KÜLTÜR SANAT - 15 Nisan 2026 Çarşamba 15:59

Vatandaş bulmuştu, Hititler’in en küçük boyutlu "Fırtına Tanrısı" heykelciği ilk kez sergileniyor

A
A
A
Vatandaş bulmuştu, Hititler’in en küçük boyutlu "Fırtına Tanrısı" heykelciği ilk kez sergileniyor

Çorum’da bir vatandaş tarafından tesadüfen bulunarak Boğazköy Müzesi’ne teslim edilen ve arkeoloji dünyasında büyük ilgi çeken 3 bin 500 yıllık "Genç Fırtına Tanrısı" heykelciği ilk kez sergilenmeye başlandı.


Hitit İmparatorluğu’nun kalbi Boğazköy’de, yaklaşık 3 bin 500 yıl öncesine tarihlenen ve kendi türünün en küçük örneği olma özelliğini taşıyan "Genç Fırtına Tanrısı" heykelciği, ilk kez ziyaretçileriyle buluşuyor. Tesadüfen bir vatandaş tarafından bulunup müzeye kazandırılan eser, Hititler’in maden işleme sanatındaki ustalığını günümüze taşıyor. Çorum’un Alaca ilçesi Büyükdona köyünde bulunan Genç Fırtına Tanrısı heykelciği, arkeoloji dünyasında büyük ilgi çekti. Milattan önce 15-14. yüzyıllara (Hitit Krallık Dönemi) tarihlendirilen eser, konservasyon ve belgeleme işlemlerinin ardından müze koleksiyonundaki yerini aldı. Arsenikli bakırdan döküm tekniğiyle üretilen heykelcik, 7,65 santimetrelik boyuyla dikkat çekiyor. Eseri benzerlerinden ayıran en önemli özellik ise Hititler tarafından geliştirilen "perçinli kol ve bacak tekniği" ile yapılmış olması. Omuz ve etek kısmındaki zıvana yuvaları ile pim delikleri, heykelciğin kollarının ve bacaklarının gövdeye sonradan eklendiğini gösteriyor. Bu karmaşık teknikle üretilen en küçük boyutlu heykelcik olması, eseri dünya üzerindeki Hitit bronz heykelcikleri arasında "eşsiz" kılıyor.



"Hatti’nin Bin Tanrısı" arasında bir kral


Hititler’in çok tanrılı inanç sisteminde "Tanrıların Kralı" olarak kabul edilen Fırtına Tanrısı, bereketi, yağmuru ve gökyüzünün gücünü temsil ediyor. Metinlerde Hattilerce "Taru", "Luwilerce Tarhunza", Hurrilerce "Tesup" ve Hititlerce "Tarhuna" olarak adlandırılan figür, genellikle insan ya da boğa suretinde tasvir ediliyor. Bulunan figür, sadece sanatsal bir obje değil, aynı zamanda Hitit kült hayatına dair nadir bir somut veri niteliği taşıyor.


Turizm Haftası kapsamında müzede düzenlenen törende, kurdele kesilerek heykelcik sergilenmeye başlandı. Törene Çorum Valisi Ali Çalgan, Çorum Belediye Başkanı Halil İbrahim Aşgın, İl Emniyet Müdürü Arif Pehlivan, Çorum İl Jandarma Komutanlığı’na J.Kd.Alb. Kubilay Ayvaz, İl Kültür ve Turizm Müdürü Sümeyra Bektaş, Boğazköy Müzesi Müdürü Resul İbiş, davetliler ve vatandaşlar katıldı.



"3 bin 500 sene önce bu topraklarda yapılmış bir heykelcik"


Törende eserle ilgili konuşan Vali Çalgan, "Bugün Boğazkale ilçemizdeki Boğazköy Müzemizdeyiz. Bu sene 50. Turizm Haftası’nı Boğazköy Müzemizde kutluyoruz. Bu sene bu kutlamayı burada yapmamızın en önemli sebebi ilk defa ziyaretçilerle buluşacak olan çok önemli bir eserin ilk defa sergileniyor olması. Arkamda duran heykelcik, müze uzmanlarımızın arkeolog arkadaşlarımızın ifadelerine göre ünik, çok kıymetli bir eser, türünün en iyi örneklerinden. 7,65 santimetre ebatında olan bakır bir heykelcik. Çok tanrılı bir dine mensup olan Hititler’de bu Genç Fırtına Tanrısı olarak arkadaşlarımız tarafından nitelendirildiler. Yaklaşık 3 bin 500 sene önce bu topraklarda yapılmış bir heykelcik. İlimiz Alaca ilçesinin Karadona köyümüzde bir vatandaşımız tarafından tesadüfen bulunmuş ve sorumluluk anlayışıyla vatandaşımız getirip müzemize teslim etmiştir. Buradan kendisine teşekkür ediyoruz, aynı duyarlılığı bu topraklar üzerinde yaşayan herkesten beklediğimizi de bu vesileyle söylemiş olalım. Sanıyorum ki çok büyük rağbet görecek. Biz Turizm Haftası kutlama etkinlikleri kapsamında bir kaç deneyimlemede bulunduk. İlk defa çivi yazısıyla yazdık, ilk defa bir animasyonla arkadaşlarımız Hitiler’i anime etti, çocuklarımız için bir çalışma atölyesi hazırlanmış. Güzel bir açılış oldu. Yerli, yabancı bütün misafirlerimizi ilçemize, müzemize davet ediyoruz" dedi.



"El ele vererek önümüze bir hedef koyduk"


Belediye Başkanı Halil İbrahim Aşgın ise Çorum Belediyesi olarak kentin turizm potansiyelinin arttırılması için restorasyon çalışmaları ve gastronomi projelerini hayata geçirdiklerini kaydederek, "Valiliğimiz, Turizm ve Kültür Müdürlüğümüz ve belediyemizle el ele vererek önümüze bir hedef koyduk. UNESCO şehirler ağına gastronomi alanında girmek. Bize, ‘buraya girmekte samimiyseniz, Berlin’deki dünyanın en büyük fuarında gastronomizi temsil etmeniz lazım, bu kadar da masraf etmeniz lazım’ dediler. Bunu yaptık ve dünyanın en büyük turizm festivalinde, Türkiye’den 5-6 şehrin olduğu bir yerde Çorum’un gastronomisini taşıdık. İspanya’da gastronomi alanındaki dünyanın en büyük fuarından bahsedildi. Siz müracaat edemiyorsunuz, davetle gidiliyor. Davetimiz inşallah gelecek ve yazın inşallah orada Çorum’u temsil edeceğiz. Çalışmalarımızdan sadece küçük örnekler veriyorum. Biz bu konuda samimiyiz, sonuna kadar takip edeceğiz, tuttuğumuzu kopartıyoruz, Allah’ın izniyle bunu da kopartacağız. Boğazkalemizde, diğer ilçelerimizde de turizmin gelişmesi noktasında üstün desteklerimiz devam edecek" diye konuştu.


Heykelcikle ilgili bilgi veren Boğazköy Müzesi Müdürü Resul İbiş de, "Kollektif bir çalışmayla Güney Kore’de bir Hititler sergisi yaptık. İlk kez bu eserimizin görselini orada bilim dünyasına sunduk. Daha sonra 8. Çorum Kazı Araştırmalar Sempozyumunda bunu bilim dünyasına tanıtmış olduk" şeklinde konuştu.



Vatandaş bulmuştu, Hititler’in en küçük boyutlu "Fırtına Tanrısı" heykelciği ilk kez sergileniyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ağrı Lise öğrencisi kadın ölümlerini romanlaştırdı Ağrı Eleşkirt 70. Yıl Sağlık Meslek Lisesi öğrencisi Zelal Yılmaz son yıllarda artan kadın cinayetlerine sessiz kalamayarak tepkisini roman yazarak dile getirdi. Daha hayatının baharında olan genç yazar, her gün yazılı, görsel ve sosyal medyadaki gördüğü kadın cinayetlerine sessiz kalamayarak isyanını zihin dünyası içinde oluşturduğu bir karekterle dile getirerek kanayan bu sosyal yaraya parmak bastı. Son yıllarda haber bültenlerinde kadına yönelik şiddet ve cinayet haberleri art arda yer almaya devam ediyor. Bir olayın etkisi geçmeden bir yenisinin yaşanması, bu trajedilerin zamanla sıradanlaşmasına neden olurken, hayatını kaybeden kadınların isimleri ise hızla unutuluyor. Genç yazar Zelal Yılmaz da tam olarak bu noktadan yola çıkarak kaleme aldığı "Ölümsüz Kadınlar" adlı kitabında, unutulan hikâyelere dikkat çekmeyi amaçlıyor. Yılmaz, özellikle kamuoyunda yankı uyandıran olaylardan etkilenerek bu kitabı yazmaya karar verdiğini ifade ediyor. Bir olayın diğerini gölgede bırakması ve yaşananların kısa sürede gündemden düşmesi, yazarın en büyük motivasyon kaynaklarından biri olmuş. Yılmaz, eserinde yalnızca toplumsal bir soruna dikkat çekmekle kalmıyor, aynı zamanda kurgusal bir karakter üzerinden adalet arayışını da gözler önüne seriyor. Kitabın merkezinde yer alan "Ben Yürek" adlı karakter, 24 yaşında bir avukattır. İzmir’de kazandığı bir davanın ardından kaçırılarak işkenceye maruz kalan Yürek’in hayatı, yaşadığı travmalar ve karşılaştığı adaletsizliklerle derin bir kırılma yaşar. Akıl hastanesine düşen Yürek, burada sevgiyle tanışsa da hayatındaki zorluklar son bulmaz. Kendi ifadesiyle, bir taciz girişimine karşı kendini savunmak zorunda kalır ve bu olayın ardından yaşadıkları daha da ağırlaşır. Sonrasında ise kabul etmediği bir dava nedeniyle sokak ortasında silahlı saldırıya uğrayarak hayatını kaybeder. Hikâyesi, "Bu adalet değildi." sözleriyle okuyucuya güçlü bir mesaj bırakır. Yazar, bu eserle yalnızca bir karakterin hikâyesini anlatmakla yetinmiyor; aynı zamanda gerçek hayatta yaşanan acıların unutulmaması gerektiğini vurguluyor. "İnsan aslında öldüğünde değil, unutulduğunda ölür" düşüncesinden hareket eden Yılmaz, kadınların isimlerini ve yaşadıklarını yaşatmayı hedefliyor. Eleşkirt 70. Yıl Sağlık Meslek Lisesi Müdürü Kasım Bozkurt; "Öğrencimiz toplumsal meselelere duyarlı akranlarına göre farkındalığı oldukça yüksek azimli örnek bir öğrencimizdir. Kendisi bütün öğretmen arkadaşlarımızın ve takdir ettiği öğrencilerin örnek aldığı biridir" dedi. "Ölümsüz Kadınlar", yalnızca bir roman değil; aynı zamanda bir farkındalık çağrısı olarak öne çıkıyor.
Giresun Cezaevinde 4 hükümlü hafız oldu Giresun’un Espiye ilçesinde bulunan Espiye L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda hükümlü ve tutukluların dini ve ahlaki gelişimlerine katkı sağlamak amacıyla hafızlık icazet programı düzenlendi. Düzenlenen programda 4 hükümlü hafızlık belgesi aldı. Espiye L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü, Giresun İl Müftülüğü ve Espiye İlçe Müftülüğü iş birliğinde gerçekleştirilen program, kurumun konferans salonunda yapıldı. Programa Giresun Valisi Mustafa Koç başta olmak üzere il protokolü, kurum yetkilileri, personel ile hükümlü ve tutuklular katıldı. Program, Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi İmam Hatibi Ferruh Muştuer tarafından okunan Kur’an-ı Kerim ile başladı. Giresun Cumhuriyet Başsavcısı Zeynel Abidin Akkiraz, yaptığı konuşmada cezaevinde yürütülen eğitim faaliyetlerinin önemine dikkat çekerek, "Cezaevimizin faaliyete geçtiği 2019 yılından bu yana 4 hükümlü hafız oldu. Türkiye genelinde ise 174 hükümlü ve tutuklu hafızlık belgesi almaya hak kazandı. Bu başarı bizler için gurur vericidir" dedi. Vali Koç ise hafızlığın sabır ve disiplin gerektiren önemli bir süreç olduğunu vurgulayarak, "Ceza infaz kurumu çatısı altında elde edilen bu başarı çok daha anlamlıdır. İnsan hayatının her döneminde yeni bir başlangıç yapabilir. Bugün elde edilen bu başarı, bunun en güzel örneğidir" ifadelerini kullandı. Konuşmaların ardından Hafızlık Tespit Sınavı’nda başarılı olarak hafız olmaya hak kazanan hükümlü Ömer P.’ye Vali Koç tarafından Kur’an-ı Kerim ve Türk bayrağı hediye edilirken, Başsavcı Akkiraz tarafından hafızlık belgesi ve para ödülü takdim edildi. Program, İlçe Müftüsü Haki Özgül’ün yaptığı dua ile sona erdi.
Zonguldak Zonguldak’ta menenjit şüphesiyle vefat eden 14 yaşındaki Çağla toprağa verildi Zonguldak’ta menenjit ön tanısıyla tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitiren 14 yaşındaki ortaokul öğrencisi Çağla Savaş’ın cenazesi defnedildi. Zonguldak ’ta menenjit ön tanısıyla Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Hastanesi çocuk yoğun bakım servisinde tedavi gören Gazi Mustafa Kemal Ortaokulu öğrencisi 14 yaşındaki Çağla Savaş hayatını kaybetti. Otopsi işlemlerinin ardından hastane morgundan alınan cenaze, helallik alınmak üzere evine götürüldü. Çağla Savaş’ın cenazesi evinden alınarak Karaelmas Mahallesi Marangoz Ahmet Caddesi üzerinde bulunan Akçabağlık Camisi’ne getirildi. İkindi vakti kılınan cenaze namazının ardından Savaş’ın cenazesi toprağa verildi. Cenaze törenine Savaş’ın ailesi, yakınları ve sevenlerinin yanı sıra CHP Zonguldak Milletvekili Deniz Yavuzyılmaz, Zonguldak Valisi Osman Hacıbektaşoğlu, Zonguldak Belediye Başkanı Tahsin Erdem, AK Parti Zonguldak İl Başkanı Mustafa Çağlayan, CHP Zonguldak İl Başkanı Devrim Dural ile siyasi parti temsilcileri, sivil toplum kuruluşu temsilcileri katıldı. Cenazede Çağla Savaş’ın kız arkadaşları ile öğretmenleri de gözyaşı döktü. Beyin ameliyatının ardından entübe edilmişti Çağla Savaş, 4 Nisan tarihinde yüksek ateş ve baş ağrısı şikayetiyle Zonguldak Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesi’ne başvurdu. Edinilen bilgiye göre uygulanan tedavinin ardından taburcu edilen öğrenci, ertesi gün durumunun kötüleşmesi üzerine aynı hastaneye tekrar götürüldü ve benzer işlemlerin ardından yeniden evine gönderildi. Bilinç kaybı, şiddetli baş ağrısı ve ateş şikayetlerinin sürmesi üzerine 8 Nisan’da Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Hastanesi’ne sevk edildi. Menenjit ön tanısıyla tedavi altına alınan Savaş, 10 Nisan’da kafa içi basıncı düşürmek amacıyla ameliyat edildi. Operasyonun ardından entübe edilen öğrenci, yaklaşık bir hafta süren yoğun bakım tedavisinin ardından sabah saatlerinde kurtarılamadı.
Antalya Başkan Dere, oda ziyaretlerine Korkuteli ve Elmalı’da devam etti TESK Genel Başkan Vekili ve AESOB Başkanı Adlıhan Dere, seçim süreci kapsamında başlattığı ilçe ziyaretlerine Batı bölgesinin ardından Korkuteli ve Elmalı’da devam etti. Program boyunca birlik, istikrar ve güçlü teşkilat vurgusu yapan Dere, "Şehrimiz ve esnafımız kazansın diye ‘Şimdi birlik zamanı’ çağrısında bulunuyor, ‘gücümüz birlikten’ diyerek omuz omuza yol yürüyoruz" dedi. Antalya Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği’nde (AESOB) oda başkanları, yönetim kurulu üyeleri ve teşkilat mensuplarıyla buluşmalar yoğun tempoda devam ediyor. Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkan Vekili ve AESOB Başkanı Adlıhan Dere, esnaf temsilcileriyle birlikte ilçe ziyaretlerini sürdürüyor. Ziyaret programının ilk etabında Kemer, Kumluca, Hasyurt, Finike ve Turunçova’daki oda başkanları ve yönetim, denetim kurulu üyeleri ziyaret edilirken; ikinci gün Korkuteli Esnaf ve Sanatkarlar Odası, Korkuteli İnşaatçılar Elektrikçiler Sıhhi Tesisatçılar ve Doğramacılar Esnaf Odası, Korkuteli Şoförler ve Nakliyeciler Esnaf Odası, Elmalı Esnaf ve Sanatkarlar Odası, Elmalı Ulaştırma Hizmetleri Esnaf Odası ziyaretleriyle devam etti. Elmalı programına Elmalı Belediye Başkanı Halil Öztürk de katıldı. Antalya esnaf ve sanatkarlarının beklenti, talep ve önümüzdeki döneme ilişkin hedeflerinin kapsamlı şekilde ele alındığı görüşmelerde, teşkilatın birlik ruhunu güçlendiren, kurumsal hafızayı koruyan, tecrübeyi merkeze alan ve ortak aklı büyüten yönetim anlayışının önemi bir kez daha ortaya kondu. AESOB’un söz konusu ilçe ziyaretleri önümüzdeki günlerde Antalya’nın tüm ilçe ve merkezlerinde devam edecek. Başkan Adlıhan Dere, AESOB’un Antalya esnaf ve sanatkarının ortak aklını, gücünü ve iradesini temsil eden en büyük çatı kuruluş olduğunu belirterek, "Bizim yolumuz ayrışmanın değil, kaynaşmanın yoludur. Bizim anlayışımızda söylemler değil kalıcı hizmet vardır. AESOB, yılların tecrübesiyle teşkilatına yön veren, esnaf ve sanatkarımızın hak ve menfaatlerini her zeminde koruyan köklü bir yapıdır. Bugün de aynı bilinçle, aynı sorumlulukla ve aynı kararlılıkla yolumuza devam ediyoruz. Teşkilatımızın en büyük gücü, birliğini muhafaza eden, tecrübesine sahip çıkan ve geleceğe birlikte yürüyen iradesidir" dedi. "Gücümüz birlikten diyerek herkese kucak açıyoruz" Yeni döneme ilişkin hedeflerini de paylaşan Dere, üretimi artıran, esnafın yükünü hafifleten ve istihdamı büyüten adımları daha da ileri taşıyacaklarını kaydederek, "Bugün yan yana duran bu güçlü kadro, makam hesabıyla değil hizmet anlayışıyla bir araya gelmiştir. Hedefimiz daha güçlü oda yapıları, daha güçlü bir teşkilat, daha fazla üretim ve daha fazla istihdamdır. Güçlü teşkilat, güçlü esnaf, güçlü ekonomi demektir. Biz sağlam adımlarla yürümeyi, birlik içinde büyümeyi ve Antalya esnaf ve sanatkarı için çalışmayı sürdüreceğiz" ifadelerini kullandı.