aksine dijital gelişmenin toplumsal refahı artıracak şekilde kullanılmasından yanayız. Dijital dönüşüm, çalışanların aleyhine değil, onların yararına işleyecek şekilde planlanmalıdır. Uzaktan ve esnek çalışma modelleri açık kurallara bağlanmalı, mesai ile dinlenme süreleri net biçimde ayrılmalı, çalışanlar yalnızca takip edilen değil, alınan kararlarda söz hakkı bulunan taraflar hâline getirilmelidir. Dijital dönüşümün gerektirdiği yeni beceriler ve eğitim ihtiyaçları ortaya çıktığında bunun maliyetinin çalışana yüklenmesi kabul edilemez" değerlendirmesinde bulundu. Dijitalleşme ve kayıt dışı istihdamın yanı sıra vergi sisteminde adaletin sağlanması, iş sağlığı ve güvenliği, zorunlu arabuluculuk uygulaması ve kıdem tazminatı gibi konularda da düzenleme getirilmesi gerektiğini aktaran Ağar, "Çalışma hayatında yaşanan tüm bu sorunlar ertelenemez niteliktedir. Emeğin korunmadığı, gelir adaletinin sağlanmadığı, dijitalleşmenin düzenlenmediği ve sendikal özgürlüklerin güçlendirilmediği bir ortamda kalıcı toplumsal refahın tesis edilmesi mümkün değildir" ifadelerini kullandı.