GÜNDEM - 31 Temmuz 2025 Perşembe 10:44

Hobi olarak başladı, yumurtanın kabuğuna sanat nakşediyor

A
A
A
Hobi olarak başladı, yumurtanın kabuğuna sanat nakşediyor

Çorum’da sosyal medyada gördüğü görüntüden etkilenen vatandaş, 7 yıldır tavuk, kaz ve deve kuşu yumurtalarını oyarak adeta sanat eserlerine dönüştürüyor.


Çorum’da yaşayan 45 yaşındaki Deniz Midiliç, sosyal medyada gördüğü kabuk oyma sanatından etkilendikten sonra kendisi de bu sanatı yapmak istedi. Ankara’daki bir usta ile irtibata geçen Midiliç, oyma sanatının nasıl yapıldığını öğrendi. Daha sonra evinin balkonunda, hobi olarak yumurtaları ve su kabakları oyarak çeşitli şekiller vermeye başlayan Midiliç, Çorum kent merkezindeki tarihi Dikiciler Arastası’nda bir dükkan kiraladı. Burada tavuk, kaz, deve kuşu yumurtaları ve su kabağı gibi malzemeler üzerine armalar ve çeşitli motifler işleyen Midiliç’in sanatı vatandaşlardan da büyük ilgi görmeye başladı. 7 yıldır yumurtaları adeta sanat eserine dönüştüren Midiliç, yaptığı ürünlerin Türkiye’nin birçok şehrindeki vatandaşlardan ilgi gördüğünü dile getirdi.



"Evimin balkonunda çalışmaya başladım"


Aynı zamanda servis aracı şoförlüğü yaptığını belirten Deniz Midiliç, "7 yıl önce sosyal medyada gördüğüm yumurta kabuğu ve su kabağı oymacılığına merak saldım. Ustamızın telefonunu bularak kendisiyle iletişime geçtim, hangi teknikleri ve aletleri kullandığını öğrendim. Sosyal medyadaki videolar ve ustamla yaptığımız görüntülü konuşmalar sayesinde, gerekli alet ve edevatları temin edip evimin balkonunda çalışmaya başladım. Zamanla alan dar gelince, Çorum Dikiciler Arastasında küçük bir atölye kiraladım ve oymacılığa orada devam ediyorum. Kaz yumurtası, tavuk yumurtası, devekuşu yumurtası ve su kabakları kullanarak anahtarlık, magnet, dekoratif objeler üretiyorum. Yaptığım her ürüne, müşterinin istediği logo veya arma gibi kişiye özel desenleri de işleyebiliyorum" dedi.



"Yumurta kabuğu oymacılığını Çorum’da tek ben yapıyorum"


Yaptığı sanatın Türkiye’de sayılı kişiler tarafından icra edildiğini vurgulayan Midiliç, "El emeği eserlerimi sadece Çorum’da değil, Türkiye’nin birçok noktasına gönderiyorum. Yumurta kabuğu oymacılığını Çorum’da tek ben yapıyorum, ülke genelinde ise bu sanat dalında yalnızca 15 usta bulunuyor. Somut olmayan kültür mirası kapsamında Kültür Bakanlığı’nın mülakatına katıldım ve sonuçları bekliyorum. Amacım bu alanda kendimi belgelemek, sanatımı daha ileri taşımak. Kendi yaş grubum ve üzerindeki herkesi, boş vakitlerini bu tür el sanatlarıyla değerlendirerek hem hobi edinmeye hem de aile ekonomilerine küçük de olsa katkıda bulunmaya davet ediyorum" diye konuştu.



Hobi olarak başladı, yumurtanın kabuğuna sanat nakşediyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Hakkari Yüksekova’nın fedakar ebeleri gebeler için yollarda Hakkari’nin Yüksekova ilçesinde görev yapan ebeler, zorlu coğrafi şartlara rağmen gebeler için yolları aşıyor. Sağlık Bakanlığı’nca hayata geçirilen "Her Gebeye Bir Ebe" uygulaması kapsamında Yüksekova Sağlık Müdürlüğü bünyesinde görev yapan koordinatör ebeler, köy köy gezerek anne adaylarını yalnız bırakmıyor. Karlı dağların eteklerinde ve yeşillik içinde yer alan köylere ziyaret gerçekleştiren ekipler, hem yüksek riskli gebelerin takibini yapıyor hem de anne adaylarını normal doğum süreci hakkında bilgilendiriyor. Ebeler, saha çalışmalarında Sağlık Bakanlığı’nın "Annelik Yolculuğu" mobil uygulamasından da yararlanarak gebelerin her an bilgiye ulaşmasını sağlıyor. Ziyaretler sırasında düzenli takibi yapılan anne adaylarına, Yüksekova Sağlık Müdürlüğü’nce hazırlanan bebek setleri hediye edildi. Yüksekova İlçe Sağlık Müdürlüğü Gebe Bilgilendirme Birimi’nde görevli Koordinatör Ebe Fidan Aktaş, "Bakanlığımızın yürüttüğü ‘Her Gebeye Bir Ebe’ uygulaması kapsamında tüm gebelerimize ulaşmaya çalışıyoruz. Özellikle doğuma son 3 ayı kalan gebelerimizle gerek telefonla gerekse yüz yüze mutlaka iletişim kuruyoruz. Yüksek riskli gebelerimizi evlerinde ziyaret ederek durumlarını kendi ortamlarında gözlemliyoruz. Köy köy gezerek bilgilendirme faaliyetlerimize devam ediyoruz. Bugün de Yoncalık köyünde riskli bir gebemizi ziyaret ettik" dedi. Ebe Zekiye Geylani ise saha çalışmalarının önemine değinerek, "Gebelerimiz, Bakanlığımızın ‘Annelik Yolculuğum’ uygulaması üzerinden her türlü soruya yanıt bulabiliyor. Biz de ev ziyaretlerimizde tansiyon ve şeker ölçümlerini yaparak genel sağlık durumlarını kontrol ediyoruz. Zaten gözetimimiz altında olan gebelerimizi, köylerinde ziyaret ederek bu süreçte yanlarında olduğumuzu hissettiriyoruz" ifadelerini kullandı. Yüksekova’nın zorlu arazi şartlarına rağmen ebelerin gerçekleştirdiği bu ziyaretler, bölgedeki anne ve bebek sağlığının korunmasında kritik rol oynuyor.
Ağrı Düşme sonrası gittiği hastanede nadir görülen ölümcül hastalığa yakalandığını öğrendi Ağrı’da düşme sonrası oluşan küçük yara, 72 yaşındaki Muhlis Budak’ta saatler içinde ölümcül enfeksiyona dönüştü. Aynı zamanda organ yetmezliği geliştiğini öğrenen hasta, yapılan ameliyat ve tedaviyle hayata tutundu. Ağrı’da yaşayan 72 yaşındaki Muhlis Budak, cuma namazına giderken yolda düşerek dizinden yaralandı. Gün içinde herhangi bir sorun yaşamayan Budak’ın bacağında akşam saatlerinde hızla şişlik, kızarıklık ve renk değişikliği oluştu. Durumun kötüleşmesi üzerine ailesi tarafından Ağrı Eğitim ve Araştırma Hastanesine götürülen Budak, acil serviste yapılan tetkiklerin ardından kritik bir değerlendirmeye alındı. Yapılan incelemede Budak’ta enfeksiyonla birlikte organ yetmezliği olduğu da belirlendi. Hastanede görevli Plastik Cerrahi Doktoru Op. Dr. Abdullah Dinçgözoğlu, gece saatlerinde yaptığı muayene sonucunda hastaya halk arasında "et yiyen bakteri" olarak bilinen nekrotizan fasiit tanısı koydu. Hastalığın çok hızlı ilerlediğini ve saatlerin hayati önem taşıdığını belirten Dinçgözoğlu, vakit kaybetmeden ameliyat kararı aldı. Gece saat 02.00 sıralarında ameliyata alınan Budak’ın enfeksiyon nedeniyle zarar gören dokuları temizlendi. "Gecikseydi ölüm riski çok yüksekti" Halk arasında "et yiyen bakteri" olarak bilinen hastalığın çok nadir görüldüğünü ve ölümcül olduğunu vurgulayan Plastik Cerrahi Doktoru Op. Dr. Abdullah Dinçgözoğlu, "72 yaşındaki hastamız, düşme sonrası oluşan bir yara ile başvurdu. Kısa sürede genel durumu bozuldu. Bacakta şişlik, kızarıklık ve renk değişikliği gelişti. Yaptığımız değerlendirme sonucunda et yiyen bakteri olarak bilinen nekrotizan fasiit tanısını koyduk. Bu hastalık çok hızlı ilerlediği için zaman son derece kritiktir. Hastamızı gece saatlerinde acil ameliyata alarak, enfeksiyondan etkilenen ölü dokuları temizledik. Cerrahi müdahale ve antibiyotik tedavisi sonrası enfeksiyon ve organ yetmezliği emarelerinde gerileme gözlemliyoruz. Nadir görülmesine rağmen oldukça ölümcül bir hastalıktır. İlk belirtiler arasında şiddetli ağrı, kızarıklık ve renk değişikliği yer alır. Bu tür durumlarda evde müdahale edilmemeli, vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır" dedi. Oldukça nadir görülen bu hastalığın literatürde 100 bin kişide yaklaşık 4-5 vakada ortaya çıktığını belirten Dinçgözoğlu, ağır vakalarda ölüm oranının yüzde 25 ile 75 arasında değişebildiğine dikkat çekti. Özellikle yaşlı ve kronik hastalığı bulunan bireylerde riskin daha yüksek olduğunu vurgulayan Dinçgözoğlu, küçük yaraların dahi ihmal edilmemesi gerektiğini söyledi. "Küçük yara sandık, akşamına kötüleşti" Basit bir düşme vakasının ardından babasının hem ölümcül enfeksiyon taşıdığını hem de organ yetmezliği yaşadığını öğrenen Muhlis Budak’ın oğlu Hakan Budak ise, "Babam cuma namazına giderken düştü. Dizinin altında küçük bir yara oluştu. İlk başta basit sandık, Taşlıçay’daki hastaneye götürdük, krem verdiler. Ancak akşam saatlerinde bacağının durumu hızla kötüleşti. Bunun üzerine hemen Ağrı’daki hastaneye getirdik. Acilde tüm tetkikler yapıldı. Durumunun ciddi olduğu anlaşılınca gece saatlerinde ameliyata alındı. Doktorlar bize dokuda çürüme olduğunu söyledi. Babamın tansiyon ve kalp rahatsızlığı vardı ancak daha önce organ yetmezliği yoktu. Bu süreçte geliştiğini öğrendik. Doktorlarımız ve sağlık çalışanları bizimle çok iyi ilgilendi. Sürekli bilgi alıyoruz. Şu an durumu iyiye gidiyor. Zor bir süreç ama atlatmayı umut ediyoruz" diye konuştu.
Hatay Beton mikseri sürücüsü, metrelerce sürüklediği otomobili fark etmedi: O anlar kamerada Hatay’da beton mikserinin çarpıştığı otomobili metrelerce sürüklediği anlar kameraya yansıdı. Çevredeki vatandaşların uyarısıyla durabilen beton mikserinin sürüklediği otomobil sürücüsü yaralandı. Kaza, Antakya ilçesi Zülüflühan Mahallesi Antakya - İskenderun çevre yolunda yaşandı. Seyir halinde ilerleyen beton mikseri, aynı şeritte olan otomobille çarpıştı. Mikser, çarpıştığı otomobili önüne alarak metrelerce sürükledi. Beton mikserinin otomobili önüne alarak metrelerce sürüklediği anlar kameraya yansıdı. Görüntülerde; otomobili fark etmeyip önüne alan beton mikserinin metrelerce gittiği esnada vatandaşın uyarmasıyla durduğu anlar görüldü. Kazayı gören vatandaşlar durumu 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirilmesi üzerine olay yerine polis, ambulans ve itfaiye ekipleri sevk edildi. Kısa sürede bölgeye intikal eden itfaiye ekipleri, yaralı sürücüyü kurtararak sağlık ekiplerine teslim etti. Sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından yaralı hastaneye kaldırıldı. Beton mikserinin otomobili önüne alarak metrelerce sürüklediğini ifade eden Arda Kurtoğlu "Motosikletimle yolda seyir halindeyken korkunç bir kazaya tanık oldum. Bir beton mikseri, önündeki otomobili altına almış ve durmak yerine üzerine sürmeye devam ediyordu. Sürücü frene basacağı yerde adeta gaza yüklenmişti. Durmaya hiç niyeti yok gibiydi. Bu bölgede sürekli kazalar meydana geliyor" ifadelerini kullandı.