GÜNDEM - 22 Aralık 2025 Pazartesi 11:28

Kadın girişimcinin azmi: 11 mandayla başladı, siparişlere yetişemez hale geldi

A
A
A
Kadın girişimcinin azmi: 11 mandayla başladı, siparişlere yetişemez hale geldi

Çorum’da yaşayan girişimci kadın, 8 yıl önce eşi emekli olduktan sonra yerleştikleri köyde manda yetiştirmeye başladı. 11 mandayla üretime başlayan ve şu an yaklaşık 100 hayvanı bulunan kadın girişimci, taleplere yetişemez hale geldi.


Çorum’da yaşayan 54 yaşındaki Safiye Kartoğlu, gıda mühendisi olan eşi Sait Kurtoğlu’nun emekli olmasının ardından hayvancılık yapmaya karar verdi. Ailesiyle birlikte Merkez ilçesine bağlı Koparan köyüne yerleşen Safiye Kartoğlu, 8 yıl önce 11 anaç mandayla çiftçiliğe başladı. İlk başladığında traktörü bile olmayan Kurtoğlu, ailesinin desteğiyle, azimle çalışmaya devam etti. Safiye Koparan ve ailesi, yıllar içerisinde hayvan sayısını 100’e yükseltti. İlk üretime başladıklarında, "yapamazsın" eleştirilerine rağmen pes etmeyen Safiye Kartoğlu ve ailesi, şu an siparişlere yetişemez hale geldi. Manda sütünden çeşitli süt ürünleri yapan Kartoğlu, yaz mevsiminde manda sütünden dondurma üretimine de başladı. Deneme üretimlerinde müşterilerden tam not alan dondurmanın, gelecek süreçte seri üretimine geçilmesi planlanıyor. Mandalardan kış mevsiminde 80, yaz mevsiminde ise 200 kilograma kadar süt sağan Kartoğlu, yoğurt, tereyağı, kaymak ve sucuk gibi ürünleri haftanın iki günü Çorum’daki müşterilerine ulaştırıyor.


Üretimdeki başarısını daha ileriye taşımayı amaçlayan kadın girişimci, Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu (TKDK) destekleriyle tam otomasyonlu bir sisteme geçmeyi hedefliyor. Mevcut yer imkanlarının iyileştirilmesiyle birlikte hayvan sayısını 500’e kadar çıkarmayı planlayan Kartoğlu, bu sayede Çorum’u mandacılık konusunda Türkiye’nin marka şehirlerinden biri haline getirmeyi amaçlıyor.



"İşe ilk başladığımızda 11 anaç hayvanımız vardı. Hiçbir ekipmanımız yoktu"


Hayvancılığa başlama serüvenini anlatan Safiye Karoğlu, "Eşim emekli olduktan sonra Çorum’un Koparan köyüne gelerek hayvancılığa başladık. Bu işe başlayalı sekiz yıl oldu. Kadın girişimci olarak manda yetiştiriciliğiyle yola çıktık. Eşim uzun yıllar bu sektörde çalıştığı için hayvancılığa her zaman ilgimiz vardı. Emeklilik sonrası başka bir işte çalışmasını istemedik, kendi üretimimizi yaparak memleketimize fayda sağlamak istedik ve özellikle Çorum’u tercih ettik. İşe ilk başladığımızda 11 anaç hayvanımız vardı. Hiçbir ekipmanımız yoktu, hatta traktörümüz bile yoktu. Eşimle birlikte büyük zorluklar yaşayarak bugünlere geldik. Bir işe başladığınızda hemen ’olmuyor’ deyip vazgeçmemek gerekiyor. Sekiz yıl boyunca eşimle birlikte büyük bir mücadele verdik. İki, iki buçuk yıl boyunca hem çobanlığı, hem üretimi hem de hayvan bakımını tamamen kendimiz üstlendik. Bu süreç sonunda çok güzel bir noktaya geldik. Özellikle kadınlara tavsiye ediyorum. Evde oturmak yerine çalıştıkça insanın kendine olan güveni artıyor. Üretmek, faydalı olmak ve bir katkı sunmak gerçekten çok değerli. Her kadının kendi alanında, hayvancılık olmak zorunda değil, mutlaka bir şeyler yapması gerektiğine düşünüyorum. Şu ana kadar ciddi bir yol katettik" dedi.



"İyi ki başlamışım, iyi ki vazgeçmemişim"


Gerekli destekleri alarak işleri ve hayvancılık sektöründe büyümek istediklerini dile getiren Kartoğlu, "TKDK destekleriyle daha modern, otomasyon sistemli bir yapıya geçerek işi büyütmek istiyoruz. Şartlar uygun olursa hayvan sayısını 100, 200 hatta 500’e kadar çıkarmayı hedefliyorum. Amacım, mandacılıkta Çorum’un adını Türkiye genelinde duyurmak. Yaz aylarında manda sütünden dondurma üretimine de başladık. Ürünlerimizi müşterilerimize tattırdık ve oldukça olumlu geri dönüşler aldık. İnşallah önümüzdeki süreçte bunu seri üretime dönüştürerek manda sütü dondurmasını daha geniş kitlelerle buluşturmayı planlıyoruz. Yaz döneminde günlük 150-200 kilo süt alımı yaparken, kış aylarında doğumlar yaklaştığı için bu miktar 70-80 kiloya kadar düşüyor. Tereyağı, kaymak, yoğurt ve özellikle sucuk ürünlerimize yoğun talep var. Özel müşterilerim bulunuyor ve siparişleri haftada iki gün Çorum’a götürüyorum. Bu işe başladığımda çok eleştirildim, ’yapamazsın’ diyenler oldu. Ancak ben bu işi severek yapıyorum. İyi ki başlamışım, iyi ki vazgeçmemişim. Her şey doğalıyla güzel. Yaptığım işten son derece memnunum" diye konuştu.



Kadın girişimcinin azmi: 11 mandayla başladı, siparişlere yetişemez hale geldi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Beşiktaş’ta 23 Nisan coşkusu Beşiktaş Belediyesi, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı Dünya Barış Parkı’nda düzenlediği etkinliklerle kutladı. Beşiktaş Belediyesi, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kapsamında Dünya Barış Parkı’nda birbirinden renkli etkinlikler düzenledi. Bu anlamlı günde gerçekleştirilen programlara çocuklar ve aileleri yoğun ilgi gösterdi. Gün boyu süren etkinlikler kapsamında çocuklar, eğitici ve eğlenceli atölyelere katıldı, kukla gösterileriyle keyifli anlar yaşadı ve tuval çalışmalarında yeteneklerini sergiledi. Etkinlik alanında ayrıca çocuklara içecek ve dondurma ikram edilirken, boyama kitapları ve çeşitli hediyeler de dağıtıldı. Beşiktaş Belediye Başkan Vekili Rasim Şişman da etkinliklere katılarak çocukların bayram sevincine ortak oldu. Çocuklarla birlikte sahneye çıkan Başkan Vekili Rasim Şişman, hep birlikte gökyüzüne balon bıraktı, daha sonra çocuklarla birlikte Dünya Barış Parkı’na fidan dikerek bu anlamlı günü kalıcı bir hatıraya dönüştürdü. Başkan Vekili Rasim Şişman yaptığı konuşmada, "Değerli çocuklar bugün hepimiz için çok anlamlı 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramınız kutlu olsun. Bugün doyasıya vakit geçirin diye bir dizi etkinlik planladık. Gün boyu park içindeki çeşitli etkinliklerde bir arada olacağız. Hiç kuşkusuz bir yerel yönetici olarak bizim en önemsediğimiz mesele çocukların mutluluğu huzuru ve güvenliği. O yüzden bu 23 Nisan’da sizlerin keyifle vakit geçirebilmeniz bizim de burada sizlerle bir arada olabilmeniz çok değerliydi. Bayramınız kutlu olsun, sizi çok seviyoruz çocuklar" dedi.
Samsun Yüksel Yıldırım: "Bilerek bu hakemi gönderdiler Samsunspor’u doğramaya geldi" Samsunspor’un Türkiye Kupası’nda Trabzonspor’a elenmesi sonrası konuşan Samsunspor Başkanı Yüksel Yıldırım, "Biz artık MHK’yı kesinlikle tanımıyoruz. Bilerek bu hakemi buraya gönderdiler. Yere düşen her Trabzonsporlu için faul çaldı. Bize de tam tersi" dedi. Yıldırım Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a da seslenerek futbola "neşter vurmasını" istedi. Samsunspor, Ziraat Türkiye Kupası’nda sahasında Trabzonspor’a penaltı atışları sonucu 3-1 mağlup oldu. Maçın ardından Samsunspor Başkanı Yüksel Yıldırım karşılaşma sonrası Hakem Atilla Karaoğlan ve MHK’ya sert sözlerle yüklendi. Maçın hakem faktörüyle kaybedildiğini söyleyen Yüksel Yıldırım, "Öncelikle bugün 23 Nisan tüm ülkemizin çocuklarının çocuk bayramını kutluyorum. Bugün turu geçerek çocuklara hediye etmek istedik. Çok istedik ama olmadı. Olmamasının tek bir sebebi herkesin gördüğü gibi hakem faktörü. Ben buradan TFF’yi ve MHK’yı kutluyorum. Bravo, tebrik ederim. 3 hafta önce Rize’de aynı hakem bizi doğradı. Faul yapıldı. Faulün ardından gol yedik. Hocamız 18 senedir dünyada bir sürü yerde takım çalıştırmış. Dördüncü hakemin koluna şöyle dokundu, bu ne dedi? Kırmızı kartla gönderildi. Çünkü hakem art niyetli biriydi. Buradan açık ve net söylüyorum. Yani biz artık MHK’yı kesinlikle tanımıyoruz" diye konuştu. "Yere düşen her Trabzonsporlu için faul çaldı" Düşen her Trabzonsporlu oyuncu için faul çalındığını kendi lehlerine olan pozisyonların ise göz ardı edildiğini söyleyen Yıldırım, "Ferhat hocama defalarca yazdım. Bir kere bana geri dönüp cevap vermedi. Kibarlık yapmadı ama işi olunca arıyorlar. Ben bunları bir kenara yazıyorum. Açık ve net söylüyorum. Bugün bu Samsunspor camiasının bu mutlu gününü rezil etti. Bilerek bu hakemi buraya gönderdiler. Biz gerekli uyarıyı yaptık kulüp olarak ve hocanın takdirlerini gördünüz. Yere düşen her Trabzonsporlu için faul çaldı. Bize de tam tersi. Bütün her şeyi Trabzon tarafına kullandı. Açık ve net hakem faktörü vardı. Bugün benim oyuncularım aslanlar gibi mücadele etti. 10 Kişi bıraktı bizi hakem. Tebrik ederim" şeklinde konuştu. "Bugün bu hakem buraya Samsunspor’u doğramaya geldi" Hakemin Samsunspor’u "doğramak" ve Trabzonspor’u finale taşımak için bilerek atandığını öne süren Yıldırım, "Orada 19 numara neydi? Yani öyle bir faul yaptı. Ayağını kaldırarak durdurdu atağımızı. İkinci sarıdan kırmızıyı görmesi lazım, göstermedi. Bu artık açık ve net. Bugün bu hakem buraya Samsunspor’u doğramaya geldi. Trabzonspor’u da mümkünse finale doğru taşımak için ilk adımını attılar. Hepsi hesaplanmış. Ben artık susmayacağım. Nasıl Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş konuşuyor. Bugün ben de konuşuyorum. Biz de artık büyük bir takım olma yolunda adımlarımızı atıyorduk. Ama demek ki biz doğru yoldayız. Bugün Samsunspor gösterdi. Trabzon karşısında biz yenilmedik arkadaşlar. Bizi hakem de yenemedi bugün. Onun için ben tüm oyuncularımı kutluyorum. Penaltılarda maalesef. Yapamadık çünkü tecrübemiz yok" ifadelerini kullandı. "Bizim sesimizi duyan yok" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a seslenerek futbola "neşter vurmasını" talep eden Yıldırım, "Bizi bugün Türkiye’de 85 milyonun huzurunda doğradı. Eyyamcı olduğunu televizyonlarda duyuyordum. Dinliyordum eski hakemlerden, inanmıyordum. Ama Rize maçında gördüm, şimdi burada gözlerimle canlı gördüm. Ben bunu kabullenemiyorum. Yani bir takımın geleceğiyle böyle oynayamazsınız. Biz Trabzonspor gibi ligin üçüncüsü değiliz. Avrupa’ya gitmek istiyoruz. Bunu da söyledik. Bunun yolu bizim için kupaydı. Ama bizi bugün hakemle yendiler. Helal olsun diyorum. MHK, ve TFF bize inadına gönderdi. 3 hafta önce bizi doğramış hakemi bir daha gönderiyor. Göz göre göre yani kör göze parmak sokar gibi olmaz arkadaşlar. Ben buradan Cumhurbaşkanımıza sesleniyorum artık bu futbola da bir neşter vur. Cumhurbaşkanım, olmaz bakın Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş bas bas bağırıyor bütün Anadolu takımları bağırıyor. Bizim sesimizi duyan yok. Bu hakemlerin dokunulmazlığı mı var anlamıyorum. Gerçekten anlamıyorum" sözlerine yer verdi.