EĞİTİM - 06 Mayıs 2024 Pazartesi 11:08

Hitit Üniversitesi ve Kastamonu Üniversitesi’nden iş birliği

A
A
A
Hitit Üniversitesi ve Kastamonu Üniversitesi’nden iş birliği

Çorum Hitit Üniversitesi ile Kastamonu Üniversitesi arasında gerçekleştirilen görüşmelerde iş birliğinin arttırılması için istaşarelerde bulunuldu.


Hitit Üniversitesi ve Kastamonu Üniversitesi, başta ihtisaslaşma alanları olmak üzere akademik ve Ar-Ge odaklı iş birliklerini geliştirmek üzere toplandı. Kastamonu Üniversitesi ev sahipliğinde iki gün süren görüşmelerde, ihtisaslaşma çalışmaları, Performans Odaklı Stratejik Planlama, Hitit Üniversitesi Eylem Planı (HEP) sistemi tanıtımı, Teknoloji Transfer Ofisi Anonim Şirketleri faaliyetleri, eğitim ve akreditasyon sürecine dair konular masaya yatırıldı.


Toplantıda konuşan Kastamonu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, her üniversitenin özgün yapısı olduğunu dile getirerek aynı konularda aynı zorluklarla karşılaşan kurumların bunları müzakere etmesi ve karşılaşmış oldukları sorunlar için ortak çözümler üretmesi ve deneyimleri paylaşması gerektiğine dikkat çekti.


Üniversitelerde personelin ortaya koymuş olduğu bir başarıyı, diğer üniversitelerin de tekrar etmesi, tecrübenin paylaşılmasının da oldukça önemli olduğunun altını çizen Rektör Prof. Dr. Topal, bu deneyimlerin paylaşımının hem zaman hem de maddi kayıptan kurtaran bir çalışma olduğunu söyledi. Kastamonu Üniversitesi olarak kalite ve sürdürülebilirlik alanında önemli çalışmalar yaptığını dile getiren Rektör Topal, bu süreçte personelin konuya dikkatli yaklaşarak hakim olması gerektiğinin altını çizdi.


Hitit Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ali Osman Öztürk ise Hitit Üniversitesi olarak şu ana kadar biriktirmiş oldukları eğitim, üretim ve diğer kapasitelerin beraberinde eksiklikleri de fırsata dönüştürerek özgün ve kaliteli standartlara ulaşmak için daha çok çalışmak gerektiğini ifade ederek bu noktada farklı üniversiteler ile bilgi paylaşımlarına önem verdiklerini belirtti.


Hitit Üniversitesinin kullandığı sistemlerin teknoloji ile entegre olduğunu ifade eden Rektör Öztürk, Türkiye’nin dünyada dijital uygulamalarda ilk 10’da olduğunu dile getirerek bu kullanımı verilerle düzenleyerek ölçülebilir bir performans yönetimi ve ondan önce de stratejik yönetim planı yapılması gerektiğinin altını çizdi. Her birimin özgün olduğunu söyleyen Rektör Öztürk, her birime uygun bir şekilde stratejik yönetim ve bütçe planlanmasından insan kaynaklarına kadar gelecek 10 yılın bütçe uygulamalarında bir projeksiyon gösterilmesi gerektiğini dile getirdi.


Daha sonra Rektör Prof. Dr. Öztürk, Performans Odaklı Stratejik Planlama ve Hitit Üniversitesi Eylem Planı (HEP) Sistemi tanıtımını gerçekleştirdi.


Toplantılarda her iki üniversitenin stratejik hedeflerini belirleme ve performanslarını ölçme konusundaki yaklaşımları paylaşıldı. Daha sonra, katılımcılar arasında akademik ve teknolojik iş birliği imkanlarını artırmak için atılabilecek adımları tartışmak üzere bir dizi oturum gerçekleştirildi. Oturumlarda, mevcut iş birliği alanları ele alınarak ortak projelere dair fikir alışverişi yapıldı.



Hitit Üniversitesi ve Kastamonu Üniversitesi’nden iş birliği

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Özel: "Biz en kısa zamanda sandık istiyoruz, kurultay istiyoruz" Özgür Özel, Kemal Kılıçdaroğu ile yaptığı telefon görüşmesine ilişkin, "Cevabım nettir, tavizim yoktur. Biz en kısa zamanda sandık istiyoruz, kurultay istiyoruz" dedi. Özgür Özel, Cumhuriyet Halk Partisinin 38’inci Olağan Kurultayı hakkında verilen mutlak butlan kararı sonrası CHP Genel Merkezinde düzenlenen, ‘Partimize, İrademize Sahip Çıkıyoruz’ buluşmasında konuştu. Özel, "Değerli dostlarım, büyüklerim, akranlarım, sevgili kardeşlerim, değerli gençler aile her şeydir. Ne zaman başımız sıkışsa, yüzümüzü ailemize döneriz. Aile, düştüğümüzde kolumuzdan tutandır. Sendeleyince omuzumuza dokunandır. Yokluğuna katlanmak zordur. Ama zoru göğüsleriz. Yükü paylaşır, acıyı bölüşürüz. Ama ailemizin yokluğuna, hasretine, acısına dayanırız da haysiyetinin çiğnenmesine asla izin vermeyiz. Siz benim ailemsiniz. Siz birbirinizin ailesisiniz. Bize oy versin, vermesin bu ülkenin tüm demokratları bizim ailemizdir. Bu ülkenin geleceğinden kaygı duyanlar, yarınları için mücadele edenler, birilerinin yanına sığınıp da onlarla gününü gün edenler değil; birbirinin omzuna tutunup da yarınlar için direnenler bizim ailemizdir. İşte bizler ailesine sahip çıkanlarız. Biz yoksulları, emekçileri, emeklileri, esnafı, çiftçiyi, gençleri ailemiz bildik" şekilde konuştu. "Bizim suçumuz, seçim kazanmak" Son yerel seçimleri kazandıkları için haksız ilan edildiklerini söyleyen Özel, "Bizim suçumuz, seçim kazanmak ya da seçimi kazanacakları aday yapmak. Bizim suçumuz, müesses nizama baş kaldırmak. Bizim suçumuz, kontrollü muhalefet olmayı reddetmek. Bizim suçumuz, paşa paşa konforlu muhalefet koltuğunda oturmayıp millet için iktidar hedeflemek. Bu yüzden mesele, Cumhuriyet Halk Partisi meselesi değildir. Mesele, milletin meselesidir, halkın meselesidir, halkların meselesidir." ifadelerini kullandı. "Türkiye değil, dünya hukuk tarihinde olmayacak bir karar" Özel, "Malum dün Türkiye değil, dünya siyasi tarihinde, hukuk tarihinde olmayacak bir kararla bambaşka bir hukuk dalının bir kuralını getirip de bir siyasi partinin 2,5 yıl önce yapmış olduğu bir kurultaya uygulayarak; hem de o kurultay ile ilgili yürüyen davaları perişan olmuş şahitlik edenlerin hakim önünde ifadelerini geri çektikleri, savunamadıkları. Elbette buna susacak, teslim olacak halimiz yoktu. Bir yandan da bu cenderenin içinden çıkmak gerekiyor. Ama bunu gidip de rejimle uzlaşacak, aparatlarıyla uzlaşacak ya da olmadık temaslar, olmadık pazarlıklar, bekledikleri gibi tavizler vererek yapacak halimiz yoktu. İşte o yüzden buradayım, işte o yüzden buradayız, işte o yüzden buradasınız. İyi ki buradasınız." "O telefona bakmadık, bakamadık" Kemal Kılıçdaroğlu ile yaptığı telefon görüşmesinden bahseden Özel, "Milletin, halkın gücüyle; sizlerin emeğiyle, kararlılığıyla birlikte bir büyük mücadeleyi başlattık. Günün şartları, günün psikolojisi içinde bir telefon geldi. O telefona bakmadık, bakamadık. Bugün akşamüstü o telefon görüşmesini gerçekleştirdik. İşte buradaki bütün dostlara ne konuştuğumu ne olacağını, ne olmayacağını söylemek boynumun borcudur. Bugün dedim ki ‘Sokağı görüyor musun?’ Dedim ki ‘Sokağı görüyor musunuz? Milleti duyuyor musunuz? Bu partinin, bu baba ocağının bahçesinde yan yana ağlayan 80 yaşında teyzemi, 15 yaşında evladı görüyor musunuz? Türkiye’nin dört bir yanından yükselen isyanı duyuyor musunuz? Bugün Türkiye’den 65 baro isyan ediyor. Bugün Türkiye’nin tüm meslek örgütleri, tüm sendikaları, tüm siyasi partileri, en sağdan en sona tüm dostlar yan yana duruyor. ‘Bu CHP meselesi değil, bu Türkiye meselesidir’ diyor ve sizden bir şey bekliyor.’ Bir soru aldım. ‘Siz ne diyorsunuz?’ diye. Cevabım nettir, tavizim yoktur. Biz en kısa zamanda sandık istiyoruz, kurultay istiyoruz. İki şeye ömür vermeye, gerekirse iki şeye can vermeye razı olmuşum. Buradan sizin önünüzde ifade ediyorum. Bunlardan birincisi, Cumhuriyet Halk Partisi üyesinin, delegesinin önüne Atatürk’ün partisinin sandığı gelecek. İkincisi, bu milletin önüne seçim sandığı gelecek, bu iktidar değişecek." dedi.