GÜNDEM - 01 Mayıs 2026 Cuma 13:55

Memur-Sen, 1 Mayıs’ı Çorum’da kutladı

A
A
A
Memur-Sen, 1 Mayıs’ı Çorum’da kutladı

Çorum’da 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü dolayısı meydanı dolduran binlerce kişiye seslenen Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, "12 kişi için tüm dünyayı Paris’e toplamışlardı ama 70 bin aşkın insan soykırıma uğradı, hepsi sustu" dedi.


Memur-Sen Konfederasyonu, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nü Çorum’da kutladı. Çorum Saat Kulesi Meydanı’nda oluşturulan alandaki kutlamalara binlerce kişi katıldı. Memur-Sen Konfederasyonu Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, Memur-Sen’e bağlı sendika başkanlarının katıldığı kutlamaya katılan vatandaşlar, İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarını sloganlarla kınadı. Türk bayraklarıyla alanı dolduran binlerce kişi, 1 Mayıs’ı kutladı.



"1 Mayıs kardeşlik sözün, sesin yükseldiği gündür"


Alanı dolduran vatandaşlara ve sendika üyelerine seslenen Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, "Paylaşımda adalet, dünyada barış diyoruz. Buluşmamız emekli, işçi, memur, bütün emekçiler, ülkemiz, üyelerimiz, milletimiz, insanlık için, mazlumlar ve mağdurlar için, alın teri mücadelemiz için hayırlara vesile olsun. Bugün bu coşkulu meydandan kadınıyla, erkeğiyle, amiriyle, memuruyla, emeklisiyle, engellisiyle, kadını, genciyle emeğin gür sesi yükseliyor. Uzak, yakın demeden meydanı dolduran coşkulu, emekçi kardeşlerimle birlikte, kamu görevlilerimizin gururu tüm kamu çalışanlarının umudu olarak sendikalarımızı tek tek selamlıyorum. 1 Mayıs kardeşlik günüdür, birlik ve beraberliğin günüdür, emeklisiyle, işçisiyle, emekçisiyle sözün, sesin yükseldiği gündür. 1 Mayıs emperyalizme karşı küresel adaleti, kapitalizme karşı alın terindeki asaleti, zalime karşı mazluma refakati, adil bir dünyayı, hakça savunma günüdür. Bugün kapitalistlerin, kompradorların emek istismarına dur demek için, küresel iktisat şebekelerinin aile düşmanlığına, LGBT borazanlarına sus demek için meydandayız. Sebebi olmadığımız enflasyonun bedeli emekçiye ödetilmesin, insan çalışma şartları tahsis edilsin demek için, kamuda ücrette denge, gelirde adalet talebimizi haykırmak, emekçinin gür sesini duyurmak için, aile dostu vergi politikamızı bir kez daha dillendirmek için buradayız. Uluslarası çalışma normlarına, ILO normlarına uygun bir sendika yasası, memur sendika yasası için, sorunlarından arınmış bir kamu personel rejimi için bugün buradayız. Küresel zulüm düzenine karşı dünya beşten büyüktür demek için, emek sermayeden büyüktür demek için, emeğin adalet talebini yükseltmek için, savaşlara hayır, soykırıma hayır demek için buradayı" dedi.



"En namuslu kelimeler, en namussuz insanların ağzında"


Dünyadaki gelir adaletsizliğine değinen Yalçın, "Emperyalizmin dünyanı kan gölüne çevirdiği, insanlığa açlığı, yoksulluğu, sefaleti, ölümü dayattığı bir çağdayız. Bu çağda adalet insanlığın hasretidir. Bu çağda adalet insanlığın umudu, duasıdır. Çünkü çivisi çıkmış olan bu dünyada kapitalist hırsızlar, emperyalist arsızlar dünyayı dünyayı cehenneme çeviriyor, adaletsizlik her geçen gün yeryüzünü kuşatıyor, emek horlanıyor, sömürü gittikçe azgınlaşıyor. Bu çağda adalet susturuluyor, zulüm konuşuyor, insanlık kan kaybediyor. Böyle bir düzene razı mıyız, tabi ki hayır. Dünyanın nüfusunun yüzde 20’si aşırı yoksulluk sınırının altında, yarısı ise yoksullukla mücadele ediyor, küresel serveti ise dünyanın yüzde 1’i kontrol ediyor. En zengin 26 kişinin serveti dünyadaki toplam servetin yarısına denk geliyor. Tam 1 milyar insanın açlıkla boğuştuğu bu çarpık düzene ‘gelişmişlik’, ‘büyüme’, ‘yeni dünya’ düzeni diyorlar. Bir tarafta servet dağ olur, bir tarafta açlık can alır. Bu düzende büyüyen dünya değil, büyüyen ancak zulümdür. Milyonlarca çocuğun açlıktan öldüğü, namussuzluğun, alçaklığın, hırsızlığın kol gezdiği böyle bir düzeni asla tasvip etmiyoruz. Bunun neresinde gelişmişlik, neresinde adalet, neresinde insan, vicdan var? İnsanlığa cennet vaad ediyor ama cehennemi yaşatıyorlar. Onun için emperyalizme hayır diyoruz, siyonizme hayır diyoruz, kapitalizme hayır diyoruz, sömürüye hayır diyoruz. Çünkü emperyalizm sömürür, aç bırakır, savaş çıkarır, savaş yapar. Sonra ‘insan hakları’, ‘özgürlük, ‘insan hakları’, ‘özgürlük’ ‘medeniyet’, ‘demokrasi’ der. En namuslu kelimeler, en namussuz insanların ağzında" diye konuştu.



"12 kişi için tüm dünyayı Paris’e toplamışlardı ama 70 bin aşkın insan soykırıma uğradı, hepsi sustu"


Gazze’de yaşanan soykırıma değinen Yalçın, "Coğrafyamızın durumu ortada. Gazze’de 10 binleri katlettiler. Yüz yılın soykırımı yaptılar, soykırıma uğrayanların tamamına yakını savunmasız kadınlar, yaşlılar, bebekler ve çocuklar. Anneler parçalanmış evlatlarının bedenini ellerine alıp çığlık atarken, siyonist katiller çocukları bilinçli olarak hedef yapıyorlar. Hani nerede insan hakları, nerede kadın hakları savunucuları, hani çocuk hakları, insan hakları hamaseti yapanlar nerede Kutup ayıları, su kaplumbağaları, bilmem ne balinaları için ortalığı yıkanlar Gazze’de yaşanan vahşet karşısında ne oldu, kökünüze kibrit suyu mu döküldü, neredesiniz? Charlie Hebdo saldırısında ölen 12 kişi için tüm dünyayı Paris’e toplamışlardı ama 70 bin aşkın insan soykırıma uğradı, hepsi sustu. Bu onların çifte standartı, işte bu küresel adaletsizliğin en çarpık hali. Öyle bir düzen ki kendi kirini bile ört bas ediyor, kendi suçunu bile dosyalara gömüyor. Epstein dosyalarından ortaya çıkan o çürümüşlük bile bu kirli düzeni anlatmada az kalır" diye konuştu.



"Birimizi alırsanız, binimiz yola çıkarsınız"


Gazze’deki ağır kuşatmayı kırmak amacıyla yola çıkan Sumud Filosu’na uluslarası sularda saldıran İsrail’e tepki gösteren Yalçın, "Yüreği sınırsız aktivistler, kardeşlerimiz Barselona’dan yola çıktı, İtalya kıyısında duraklayıp yeni aktivistler aldı. Gazze için yolculuğunda Girit açıklarında, uluslararası sularda haydut, korsan İsrail tarafından alıkonuldu. Gemileri açıklarda bırakılarak batması istendi. Onun için buradan söylüyoruz. Bakın, birimizi alırsanız, binimiz yola çıkarsınız. Onlar o kontejsana sığabilen arkadaşlarımız. İçlerinde 10 tane Memur-Sen il temsilcimiz, genel başkan yardımcımız var. Aktivistlerimize bir şey olursa bunun bedelini ödetiriz diye başlangıçtan beri sesimizi, sözümüzü yükseltiyoruz. Sadece bizim kardeşlerimiz değil, dünyanın tamamında, dini, rengi, mezhebi, meşrebi, milliyeti farklı olsa da insanlık ortak paydasında yüreği aynı olan yiğit aktivistlerin tamamını buradan selamlıyoruz. İletişimi karartıyorlar ama unutmayın, cicdanlarımızı karartamazsınız. Biz itiraz etmeye, hareket etmeye, Gazze’ye ulaşmak için gayreret edeceğiz. O çocuklara eğitim yardımını, sağlık yardımını götüreceğiz. Gıda yardımları ulaşsın, Gazze özgürleşsin, Filistin özgür olsun diye elimizden geleni ilk günden bugüne kadar ortaya koyduğumuz gibi bundan sonra da devam edeceğiz" şeklinde konuştu.



"Bizi güçlü kılacak olan alın teriyle yoğrulmuş bir adalettir"


Konuşmasında Memur-Sen Konfederasyonunun taleplerini de dile getiren Yalçın, "Güçlü memur, güçlü Türkiye. Güçlü Türkiye’den kastımız gelir dağılımında adaletin olduğu, toplumun her kesiminin refahtan ve büyümeden hakkına düşeni alabildiği, alın terinin karşılığının tastamam teslim edildiği adil Türkiye’dir. Bizi güçlü kılacak olan alın teriyle yoğrulmuş bir adalettir. Bizi muhkem kılacak olan gelirde adalet, vergide adalet, paylaşımda adalettir, insanı yaşat ki devlet yaşasın şiarına sımsıkı sarılmaktır. Fakat bu noktada tablo iç açıcı değil. Yüksek enflasyon ve fiyat istikrarsızlığı sabit gelirliyi eziyor, enflasyonla mücadelede fatura emekçiye kalıyor. Neoliberal politikalar sebebiyle gelir dağılımında adalet derinleşiyor, orta sınıf yok oluyor, emekliler ay sonunu getiremiyor. Görev aylığımız ile emekli aylığı arasındaki bağ koptu. Emekliler 22 bin TL seyyanen zammı hala alamadılar. Onun için emekliyi el açtıracak durumdan bir an önce kurtarmak gerekiyor. Genç işsizliği, gençlerimizi umutsuzluğa düşürmesin. Ücretlerin vergi yükü azaltılsın. Emeğin payı küçülürse umut da küçülür. Umut küçülürse alın teri başkasının kazancına dönüşür. Defalarca bu böyle olmaz dedik. Sebebi olmadığımız enflasyonun faturasını bize kesmeyin dedik. Ücretleri kısaltarak enflasyonu düşüremezsiniz dedik ve bütün bu yanlışların sosyal maliyetini anlattık. Bir kez de dünyanın merkezi Çorum’dan haykırıyoruz. Kamuda ücret adaletsizliği var, kamuda gelir dengesizliği var. Ücretlerimiz arasındaki makas büyüyor. Statüler arasındaki çalışma barışını bozan tartışma her geçen gün yükseliyor. Onun için bir an önce adım atmak gerekiyor. 8. Dönem Toplu Sözleşme’de uzlaşamadık, 7’incisinde de genel hükümlerde uzlaşamamıştık, süreç gergin bitti. Bu zam oranıyla kamuda aynı işi yapanlar arasında ücret dengesini alt üst edersiniz, aynı iş yapanların arasını açarsınız, kamuda çalışma barışını başarırsınız dedik, anlatamadık. Büyümeden, refahtan pay vermeden gelirde adaleti sağlamayı bırakın, alım gücündeki azalmayı düzeltemezsiniz dedik, anlatamadık. Onun için ‘bütçe disiplini’, ‘enflasyon hedefi’ dediler, gerçekleri görmezden geldiler. Bugün geldiğimiz noktada enflasyona reva görüleni yedi, bitirdi" ifadelerini kullandı.



Memur-Sen, 1 Mayıs’ı Çorum’da kutladı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Gaziantep GTB Nisan Ayı Olağan Meclis Toplantısı gerçekleştirildi Gaziantep Ticaret Borsası (GTB) Nisan Ayı Olağan Meclis Toplantısı, GTB Meclis Başkanı Ahmet Tiryakioğlu başkanlığında, GTB Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Akıncı ile meclis, disiplin kurulu ve meslek komitesi üyelerinin katılımıyla gerçekleştirildi. Toplantıda; küresel tarım ve emtia piyasalarındaki gelişmeler, tarımsal üretimde maliyet unsurları, son dönemdeki yağışların rekolteye etkileri ile üye talep ve önerileri ele alındı. Toplantının açılış konuşmasını yapan GTB Meclis Başkanı Ahmet Tiryakioğlu, tarımsal üretimde yeni sezon öncesinde ortaya çıkan tabloya ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Harman sezonuna sayılı haftalar kala buğdayda güçlü bir üretim beklentisinin öne çıktığını belirten Tiryakioğlu, son dönemde gerçekleşen yağışların üretim açısından olumlu bir zemin oluşturduğunu ifade etti. 2026 su yılının ilk yarısına ilişkin yağış verilerini paylaşan Tiryakioğlu, Türkiye genelinde yağışların uzun yıllar ortalamasının üzerinde gerçekleştiğini ve son 38 yılın en yüksek seviyesine ulaştığını belirtti. Gaziantep özelinde ise Ocak ayında metrekareye 155 kilogram, Şubat ayında 189 kilogram, Mart ayında 178 kilogram ve Nisan ayında 117 kilogram yağış kaydedildiğini ifade eden Tiryakioğlu, bu verilerin rekolte açısından umut verici bir tablo ortaya koyduğunu söyledi. Küresel gelişmelerin tarım piyasaları üzerindeki etkilerine de değinen Tiryakioğlu, özellikle bölgesel gelişmelerin emtia piyasalarında yeni dengeler oluşturduğunu belirtti. Türkiye’nin üretim gücü ve tecrübesiyle bu süreçte ortaya çıkan değişimleri doğru okuyarak, küresel ticarette konumunu daha da güçlendirebileceğini dile getirdi. Kurumsal çalışmalara da değinen Tiryakioğlu, Gaziantep Ticaret Borsası’nın Antalya’da düzenlenen YÖREX Yöresel Ürünler Fuarı’nda Avrupa Birliği coğrafi işaret çalışmaları dolayısıyla ödüle layık görüldüğünü belirtti. Bu ödülün, Antep Fıstık Ezmesi ve Gaziantep Lahmacunu’nun Avrupa Birliği tescilleri sayesinde alındığını aktaran Tiryakioğlu, Türkiye’nin toplam 46 Avrupa Birliği tescilli ürünü bulunurken, Gaziantep’in 5 ürünle bu alanda öne çıkan şehirlerden biri olduğunu sözlerine ekledi. Toplantıda konuşan GTB Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Akıncı ise borsanın yürüttüğü projelere ilişkin bilgi verdi. Akıncı, geçtiğimiz yıllarda hayata kazandırılan Antep Fıstığı Lisanslı Deposu, Antep Fıstığı Pilot İşleme Tesisi, Et Borsası ve Et Hali ile yeni idari hizmet binasının borsanın altyapısını güçlendirdiğini belirterek, Hububat Emtia Merkezi için ise fizibilite çalışmalarının tamamlandığını ve projenin en kısa sürede hayata geçirilmesinin hedeflendiğini söyledi. Hububat Emtia Merkezi’nin yalnızca fiziki bir yatırım olmadığını, aynı zamanda bölgenin tarımsal ticaret yapısını daha sistemli ve rekabetçi bir zemine taşıyacak stratejik bir proje olduğunun altını çizen Akıncı, merkezin hayata geçirilmesiyle birlikte hububat ticaretinin modern altyapılar, elektronik satış sistemleri ve entegre hizmetlerle tek çatı altında toplanmasının hedeflendiğini belirtti. Akıncı, söz konusu merkezin üretici, tüccar ve sanayiciyi aynı platformda buluşturarak ticaret süreçlerini kolaylaştıracağını, ürünlerin daha sağlıklı şartlarda işlem görmesine katkı sağlayacağını ve Gaziantep’in bölgesel ölçekte bir hububat ticaret merkezi olma potansiyelini güçlendireceğini dile getirdi. Toplantının devamında meclis üyeleri, gündem maddelerine ilişkin değerlendirmelerde bulunurken, sektörlere yönelik görüş ve öneriler paylaşıldı.
Sakarya Sakarya’da karaya oturan gemi havadan görüntülendi Sakarya’nın Karasu ilçesinde şiddetli fırtına nedeniyle karaya oturan Kamerun bayraklı kuru yük gemisi havadan görüntülendi. İkinci katına kadar su alan ve açığa doğru yan yatan gemideki 8 mürettebatı kurtarmak için çalışmalar sürüyor. Edinilen bilgiye göre, saat 09.00 sıralarında Karasu açıklarında seyreden Kamerun uyruklu "NINOVA" isimli kuru yük gemisi, şiddetli rüzgar ve olumsuz hava şartları nedeniyle sürüklenmeye başladı. Kontrolden çıkan gemi, bir süre sonra sahile yakın noktada karaya oturdu. Durumun bildirilmesi üzerine bölgeye Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü, Sahil Güvenlik, AFAD, jandarma ve itfaiye ekipleri sevk edildi. Bölgeye ulaşan ekipler, fırtına, dev dalgalar ve zaman zaman etkili olan yağış nedeniyle denizden gemiye yaklaşmanın riskli olması üzerine alternatif kurtarma planını devreye soktu. Ekipler tarafından karadan gemiye roket aracılığıyla halat fırlatıldı. Fırlatılan ipin gemiye başarılı şekilde ulaşmasının ardından deniz üzerinden kıyıya tahliye hattı oluşturuldu. Gemide mahsur kalan ve genel sağlık durumlarının iyi olduğu öğrenilen 8 personelin kurulan halat sistemiyle deniz üzerinden karaya çıkartılacağı bildirildi. Karaya oturan gemi ise ikinci katına kadar su alarak, kuzey yönünde açığa doğru yan yattı. Toplam 83 metre uzunluğa ve 12 metre genişliğe sahip gemi, dron ile havadan görüntülendi. Öte yandan, Karasu Kaymakamı Mehmet Uğur Arslan da bölgede yürütülen kurtarma çalışmalarına refakat ediyor. Ekiplerin çalışmaları sürüyor.
Mersin MTSO Başkanı Çakır: "İhracat seferberliği başlatıyoruz, hedef Türkiye’de ilk 3" Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) tarafından düzenlenen yapay zeka destekli B2B Networking Etkinliği, iş dünyasını bir araya getirerek önemli ticari bağlantılara zemin hazırladı. Bin 350’nin üzerinde katılımcının yer aldığı organizasyonda yaklaşık 7 bin iş görüşmesi gerçekleştirilirken, gün sonunda 2 milyar TL’nin üzerinde potansiyel ticari iş birliği hacmi oluştu. MTSO’nun Oniki.net iş birliğinde düzenlediği etkinlikte, katılımcılar yapay zeka destekli B2B eşleştirme teknolojisi sayesinde 6 dakikalık planlı görüşmelerle yeni iş bağlantıları kurdu. Türkiye’de bölgesel ölçekte ilk kez gerçekleştirilen organizasyona Mersin’in yanı sıra Adana, Gaziantep, Osmaniye, Hatay, Kahramanmaraş ve Kayseri’nin de aralarında bulunduğu 28 ilden firmalar katıldı. Programa MTSO Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Sefa Çakır, Meclis Başkanı Hamit İzol, yönetim kurulu üyeleri, oda ve borsa başkanları ile çok sayıda iş insanı iştirak etti. MTSO Başkanı Çakır, etkinlikte, "Mersin’i üretim, lojistik ve ihracatta Türkiye’nin ilk 3 merkezi arasına taşıyacak ihracat seferberliğini başlatıyoruz" mesajı verdi. "Bu sinerjiyi ticaret köprülerine dönüştürmeliyiz" Etkinlikte konuşan MTSO Başkanı Çakır, geçen yıl bin 200 firmanın katıldığı organizasyonun bu yıl daha geniş bir ağ oluşturduğunu belirterek, ortaya çıkan sinerjinin kalıcı iş birliklerine dönüşmesi gerektiğini vurguladı. Çakır, "Bu buluşma, iş potansiyelimizi katlayarak kentimizin ticaret hacmini yeni zirvelere taşıyacağımız stratejik bir adımdır. Küresel belirsizliklerin arttığı bu dönemde rekabet avantajı oluşturan tarafta olmalıyız" dedi. "Fiyatla değil marka ve kaliteyle rekabet" Katma değerli üretim ve markalaşmanın önemine dikkat çeken Çakır, düşük fiyat odaklı rekabetin sürdürülebilir olmadığını belirtti. Anadolu’nun kültürel ve doğal zenginliklerinin güçlü bir marka hikayesine dönüştürülmesi gerektiğini ifade eden Çakır, "Artık düşük fiyatla rekabet edemeyiz. Sürdürülebilir büyümenin yolu markalaşmadan geçiyor" diye konuştu. "Made in Türkiye algısını güçlendirmeliyiz" Türkiye’nin üretim gücünün küresel pazarlarda daha görünür olması gerektiğini kaydeden Çakır, e-ihracatın kritik rolüne işaret etti. Çakır, "Nitelikli üretim yapımızı e-ihracat gücüyle birleştirerek işletmelerimizi dünya pazarlarının ana oyuncuları haline getirmeliyiz" ifadelerini kullandı. "Mersin ticaret rotalarında doğru konumlanmalı" Küresel ticaretin yeniden şekillendiğini belirten Çakır, değişen tedarik ve lojistik rotalarının doğru okunmasının önemine değindi. İşletmeler için ikiz dönüşüm, sosyal inovasyon, kurumsallaşma ve markalaşmanın zorunluluk haline geldiğini söyledi. "İhracat yapmayan firma kalmamalı" Yeni vergi düzenlemelerinin üretim, lojistik ve ihracat sektörlerine önemli avantajlar sağlayacağını ifade eden Çakır, MTSO olarak yeni bir ihracat vizyonu başlattıklarını açıkladı. "İhracat yapmamış firmalarımızın ihracata başlaması için kapsamlı çalışmaların startını veriyoruz. İhracat seferberliği başlatıyoruz" diyen Çakır, bu sürecin Mersin ve bölge ekonomisine büyük katkı sağlayacağını söyledi. B2B organizasyonları uluslararası arenaya taşınacak Yeni nesil iş görüşmelerinin ulusal ve uluslararası platformlara taşınacağını da belirten Çakır, firmaların küresel ölçekte yeni iş birlikleri kurabileceği bir yapı oluşturacaklarını ifade etti. Açılışta akademisyen ve uzman isimler de sunumlar gerçekleştirdi. Kadir Has Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Aydın jeopolitik gelişmeleri değerlendirirken, E-Ticaret Uzmanı Zekeriya Ateş e-ticarette büyüme yollarını anlattı. Comio Kurucu Ortağı Mustafa Sönmez dijital büyüme stratejilerine değinirken, Oniki Kurucu Ortağı ve CEO’su Ziya Kızıltan organizasyon hakkında bilgi verdi.