POLİTİKA - 11 Mayıs 2025 Pazar 00:37

Saadet Partisi Genel Başkanı Arıkan: "Yaşanabilir bir Türkiye’yi, yeniden büyük Türkiye’yi ve adil bir dünyayı bizler kuracağız"

A
A
A
Saadet Partisi Genel Başkanı Arıkan: "Yaşanabilir bir Türkiye’yi, yeniden büyük Türkiye’yi ve adil bir dünyayı bizler kuracağız"

Çorum’da partisinin il kongresinde konuşan Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, Saadet Partisi’nin Türkiye’nin en büyük teşkilatına sahip olduğunu belirterek, "Yaşanabilir bir Türkiye’yi, yeniden büyük Türkiye’yi ve adil bir dünyayı bizler kuracağız" dedi.


Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, partisinin Çorum’daki 8. Olağan İl Kongresi’ne katıldı. Devlet Tiyatrosu’nda gerçekleştirilen kongrede konuşan Genel Başkan Arıkan, Türkiye’deki ve dünyadaki gelişmelerle ilgili değerlendirmelerde bulundu. Arıkan, "Çorum, sanayide kabına sığmayan, Anadolu’nun yükselen yıldızı olmaya aday bir şehir. Ama işler bu noktada böyle gitmiyor. 2024’te yaşanan kuraklık, bu yıl gelen zirai don, çiftçimizin belini büktü. Yüzde 50’ye varan, daha gazla oranlara varan verim kaybı yaşandı. Tarım arazileri bölünüyor, yapılaşma kontrolsüz. Bu gidişle Çorum’da tarım değil, toprak bitecek. Hayvancılıkla uğraşan kardeşimiz, yem fiyatlarına bakıp hayvanını zararına satıp meslekten çıkmak zorunda kalıyor. 150’den fazla ülkeye ihracat yapıyoruz. Çorum’un sanayi altyapısı yetersiz. Dijital dönüşümde maalesef Çorum eksik kaldı. Bu şehrin Hattuşa’sı, Alacahöyük’ü var. Ama turizmde ne rehber var, ne tanıtım var, ne altyapı var. Altyapı demişken, şu hızlı tren meselesini de bir konuşalım. Delice-Çorum Hızlı Tren Projesi’nden bahsediyorum. Yıllardır bu şehirde yaşayan, bu şehirde alın teri döken herkesin ortak bir beklentisiydi, acil bir ihtiyaçtı. Ama bakıyoruz ki mesele, ulaştırma yatırımı olmaktan çıkmış, büyük soru işaretleriyle dolu bir tabloya dönüşmüş. Ne oldu, 75 milyar lirayı bulan bir bedelle ihale yapıldı. Üstelik, kamuoyuna açık, rekabete dayalı, şeffaf bir süreçle yapılmadı, pazarlık usulüyle yapıldı. Sadece maliyet mi şaştı hayır arkadaşlar, zamanlama da şaştı" dedi.



"Çözüm mü arıyorsunuz, o zaman adres Ankara’dır, makam Gazi Meclis’tir"


Terör sorunun çözülmesi için adresin TBMM olduğunu kaydeden Arıkan, "Son günlerde ülkemizin geleceğini doğrudan ilgilendiren gelişmeler yaşanıyor. Kimisi ‘fırsat’, kimisi ‘tarihin dönüm noktası’ şeklinde nitelendiriyor. Fakat ne gariptir ki bu gelişmelerin detaylarını ne Meclis’te duyuyoruz, ne de yetkili kurumlardan dinliyoruz. Bir bakıyorsunuz, kritik bir açıklama İtalya’dan geliyor. Bir bakıyorsunuz, yeni bir gelişmeyi sosyal medya paylaşımlarından öğreniyoruz. Biz en başından beri şunu söylüyoruz; bu ülkenin en önemli meseleleri, gizli toplantılarda, yurt dışındaki masalarda, kapalı kapılar ardında yürütülemez. Çünkü biz bu filmi daha önce izledik. Sadece Oslo’da, sadece Kandil’de, sadece İmralı’da yürütülen süreçlerin nasıl bir hayal kırıklığına dönüştüğünü bu millet çok iyi biliyor. PKK’nın ’fesih’ açıklamasını büyük bir dikkatle takip ediyoruz. Elbette barışın yanındayız. Terörün temizlenmesini biz de çok istiyoruz. Ama doğrusu biz bu açıklamaların aslında hiç de yabancısı değiliz. 1993’te dediler, barış gelmedi, 1995’te yine dediler, silah bırakmadılar, 1998’de, 2006’da, 2009’da ve en son 2013’te. Her defasında aynı cümleler. Ve şimdi 7. kez gün gündemde. Peki ne oldu önceki 6’sında? Barış mı geldi, silahlar mı sustu, şehit haberleri mi bitti, hayır. Bu nedenle biz, geçmişten ders çıkararak diyoruz ki ’yeni süreç’ diyorsanız, önce ’eski hataların’ olmayacağını garanti altına alın. Ayrıca illa çözüm mü arıyorsunuz, o zaman adres bellidir Ankara’dır, makam Gazi Meclis’tir, temsilci aziz millettir" şeklinde konuştu.



"Gündüz kuşağı programları niçin hala yayında niçin yasaklamıyorsunuz"


Gündüz kuşağı programlarıyla ilgili harekete geçilmesi gerektiğini kaydeden Arıkan, "Madem derdiniz toplumu ve aileyi korumak, soruyorum sayın yetkililer, o zaman gündüz kuşağı programları niçin hala yayında niçin yasaklamıyorsunuz? Her türlü ahlaksızlığı anlatan diziler niçin hala televizyonlarda niçin yasaklamıyorsunuz? Sosyal medya hesaplarını bir talimatla kapatanlar, muhalif kanallara milyon milyon ceza yazanlar, bu yayınları görmüyor mu? Bir de bu yılı ‘Aile Yılı’ ilan ettiniz. Aile yılında dişe dokunur bir icraat yapmak istiyorsanız? Buyurun, Halep ordaysa arşın burada. Başta kendi kanallarınız olmak üzere bu tarz programların hepsine son verin, biz de samimiyetinize inanalım. Öyle yalandan soruşturma uyarı kınama falan da istemiyoruz" ifadelerini kullandı.


Gençler için sanal bahis ve kumarın bir tehlike oluşturduğunu ifade eden Arıkan, "Hatırlayacaksınız, 1997’de Milli Görüş iktidarı kumarhaneleri kapatmıştı. Çünkü hem aileye, hem topluma hem de gençlere zarar veriyordu. Hatta makinalara ‘tek kollu canavar’ benzetmesi yapılıyordu. Şimdi öyle bir noktaya geldik ki o canavar tüm Türkiye’yi sarmış durumda. Her insanımızın, her gencimizin cebine bu kumarhaneler rahatça girebiliyor. Ve bunu engelleyecek tek bir adım atılmıyor. Bir nesil emekle değil, şansla kazanmanın hayaline hapsedildi. Bu da sadece ekonomik bir sorun değil, ahlaki bir çöküştür" dedi.


"Buradan bir kez daha çağrıda bulunuyorum" ifadelerine yer veren Arıkan, "Asgari ücrete artış yapmak için yıl sonunu beklemeyin, emekli için memur için kamu işçileri için Temmuz’u beklemeyin. Enflasyon kayıplarını telafi edecek şekilde, ücretler bir an evvel güncellenmelidir ve gerekli zamlar yapılmalıdır.Bakınız tam 1 ay sonra mübarek Kurban Bayramı’nı idrak edeceğiz. Geçen bayram, Sayın Erdoğan 4 bin TL ikramiye için ‘daha ne olacak’ demişti. Biz söyleyelim, vu bayram emekliye bir tam maaş ikramiye olacak. Olmak zorunda, başka yolu yok. ‘Paramız yok’ falan demeyin, hiç lafı eveleyip gevelemeyin. Emekliye bir maaş ikramiye verin; emeklinin ahını değil, duasını alın" diye konuştu.


Saadet Partisi olarak yeni bir stratejik aklın kurucusu ve yürütücüsü olmanın zamanı geldiğini kaydederek, "Büyük bir gururla söylüyorum ki Saadet Partisi teşkilatları Türkiye’nin en güçlü teşkilatıdır. Bunu bilerek ve inanarak söylüyorum. Çünkü Saadet Partisi, ‘iman varsa imkan vardır’ diyenlerin partisidir. Ve biliyorum ki yaşanabilir bir Türkiye’yi, Yeniden büyük Türkiye’yi ve adil bir dünyayı bizler kuracağız. Ülkemizde yaşanan her yeni kriz, bölgemizdeki her yeni gerilim, bize gösteriyor ki artık tarihin akışı hızlanmıştır. Ve bu hız, bizden daha net kararlar, daha cesur adımlar istemektedir. Bakınız, muhalefet erken seçim çağrıları yapıyor, iktidar ise sessiz. Ama zaman zaman iktidar kanadından gelen mesajlar, seçimin öne çekebileceğine işaret ediyor. Erken ya da zamanında, fark etmez. Türkiye’de seçimler hala problemli, hala adaletsiz, hala güven vermekten uzak. Özellikle 50+1 düzenlemesi uygulamada olduğu sürece, problemler devam edecek. İşte bu yüzden biz, sadece seçime hazırlanmakla kalamayız. Seçim sisteminin dayattığı dar kalıpları da aşmak zorundayız. Şimdi bu söyleyeceğime dikkat buyurunuz. Milli görüş tarihi boyunca tüm ittifaklarının stratejik aklı, kurucusu ve yürütücüsü olmuştur. Biz de diyoruz ki 56 yıllık geçmişimizin ufkuyla, teşkilatımızın gücüyle, yeni nesil siyasetimizle, yeni bir stratejik aklın kurucusu ve yürütücüsü olmanın zamanı gelmiştir" şeklinde konuştu.



Saadet Partisi Genel Başkanı Arıkan: "Yaşanabilir bir Türkiye’yi, yeniden büyük Türkiye’yi ve adil bir dünyayı bizler kuracağız"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Aydın Nazilli Belediyesi’nden 23 ayda 23 yeni araç Nazilli Belediye Başkanı Dr. Ertuğrul Tetik, göreve geldiği günden bu yana yürüttüğü tasarruf politikasıyla hem belediyenin borç yükünü büyük ölçüde hafifletti hem de 23 yeni aracı ilçenin hizmetine sundu. 56 bin metrekare asfalt ihalesi, yeni barınak projesi ve Ahmet Şensan Kültür Merkezi’nin bulunduğu 6 bin metrekarelik alanın yenilenmesi gibi adımların yanı sıra araç filosunun güçlendirilmesi için de kalıcı adımlar atan Başkan Tetik, gerçekleştirdiği mahalle buluşmalarıyla da sık sık vatandaşların taleplerini yerinde dinleyerek halkın takdirini kazandı. Son dönemde esnaf odası ziyaretlerini artırarak her kesimden vatandaşın ilçe yönetimine ve yatırımlara ilişkin taleplerini bizzat ilk ağızdan dinleyen Tetik, belediyenin mali gücünün artırılmasıyla hizmetlerin de hız kazanacağına dikkat çekti. Mart ayı itibariyle 4 yeni aracı Temizlik İşleri Müdürlüğü bünyesinde kullanılmak üzere hizmete sunduklarını kaydeden Tetik, özellikle ara sokakların hijyen standartlarının artırılması için 10 işçinin 1 saate yaptığı işi yarım saatte tek başına yapan yeni araç alımı gerçekleştirdiklerini ifade etti. Söz konusu araçların sayısının artırılarak şehrin temizlik sorununu tamamen çözeceklerini belirten Başkan Tetik; "Nazilli’nin iki temel sorunu var; yol ve temizlik. Yol sorununu büyük ölçüde çözecek ihalemiz için ilanlarımız yayınlandı. Temizlik sorununu çözüme kavuşturmak için işçi alım girişimlerimiz ne yazık ki Ankara’dan bir sonuç alamadı. Biz de çözümü teknolojiden yana kullandık ve yeni araçlarımızı şehrimize kazandırdık. Bu araçların sayısını artırarak bu sorunu da çözmüş olacağız. Halkımız sabırlı olsun. Tüm sorunları el birliğiyle çözüme kavuşturacağız" dedi.
İstanbul "Kurtlar Vadisi" ile hafızalara kazınan yalı satışta İstanbul Boğazı’nda yer alan ve bir döneme damga vuran Kurtlar Vadisi dizisiyle hafızalara kazınan Abud Efendi Yalısı satışıyla gündeme geldi. Yalının yüzde 15,23’lük hissesinin 170 milyon TL bedelle satışa sunulduğu öğrenildi. Boğaz’ın mavi sularıyla çevrili konumuyla dikkat çeken tarihi yapı böyle görüntülendi. İstanbul Boğazı’nın Üsküdar Kandilli sahilinde yer alan ve bir döneme damga vuran Kurtlar Vadisi dizisiyle hafızalara kazınan Abud Efendi Yalısı satışıyla tekrar gündem geldi. Yalının yüzde 15,23’lük hissesinin 170 milyon TL bedelle satışa sunulduğu öğrenildi. Tarihi yapı, Boğaz’ın mavi sularıyla çevrili konumuyla dikkat çekti. Boğaz yalıları arasında özgün mimarisiyle öne çıkan yapı, 1835 ile 1855 yılları arasında Osmanlı saray mimarisinin önemli isimlerinden Garabet Balyan tarafından inşa edildi. Boğaz’ın seçkin yalıları arasında gösterilen yapı, iki katlı ahşap mimarisi, beyaz cephe kaplaması ve kırmızı kiremitli çatısıyla dikkat çekiyor. Yalı, 1900 yılında Mehmet Abud Efendi tarafından satın alınarak Abud Ailesi’nin ikameti olarak 1981 yılına kadar kullanıldı. Yaklaşık 1 bin 500 metrekarelik arsa üzerinde bulunan yapı, 270 metrekare taban alanına ve toplam 540 metrekare kullanım alanına sahip. Kâgir olarak inşa edilen alt katta iki ayrı kayıkhane yer alırken, üst kat yarı dikdörtgen formda bir sofa etrafında şekilleniyor. Dron ile havadan çekilen görüntülerde yalının denize sıfır konumu ve geniş rıhtımı net şekilde görüldü. Üst açıdan yapılan çekimlerde simetrik pencere düzeni, cumbalı bölümleri ve Boğaz’a açılan geniş terası dikkat çekti. Yalının hemen yanında bulunan müştemilat ve arka bahçedeki ağaçlık alan da görüntülere yansıdı. Sahil hattı boyunca uzanan iskele ve mermer rıhtım bölümü ise yapının tarihi kimliğini gözler önüne serdi. Dizilerle özdeşleşen yalı Yalı, özellikle Kurtlar Vadisi dizisinde geçen sahnelerle geniş kitleler tarafından tanındı. Dizide güç ve otoriteyi simgeleyen konsey sahnelerine ev sahipliği yapan yapı, yıllar içinde televizyon tarihinin simge mekanlarından biri haline geldi. Hisselerinin satışa çıkarılmasıyla yeniden gündeme gelen yalıda yüzde 15,23’lük payın 170 milyon TL bedelle satışa sunulduğu öğrenildi. Boğaz hattındaki tarihi yapıların yatırım değeri her geçen gün artarken, söz konusu yalının hem tarihi geçmişi hem de televizyon hafızasındaki yeri nedeniyle farklı bir konumda bulunduğu belirtiliyor. Havadan çekilen görüntülerde Boğaz’daki dalga hareketleriyle birlikte yalının suya yansıyan silueti dikkat çekerken, çevresindeki tarihi ağaç dokusu ve sahil şeridi de kadraja yansıdı.
Erzurum ETSO Mart ayı Meclis Toplantısı yapıldı: UR-GE projelerinde Türkiye birinciliği vurgulandı Erzurum Ticaret ve Sanayi Odası (ETSO) Mart Ayı Olağan Meclis Toplantısı, ETSO Meclis Başkanı Gökhan Yılmaz başkanlığında yapıldı. Toplantıda, TOBB Yönetim Kurulu Üyesi ve ETSO Yönetim Kurulu Başkanı Saim Özakalın tarafından aylık faaliyet raporu meclis üyelerine sunuldu. Toplantının en önemli gündem maddelerinden biri Uluslararası Rekabetçiliğin Geliştirilmesinin Desteklenmesi (UR-GE) projeleri oldu. Başkan Saim Özakalın meclise yaptığı sunumda, ETSO’nun UR-GE projelerinde Türkiye genelinde birinci sırada yer aldığını belirterek, bu istikrarlı başarının firmalarımızın yeni teknolojilerle tanışmasına, vizyonlarını genişletmesine ve küresel pazardaki yeni ufuklara adapte olmasına ivme katacağını ifade etti. Ankara Temasları ve Stratejik Kazanımlar Meclise Aktarıldı Saim Özakalın’ın meclis üyelerine sunduğu faaliyet raporunda, geride kalan ay boyunca Ankara’da ve Erzurum’da yürütülen yoğun temaslar detaylandırıldı. İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin ve AK Parti Genel Başkan Vekili Efkan Ala ile yapılan görüşmelerde, Erzurum’un 2. OSB genişleme süreci, 6. Bölge teşvikleri ve mesleki eğitim yatırımları için alınan destek sözleri meclis üyeleriyle paylaşıldı. Rapor kapsamında ayrıca, ETSO heyetinin Erzurum Valisi Aydın Baruş ziyareti, Model Fabrika Projesi hazırlıkları, Ziraat Bankası ve Halkbank bölge müdürlükleriyle yapılan finansmana erişim toplantıları ile Kadın ve Genç Girişimciler kurullarının yürüttüğü çalışmalar değerlendirildi. Toplantı, meclis üyelerinin sektörel taleplerini dile getirmesi ve Ramazan ayı gıda yardımları gibi sosyal dayanışma faaliyetlerinin istişare edilmesinin ardından sona erdi.
Balıkesir Havran ölüm kavşağına ışıklandırma yapıldı Balıkesir’in Edremit ile Havran ilçeleri arasındaki D230 karayolu üzerinde bulunan Çamdibi Kavşağı’na trafik sinyalizasyon sistemi kuruldu. Yıllardır çok sayıda trafik kazasının meydana geldiği ve onlarca kişinin hayatını kaybettiği ya da yaralandığı kavşakta yapılan trafik sinyalizasyon düzenlemesi sonrası trafik akışı kontrollü hale getirildi. Edremit-Havran karayolu üzerinde yer alan Çamdibi Kavşağı, özellikle orta refüjden yapılan dönüşler ve tali yoldan ana yola kontrolsüz çıkışlar nedeniyle uzun süredir bölgenin en riskli trafik noktalarından biri olarak gösteriliyordu. Ana yol üzerinde yüksek hızla ilerleyen araçlarla kavşağa giren araçların karşı karşıya gelmesi sonucu yıllar içinde çok sayıda ciddi kaza meydana geldi. Bölge sakinlerinin ve sürücülerin ifadelerine göre kavşakta bugüne kadar onlarca kaza yaşandı, birçok kişi hayatını kaybetti ve çok sayıda vatandaş da yaralandı. Özellikle gece saatlerinde görüş mesafesinin düşmesi ve kavşakta herhangi bir sinyalizasyon sisteminin bulunmaması kazaların en önemli nedenleri arasında gösteriliyordu. Uzun süredir kamuoyunda tartışma konusu olan kavşakta karayolları ekipleri tarafından trafik ışıklandırma ve sinyalizasyon sistemi kuruldu. Yeni sistemle birlikte ana yol ve tali yol geçişleri ışıklarla kontrol altına alınırken, orta refüj dönüşleri de daha güvenli hale getirildi. Işıklandırma sisteminin devreye girmesiyle birlikte bölgede trafik akışının daha düzenli hale geldiği görülürken, sürücüler de kavşaktan daha kontrollü şekilde geçiş yapmaya başladı. Ancak yıllardır çok sayıda kazanın yaşandığı kavşağa trafik ışıklarının ancak şimdi konulması, "Bu önlem kavşak ilk yapıldığında neden alınmadı?" sorusunu da beraberinde getirdi. Bölge halkı, onlarca can kaybı ve yaralanmanın yaşandığı noktada yapılan düzenlemenin geç kalınmış ancak önemli bir adım olduğunu ifade ediyor.
İstanbul Dirençli mantar enfeksiyonlarına karşı yeni tedavi yaklaşımı geliştiriliyor Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı öğretim üyesi Dr. Yağmur Ekenoğlu Merdan, yürütücülüğünü üstlendiği projede, son yıllarda hastanelerde daha sık görülen ve tedavisi zorlaşan "candidozyma auris" adlı mantara karşı yeni bir tedavi yaklaşımının araştırıldığını söyledi. TÜBİTAK-ARDEB 1002-A Hızlı Destek Modülü kapsamında desteklenmeye değer bulunan çalışmada, mevcut mantar ilaçlarının etkinliğini artırmaya yönelik yenilikçi bir yöntem laboratuvar ortamında inceleniyor. Projede ele alınan candidozyma auris’in, özellikle bağışıklık sistemi zayıf hastalarda ciddi enfeksiyonlara yol açabildiğini belirten Dr. Ekenoğlu Merdan, bu mantar türünün birçok yaygın ilaca karşı direnç geliştirebildiğine dikkat çekti. Dr. Ekenoğlu Merdan, "Hastane enfeksiyonları açısından önemli bir sorun haline gelen candidozyma auris, mevcut tedavilere her zaman yeterli yanıt vermeyebiliyor. Bu da yeni ve destekleyici tedavi yaklaşımlarını gerekli kılıyor" dedi. Mevcut ilacın etkisini güçlendiren bir yaklaşım Araştırma hakkında bilgi veren Dr. Ekenoğlu Merdan, "Mantarların çoğalma ve iletişim mekanizmalarını baskılayabilen farnesol adlı bir maddenin, özel taşıyıcı yapılarla birlikte kullanılması ve yaygın olarak kullanılan flukonazol adlı mantar ilacıyla oluşturduğu birlikte etkinin değerlendirilmesini hedefliyoruz. Bu yaklaşımın, ilacın mantar üzerindeki etkisini artırarak daha etkili ve güvenli tedavi seçeneklerine katkı sağlayabileceğini öngörüyoruz" dedi. Laboratuvar sonuçlarıyla etkinlik değerlendiriliyor Çalışma kapsamında geliştirilen bu yeni kombinasyonun, mantarın çoğalmasını ne ölçüde baskıladığı ve tedaviye katkı potansiyeli laboratuvar ortamında test edildiğini söyleyen Dr. Ekenoğlu Merdan, "Amacımız mevcut antifungal ilaçların etkinliğini artırabilecek, uygulanabilir ve güvenli yeni yaklaşımlar ortaya koymak. Bu tür çalışmalar, dirençli enfeksiyonlarla mücadelede önemli bir bilimsel zemin oluşturuyor" diye konuştu. Gelecek çalışmalara bilimsel altyapı sunması bekleniyor Araştırmadan elde edilecek bulguların, dirençli mantar enfeksiyonlarına yönelik yeni tedavi stratejilerinin geliştirilmesine katkı sağlaması ve ileride yapılacak daha kapsamlı çalışmalara yol göstermesi amaçlanıyor.